Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1402 K.2024/1764
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ: 02/03/2022
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
KARAR TARİHİ : 27/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacının, kooperatif adına ... kredi kullanmak sureti ile 2016 yılında ... ili, ... ilçesi, .. Mahallesi, ... ada, ... parselde taşınmaz edindiğini; banka kredisi kullanmak sureti ile edinilen taşınmaz üzerine ... adet villa + AVM yapılmasının projelendirildiğini; üyelere isabet eden bağımsız bölümler Noter kura çekilişi ile belirlendiğini; kendilerine kooperatif üyelerinin ödemesi gereken tutarı tespit ederek 2017 Şubat ayı içinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini; davalıya bağımsız bölümün tapusunun devredildiğini; davalının Şubat 2017 de 645.000,00-TL ödeme yapması gerekirken kooperatife karşı mali yükümlülüğünü süresinde ve zamanında yerine getirmediğini; davalı gibi hareket eden kooperatif üyeleri yüzünden kooperatifin bankaya olan borçlarının kapatılmadığını; inşaatın yapımını üstlenen inşaat firmalarına ödemelerin zamanında yapılamadığını; banka tarafından ödenmeyen kredi borcuna "mahrum kalınan kar payı" işletilip kooperatifin banka borcunun artmasına neden olunduğunu; davalıya ihtarname gönderilerek durumun izah edildiğini; kooperatife atanan kayyum tarafından davalı ve ödeme yapmayan üyelerin kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini; davalının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına karar verilmesi karşısında davacı kooperatiften tapu alma hakkı kalmadığından davalı adına yolsuz olarak tescil edilen bağımsız bölüm tapusunun iptali ile davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesi gerektiğini; bu talebin kabul edilmemesi durumunda davalının eksik ödemesinden doğan miktar ile davalının geç ve eksik ödeme yapmasından dolayı kredi kullanılan bankaca "mahrum kalınan kar payı" olarak işletilen ve davacı Kooperatifin bankaya olan kredi borcuna eklenen miktarın hesap edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL'nin, reeskont faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacı Kooperatife ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyeti bulunmamakta olup davanın husumetten reddi gerektiğini; davalı adına tapuya tescil edilen bağımsız bölümün genel kurul huzurunda çekilen kura sonucu davalı müvekkiline isabet ettiğini; ferdileşme tahsis işleminin yapıldığını; kooperatif genel kurulunun bu dağıtımı onaylaması ile tapunun davalı müvekkiline devredildiğini; bu şekilde sadece davaya değil diğer ortaklara da tapuların verildiğini; davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiğini; alacak talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacak mahiyette olduğunu; mahkemece takas ve mahsup yapılması gerektiğini; Kooperatifin son genel kurulunda kooperatif denetçilerince faiz tahakkuk işleminin yapılamayacağının raporlandığını; denetçi raporununda oy birliği ile kabul edilerek işlemin yanlışlığının ortaya konulduğunu; genel kurulda ne kadar faiz yürütüleceği ve oranının ne olacağının açıkça yazılmadığı sürece yapılan işlemler geçerli olmayacağını; genel kurulda gecikme faizinin alt ve üst sınırların belirlenmediğini; banka tarafından tahakkuk ettirilen faizden tüm ortakların sorumlu olduğunu; Genel kurulda ne kadar faiz yürütüleceği ve oranının açıkça yazılmadığı sürece yapılan işlemlerin geçerli olmayacağını belirterek davacının tapu iptal- tescil ile alacak isteğinin reddine karar verilmesi, talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, " 6100 sayılı HMK'nın 311/1 fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve aynı sayılı yasanın 309/2 maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle, davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan tashih talebini içerir dilekçe ile; davalı üyenin, davacı kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmediği halde adına isabet eden "..." numaralı bağımsız bölümün davalı adına tescili sağlandığından, davalı adına yapılan tescil işleminin iptali ile dava konusu taşınmazın davacı kooperatif adına tescili istemi ile Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, dava konusu taşınmazın değeri yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp, alınan bilirkişi raporu uyarınca, dava konusu taşınmazın değeri üzerinden 27.10.2021 tarihinde 6.304,59-TL tamamlama harcı ikmal edildiğini, Antalya 12. Asliye Mahkemesi'nin 27.10.2021 tarih ve ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile "görevsizlik" kararı verilmekle, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esasına kayıtlı dosyada dava açıldığını, söz konusu dosyada, yargılama derdest iken, dosyaya sunulan feragat dilekçesi ile huzurdaki davadan karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmeksizin feragat edildiğinden; davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yargılama derdest iken taraflarınca tamamlama harcı ile teminat yatırıldığı halde Mahkemece hüküm metninde; "...alınması gereken 80,70-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL nin mahsubu ile kalan 90,08-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" karar verildiğinden; işbu dilekçeleri ile hükmün tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 02/03/2022 tarihli ek karar ile; "6100 Sayılı HMK. nun 304. maddesinde; "(l) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hakim tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez..." Aynı yasanın 305. Maddesinde ise;" (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmü yer almaktadır. Yasa maddesinde öngörüldüğü üzere, açık olmayan veya çelişkili fıkraları kapsayan hükümlerin tavzihi istenebilir. Tashih ise basit maddi hatalara ilişkindir.
Hakim verdiği hüküm ile bağlıdır. Hakim, sonradan hükmün yanlış olduğu veya kararda eksik hususlar bulunduğu kanaatine ulaşsa bile hüküm istinaf/temyiz edilip ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın iadesine karar verilmedikçe verdiği kararı değiştiremeyeceği gibi, unutulan bir husus hakkında karara sonradan ekleme yapması mümkün değildir. Hakim re'sen asıl hükmü değiştirecek ve kesin hükmün sonucunu ortadan kaldıracak şekilde bir karar veremez.
Bu talep dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar değiştirilemeyeceğinden davacı vekilinin tashih dilekçesinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ek karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK'nın 307-315. maddeleri arasında davaya son veren taraf işlemlerinin düzenlendiğini, HMK'nın 311.maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur..." düzenlenmesinin yer aldığını, HMK'nın 312.maddesinde ise; feragat ve kabul halinde yargılama giderlerinin belirlenmesine ilişkin düzenlemenin yer aldığını, ilk derece mahkemesine davalı yan ile birlikte ibraz edilen 25.01.2022 tarihli müşterek imzayı taşıyan feragat beyanında "... davadan feragat edildiği, karşılıklı olarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı..." içerikli dilekçe verildiğini, feragat beyanı üzerine ilk derece mahkemesince, 27.01.2022 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı kararı ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, feragat nedeniyle davanın reddi kararında yargılama giderlerinin hükümde HMK'nın 312. maddesi gereğince gösterilmesi gerekirken yargılama aşamasında mahkeme veznesine ödenen 6.304,59-TL tamamlama harcı hususunda kararda bir hükme yer verilmediğini, mahkeme veznesine yatırılan tamamlama harcı hususunda hükümde bir karar bulunmadığından HMK'nın 304. ve devamı maddeleri gereğince "hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesinin talep edileceği" düzenlemesi gereğince ilk derece mahkemesinde bu hususta hükmün düzeltilerek tamamlanması talebinde bulunulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edilen 02.03.2022 Tarih ve... Esas, ...Karar sayılı Ek kararı ile yasaya aykırı olarak istemlerinin reddine karar verildiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.03.2022 tarih ve... Esas ve ...Karar Sayılı "Tashih Talebinin reddi" kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, "ilk derece mahkemesinde hükümde maddi hata ile yer verilmeyen mahkeme veznesine ödenen 6.304,59-TL tamamlama harcının, harcı yatıran davacı yana iadesine" ibaresinin, Antalya 4. Ticaret Mahkemesi'nin 27.01.2022 Tarih ve... Esas,... Karar sayılı "feragat nedeniyle davanın reddi" ilamının hüküm fıkrasına eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil-tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davacının hükmün tamamlanması konusundaki başvurusunun mahkemece reddedilmesine dair verilen ek kararın isabetli olup olmadığı noktasındadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305/A maddesinde; "Taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
HMK'nın söz konusu bu maddesinde düzenlenen "hükmün tamamlanması" müessesesi, yargılamada ileri sürülmüş olmasına veya kendiliğinden hükme geçirilmesinin gerekli olmasına rağmen, mahkemece hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, hükümdeki bu eksikliğin tamamlanması amacıyla kabul edilmiştir. Keza "hükmün tamamlanması"na karar verilebilmesi için, taraflardan birinin, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde bu hususta bir "ek karar" verilmesi talebiyle mahkemeye başvurması gereklidir.
Dava konusu olayda, davacı yanca yatırılan tamamlama harcının 6100 sayılı Kanunu'nun 332. maddesi gereğince yargılama giderleri kapsamında olması nedeniyle mahkemece re'sen hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece, 27/01/2022 tarihli asıl kararda, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına rağmen, alınması gerekli maktu harcın mahsubu sonucunda davacı yanca yatırılan tamamlama harcından geriye kalan kısmın iadesine karar verilmemiş olduğu, oysa ki yargılama giderlerinden olan harcın davanın reddine karar verilmesi halinde maktu harç dışında kalan kısmının mahkemece kendiliğinden hükme bağlanması gereken bir husus olması ve davacı yana iadesine karar verilmemiş olması nedeniyle, davacı tarafça, hükmün tamamlanması yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. O halde davacı vekili tarafından süresi içerisinde hükmün tamamlanması için talepte bulunulduğu gözetildiğinde, mahkemece talebin kabulü ile harcın iadesi konusunda verilecek bir ek kararla hükmün tamamlanmasına karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesine ait... Esas ve ... Karar sayılı 02/03/2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına, davacı tarafın harcın iadesi konusundaki "hükmün tamamlanması" talebinin kabulüne, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2022 tarihli,...Esas ve ... Karar sayılı kararının, davacı yararına harç iadesine hükmedilmesi suretiyle tamamlanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜ ile Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/03/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/01/2022 tarih ve ... Esas,...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davacının davasından feragat ettiği anlaşıldığından HMK'nın 307 vd. maddeleri gereğince davanın REDDİNE,
b-Alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 170,78-TL peşin harç ile 6.304,58-TL tamamlama harcı toplamı 6.475,36-TL harçtan mahsubu ile kalan 6.047,76-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı tarafça talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderinin davacı tarafça talep edilmediğinden davacı üzerinde bırakılmasına,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-2. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/12/2024
...