İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/705 K.2025/850
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/705
KARAR NO: 2025/850
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18.02.2025
NUMARASI: 2025/96 D.İş - 2025/92 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep edenler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin karşı yan şirketin toplamda kayden %49, gerçekte %50 oranında ortakları olduğunu, şirketin 03.04.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 3 no.lu kararla;"31.850 olumsuz olaya karşılık 33.150 olumlu oyla ve oyçokluğuyla karın dağıtılmasına, dağıtımın 30.05.2023 tarihine kadar yapılmasına" karar verildiğini, "net dağıtılabilir kâr" miktarı ile bu doğrultuda dağıtılmasına karar verilen kârın 21.983.900,12 TL olduğunu, müvekkillerinin kaydi paysahipliği oranı karşılığı kâr payının 10.772.111.05 TL olduğunu, müvekkillerine ödenmediğini, bu nedenlerden dolayı; duruşma ve tebligat yapılmaksızın, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacaklariyle diğer haklarının 10.772.111.05 TL değerinde ihtiyaten haczine, talepte bulunan müvekkillerinin karşı yan şirketin toplam %49 oranında ortakları olmaları, şirketin ve yöneticilerinin mal kaçırmaya matuf eylemleri ve kâr payının dağıtılması gerektiğine işaret eden stanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2024/626 sayı ve 06.02.2025 tarihli hükmü nazara alınarak, takdiren teminat alınmamasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 18.02.2025 tarihli Değişik İş kararıyla; "...İhtiyati haciz talep eden taraflarca karşı tarafa yönelik davalı şirketin kar payı dağıtım kararından kaynaklı 10.772.111.05-TL alacağının tahsilini teminen borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de karşı taraf şirket tarafından genel kurul kararı ile kar payı dağıtım kararı alınmış ise de daha sonra alınan kar payının dağıtılmamasına yönelik alınan yönetim kurulu kararının butlanına yönelik İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/626 Esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yaklaşık ispat şartı sağlanamadığından..." ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep edenler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Talep edenler vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bir önceki yılın genel kurulunda dağıtılmasına karar verilen kar payının dağıtılmasının ertelenmesi kararının hukuka aykırı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, yönetim kurulu kararına istinaden dağıtılmamasına dayalı olarak müvekkillerinin alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi taleplerinin reddedildiğini, gerekçede yönetim kurulunun kar payının dağıtılmamasına yönelik alınan kararının henüz kesinleşmemiş olmasının gösterildiğini, kar payının dağıtılması hususunun genel kurulun yetkilerinden olduğunu, daha önce kararın uygulanmaması yönündeki yönetim kurulu kararının batıl olduğunu, TTK 408/2.maddesi uyarınca karın kullanım şekli ve kar payı dağıtımı konusunda karar alma ve görev ile yetkinin AŞ Genel Kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında olduğunu, somut olayda şirketin 2022 yılına ilişkin aldığı genel kurulda kar dağıtımına karar verildiğini, bu kararın yönetim kurulu tarafından icra edilmeyerek dava konusu kararın tanzim edilmesinin anılan yetkinin devir anlamına geldiğini, bu kararın GK tarafından oy çokluğu ile onaylanmasının bu durumu değiştirmeyeceğini, 2022 genel kurulunda alınan kararla birlikte yönetim kurulunun yetkisinin bağlı yetki haline geldiğini, şirkete karşı ortaklarının şirkete olan mevcut borçları ve hatta müvekkillerinin şirketten olan alacaklarının bir arada değerlendirildiğinde kar payının dağıtılmıyor olmasının eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, ticari defter ve belgelerin incelenmesinde müvekkiller dışındaki ortakların şirkete yüklü miktarda borçlu bulunduklarını, şirketin iyi yönetim ilkesinden ve kanunun amir ahkamından uzaklaştığını, bir grup ortak lehine işlem ve eylemlerde bulunulduğunu hatta örtülü kar dağıtımı yapıldığının görüldüğünü, bir başka uyuşmazlık kapsamında İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/446 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda tespit edildiğini, yönetim kurulu tarafından uygulanmayan kar dağıtımı işleminin gerçekleştirilmiş olması durumunda şirkete borçlu olmayan müvekkillerinin kar payı alacaklarının ödeneceğini ancak şirket yönetimine hakim olan diğer ortakların borçları ile bu bedelin takas mahsup edileceğini böylece şirket sermayesinin daha etkin şekilde korunmuş olacağını, yönetimdeki ortaklar grubunun bu borçlarını ödememek için müvekkillerinin GK kararına dayanan meşru ve haklı kar payı beklentisini ortadan kaldırma yoluna gittiklerini, eşit işlem ilkesine, dürüstlük kuralına ve sermayenin korunması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, karın elde edilmesine gerekçe olan hukuki işlemin iptali talebi ile hukuk davası açılmış olmasının tek başına kar dağıtımının bekletilmesi veya geciktirilmesi yahut dağıtımdan imtina edilmesi sonucunu doğuracak bir haklı sebep teşkil etmeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilleri tarafından ikame olan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/289 Esas sayılı dosyası kapsamında görülen tapu iptali ve tescil davasının kar payı dağıtımına engel teşkil edebilecek bir sebep olabileceği var sayılsa dahi davanın gerek o dönemde gerekse de halen yönetimde olan karşı yan ortaklar grubunca yapılan hukuka aykırı kazandırıcı işlemin iptali talebine dayandığını, hukuki dayanakların, devirlerin yetkisiz kişilerce yapılmış olması, genel kurul kararı alınmaksızın taşınmazların önemli miktarda mal varlığı niteliği taşımasına rağmen devredilmiş olması karşısında ortaklar grubunun kötü niyetli ve hukuka aykırı işlem ve eylemleri nedeniyle dava açılmış olduğunu, şirket yönetiminin kötü niyetli olarak yaptığı taşınmaz satış ve devir işlemlerinin iptali için dava açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin öncelikle şirketin sermayesini 2.seviyede ise kendi mal varlıklarını koruma gayesi içinde olduklarını, dağıtılmasına genel kurulca karar verilen kar payının dağıtılmaması yönünde yönetim kurulu kararı alınmasının pay sahibi müvekkillerinin kazanılmış haklarınında ihlali anlamına geleceğini, birçok farklı ve hukuki gerekçe ile açılan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti talepli hukuk davasının mahkemece kabul edilmesine rağmen huzurdaki ihtiyati haciz talebi yönünden bu hükmün kesinleşmesinin beklenilmesinin ihtiyati haciz müessesinin ivedilik hali ile bağdaşmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen D.İş sayılı kararın İİK'nın 258/3. maddesi gereğince istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep edenler vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, taraflar arasında birden çok hukuki uyuşmazlıkların olduğu, ayrıca talep edenlerin şikâyeti nedeniyle hizmet sebebi ile güveni kötüye kullanma suçundan dolayı İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair kanun yararını bozma istemi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2024/3588 Esas, 2024/12516 Karar ve 30.10.2024 tarihli ilamı ile kanun yararını bozma isteminin kabulüne, mahkemenin D.İş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına dair karar verildiği, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/626 Esas sayılı dosyada 06.02.2025 tarihli kısa karar ile davalı şirketin yönetim kurulunun 25.05.2023 tarih ve 2023/5 numaralı kararın butlanına dair verilen karar üzerine talep edenler tarafından şirket yönetim kurulunun 26.05.2023 tarihli 2023/5 Karar nolu kararının butlanına hükmedilmiş olması da gerekçe gösterilerek kar payı alacaklarına yönelik olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş oldukları anlaşılmaktadır. Talep edenler vekilince dosyaya şirketin genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile mahkemenin kısa kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin ilam örneği ibraz edilmiştir. Şirketin 03.04.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait ertelenen olağan genel kurul toplantısında, 3.gündem maddesinde; 2022 yılı bilançosu ile kar zarar hesaplarının kabulünün oylamaya sunulduğu, 31.850 olumsuz oya karşılık 33.150 olumlu oy ve oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, kar dağıtımı hususunun müzakereye açıldığı, müzakerede her ne kadar dağıtılabilir karın net 21.983.900,12 TL olarak belirlenmişse de 2022 yılı bilançosunda şirketin 8.946.706,26 TL nakdi bulunduğu, Kemerburgaz'daki taşınmazların satışı karşılığında alınan/alınacak senetlerden tahsil edilen tutarla birlikte toplam 28.946.706,26 tL olması gerektiği, şirketin şişirilmiş yönetim giderlerinin yıllık 3.000.000,00 TL'ye geçmesi karşısında önerilen kar dağıtımı sonrasında şirketin mal varlığının nasıl idare edileceğinin bilinmediği, öncelikle bilançoda belirtilen şirketin ortaklardan olan 20.848.975,57 TL tutarındaki alacağının bu alacakların oluşumuna ilişkin tüm yasal haklar saklı kalmak kaydı ile faiz ve ferileri ile tahsil edilmesi gerektiği, yönetimin usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle şirketin zarar ettiği vb hususlara değinildiği, kar dağıtımının oylanmasına geçilmesi neticesinde 31.850 olumsuz oya karşılık 33.150 olumlu oyla ve oy çokluğu ile karın dağıtılmasına, dağıtımın 30.05.2023 tarihine kadar yapılmasına karar verildiği, şirketin 26.05.2023 tarihli yönetim kurulu kararının 1 nolu maddesi ile şirketin 2022 yılı sonuna kadar kar dağıtamayacağı, gerek geçmiş yıllar zararları ve gerekse taşınmaz satışlarından elde edilen karların 5 yıl süre ile özel fonda tutulması gerektiği, bu konuda yeminli mali müşavirden alınmış raporun ibraz edilmesi, şirketin gayri faal olması nedeni ile kira geliri dışında başka bir geliri olmadığı açıklamalarına rağmen bir kısım hissedarların uzun zamandan beri genel kurul toplantılarında ısrarla kar dağıtımı yapılması talebinde bulundukları için 2022 yılı içinde şirkete ait Kemerburgaz'da ki imar durumu olmayan tarla mahiyetindeki taşınmazların satılarak paraya çevrilmesi ve buradan elde edilecek karın hissedarların arzuları çerçevesinde 2023 yılında yapılacak ilk genel kurul toplantısında oluşacak karın hissedarlara dağıtılması önerisi getirilmesine karar verildiği, 03.04.2023 tarihli toplantıda hissedarların onayına sunulduğu, son cümlede ise 03.04.2023 tarihli karar uyarınca alınan karın 30.05.2023 tarihine kadar dağıtılması mahiyetindeki kararının şimdilik kaydı ile ertelenmesine dair karar alındığı, talep edenlerin söz konusu yönetim kurulu kararına ilişkin olarak açmış oldukları davanın 06.02.2025 tarihli kısa karar ile kabul edildiği, talep edenler tarafından şirket hakkında genel kurul kararının yokluğunun tespiti-iptali ile şirkete kayyım atanmasına dair İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/793 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemenin 31.12.2024 tarihli ara kararı ile tarafların yürütmenin geri bırakılması hakkında karar verilmesi ve kar payına ilişkin 10.772.11,05 TL'nin davalı şirket tarafından mahkemeye depo edilmesi talebinin kar payının dağıtılıp dağıtılmaması hususunun genel kurulun takdirinde olduğu, bu husustaki tedbir talebinin doğrudan uyuşmazlık konusuna ilişkin olmaması nedeni ile kar payının depo edilmesine yönelik tedbir talebinin 31.12.2024 tarihli ara karar ile reddedildiği, ara kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2025/197 Esas, 2025/270 Karar ve 20.02.2025 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddedilmiş olduğu tespit edilmiştir. Talep edenler, pay defterlerine göre pay oranlarının toplam %49 olduğunu, dağıtılmasına karar verilen 21.983.900,12 TL kar payı olması nedeni ile bedelin %49'nun müvekkilleri ödenmesi gereken 10.772.11,05 TL olduğunu belirterek, bu miktar üzerinden teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmişlerdir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK nun 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Talep edenler vekili tarafından dosyaya ibraz edilen şirketin 2022 yılına ait 03.04.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının 3 nolu gündem maddesinde kâr dağıtılmasına dair alınan karar, genel kurulda kâr dağıtılmasına dair alınan kararın ertelenmesine ilişkin şirketin 26.05.2023 tarihli 2023/5 Karar sayılı kararı, söz konusu yönetim kurulu kararının butlanına dair açılan dava, talebin niteliği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, ihtiyati haciz talep edenler vekilinin istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 358/3 ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-İhtiyati haciz talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep edenler tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati haciz talep edenler tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.05.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.