İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2023/1467 K.2024/180

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1467 📋 K. 2024/180 📅 21.02.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1467
KARAR NO: 2024/180
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25.04.2019
NUMARASI: 2017/474 Esas, 2019/340 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 21.02.2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 06.05.2016 tarihinde "Avrupa 1. Bölge 2015 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı" işine ait sözleşme imzalandığını ancak müvekkil şirketin, ihaleden sadece 6 ay faydalandığını, bu 6 aylık süre içerisinde ise yapılan işler neticesinde davalı tarafından 3 hakediş ödemesi yapıldığını, bu ödemelerin toplamının net 2.413,446,58TL olduğunu, dolayısıyla faydalanmadığı ihale dönemlerinden ötürü yatırmış olduğu Damga Vergisi, KİK Payı, Karar Pulu nedeniyle müvekkili şirketin zararının olduğunu, müvekkil şirketin, Kamu İhale Kurumu ve davalı ihale komisyonunun aldığı kararlar gereğince 16.05.2016 tarihinde işe başladığını, Ankara 8. İdare Mahkemesi'nin 29.04.2016 tarihli 2015/2288 E. ve 2016/ 1260 K. Sayılı kararında; dava konusu 14.07.2015 tarihli Kamu İhale Kurulu Kararının iptaline karar verdiğini ve Mahkeme kararına istinaden Kamu İhale Kurulu 24.08.2016 tarih 2016/UY.III-2173 sayılı ve 24.08.2016 tarih 2016/ UY.III 2175 sayılı kararları ile müvekkili şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması kararı verildiğini, bu kararlar üzerine davalı tarafmdan, müvekkili şirkete 25.10.2016 tarihli iş durdurma yazısı gönderildiğini, iş durdurma yazısından sonra ise; müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin, ihalenin hüküm ve sonuçlarından faydalanmadığı döneme ilişkin Damga Vergisi, KİK Payı, Karar Pulu ödemesindeki kusur ve sorumluluğun, yasal düzenlemeye aykırı olarak ihaleyi, müvekkili şirket yerine başka bir şirket üzerinde bırakılmasına karar veren davalı tarafa ait olduğunu, Mahkeme kararının Kamu İhale Kuruluna gönderilmesi, KİK'in mahkeme kararlarına göre yeniden kararlar alması ve davalı tarafın da bu kararlara ilişkin ihale komisyonu kararları alması sebebiyle, davacı müvekkili şirketin ihale süresinin tamamını kendisinin ifa edemediğini, BK 125/3 maddesi gereğince, sözleşmenin hükümsüz kaldığı tarihlere ilişkin yatırmış olduğu Damga Vergisi, Karar Pulu ve KİK Payını zararı olarak isteme hakkına sahip olduğunu, bu konuda emsal içtihat kararlarının bulunduğunu, davacı müvekkil şirketin, 3 yıllık süre için 24.700,386TL teklif sunduğunu, bu bedel üzerinden 3 yıl süre ile işi yapacağı inancı ve güvenci ile 234.159,664TL Damga Vergisi, 140.545,204TL Karar Pulu, 12.350,19TL Kamu İhale Kurulu Payı ödediğini, Müvekkil şirket faydalanmadığı ihale sürecine ilişkin yaklaşık 300.000-TL harcama yaptığını, bu miktarın, müvekkili şirketin zararı olduğunu, davacı şirket zararı olan bu kısma ilişkin ödemelerin ödeme tarihinden itibaren başlavacak vasal faizi ile davalıdan tahsili ve müvekkil şirkete ödenmesini talep ettiklerini, belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 300.000-TL davacı şirket zararının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın, 300.000-TL olarak fazlaya dair haklar saklı tutularak açıldığını, dava ile talep edilen; karar pulu, damga vergisi ve kamu ihale kurulu payı idareleri yedinde bulunmayan bedeller olup taraflarından istenilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve davanın, bu nedenle esasa girilmeksizin reddinin gerektiğini, sözleşmenin, idarelerinin takdir yetkisi dışında kamu ihale kurulu kararı ve mahkeme kararı gereği fesih edildiğini, idarenin, sözleşme kuruluşundaki yetkisini hukuk aleminde kaldıran bir yargı kararının bir gereği olarak, iptal edilen yetkiye dayalı yapılmış bir sözleşmenin de geçersiz olduğunu tespit etmek durumunda olduğunu, davacı şirket ile 16.05.2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, Ankara 8. İdare Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli 2015/2288 E.-2016/1260 K. sayılı kararı ile kamu ihale kurulu kararının iptaline karar verildiğini, mahkeme kararına istinaden kamu ihale kurulunun 24.08.2016 tarihli kararları ile davacı şirketin teklifinin değerlendirilme dışı bırakılmasına karar verildiğini ve bu kararlar üzerine müvekkili idarece iş durdurma yazısı gönderildiğini, mahkemece verilen iptal kararı (Ankara 8.İdare Mahkemesinde açılan dava) ve Kamu İhale Kurulunca tesis edilen düzeltici işlem sonucunda "... A.Ş." ile imzalanan ihale yasa gereği zorunlu olarak feshedildiğini ve ihalenin "... Tic. A.Ş." ye bırakıldığını, davacı ile imzalanmış olan sözleşmenin feshi, Anayasa ve ilgili kanun hükümleri gereğince İdarelerinin uymak zorunda olduğu mahkeme kararı ile bu karar üzerine Kamu İhale Kurulunca alınan ve İdarelerince İvedilikle yerine getirilmesi gereken düzeltici işlem sonucu, İdarenin takdiri dışında gerçekleşmiş olduğundan aleyhine ikame olunan davada hukuka uyarlık bulunmadığını, ihale dosyasına sunulan iş deneyim belgelerinin, uygunluk ve geçerliliğinde ilk ve asıl sorumluluğun ilgili firmaya ait olduğunu belirterek zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalısı İBB İSKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan "İhale Komisyonu"nunca, Yaklaşık Maliyeti: 41.516.512,19TL olan "Avrupa 1.Bölge 2015 Yılı 3.Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı" işinin 05.05.2015 tarihinde ihaleye çıkarıldığı ve İhale Komisyonunun 14.07.2015 tarihli kararıyla ihaleye katılan 7 firma içerisinde, ihale evrakları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, evrakları tam ve eksiksiz olarak görülen 2(İki) katılımcının tekliflerinin değerlendirildiği ve bu iki katılımcı arasında da en ekonomik teklifi veren (24.700.386-TL) veren davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ihalenin verildiği, ihalenin 14/04/2016 tarihinde ... yönetim kurulunca onaylandığı ve davacı (yüklenici) ile davalı (idare) arasında 06.05.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı "Avrupa 1.bölge 2015 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı İşi" sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme bedelinin 24.700.386,00TL olarak, işin süresinin 1095 takvim günü olarak belirlendiği, ihalenin onaylanmasından sonra 4734 sayılı kamu ihale yasası ve 4735 sayılı kamu ihale sözleşme hükümleri gereği olarak davacı tarafça 140.545,20TL karar pulunun, 234.159.561,00TL damga vergisi, 12.257,19TL tutarında KİK payının yatırıldığı, davacıya 16.05.2016 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığı, davalı idarenin idari mahkeme kararlarına ve kamu ihale kurulu kararlarına uyarak genel itibari ile ihale şartlarına uymayan belgeler ile ihaleye iştirak ettiği ve ihaleye teklif vererek ihaleyi aldığı gerekçeleri ile işe başlama tarihinden yaklaşık 6 ay sonra anılan sözleşmeyi feshettiği, işi tasfiye ettiği, geçen süre içerisinde 3 hak ediş düzenlenerek davacıya toplam 2.413.446,58TL bedel ödendiği anlaşılmıştır. İhale komisyonu ihaleye iştirak eden firmaların belgelerini titizlikle incelemek ve ihaleye iştirak etmesi uygun olmayan firmalara yeterlilik belgesi vermeyerek ihale dışı tutmak görevine ve yetkisine sahiptir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere idarenin hatalı uygulamasının sorumluluğunun yükleniciye ait olamayacağı, idare açısından mahkeme kararına ve kamu ihale kurulu kararına uymak zorunlu olsa da aynı sorumluluğun yükleniciye atfedilemeyeceği, bu durumda davacı yüklenicinin davaya konu ihale nedeni ile yatırdığı damga vergisi, karar pulu ve KİK payı olarak ödediği bedellerinin faydalanmadığı dönemler için geri ödenmesinin gerektiği, 488 sayılı vergi kanununun ek hüküm: 15/07/2016-6728/28md.-04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı kamu ihale kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya kamu ihale kuruluna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi red ve iade olunur hükümleri gereği davacı tarafça yapılan ödemelerin 349.243,25TL'sinin iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili istinafında; taraflar arasındaki sözleşme idarenin takdir yetkisi dışında Kamu İhale Kurulu Kararı ve mahkeme kararı ile feshedildiğini, dava ile talep edilen karar pulu, damga vergisi, kamu ihale kurulu payı idare yedinde bulunmayan bedeller olduğunu, idarenin sözleşmenin feshinde kusurlu olmadığını, davacının ihale belgelerinin yeterli olmadığı sebebiyle ihale dışı kaldığını, mahkeme kararına uyulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı yüklenici, davalı idare ile yaptığı sözleşme kapsamında, ihale süresinde, ihale nedeniyle yatırdığı damga vergisi, karar pulu ve KİK payı olarak ödediği bedellerin tahsilini talep etmekte, davalı idare ise bu bedellerden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 06.05.2016 tarihli sözleşme, özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmedir. Davalı tarafça düzenlenen ihaleye davacının iştirak ettiği ve ihaleyi kazanan davacı ile davalı arasında sözleşme düzenlendiği hususu ihtilafsızdır. Ancak, sözleşmenin imzalanması ile birlikte taraflar arasındaki ilişki özel hukuk alanında sonuçlar doğurmaya başlamıştır. Bu itibarla sözleşmenin imzalanmasından sonraki tüm aşamalar ve ihtilaflar özel hukuk alanını ilgilendirmekte olup, dolayısıyla uyuşmazlıkların çözümünde de görevli mahkeme adlı yargı mahkemeleridir. Bir başka anlatımla sözleşmenin imzalanması aşamasına kadar olan ihtilaflar idari yargının, sözleşmenin imzalanmasından sonraki ihtilaflar ise adli yargının görev alanına girmektedir.Bir başka anlatımla, kural olarak kamu kuruluşlarınca yapılan ihaleden sonra ancak sözleşme imzalanıncaya kadar çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı, sözleşmenin imzalanmasından sonra adli yargı yeridir (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.02.1997 gün ve 1997/4 Esas, 1997/3 Karar sayılı ilâmı). Somut olayda, davadaki talepler sözleşme öncesine ilişkin olup, idari yargıda dava açılması gerekirken adli yargıdan talep edilmesi doğru olmamıştır. Davanın, yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.04.2019 tarih, 2017/474 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.