İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/494 K.2024/680
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO : 2024/494
KARAR NO: 2024/680
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/07/2022
NUMARASI: 2022/145 Esas
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
DAVA: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde; davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılan, müvekkili şirketin tescilli tanınmış markasına tecavüz niteliğinde olan, "..." marka, işletme adı ve unvanlarının kullanıldığı tüm araç ve gereçlere el konulmasına, "..." marka, logo ve unvanına tek başına veya başka unsurlarla yer verilen tabela, etiket, broşür ve her türlü belge ve doküman ile sair dijital, görsel, işitsel ve yazılı reklam-tanıtım materyallerinin sosyal medya ve genel olarak internet üzerinde kullanımının durdurulmasına, davalılara ait veya davalı tarafından kontrol edilen http:/www...com.tr adlı web sitesine erişimin durdurulmasına, içinde "..." ibaresi, unvanı, işletme adı, logosu ve markası geçen tüm içeriklerin/yönlendirici kodların/anahtar sözcüklerin kaldırılmasına, bunların toplatılıp, muhafaza altına alınması hususlarını kapsar şekilde, HMK.md.390/2 uyarınca davalıya tebligat yapılmaksızın (karşı taraf dinlenilmeksizin) ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda davalı markalarının hükümsüzlüğüne, ticaret unvanının terkinine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve menine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/07/2022 tarihli 2022/145 E sayılı ara kararıyla; "davacı adına tescilli markalardan en eski tarihli olanın 30/07/2010 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "..." markası olduğu, 19. sınıfta tescil edildiği, davalının en eski markasının 12/02/2020 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "... BOYA SANAYİ" markası olduğu, 02 ve 37. sınıflarda tescilli olduğu, incelenen internet sitesinde davalının markasının genellikle boya ürünleriyle ilgili kullanıldığı, davacı ile davalının markalarının farklı sınıflarda tescilli olduğu, davacının davasına dayanak yaptığı markaların hiç birisinin davalının markalarının tescilli oldukları 02. ve 37. Sınıflarda tescilli olmadıkları, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığının yargılama sonucunda tespit edilebileceği, davalının markasının da tescilli olduğu, marka kullanımının tescile dayandığı, HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği,, internet üzerindeki marka kullanımlarının davalının markasının tescili kapsamında kaldığı, ayrıca erişimin engellenmesine karar verilmesi talep edilen https://... alan adlı internet sitesinin davalıdan ayrı bir tüzel kişiliği olan .. . A.Ş.'ne ait olduğu, davada taraf olmayan kişi hakkında ihtiyati tedbir kararı da verilemeyeceği" gerekçesiyle; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizin 06/10/2022 tarihli 2022/1295 Esas-2022/1360 Karar sayılı kararıyla; "davacı ve davalı tarafın tescilli markalarının bulunduğu, davacı markası eski tarihli olsa da, tescil sınıflarının farklı bulunduğu, davalı kullanımlarının markaya tecavüz teşkil edip etmediğinin yargılama ile çözüleceği, tanınmış marka iddiasına ilişkin bilirkişi raporunun yeterli olmadığı ileride değişen koşullara göre alınabilecek bilirkişi raporu ve yaklaşık ispat koşullarının varlığı halinde mahkemece her zaman tedbir kararı verilebileceği, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda ilk derece mahkemesince verilen kararda esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin 23/02/2024 tarihli duruşmada, alınan raporlarla hükümsüzlük koşullarının ve marka hakkına tecavüz yönündeki şartların oluştuğunun sabit olduğu, sundukları uzman görüşü ve Anadolu 2. FSHHM'nin 2023/56 Esas sayılı dosyada alınan raporların da iddialarını doğruladığı, ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı hatta çok üzerinde kesin olarak ispat edildiği dikkate alınarak tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/02/2023 tarihli 1 nolu duruşma ara kararıyla; "Tedbir talebi yönünden daha önce karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekili 07/03/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında farklı heyetlerden alınan bilirkişi raporlarıyla haklılıklarının defaetle ispatlanmasına, markaya tecavüzün önlenmesi ve ticaret unvanı terkin koşullarının oluşmasına rağmen mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediğini, dosyaya İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2023/56 Esas sayılı dosyasında alınan rapor ve uzman görüşü sunduklarını, davalının dilekçe içeriğinde yer verdikleri şekilde fillerine devam ettiğini, hükümsüzlük davasının bu davayı sürüncemede bırakmak için açıldığını, müvekkilinin ... markasının tanımlayıcı olduğundan bahisle hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul Anadolu FSHHM'nin 2017/441 Esas sayılı dosyasında açılan karşı davanın reddine karar verilerek Yargıtay denetiminden geçerek onandığını, mahkemenin ara kararının yasaya, doktrin ve içtihatlara aykırı olduğunu, HMK 396. Madde gereğince değişen durum ve koşullar halinde ihtiyati tedbirin tekrar ileri sürülebileceğini beyanla mahkemenin 23/02/2024 tarihli 2022/145 Esas sayılı kararının kaldırılmasına, teminatsız yada teminatlı olarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile ticaret unvanı ve alan adı terkini talepli davada, davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkemenin 04/07/2022 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, istinaf başvurusunun Dairemizin 06/10/2022 tarihli 2022/2095 Esas-2022/1360 Karar sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilince; " dava dosyasına uzman görüşü, davacı tarafın haklı olduğunu gösteren bilirkişi raporları sunulduğu ve yaklaşık ispatın da üzerinde bir ispatın sözkonusu olduğu" ileri sürülerek tekrar ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemece 23/02/2024 tarihli duruşma ara kararıyla, daha önce karar verildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ancak gerekçeli karar yazılmadığı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği, HMK 391/3 maddesinde de, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Yine Anayasa’nın 141/3. madde hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını emretmektedir. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da İstinaf ve Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir. ( aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2013 tarih 2013/21-1791 esas 2013/1676 karar sayılı ilamı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2013/889 esas 2013/962 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/7414 esas 2013/11546 karar sayılı ilamı ) İstinaf başvurusuna konu ihtiyati tedbir talebi yönünden verilen kararın, gerekçeli karar şeklinde yazılmadığından istinaf incelemesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle gerekçeli karar yazılması ve ara kararın taraflara tebliği ile dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Dosyanın, Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde, değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,6100 sayılı HMK'nın 352/1 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi.04/04/2024