Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/966 K.2025/67

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/966 📋 K. 2025/67 📅 28.01.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/966 - 2025/67
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
K A R A R
ESAS NO : 2024/966
KARAR NO : 2025/67
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/04/2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/59 E.-2021/348 K.
KONKORDATO TALEP EDEN
VEKİLİ
ALACAKLILAR :
Dairemizin 17.10.2023 tarih ve 2023/1286 E., 2023/1592 K. sayılı kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarih ve 2023/4223 E., 2024/1088 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK m. 373/3 uyarınca duruşma açılmasına karar verildi, dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İSTEMİN ÖZETİ :
Konkordato talep eden vekili; müvekkili şirketin enerji santrallerinin kurulumu hususunda Türkiye'nin önde gelen firmalarından olduğunu, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik dar boğaz ve dövizlerdeki artışlar nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı içine düştüğünü, borçlarını ödeyememesi üzerine müvekkili şirketin borçlarının büyük bölümünü oluşturan banka borçları ve yüksek kredi faizleri nedeniyle adeta çıkmaza girdiğini, alacaklıların ardı ardına takibe geçtiklerini, mevcut imkânları ile ticari faaliyetini gerçekleştiren şirketin gelir elde etmesinin imkânsız hale geldiğini, taşınmaz rehinleri ve yine araçlar üzerinde menkul rehin hakları tanınarak alacaklıların alacaklarının güvence altına alındığını, bununla birlikte konu menkul ve gayrimenkul malların satılması halinde içinde bulunulan ekonomik dar boğazda mallara alıcı çıkması ve malların gerçek değerinde satılmasının mümkün olmayacağını, alacaklıların alacaklarına tamamen kavuşamayacağını, bunun yanında satış masrafları, vekalet giderleri de düşünüldüğünde alacaklarına %30 nispetinde kavuşabileceklerini, müvekkili şirkete geçici mühlet verilmesi halinde hedeflenen %20 iskontonun ardından alacaklarının %80'ini tahsil edebileceklerini ileri sürerek, öncelikle geçici mühlet, daha sonra kesin mühlet verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
YARGILAMANIN SEYRİ VE SONUCU :
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.04.2021 tarih ve 2019/59 E., 2021/348 K. sayılı kararıyla; "...Konkordato komiserler kurulunun 15.04.2021 tarihli nihai raporu ve önceki raporları da dikkate alındığında; Davacı şirket yetkililerinin gerek konkordato teklifi öncesi, gerekse konkordato mehil sürecinde alacaklıları zarara sokacak işlem ve eylemlerde bulunmadığı, şirketin iflas etmesi durumunda imtiyazsız alacaklıların herhangi bir tahsilat yapamayacakları gibi, imtiyazlı alacaklıların da alacaklarının tamamına kavuşamayacağı ihtimalinin güçlü olduğu, konkordato revize tasdik projesine göre 'adi alacaklılara alacaklarının tamamının, ana para borcuna faiz işletilmeksizin aylık taksitler 10.000,00-TL'nin altına düşmemek kaydıyla 1 yıl ödemesiz (31.05.2022 tarihi itibariyle başlayacak şekilde) 36 ay vade ile eşit taksitler halinde ödenmesine' ilişkin teklifin, İİK'nun 302/3. maddenin gerektirdiği kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve adi alacaklıların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edildiği ve 2004 sayılı yasanın 302. maddesi uyarınca teklifin kabul edilmiş sayılacağı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, kabul edilen konkordato projesine göre teklif edilen ödeme tutarının borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olacağı, rapor tarihi itibariyle 206. maddenin 1. sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödendiği ve mühlet içerisinde komiserin izniyle akdedilmiş ödenmemiş borçların bulunmadığı anlaşılmıştır.(Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2021/1389 Esas, 2021/275 Karar sayılı ilamına göre üçüncü kişilerin rehni bulunan alacaklar nisapta adi alacak olarak kabul edilmiştir)
Böylece; Davacı şirketin 25.03.2021 tarihli konkordato revize projesinin 25.03.2021 tarihinde yapılan alacaklılar toplantısında ve iltihak süresi içerisinde İİK'nun 302/2. maddesinde aranan nisabın üzerinde adi alacaklılar tarafından kabul edildiği, konkordato projesinin gerçekleşmesi için İ.İ.K.'nun 305.maddesindeki konkordato tasdik şartlarının oluştuğu, 37.774,00-TL tasdik harcının tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edildiği anlaşıldığı..." gerekçesiyle, konkordato isteyen vekilinin tasdik talebinin adi alacaklılar yönünden kabulüne, talep eden şirketin revize konkordato tasdik projesine göre, adi alacaklılara alacaklarının tamamının, ana para borcuna faiz işletilmeksizin aylık taksitler 10.000,00-TL'nin altına düşmemek kaydıyla 1 yıl ödemesiz (31.05.2022 tarihi itibariyle başlayacak şekilde) 36 ay vade ile eşit taksitler halinde ödenmesine, davacının rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı alacaklılar ... A.Ş. vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarih ve 2021/2347 E., 2022/326 K. sayılı kararıyla; "Dairemizce, ilk derece mahkemesince istemci şirkete 19.07.2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet verildiği, kesin mühletin 19.01.2021 tarihine kadar 6 ay uzatıldığı, buna 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca 86 günlük sürenin de eklenmesiyle mühletin 15.04.2021 tarihinde sona erdiği, ancak komiserler kurulunca bu tarihte nihai raporun sunulduğu ve mahkemece de kararın 22.04.2021 tarihinde, mühletin bitiminden sonra karar verildiği anlaşılarak HMK'nın 355 ve 353/(1)-b.2. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek konkordato isteminin usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiş; kararın niteliğine göre alacaklılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı konkordato talep eden vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.04.2022 tarih ve 2022/1762 esas, 2022/2308 karar sayılı kararıyla; "...Talep, borçlu şirket hakkında, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
İİK'nın 304/1. maddesi mahkemenin konkordato hakkındaki kararını herhalde kesin mühlet içinde verilmesi hükmünü getirmiştir. İkinci fıkrası ise 'Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir' hükmünü içermektedir.
Bahsi geçen maddede yargılamanın gidişatına göre, bilhassa özel güçlük arz eden durumlarda, kesin mühlet içinde kararın verilemeyeceğinin anlaşılması halinde mahkemece konkordato kararının verilmesine kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verilebilecektir. Zira mühlet içinde karar verilemediğinde mühletin kalkması halinde, takip yasağının kalkması gibi konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyecek sonuçlar ortaya çıkabilecektir.
304. maddenin 1. maddesi düzenleyici bir hüküm içermekte olup, bu hükme bir sonuç bağlanmamıştır. Kaldı ki ikinci fıkrada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceğinin anlaşılması halinde hakime 6 aylık bir mühlet tanınmıştır. Kanun koyucu abesle iştigal etmez. Kesin mühlet içinde konkordato konusunda karar verilmemesi haline bir sonuç bağlanacaksa bu hükmün kanuna dercedilmesi gerekir. Ayrıca bir sonraki fıkrada hakime 6 aylık bir süre verilmez.
Hakim; kanunda belirlenen bu süreyi ara kararına geçirerek kullanmaya başladığını belirtmek durumunda mıdır? Bu süre kesin mühlet tedbirleri ile ilgili olup, yargılamanın sonuçlandırılması ile ilgisi olmadığından bu soruya olumsuz cevap verilmelidir.
Bu durumda hakim, kendisine komiser tarafından rapor ibraz edilmesini müteakip gereken hızda yargılamasını yapıp konkordatoyu sonuçlandırmalıdır. Bu yargılama sırasında İİK 304/2 maddesinde yazılı 6 aylık sürenin hakim tarafından yargılama sırasında kullanılması da mümkündür.
Somut olayda mahkemece, kesin mühletin hitamından sonraki bir tarihe duruşma günü tayin edilmesi suretiyle 304/2 madde kapsamında verilmiş olan 6 aylık uzatma yetkisinin zımnen kullanıldığının kabul edilmesi gerekir. Kaldı ki, komiser heyetince nihai rapor 15.04.2021 günü ibraz edilmiş olup bu tarih ile karar tarihi arasında geçen 7 günlük süre, tebliğ işlemleri, itirazların sunulması ve sonucunda mahkemece yapılacak inceleme ve değerlendirme süreci dikkate alındığında, makul kabul edilebilecek niteliktedir. Ayrıca yargılama sürecine etkisi bulunmayan, hiçbir kusuru olmayan, talep edenlerin ve konkordatoya kabul oyu kullananların makul süre olarak kabul edilebilecek 7 günlük gecikme nedeniyle, cezalandırılması doğru görülmemiştir. Böyle bir durum, sadece borçlunun değil; alacaklıların da zarara uğramasına neden olabilecektir. Zira, üçte iki ya da daha fazla bir çoğunlukla kabul edilen ve alacaklıların kendilerine iflasa nazaran avantajlı bir durum yaratacağı inancıyla muvafakat verdikleri konkordato projesinin salt geç tayin edilmiş duruşma günü nedeniyle usulden reddedilmesi, onların da daha az oranda tatmin edilmesi sonucunu doğurabilir. Oysa, böyle ağır sonuçlar doğuran işlemin sorumlusu, ne alacaklılar ne de borçludur.
Açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, işin esasına girilerek, tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle istemin usulden reddi doğru olmamış..." gerekçesi ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine; Dairemizin 27.09.2022 tarih ve 2022/1146 E., 2022/1372 K. sayılı kararıyla; "...Özetle, ilk derece mahkemesince istemci şirkete 19.07.2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet verildiği, kesin mühletin 19.01.2021 tarihine kadar 6 ay uzatıldığı, buna 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca 86 günlük sürenin de eklenmesiyle mühletin 15.04.2021 tarihinde sona erdiği, ancak komiserler kurulunca bu tarihte nihai raporun sunulduğu ve mahkemece de kararın 22.04.2021 tarihinde, mühletin bitiminden sonra karar verildiği anlaşılarak önceki kararda direnilmesine, HMK'nın 355 ve 353/(1)-b.2. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek konkordato isteminin usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiş; kararın niteliğine göre alacaklılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir.
Karara karşı konkordato talep eden vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarih, 2023/6-239 E., 2023/187 K. sayılı kararıyla; "...32. İlk Derece Mahkemesince verilen kesin mühlet ve kesin mühletin uzatılması kararları ile birlikte kesin mühletin sona erme tarihi 19.01.2021 olduğu hâlde, 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi ve 30.04.2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi uyarınca pandemi nedeniyle duran süreler dikkate alınarak seksen altı günlük durma süresinin eklenmesiyle kesin mühletin 15.04.2021 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.
33. Somut olayda 15.04.2021 tarihinde kesin mühlet süresi dolmuş ise de, İİK’nın 304/2 nci maddesinde, mahkemece kesin mühlet içerisinde bir karar verilemeyeceğinin anlaşılması hâlinde hâkime altı aylık ek mühlet tanınmıştır. Mahkemece bu altı aylık sürenin yargılama sırasında kullanılması mümkün olup uzatılan dönem ile ilgili belirlenen sürenin gösterilerek karar oluşturulması gerekir. Somut olayda 14.01.2021 tarihli ara karar ile tasdik duruşmasının 22.04.2021 tarihine bırakılmasıyla İİK’nın 304/2 nci maddesinde belirtilen altı aylık ek sürenin hâkim tarafından kullanıldığının kabulü gerekmektedir. Ayrıca Covid-19 pandemisi nedeniyle duran süreler de dikkate alındığında kesin mühletin bitim tarihi ile karar tarihi arasında yedi günlük süre geçmiştir. Bu sürenin de ilan işlemleri, itirazların sunulması, incelenmesi ve mahkemece yapılacak değerlendirmeler dikkate alındığında makul olarak kabul edilecek bir süre olduğu, mahkemece kesin mühletin bitiş tarihi olan 15.04.2021 tarihinden sadece yedi gün sonra tasdik kararının verildiği de göz önüne alındığında, yargılama süresine etkisi bulunmayan ve kusuru olmayan konkordato talep eden ile projeye kabul oyu veren alacaklıların aleyhine olacak şekilde yedi günlük gecikme nedeniyle bu kişilerin cezalandırılması doğru değildir.
34. Mahkemece geç yapılan tasdik duruşması nedeniyle talebin usulden reddedilmesi, alacaklıların, ileride verilebilecek muhtemel bir iflâs kararına göre daha avantajlı durumda bulunacakları düşüncesiyle kabul ettikleri projeye oranla daha az tatmin edilmesi sonucunu doğurabileceğinden böyle bir sonuçtan alacaklılar ve konkordato talep edeni sorumlu tutmak doğru değildir.
35. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince mühlet içerisinde karar verilmediği gerekçesiyle konkordato tasdik talebinin usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir.
36. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 09.11.2022 tarihli 2022/6-610 Esas 2022/1462 Karar, 2022/6-671 Esas, 2022/1463 Karar ve 08.02.2023 tarihli 2023/6-70 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.
37. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır...." denilerek Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine Dairemizin 17.10.2023 tarih ve 2023/1286 E., 2023/1592 K. sayılı kararıyla; "Hukuk Genel Kurulunun direnme kararlarının temyizi üzerine verdiği kararlara uymak zorunludur (HMK m.373/7).
Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, Dairemizce işin esasına girilerek tasdik şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmış, tasdik şartlarının oluştuğu değerlendirilerek konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
Ancak şu iki hususa işaret edilmesi gerekmiştir:
Bunlardan birincisi İcra ve İflas Kanunu'nun 304'üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre 'Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır.' İstemci hakkında verilen kesin mühlet (uzatması ile birlikte) 15.04.2021 günü dolmuştur. Hukuk Genel Kurulu bozması üzerine Dairemizce bu mühletin dolmasından sonra karar verilmesi gerekmiştir.
Nihayet, proje '...31/05/2022 tarihi itibariyle başlayacak şekilde...' ödeme şeklindedir. Dairemizin uyma üzerine verdiği kararın tarihi 17.10.2023 olup, bu takvimin zaten 17 aylık ödeme kısmı dolmuştur. Oylama bu şekilde yapıldığından ödeme takvimine müdahale de edilememektedir." gerekçesiyle, istemin adi alacaklılar yönünden kabulü ile konkordatonun tasdikine, istemcinin revize konkordato tasdik projesine göre, adi alacaklılara alacaklarının tamamının, ana para borcuna faiz işletilmeksizin aylık taksitler 10.000,00 TL'nin altına düşmemek kaydıyla 1 yıl ödemesiz (31/05/2022 tarihi itibariyle başlayacak şekilde) 36 ay vade ile eşit taksitler halinde ödenmesine. rehinli alacaklılara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı alacaklılar ... ... Tic. A.Ş. tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarih ve 2023/4223 E., 2024/1088 K. sayılı kararıyla; "Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir.
Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, dava sonrası gelişmeler de değerlendirmeye tabi tutulabilir.
Açıklanan bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
1-İlk Derece Mahkemesinin konkordatonun kabulüne dair kararı İstinaf Mahkemesince kaldırılarak, konkordato isteminin reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulması, İstinaf Mahkemesince bozmaya karşı direnilmesi ve Hukuk Genel Kurulunca direnmenin bozulması üzerine İstinaf Mahkemesi, gerekçesiz bir şekilde tasdik şartlarının oluştuğunu ve projedeki ödeme tarihini esas alarak ve ödeme takvimine müdahale edilemeyeceğini belirttikten sonra 'faizsiz, bir yıl ödemesiz ve 31.05.2022 tarihinden başlamak üzere 36 ay vade ve eşit taksitle ödenmek' üzere konkordatonun tasdikine karar vermiş ise de;
İstinaf Mahkemesinin belirtmesinin aksine, borçlunun sunduğu, hatta alacaklıların da kabul ettiği bir projede, özellikle konkordatoyu kabul etmeyen alacaklıların menfaati gerektiriyorsa mahkeme, re’sen veya talep üzerine düzeltme yapabilir. Mahkemenin düzeltme yaparken komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü alması uygun olur. Bir başka deyişle tasdik kararını veren mahkeme veya istinaf mahkemesi, konkordato projesini yetersiz bulması hâlinde re'sen veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmeyi yapabilir.
2- Kararda, tasdik şartlarının oluştuğu belirtilmişse de,
İlk Derece Mahkemesince verilen konkordatonun tasdikine dair karar Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına dayanak komiser nihai raporunda İİK’nın 302. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan nisap üç ihtimale dayalı olarak ayrı ayrı tespit edilmiştir. Karardan sonra dosyaya sunulan 01.04.2022 tarihli kayyım raporunda gelir tablosu incelenmesinde davacı faaliyet karının 106.818,35 TL olduğu, ancak 530.919,87 TL tutarındaki finansman giderlerini karşılayamadığı, dönem net zararının 378.167,21 TL olduğu, proje çalışmalarının fiiliyata geçmesi için yasal izinlerinin tamamlandığı, hava ve saha şartlarının iyileşmesi ile çalışmalara başlanmak üzere olduğu tespiti yapılmıştır.
Dairemiz bozma ilamı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince verilen tasdik kararında yukarıda bahsedilen kayyım raporundaki tespite ve aradan geçen süreye rağmen davacı şirketin güncel durumu ile ilgili rapor alınmamış, davacı şirket konkordato projesinin İİK'nın 305. maddesi şartları kapsamında uygulanabilirliği tartışılmamış ve İİK'nın 302. maddesinde öngörülen çoğunluk için komiser nihai raporundaki hangi ihtimalin kabul edildiği, üçüncü kişi rehniyle teminat altına alınmış alacakların adi alacak mı rehinli alacak mı kabul edildiği açıklanmamış olup, denetime elveren bir gerekçe olmadığı gibi karar eksik incelemeye dayalıdır.
Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince adi alacaklılara 31.05.2022 tarihinde başlayacak 36 ay vade ile eşit taksitler halinde ödeme yapılmasına dair 20.10.2023 tarihinde karar verilmiştir. Karardan sonra dosyaya sunulan 12.03.2024 tarihli kayyım raporuna göre davacı şirketin ödeme yapmaya başlamadığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen konkordato projesi uyarınca davacı şirketin konkordato projesinin bitmesine yaklaşık bir yıl gibi bir zaman kalmasına rağmen hiç ödeme yapmamış olması da davacı şirketin konkordato talebinde baştan itibaren kötüniyetli olduğunu göstermektedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda izah edilen eksiklikler giderilerek ve bilirkişi aracılığıyla davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş" gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
İstem; İİK'nın 285 ve devamı maddelerine dayalı olarak konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarih ve 2023/4223 E., 2024/1088 K. sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilmiş; bozma kararı doğrultusunda konkordato talep eden şirketin güncel durumu ve borca batık olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi kurulunca; istemci şirket tarafından adi alacaklılarına, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından 23.10.2023 tarihinde verilen 2023/1286 Esas, 2023/1592 K. sayılı konkordatonun "faizsiz, bir yıl ödemesiz ve 31.05.2022 tarihinden başlamak üzere 36 ay vade ve eşit taksitle ödenmek" üzere tasdiki kararından sonra 2023 Kasım ayından itibaren 2024 yılının Ekim ayına kadar sunulan konkordato projesi kapsamında bir kısım bir kısım ödemeler yaptığı, daha açık deyişle, bir kısım borçların dava dışı ... firması tarafından ödendiği, bir kısım küçük borçların tamamen ödendiği, bir kısım borçların ise ödenmesine devam edildiği, ... A.Ş.'ye -devam eden dava neden gösterilerek- herhangi bir ödeme yapılmadığı, üçüncü kişi rehniyle teminat altına alınmış alacaklıların alacaklarının kalmadığı, varlıklarının borçlarını karşılama oranının 30.09.2024 tarihi itibariyle 2,21, 31.10.2024 tarihi itibariyle de 2,20 olarak hesaplandığı, özvarlığı (+) durumda ve varlık/borç oranının 1'in üstünde olduğu, talepte bulunan şirketin borca batık durumda olmadığı, varlıklarının borçlarını karşılamaya yettiği ancak likitide oranlarına bakıldığında, sektör ortalamalarının altında olduğu ve şirketin ciddi bir likitide sıkıntısı içerisinde bulunduğu, konkordato projesi kapsamında borçlarının bir kısmını ödemeye devam eden şirketin rayiç değer bilançosuna göre bakiye borçları ödeme kabiliyetinin bulunduğu tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Buna göre Dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararı doğrultusunda; Dairemizin 17.10.2023 tarihli kararı ile istemci şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, karardan sonra dosyaya sunulan 12.03.2024 tarihli kayyım raporuna göre davacı şirketin ödeme yapmaya başlamadığı, tasdik edilen konkordato projesi uyarınca davacı şirketin konkordato projesinin bitmesine yaklaşık bir yıl gibi bir zaman kalmasına rağmen hiç ödeme yapmamış olmasının da istemci şirketin konkordato talebinde baştan itibaren kötüniyetli olduğunu gösterdiği, bozma kararı üzerine alınan bilirkişi heyeti raporunda istemci şirketin borca batık olmadığı ve varlıklarının borçlarını karşılama oranının 2,20 olduğunun tespit edildiği, bu nedenle iflasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, istemci şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Konkordato isteyen ... ticaret sicil numaralı, ... Mühendislik Elektronik Danışmanlık İnşaat İthalat Savunma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasdik talebinin REDDİNE,
2-Kesin mühletin sonuçları ortadan kalktığından tedbirler ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Kararın İİK'nın 308/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 288. maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL.'nin mahsubuyla kalan 556,10 TL.'nin konkordato isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Konkordato isteyence yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Alacaklı ... A.Ş. tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.330,20 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 888,00 TL yargılama gideri toplamı 2.380,30 TL, alacaklı ... .... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.330,20+1.330,20=2.660,40 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 893,00 TL. yargılama gideri toplamı 3.715,50 TL ve alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.330,20 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 31.025,00 TL. yargılama gideri toplamı 32.517,30 TL'nin konkordato isteyenden alınarak ayrı ayrı adı geçen alacaklılara verilmesine,
7-İstemci ve alacaklılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine.
28.01.2025 tarihinde, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, İstemci vekili Av. ... ile, alacaklılar ... Bankası vekili Av. ..., ... ....vekili Av....'ın yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.28/01/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28/01/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza