Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1446 K.2024/1273
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2024
NUMARASI : ...
TALEP : Genel Kurul Kararının Yürütülmesinin Geri Bırakılması
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024
Genel Kurul Kararının Yürütülmesinin Geri Bırakılmasına dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; dava dışı .... adete karşılık gelen 171.600,00-TL, müvekkilinin 3536 adet paya karşılık gelen 88.400,00-TL hisseye sahip olduğunu, dava konusu karar öncesinde, 01/04/2019 tarihli ve 6 sayılı genel kurul kararı gereğince aksi karar alınıncaya kadar müvekkili ...... şirket müdürü, dava dışı ..... ise müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, davaya konu 08/03/2024 tarihli genel kurul kararı ile müvekkilinin müdürlük görevinin kaldırıldığını ve dava dışı ..... şirketi tek başına temsile yetkili müdür olarak atandığını, alınan bu kararın yasa hükümlerine ve özellikle TTK'nun 446. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığını, iptali gerektiğini belirterek TTK'nun 449. maddesi uyarınca 08/03/2024 tarihli şirket genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 26/09/2024 tarihli ara karar ile dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre söz konusu kararların icrasının durdurulması koşullarının şu aşamada oluşmadığı, söz konusu kararların şirket işleyişine ilişkin kararlar olduğu, bu kapsamda taraf iddia ve savunmaları ile dosya içeriği itibari ile şu aşamadaki mevcut delil durumuna göre davacı vekilinin 08/03/2024 tarihli genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı ...'ın 6864 adete karşılık gelen 171.600,00-TL, müvekkilinin 3536 adet paya karşılık gelen 88.400,00-TL hisseye sahip olduğunu, dava konusu karar öncesinde, 01/04/2019 tarihli ve 6 sayılı genel kurul kararı gereğince aksi karar alınıncaya kadar müvekkili ...'ın şirket müdürü, dava dışı ...'ın ise müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, davaya konu 08/03/2024 tarihli genel kurul kararı ile müvekkilinin müdürlük görevinin kaldırıldığını ve dava dışı ...'ın şirketi tek başına temsile yetkili müdür olarak atandığını, alınan bu kararın yasa hükümlerine ve özellikle TTK'nun 446. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığını, iptali gerektiğini belirterek TTK'nun 449. Maddesi uyarınca 08/03/2024 tarihli şirket genel kurul kararı dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olup, mezkur madde gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, eldeki davanın şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı yanca genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması için ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de, açılan davanın mahiyeti ve dosya kapsamı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince yazılı şekilde ara karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/11/2024
Başkan- Üye Üye Zabıt Katibi