İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/209 K.2024/261
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/209
KARAR NO: 2024/261
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29.11.2023 - 12.12.2023 tarihli ara kararlar
NUMARASI: 2023/1131 E.
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali ve Şirkete Kayyım Atanması
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve şirkete kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında 29.11.2023 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbirin değiştirilmesine ve 12.12.2023 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararlara karşı, davacılar vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; toplantıya çağrı şekline ilişkin düzenleme gereği ortakların, hem ana sözleşmede gösterilen şekilde hem var ise ortaklığın internet sitesinde hem de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilanla çağrılacağını, ancak davalı şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantı ilanın davalı şirketin internet sitesinde yayımlanmadığını, davacılara ve diğer hissedarlara, iki hafta önceden çağrı yapılmadığını, toplantıdan iki gün önce gündem değişikliği ilanı yapıldığını, hakim hissedar ...'nın vefatı ile kendisinin hisselerinin mirasa konu olduğunu, İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/31 tereke dosyasının miras hisselerine ilişkin davanın hala derdest olduğundan dolayı müvekkillerinin mirasçı olmasına rağmen henüz intikal işlemleri gerçekleştirilmediğini, ...'nın rahatsızlanması ile tabiri caizse meydanı boş bulan davalı ...'nın, zaman içerisinde kendisinin olmayan ailenin diğer fertlerine ait taşınmazları kendi üzerine geçirerek usulsüz bir şekilde şirkete sermaye olarak kattığını, azar azar kendisini hakim hissedar konumuna getirmeyi başardığını, buna örnek olarak ... isimli teknenin önce %50 payını kendisi adına tescil ettirdiğini, davalı ...'nın usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri sebebiyle davacı ...'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/120757 soruşturma dosyasından ... hakkında şikayette bulunulduğunu, şirketin bazı tarihlerdeki genel kurullarında babasının hasta ve genel kurula katılamayacak halde olmasına rağmen hazır bulunmuş gibi imzasının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine imza incelemesi yaptırıldığını, uzmanlık raporunda, şirketin 08.06.2020 tarihli genel kurulunun hazır bulunanlar listesi, 11.08.2020 tarihli genel kurulun hazır bulunanlar listesi, 21.01.2021 tarihli genel kurulun hazır bulunanlar listesindeki ...'nın imzalarına ilişkin "....inceleme konusu imzaların her birinin farklı şekillerde oldukları, kendi aralarında tutarlı olmayıp genellikle basit tersimli çiziktirmelerden ibaret oldukları tespit edilmiştir. ....İnceleme konusu belgelerde ... adına atfen atılı imzaların her birinin farklı şekillerde olduğu, genellikle kaligrafik özelliklerden yoksun, basit çiziktirmelerden ibaret oldukları tespit edilmiştir. Söz konusu imzaların ...'nın mukayese imza örnekleri ile karşılaştırıldıklarında imzaların oluşturuluş biçimi, işleklik dereceleri, baskı eğim doğrultu ve kalem yürütme alışkanlıkları bakımından farklılıklar saptanmakla, söz konusu imzaların ...'nın elinden çıktığını gösterir nitelikte grafolojik benzerlik tespit edilememiştir..." tespiti yapıldığını, bu sebeple davalı ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını, ceza davasının derdest olduğunu, davalı ...'nın gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlemlerin, aynı zamanda diğer boyutuyla hukuki ihtilaf da teşkil ettiğinden dolayı genel kurul kararlarının iptali için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/246 Esas, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/433 Esas sayılı dosyalar ile davalar ikame edildiğini, yargılamanın sürdüğünü, davalı ... tarafından yapılan usulsüzlüklerin devam ettiğini, davalının davalı şirketin gelirlerini de keyfi bir şekilde kendi hesabına ya da başka insanlar adına olan hesaplar kullanılarak kendi uhdesine geçirdiğini, tüm bu sebeplerle İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş, 2023/334 Karar sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep edildiğini, şirkete yönetim kayyımı atandığını, bu tedbir kararının da nihai karara ermesi gerektiğini ileri sürerek, davalı ...'nın haksız kazanç sağlamak amacı ile ... Anonim Şirketin'de usul ve yasaya aykırı işlemler yapabilmek adına, hakkındaki sahte imza ile genel kurul yapılması yönünde hali hazırda ceza yargılaması ve hukuk yargılamaları devam ederken ve dahi vesayet davasında tüm malvarlıkları ve banka hesaplarına vesayet tedbir şerhi konmuş olmasına rağmen yapılan 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantısının iptaline, davalı şirkete daimi olarak kayyım atanmasına, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/325 D.İş 2023/334 Karar sayılı kararın işbu dosya ile tensiben bileştirilmesine, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak müvekkillerinin selameti için mirasçı olan davalı ...'nın hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili, 06.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı şirkette yönetim kayyımı olan SMMM ...'nın şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ...'nın yönetim kayyımı olarak atanmaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca davalı ...'nın talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak davacıların selameti için mirasçı olan ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasını talep etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; mahkemece verilen 29.11.2023 tarihli ve 16 nolu tensip ara kararından rücu istemlerini içeren dilekçelerinin 10.12.2023 tarihinde dosyaya gönderildiğini, aynı konuda mahkemece mahkemenin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından verilmiş tam tersi bir karar bulunduğunu, genel kurulun iptali davası dışında harcı verilerek açılmış ikinci bir dava ve talep bulunmadığını, uyuşmazlık konusunun sadece genel kurulun iptali olduğunu, diğer taleplerin salt tedbir talebi olduğu ve esasa dair yargılama neticesinde elde edilecek sonuçlar tedbir kararı ile ulaşılmasının mümkün olmadığını, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, bu durumda işbu davada dava edilen tek uyuşmazlık konusu olan genel kurulun iptali davasında müvekkili şirkete denetim kayyımı atanmasının dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi olmadığını, tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmemiş olması ve dava dilekçesindeki diğer taleplerin de esasa dair talepler olmaması nedeniyle, mahkeme verilen tedbir kararının davacılarca süresi içinde tedbir konusu hususlarda esas hakkında dava açılmamış olması nedeniyle HMK'nın 397 uyarınca kendiliğinden sona erdiğinin tespiti gerektiğini, genel kurul çağrısının mevzuatta öngörülen usulde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan çağrı işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırı olmamakla birlikte, anılan hususların tek başına bir iptal sebebi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacıların iddialarının aksine, şirket hisselerinin intikali işlemlerinin yapıldığını, müteveffa ... tarafından eski eşi ... lehine yapılan vasiyetname ile ...nın mirasçı olarak atandığını, vasiyetin açılması kararına karşı, işbu dosyanın davacıları tarafından itiraz edilmiş olduğundan TMK'nın 598/2.maddesi gereğince “vasiyetin açılması kararı” kesinleşene kadar atanmış mirasçılık belgesi alınamadığını, bu nedenledir ki, şirket hisseleri bakımından ...’nın dahil edilmesi suretiyle intikaller yapılamadığını, ancak şirketin iş ve işlemlerinin sürdürülebilmesini teminen vasiyet lehdarı ... tarafından ileride vasiyetten doğan hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...’ya ait miras hisselerinin dışlanması suretiyle payların pay defterine işlenmesi ve vasiyetname yokmuş gibi genel kurulların yapılmas hususunda noterden muvafakatname verildiğini, bu muvafakatname dahilinde olmak üzere, şimdilik (vasiyetin açılması kararının kesinleşmesine kadar) ...’nın vasiyetten doğan miras payı yokmuş gibi, şirket hisseleri tüm mirasçılar arasında dağıtılmış ve pay defterine de işlendiğini, tüm hissedarların paylarının arttırıldığının net bir şekilde ortada olduğunu, nitekim sermaye artırımlarından önceki tablo ile sermaye artırımlarından sonraki tablolar karşılaştırıldığında, tüm hissedarların sermayelerinde artış olduğunun görüldüğünü, hisse artırımlarının da yürürlükteki mevzuata uygun bir şekilde ve genel kurul ile gerçekleştirildiğini, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde müvekkili şirket yöneticisinin beraat ettiğini, her ne kadar istinaf mahkemesi kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmişse de verilen kararın usuli birtakım eksikliklerin giderilmesini teminen verildiğini, davacıların gerçek dışı iddialarının bitmediğini, nitekim davacılar iddiasının aksine, dava dilekçesinde bahsedilen tahliye davalarının davacısı ... olmayıp ... olduğunu, ... isimli tekne ile ilgili iddiaların da gerçek dışı olduğunu, bu teknenin ekspertizi yapılarak belirlenen 364.000,00TL miktarlı ...’ya ait hissenin ... şirketine devredilerek ...’nın şirkete olan borcundan mahsup edildiğini, iddia edildiğinin aksine müvekkili şirkete yapılan bir ödeme veya sermaye kalemine eklenen bir tutar bulunmadığını, davacılardan ..., ... ve ...'nın işbirliği halinde hareket ile sahte borç ihdas ederek birbirlerine karşı ... şirketini avalist göstermek suretiyle senet düzenleyerek şirketi kendilerine toplamda 45.000.000 TL borçlandırdıklarını, sonra da anılan senetleri takibe koyduklarını, konuyla ilgili olarak adı geçen kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/123090 soruşturma sayılı dosyasından açılan soruşturmanın devam ettiğini, dosyada bir kısım davacı sanıklar hakkında işbirliği halinde müvekkili şirketi ele geçirmek amacıyla yasa dışı yollardan suni borç üretmeleri nedeniyle emniyeti suistimal suçlaması ile dosyanın uzlaşma bürosuna sevkine karar verildiğini, müvekkil şirketin selameti açısından ...’nın yönetim ve temsil yetkisine son verildiğini, asıl davacıların fikir ve eylem birliği içerisinde, şirketin içini boşaltmak için işbirliği halinde olduklarını, bu uğurda sahte borç ihdas ettiklerini, şirketi yönetilemez duruma getirerek amaçlarını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini, davacılar tarafından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından işbu davaya konu hususlarda aynı yönde tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemece anılan taleplerin 14.11.2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, 2023/315 D.İş sayılı dosyasına konu talepler ile işbu dava dosyasındaki taleplerin aynı iddia/olay/konuya ilişkin olduğunu, aradan geçen süreçte müvekkil şirket aleyhinde olacak şekilde farklı herhangi bir gelişme bulunmadığını, tam tersine, davacıların iddialarına mesnet yaptıkları hususlarda bir kısım davacılar hakkında savcılık uzlaştırma/iddianame düzenleme aşamasına geçildiğini, mahkeme tarafından aynı konuda kısa zaman aralıkları ile iki farklı karara imza atıldığını, kararın verildiği tarihten bugüne kadar geçen süreçte, durum ve koşullarda müvekkili aleyhine hiçbir değişiklik olmadığını, hatta tam tersine, bir kısım davacılar hakkında, müvekkili şirkete karşı güvenin kötüye kullanılması suç kapsamında savcılık tarafından iddianame düzenlenme aşamasına geçildiğini, organ boşluğu bulunmayan hallerde kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, davacılar tarafından ileri sürülen talep ve iddiaların dayanaksız ve gayri hukuki olduğunu, bunun dışında, çoğunluk sermayedarın haklarını ihlal eder şekilde tesis edilen ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı ve zarar verici bir talep olduğu gibi, davacıların iddialarının, yaklaşık ispat seviyesinde de olsa gerçek olduğu konusunda kanaat ettirici bir delil mevcut olmaması karşısında, ispat hukukunun temel kavramlarına ve Kanuna açıkça aykırı bir karar tesis edildiğini savunarak, davanın reddini ayrıca, 29.11.2023 tarihli tensip ara kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARLARI ÖZETİ İlk derece mahkemesince , İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/325 D.İş 2023/334 karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararına ilişkin olarak yaptığı değerlendirme sonunda 29.11.2023 tensip zaptının 16 no'lu ara kararı ile ;'' ... İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/325 değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararının bu aşamada değiştirilerek; -Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı olan ...'nın yönetim kurulu başkanlığı görevini yerine getirmek üzere bu kişi yerine ...'nın (T.C.K.N: ...) davalı ... Anonim Şirketi'ne denetçi ve onay kayyumu olarak atanmasına, -Denetim ve onay kayyumuna şirketin malvarlığını tespit ve raporlama konusunda yetki verilmesine, raporunu sunmak üzere 3 aylık süre verilmesine, -Şirketin önemli tasarruf işlemlerinin kayyumun denetim ve onayıyla yapılmasına, ... '' gerekçesiyle tedbirin değiştirilmesine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davalı şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince, davacılar vekilinin 06.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 12.12.2023 tarihli ara kararında özetle; '' ... Mahkememizin 29/11/2023 tarihli tensip zaptının 16 numaralı ara kararı uyarınca davacının yönetim kayyumu atanması talebinin reddine, ancak çoğun içinde azlık ilkesi kapsamında ölçülülük ilkesi gözönünde bulundurularak şirketin önemli işlerinin denetim ve onay kayyumu aracılığı ile yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ticaret şirketleri kâr elde etme amacıyla bir araya gelmiş kişilerden oluşmuş tüzel varlıklardır. Şirketin yönetim kurulunun oluşumu, işleyişi, görevden alınması öncelikle şirketin kendi iç yapısı içinde genel kurulda halledilmesi gereken konulardır. Yargı organları ancak yasanın öngördüğü hallerle sınırlı olarak (organ boşluğu gibi) şirket yönetimine kayyım atayabilir. Somut olayda davacı taraf mahkememize vermiş olduğu talep dilekçesiyle tekraren davalı şirketin yönetim kurulunun yetkisinin tamamen kaldırılarak yerine kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmamasının, davacı yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı, talep sahibi davacının hakkının korunması adına önemli işlerde denetim ve yönetim kayyumu atanmasına ilişkin tedbir kararın yeterli ve ölçülü bir tedbir kararı olduğu kanaati hasıl olmakla, davacı vekilinin yönetim kayyumu atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. ...'' gerekçesiyle, davacılar vekilinin yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, 12.12.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının İstanbul 60.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/1380 Esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığını, yerel mahkemenin bu hususları göz ardı ederek haksız bir şekilde yönetim kayyımı atanması taleplerini reddettiğini, davalı ... hakkında İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/530 Esas sayılı dosyası ile savurganlıkları ve kötü alışkanlıklarından ötürü kısıtlanması adına vesayet davası ikame edildiğini, vesayet davasında davalı ...nın 22.11.2023 tarihli duruşmada bizzat yönetim kurulunun toplanamadığını dile getirdiğini ancak mahkemece buna rağmen yönetim kurulunun toplanamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı beyan edilerek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkemenin eksik araştırması ve hatalı değerlendirmesi olduğunu, şirketin devamlılığının sağlanması ve menfaati için şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini, babası ... hayattayken de babasına baskı yapıp zorlayarak babasının hisselerini üstüne aktardığını, ara ara babası sağken genel kurulda onun yerine imzalarını da attığını, babası hastayken de şirkette genel kurul toplantılarında babasının yerine imza attığını veya başkalarına attırdığını, tedbir talebinin reddini gerektiren hususların hiçbirinin kabulünün mümkün olmadığını, yönetim kayyımı atanması, davalı ...'nın hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, 29.11.2023 tarihli ve 16 no'lu ara karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar tarafından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından işbu davaya konu hususlarda aynı yönde tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemece anılan taleplerin 14.11.2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, 2023/315 D.İş sayılı dosyasına konu talepler ile işbu dava dosyasındaki taleplerin aynı iddia/olay/konuya ilişkin olduğunu, aradan geçen süreçte müvekkil şirket aleyhinde olacak şekilde farklı herhangi bir gelişme bulunmadığını, tam tersine, davacıların iddialarına mesnet yaptıkları hususlarda bir kısım davacılar hakkında savcılık uzlaştırma/iddianame düzenleme aşamasına geçildiğini, mahkeme tarafından aynı konuda kısa zaman aralıkları ile iki farklı karara imza atıldığını, kararın verildiği tarihten bugüne kadar geçen süreçte, durum ve koşullarda müvekkili aleyhine hiçbir değişiklik olmadığını, hatta tam tersine, bir kısım davacılar hakkında, müvekkili şirkete karşı güvenin kötüye kullanılması suç kapsamında savcılık tarafından iddianame düzenlenme aşamasına geçildiğini, organ boşluğu bulunmayan hallerde kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, davacılar tarafından ileri sürülen talep ve iddiaların dayanaksız ve gayri hukuki olduğunu, bunun dışında, çoğunluk sermayedarın haklarını ihlal eder şekilde tesis edilen ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı ve zarar verici bir talep olduğu gibi, davacıların iddialarının, yaklaşık ispat seviyesinde de olsa gerçek olduğu konusunda kanaat ettirici bir delil mevcut olmaması karşısında, ispat hukukunun temel kavramlarına ve Kanuna açıkça aykırı bir karar tesis edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu 29.11.2023 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı anonim şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve davalı şirkete kayyım atanması, davalı gerçek kişinin hesaplarda işlem yapma yetkisinin kısıtlanması istemine; istinaf ise yargılama sırasında verilen 29.11.2023 ve 12.12.2023 tarihli ara kararlara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 12.12.2023 tarihli ara kararla davacıların şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine; 29.11.2023 tarihli ara kararla, İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş sayılı dosyasında verilen yönetim kayyım atanması şeklindeki tedbir kararının değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmiş; 12.12.2023 tarihli ara karara karşı davacılar vekili, 29.11.2023 tarihli ara karar karşı ise davalı şirket vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı şirket vekilinin, 29.11.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Dava, ilk olarak İstanbul 20.Asliye Ticaret mahkemesi nezdinde 27.09.2023 tarihinde açılmış, anılan mahkemenin 29.09.2023 tarih ve 2023/578 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya 27.11.2023 tarihinde Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1131 Esasına kaydedilmiştir. Dosyanın esasa kaydından sonra ilk derece mahkemesince 29.11.2023 tarihli tensip zaptının 16 no'lu ara kararı ile; daha önce davacıların talebi ile İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş 2023/334 Karar sayılı dosyasında davalı şirkete yönetim kayyımı atanması şeklinde verilen ihtiyati tedbir kararı değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekili bu ara karadan rücu edilmesini talep etmiş, mahkemece dosya üzerinden verilen 18.12.2023 tarihli ara kararla bu talep de, 29.11.2023 tarihli karara istinaf yolu açık olduğundan reddedilmiştir. Davalı şirket vekilince, 29.11.2023 tarihli ara karara karşı bu kez istinaf yoluna başvurularak bu ara kararın kaldırılmasını istemiştir. Somut olayda, eldeki dava açılmadan önce davacılar vekilince İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş dosyasında davalı şirketin 14.06.2023 tarihli genel kurulunun yapılmasının önlenmesi ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edilmiş olup bu dosyanın UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde; mahkemenin 12.09.2023 tarihli ve 2023/334 Karar sayılı kararı ile genel kurulun yapılmasının önlenmesi talebinin reddine, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin kabulü ile şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Karşı taraf ... ve ... San.Tic. AŞ tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, mahkemenin 12.10.2023 tarihli ek kararı ile şirket merkezinin Güngören/İstanbul'da olması sebebiyle mahkemenin yetkili olmadığı, Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, kararın eldeki ledeki davanın davacıları ve ihtiyati tedbir talep edenlerce istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesnin 18.01.2023 tarihli ve 2023/2272 Esas, 2024/122 Karar sayılı kararı ile; yetkili Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1131 Esas sayılı ve 29.11.2023 tarihli tensip ara kararı ile İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş sayılı dosyasında verilen yönetim kayyım atanması şeklindeki tedbir kararının değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına dair yeniden karar verildiği ve bu şekilde istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar vermiştir. Bu bilgilere göre 29.11.2023 tarihli tensip ara kararına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; her ne kadar ilk derece mahkemesi 29.11.2023 tarihli ara kararında İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş sayılı dosyasında verilen yönetim kayyımı atanması şeklindeki tedbir kararının değiştirilerek denetim ve onay kayyımı atandığı belirtilmiş ise de, yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbirin 12.10.2023'te kaldırılması ve ortada değiştirilecek bir ihtiyati tedbir kararı bulunmaması sebebiyle davanın esasına bakan ilk derece mahkemesince esasında 29.11.2023 tarihinde tedbir kararı değiştirilmemiş, yeni bir tedbir kararı verilmiştir. HMK'nın 394/1 maddesine göre karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı mahkemesine itiraz yoluna başvurulur. Aynı maddenin 4.ve 5.bentlerine göre itiraz talebi üzerine mahkemece ilgililer dinlenmek üzere duruşmaya davet edilir, gelmedikleri takdirde ise dosya üzerinden inceleme yapılarak itiraz hakkında karar verilir. İtiraz hakkında mahkemece verilen bu karara karşı ancak istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 341/1 maddesine göre ise ilk derece mahkemelerinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bundan ayrı olarak, HMK'nın 393/3.maddesi hükmünde ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği, 394/5 hükmünde de karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, dosyada ilk derece mahkemesince bu yeni ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz prosedürü işletilerek verilen istinafı kabil bir ara karar bulunmamaktadır. Bu durumda HMK'nın 341.maddesine göre, ilk derece mahkemesince 29.11.2023 tarihli ara karar ile yeni bir ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu ara kararın da davalı şirketin yokluğunda tensip ara kararı ile verildiği dikkate alındığında, davalı şirket vekilinin 29.11.2023 tarihli ara karara karşı istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı şirket vekilinin 29.11.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352.maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin, 12.12.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacılar vekili, 06.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde, davalı şirkette yönetim kayyımı olan SMMM ...'nın şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ...'nın yönetim kayyımı olarak atanmaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca davalı ...'nın talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak davacıların selameti için mirasçı olan ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasını talep etmiş, mahkemece, 12.12.2023 tarihli ara karar ile bu talep reddedilmiştir. Davacılar vekili, bu kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir yoluyla şirkete yönetim kayyımı atanmasını istemektedir. Davacılar, bu arada 06.11.2023 tarihinde yine Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinden yeniden şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ederek ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemenin 14.11.2023 tarih ve 2023/315 D.İş, 2023/323 Karar sayılı kararı ile; davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı, diğer yönetim kurulu üyelerinin görevlerine devam ettiği, yönetimin toplanamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, şirketlerin yönetimine müdahale edilmemesinin esas olduğu, talep eden vekilinin mevcut yönetimin şirketi ve ortakları zarara uğratacağı yönündeki iddialarının somut deliller ile temellendirilemediği ve ayrıca talep eden tarafından tedbir sonrası hangi sebeplere dayanılarak dava açılacağının da belirtilmediği gibi sebeplerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde ihtiyati tedbir talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Her ne kadar mahkemece 12.12.2023 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de somut olayda mahkemece, eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Zira somut olayda sahte imza ile genel kurul yapıldığını iddiası üzerine davacıların bir kısmının katılan olarak yer aldığı, davalı ...'nın ise sanık olarak yer aldığı, İstanbul 60. Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas, 2023/722 Karar sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik suçlamasından dolayı dava açıldığı, dosyada verilen beraat kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 2023/2768 Esas, 2023/2309 Karar ve 23.10.2023 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, bozma gerekçesinde, hükmün açıklandığı celsede hakimin reddi talebinde bulunulduğu, bu konuda CMK'nın 27 vd maddeleri gereğince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden yargılamaya devam edildiği ve bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtildiği, kabule göre ise suça konu genel kurul toplantılarından 08.06.2020, 11.08.2020, 16.09.2020, 21.01.2021 tarihli toplantılarındaki ... ismi yanında atılmış imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde grafolojik bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu hususun yerine getirilmediğine yer verildiği görülmektedir. Yine davacılarca davalı gerçek kişinin usulsüzlükler yaptığı iddia edildiği gibi bu davalının hakkında kısıtlanmasına dair İstanbul 21.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı da belirtilmiştir. Mahkemece, ileri sürülen bu iddialara ilişkin olarak sunulan bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece, ceza dava dosyası, davalının kısıtlanmasın ilişkin olarak açılan dava dosyası bir bütün olarak değerlendirilerek, gerekçeli, denetime açık ve somut tespitlerin yer aldığı bir ara karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden 12.12.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı şirket vekilinin 29.11.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352. maddesi uyarınca usulden reddine; davacılar vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesinin istinafa konu 12.12.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalı şirket vekilinin 29.11.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine, 2-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 12.12.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, 3-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talep halinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Davalı şirket tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde iadesine, 7-Davalı şirket tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına dair; HMK'nın 353/1.a maddesi maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a ve 362/1.f hükümleri uyarınca karar kesindir.