İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1529 K.2025/106
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1529
KARAR NO: 2025/106
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2022
NUMARASI: 2021/235 E. - 2022/178 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'nun TPE nezdinde tescilli ... sayılı Tarihi ... ... kod nolu "Tarihi ..." ... kod nolu “...” ve ... kod nolu “meşhur ...” markalarını ilk kez ihdas etmiş olan müteveffa ...in kızları olduğunu, söz konusu markalar TPE nezdinde ... aın müvekkile ait ... sayılı “tarihi merkez efendi köftecisi”, ... kod nolu “tarihi ...”, ... kod nolu “...” ve ... kod nolu “meşhur ...” markalarına tecavüz eder nitelikte olduğunun tespiti, markaya tecavüz niteliğindeki eylemlerin men’i ve giderilmesi; yine Davalı adına kayıtlı ... tescil nolu “... tarihi ...” ibareli markanın 556 sayılı KHK’ nın 14. maddesinde belirtilen “Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir." hükmü gereğince iptali ve sicilden terkini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından bahse konu markalara ilişkin hükümsüzlük davası açıldığı ve halen derdest olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile davacıların kötü niyetle tescil ettirdikleri ... sayılı "Tarihi ..." markasına ilişkin tecavüzün tespiti ile sicilden terkini talep etiklerini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21.10.2014 tarih ve 2014/134 E. 2014/190 K. sayılı kararı ile marka üzerinde gerçek hak sahibi oldukları belirlendiğini ilgili markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu kararın davalılar tarafından temyiz edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 07.03.2016 T. 2015/7362 E. 2016/2491 K. sayılı ilamı ile kararı onandığını, karar kesinleşmek üzere olduğunu, müvekkilinin 'Tarihi ...' markasının gerçek hak sahibi olduğu yargı kararı ile sabit olduğunu davacının kötü niyetli olduğunu davacılar gerçek hak sahibi olmadıklarından işbu davayı açmakta hukuki yararları olmadığını, dayandıkları diğer 3 marka hakkında 1 FSHHM 2015/7 esas sayılı dosyasında hükümsüzlük davası açtıklarını bu dosyanın da yargıtaydaki olduğunu belirterek, markayı kullandıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 30/11/2017 tarihli kararında davanın reddine karar verilmiş, karar üzerine Dairemizin 2020/748 Esas, 2020/314 Karar sayılı ilamı ile ; "..dava konusu olan diğer ... sayılı "Tarihi ..." ... sayılı “...” ve ... sayılı “meşhur ...” ibareli markalara ilişkin olarak ise Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/7 Esas, 2017/181 Karar sayılı dosyasında markanın hükümsüzlüğü istemli dava görüldüğü, yapılan yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verildiği, verilen kararın istinaf edildiği ancak halen dosyanın istinaf incelemesinden dönmediği, dairemizin ... Esas numarasına kaydedildiği, eldeki dava ile anılan davanın birleştirilerek görülmesi gerekirken ayrı ayrı görülmesinin hatalı olduğu, anılan dosyada verilecek kararın, geriye etkili sonuçlar doğuracağı ve eldeki davanın sonucunu etkileyeceği dikkate alınarak Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/7 Esas, 2017/181 Karar sayılı dosyasında verilen kararın neticesinin beklenilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama neticesinde; İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; " Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen karar gerekçesinin eksik olduğunu, yalnızca bekletici mesele yapılan dava dosyasının kesinleştiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı markalarını ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.ne devrettiğini, bu husus mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davalı ..., davacının dava konusu edilen markalarının eski sahibi olduğunu, devir sebebiyle ... Gıda'nın da davaya eklenmesi gerektiğini, mahkemece bekletici mesele yapılan dosyanın huzurdaki davada bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığını, dava tarihindeki mevcut duruma göre karar verilmesi gerektiğini, markayı tescil ettiren tescil ettirdiği şeklinde dürüstçe kullanması gerektiğini, davalı bu kurala aykırı hareket ettiğini, 556 Sayıllı KHK da belirtilen marka tecavüzü eylemlerinde bulunduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacıların istinaf başvurusu haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacıların iddiasının yersiz ve gerçeklikten uzak olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2021/247 E. 2022/4116 K. Sayılı ilamıyla; davacılara ait markaların hükümsüzlüğü kararı kesinleştiğini, bu karar doğrultusunda mahkeme davanın reddine karar verdiğini, dava konusunun müvekkili markasına ilişkin olmaması sebebiyle markayı devralan ... Gıda'nın taraf eklenmesinin mümkün olmadığını, davacının bu talebinde hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilin ... markası üzerindeki üstün ve gerçek hakkı yargı kararı ile sabit olduğundan, davacının MK 2 iddiası mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davacıların istinaf başvurusunun vekil aracılığıyla yapılması sebebiyle HMK m.329 ve m.351 uyarınca davacılar vekilleri hakkında disiplin cezası uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davacıların istinaf isteminin reddine mahkemece usul ve yasaya uygun şekilde verilen kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir..
GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava , marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, önlenmesi istemine ilişkindir. Markanın iptali talepli davanın 29.11.2017 tarihli karar ile bu dosyadan tefrik edilmiştir. Davacı, davalı adına kayıtlı ... tescil nolu “... tarihi ...” ibareli markanın tescil ettirildiği şekilde kullanılmadığını, kullanımın bu haliyle, davacı adına tescilli ... sayılı Tarihi ..., ... sayılı "Tarihi ..." ... sayılı “...” ve ... sayılı “meşhur ...” markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiğini iddia etmiştir. Davacının davaya mesnet markalarından; ... sayılı ''Tarihi ...'' ibareli markasının Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/134 Esas, 2014/190 Karar sayılı dosyasında hükümsüzlüğüne dair verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/7362 Esas, 2016/2491 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği , ... sayılı "Tarihi ..." ...sayılı “...” ve ...sayılı “meşhur ...” ibareli markalarının ise Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/7 Esas, 2017/181 Karar sayılı dosyasında hükümsüzlüklerine dair verilen karara yönelik istinaf talebinin ise, dairemizin ... sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, temyiz edilmekle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/247 - 2022/4116 sayılı kararı ile onanmak suretiyle 26/05/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda, marka hakkına tecavüz davasında davacının dayandığı markaların hükümsüz kılındıkları, hükümsüzlük kararlarının 6769 sayılı SMK 27/1 maddesindeki "25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır." yasal düzenleme gereği geriye etkili sonuç doğurduğundan markaya tecavüz iddiası yönünden davacının dayanak markasının bulunmadığı bu nedenle marka hakkına tecavüz iddiası ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, aynı yöndeki ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, marka hakkına tecavüz davasının dava tarihindeki ihlal oluşturduğu iddia olunan kullanımları gerçekleştiren kişiye karşı açıldığı davalı markalarının daha sonra dava dışı 3.kişiye devredilmesi sebebiyle devralanın davaya dahil edilmesinin gerekmediği, istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarih ve 2021/235 E., 2022/178 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025