İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1760 K.2024/1658
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1760
KARAR NO: 2024/1658
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/10/2024 (Ek Karar) - 26/09/2024 (Ek Karar)
NUMARASI: 2016/439 Esas - 2018/784 Karar
DAVA: İtirazın İptali
BİRLEŞEN ANADOLU 8. ATM.2016/776 ESAS 2017/1198 KARAR SAYILI DOSYA;
DAVA: İtirazın İptali(Temlik alınan kambiyo evrakından kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/11/2024
Tashih talebinin reddine ve tashih kararında aynı hususta karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ek kararların asıl davada davacı vekilinin istinafı üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP: Davacı vekili 11/09/2024 tarihli tavzih talepli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklarının tahsili amacı ile öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde 1.322.080,22TL. alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18 faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, borçlunun haksız itirazı nedeni ile mahkememizde davalı aleyhine itirazın iptali davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda "Asıl Davanın Kısmen Kabulüne" kararı verildiğini, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazının "1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla yasal faiz yürütülmesine" şeklinde hüküm tesis edildiğini, takip talebi kapsamında yer verilmiş olan %18'lik oranın gerekçeli kararında belirtilmiş ise de davacının takip talebinde yer almayan "YASAL" ibaresine sehven yer verildiğini, icra takip talebi ile açık çelişki meydana getiren bir yazı hatası söz konusu olduğunu, bu nedenle HMK nın 304. Maddesi gereğince tavzih talebinde bulunduğunu, talebinin kabulü ile gerekçeli kararın "hüküm" kısmı 1. Maddesinde yer alan "yasal" ibaresinin hükümden çıkarılmasını, ve "asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine" şeklinde tavzih edilmesini talep etmiştir.
EK KARAR: Mahkemece; davacı tarafça ek karar ile hükümdeki yasal faiz ibaresinin kaldırılması talep edilmiş ise de HMK 305/2 maddesi kapsamında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılıp değiştirilmesi mümkün olmadığını ve ayrıca gerekçeli kararda açıkça neden yasal faiz yürütüldüğü hususu belirtilmiş olduğundan kararda bir yanlışlık bulunmadığından tavzih talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 30/09/2024 tarihinde sunduğu talep dilekçesi ile tavzih talebinin kabulü ile hükmün icrasında yaşanan tereddüt halinin giderilmesini talep ettiği, mahkemece; 26/09/2024 tarihli ek kararıyla aynı hususta karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı vekili; takip talebi kapsamında yer verilmiş olan %18'lik oran İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararında da belirtilmiş ise de takip talebinde kesinlikle yer almayan "yasal" ibaresine sehven yer verilmiş olduğunu, bunun da icrada yapılan hesaplamada tereddüt yarattığını, bu nedenle tashih- tavzih talebinin kabulü talep edilmiş ise de yerel mahkeme bu talebi reddettiğini, burada icra takip talebi ile açık çelişki meydan getiren bir yazı hatası söz konusu olduğunu, sıra itirazın iptali davalarında mahkeme takip talebi ile bağlı olduğunu ve takip talebi ile çelişemeyeceğini, tüm bunların yanı sıra icra dosyasında mevcut takibe itiraz dilekçesine bakılacak olursa borçlunun da faiz oranına hiç bir itirazının olmadığını, takip talebi kapsamında faiz açıkça belirtilmiş olup borçlunun da faiz oranına hiç bir itirazı olmadığından takip talebi ile itirazın iptaline ilişkin mahkeme kararının uyum içerisinde olması gerektiğini, bu sebeplerden dolayı 26/09/2024 tarihli tashih talebin reddine ve tavzih talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 02/10/2024 tarihli ek kararların kaldırılmasına, tavzih-tashih talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: HMK’nın 305. maddesinde hükmün tavzihinin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı açıkça belirlenmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih yolu ile hükmün değiştirilmesi değil yalnızca açıklanması imkanı vardır. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmü verdikten ve davadan elini çektinden sonra temyiz edilerek hüküm bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacak ve verilen hükmü değiştiremeyecektir. Tavzih kural olarak yalnızca hüküm fıkrasında olacak; hükmün gerekçesinin açıklanması için tavzih yoluna başvurulamayacaktır. İlk derece mahkemesince yıllık %18 oranını aşmamak üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, karar davacı tarafça istinaf edilmemiştir. Kararda bir maddi hata olmadığı gibi tavzihe konu olabilecek, hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkralar bulunmamaktadır. Davacının talep ettiği husus, yasal süresi içerisinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yolları ile düzeltilecek hususlardandır. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir. Sonuç olarak, mahkeme ek kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran asıl davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin asıl davada davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/11/2024