İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/804 K.2025/598

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/804 📋 K. 2025/598 📅 03.06.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/804
KARAR NO: 2025/598
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/02/2025
NUMARASI: 2024/504 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, inşaat sözleşmesinin ... İnşaat ile ... inşaat arasında imzalandığını, davacının temel hafriyatı yapılırken inşaat ruhsatının hafriyatı yapması nedeniyle ... İnşaat aş adına alındığını, bazı işler için bu şirkete ödeme yapıldığını ancak diğer ödemelerin tamamının yüklenici ... İnşaat AŞ ye yapıldığını, yüklenicinin inşaat sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tümü ile ayıplı imal edilen ve tehlike arzeden binanın acilen yıkılması gerektiğini bu nedenle binanın tedbiren yıkılmasını ve uğradıkları zararın tazminen karşılanması için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnşaat ve Tic AŞ vekili, davacının iddia ettiği gibi yüklenicinin kendileri değil ... inşaat AŞ olduğunu ve taraflar arasında 04/09/2015 tarihli Bakırköy ... Noterliğinin "İnşaat Yapım sözleşmesi" bulunduğunu, inşaat ruhsatında ... İnşaat AŞ adına olduğunu 2015 tarihli sözleşmenin konusunun "Otel İnşaatı olsa da davacı ve diğer davalı ... inşaat AŞ arasında yapılan 31/08/2021 tarihli protokol ile inşaat yapılımının "konut inşaatına" dönüştürüldüğünü, davacının açtığı davada diğer davalıyı kurtarmaya çalıştığını, halen davacıdan alacaklı olduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İnşaat AŞ, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece 07/10/2024 tarihli ara karar ile, alınan bilirkişi raporlarında binanın normal katlarındaki çatlakların az maliyetli kısa sürede güçlendirme ile giderilebileceği, davacının binanın neredeyse temeline kadar tüm katların yıkılmasını istediği, bu durumun öncesinde otel olarak yapımı kararlaştırılan sonra konut yapımına dönüştürülen konut yapımı işinden pişman olunarak tekrar "otel" olarak inşa etme ve proje değişikliği arzusundan kaynaklandığı yönünde olduğu, davacının binanın yıkılmasına ilişkin tedbir kararı talebinin davanın konusu olmadığı, uğradığı zararların tamamına ilişkin ihtiyati haciz talebinin ise yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, 07/10/2024 tarihli ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurarak taleplerinin kabulüne, ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 22/01/2025 tarih 2024/1839 Esas 2025/53 karar sayılı kararı ile, davacının ihtiyati tedbir talebi itibariyle, arsa üzerinde yapılan binanın yıkılması, davalıların müdahalesinin men'i ve binanın kal'i yönelik bir talep bulunduğu, binanın mevzuata aykırı olarak, ayıplı vb. Yapılmış olup olmadığı yargılama ile belirlenecek olup, bu aşamada tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığı, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması doğru olduğu,Davacı tarafından davalı tarafa ödenen iş bedelinin tahsili ve bu bedel itibariyle ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, dava dosyasına sunulan deliller itibariyle davacının alacaklı olduğunu gösteren yaklaşık ispat yönelik delil bulunmadığı, Üniversite inşaat fakültesinde alınan raporlar, yargılama aşamasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde değerlendirilecek olup, mahkemece İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat şartı oluşmadığından reddine yönelik kararının doğru olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; 18/02/2025 tarihli celsede ihtiyati tedbir talebini yinelemiştir Mahkemece 28/02/2025 tarihli ara karar ile; davacı tarafın 18/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebi; arsa üzerinde yapılan binanın yıkılması, davalıların müdahalesinin men'i ne yönelik bir talep bulunmadığından, binanın mevzuata aykırı olarak, ayıplı vb. Yapılmış olup olmadığı yargılama ile belirleneceğinden talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle; 285/02/2025 tarihli ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurarak taleplerinin kabulüne, ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.
DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı asıl iş sahibi, davalılardan ... İnşaat AŞ yüklenici, diğer davalı ... inşaat AŞ ise hafriyatı yapacak iş sahibi olan şirkettir. Taraflar arasında eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı, davalılardan ... İnşaat AŞ ile inşaat sözleşmesi yaptığını, bu davalı ise diğer davalı ile inşaat sözleşmesi yapıldığını iddia etmektedir. Davacı yapılan binanın ayıplı imal edildiğini, tehlike arzettiğini, binanın tedbiren yıkılmasını, ve uğradıkları zararın tazminin talep etmiş olup, dava konusu uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiği gibi binanın tedbiren yıkılması hususunda mahkemece tedbir kararı verilemeyeceği, böyle bir talebin tedbire konu edilemeyeceği anlaşılmakla mahkemenin talebin reddine dair verdiği karar isabetli olup, davacının istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2025 tarih ve 2024/504 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.