İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1246 K.2024/1729
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1246
KARAR NO : 2024/1729
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2024
NUMARASI : 2024/156
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 08/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı ... hakkında miktarı kendisi tarafından da kabul edilerek düzenlenip kesilen fatura borcundan dolayı İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2024-35 E numaralı dosyasında 7 örnek icra takibi başlatıldığını, borçlu ... tarafından hakkında başlatılan takibe 16.01.2024 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile itiraz edildiğini, yasa gereği 24.01.2024 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, ilk oturumda davalı ... usulüne uygun yapılan davete rağmen toplantıda hazır bulunamadığından 16.02.2024 tarihinde görüşme yapılamadan anlaşamama haline dair dava şartı olan Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini, davalı ... tarafından icra dosyasına kötü niyetle ve borcu ödememek adına itiraz edildiğini, yapılan zorunlu arabuluculuk toplantısına da, kendisine usulüne uygun davet yapıldığı halde katılmadığını, dosyada yapılacak yargılama sırasında müvekkili şirket defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ve dosyaya sunulacak taraflar arasında gerçekleşen mail yazışmaları sonunda müvekkil şirketin borçlu şirket hakkında başlattığı icra takibinde ve sonrasında itiraz üzerine açmak durumunda kaldığı bu davadaki haklılığı ortaya çıkacağını belirterek yapılacak yargılama sonunda davamızın kabulü ile, davalı borçlu ...'nın İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2024-35 E numaralı dosyasında hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına dava konusu itiraz kötü niyetle yapılmış olduğundan davalı borçlunun %20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "... davacı vekiline iki haftalık kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtları mahkememize sunması veya bulunduğu yeri bildirmesi için gerekli ihtarın yapıldığı, davacı tarafın yasal süresinde ticari defter ve kayıtları mahkememize sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği anlaşılmakla, davacı tarafın bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına" gerekçesiyle, "Davacı vekilinin bilirkişi inlemesi yapılarak rapor alınmasına ilişkin talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemeye davaya delil olarak gösterilen müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu adresi bildirmeleri yönünden iki haftalık kesin süre verildiği, aynı duruşma tutanağının 2 no.lu ara kararının son fıkrasına göre bilirkişi için 2.200-TL ücret takdir edildiği ve iki hafta kesin süre içerisinde yatırılmasına karar verildiği, duruşma ile aynı gün olan 29.05.2024 tarihinde mahkeme veznesine 2.200,00-TL' nin yatırıldığının UYAP kayıtlarından belli olduğunu, zuhulen müvekkili şirketin defter ve ticari kayıtlarının bulunduğu yer adresinin mahkemeye bildirilmediğinin fark edildiği ve 08.07.2024 tarihinde mahkemeye UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ile bilirkişi incelemesinin yapılacağı yerin adresinin bildirildiği, hayatın normal akışında ve uygulamada bu tür bir eksiklik mahkeme kalemi tarafından karşılıklı meslek dayanışması çerçevesinde yapılan bir telefon görüşmesi ile eksiklik hatırlatıldığı halde, yaşanan olayda arama ve hatırlatma da yapılmadığından adres bildirilen dilekçenin de gönderilmesi zuhulen , iş yoğunluğun ve telaşı içerisinde atlandığını, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 tarih - 2021-6095 E ve 2022-666 K sayılı ilamında da görüldüğü üzere, Mahkemenin 29.05.2024 tarihli duruşmasında verilen ara kararlarında da bu usul şartına uyulmadan karar verildiğinin görüldüğü, bu anlamda verilen "hak kısıtlayıcı" ara kararının emsal Yargıtay ilamına göre de usule uygun olmadığı, arz etmeye çalışılan aynı günlü 2 no.lu ara kararı ile yatırılması istenilen bilirkişi ücretinin yatırılmış olduğu açık iken, HMK 94. maddede düzenlemesi yapılan kesin ihtarat prosedürüne uyulmadan , üstelik verilen 09.07.2024 tarihli ara kararının "...yapılan inceleme sonunda nihai hüküm ile birlikte ..." şeklinde verilecek nihai karar ile birlikte istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmesi dava nedeni ile uğrayabileceği maddi ve manevi sıkıntıyı açıkça ortaya koyduğunu, 08.07.2024 tarihinde mahkemeye UYAP üzerinden sunulan dilekçemizin reddine dair kararın 09.07.2024 tarihinde UYAP üzerinden tebliğ edildiği, bu ara kararının iptal edilmesi ile ilgili İzmir BAM ilgili hukuk dairesine 09.07.2024 tarihinde UYAP üzerinden dava açıldığı, harçları yatırıldığı, bu defa Yerel Mahkeme talepleri hakkında 10.07.2024 tarihli ek kararını verdiği ve ara kararının iptali istemi ile yapılan istinaf yolu başvurusunun reddettiği, bu konudaki ek kararı taraflarına 10.07.2024 tarihinde UYAP üzerinden tebliğ edildiği, ek kararların yapılacak istinaf incelemesi sonunda kaldırılmasını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ilk derece mahkemesince verilen 09/07/2024 ve 10/07/2024 tarihli ara kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 09/07/2024 tarihli ara kararı ile ".... Mahkememizin 29/05/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında davacı vekiline iki haftalık kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtları mahkememize sunması veya bulunduğu yeri bildirmesi için gerekli ihtarın yapıldığı, davacı tarafın yasal süresinde ticari defter ve kayıtları mahkememize sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği anlaşılmakla, davacı tarafın bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına ilişkin talebinin bu aşamada reddine...." şeklindeki gerekçeyle davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına ilişkin talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından İzmir BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İzmir 1.ATM'ye hitaben düzenlenerek dosyaya sunulan 09/07/2024 tarihli dilekçeyle "ilk derece mahkemesince verilen 09/07/2024 tarihli ara kararının iptaline karar verilmesinin talep edilmiştir. Bunun üzerine ilk derece mahkemesince oluşturulan 10/07/2024 tarihli ara kararıyla "mahkememizin 09/07/2024 tarihli ara kararının asıl hükümle birlikte istinaf konusu edilebileceği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ek kararın taraflara tebliğine, dosyada yapılan inceleme sonucunda HMK 344, 346/2 maddeleri uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği" görülmüştür.
İş bu ara kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmek suretiyle İzmir 1.ATM'nin 2024/156 Esas sayılı dosyasından verilen 09/07/2024 ve 10/07/2024 tarihli ara kararlarının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
HMK'nın 341/1. maddesinde "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denilerek ilk derece mahkemelerince verilen kararlardan hangilerine karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.03.2013 tarih ve 2013/444 Esas 2013/4848 Karar sayılı, 04.06.2013 tarih ve 2013/8345 Esas 2013/11632 Karar sayılı, 24.09.2013 tarih ve 2013/13228 Esas 2013/16450 Karar sayılı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2013 tarih ve 2013/25812 Esas 2013/20072 Karar sayılı kararları ile yerleşik diğer içtihatlarda da belirtildiği üzere; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararlar ile yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir.
Bu şekilde 6100 Sayılı HMK'nın 341/1.maddesinde ilk derece mahkemelerince verilen hangi kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirlenmiştir. Yargılamaya son veren ve hakimin davadan elini çekmesi sonucunu doğuran ilk derece mahkemelerinin verdiği nihai kararlara karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulabilir. Bu nedenle ara kararlarıyla ilgili olarak tek başına istinaf yoluna başvurulamaz. Ara kararlarıyla ilgili olarak ancak asıl hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
İlk Derece mahkemesince verilen 09/07/2024 tarihli karar, ara kararı niteliğinde olup HMK 341/1.maddesi gereğince tek başına istinaf edilmesi mümkün kararlardan değildir. Bu kapsamda ilk Derece Mahkemesince 10/07/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesinda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilince ileri sürülen istinaf başvurusu yerinde değildir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2024/156 Esas sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı başlangıçta alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6- Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi.08/10/2024