Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/162 K.2025/655
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/162 - 2025/655
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2025/162
KARAR NO : 2025/655
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/241 E.-2024/688 K.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkilinin üyesi olduğu davalı üst birlik tarafından müvekkiline gönderilen Ankara 50. Noterliğinin 26.02.2021 tarihli 1. ihtarnamesi ve aynı noterliğin 31.03.2021 tarihli 2. ihtarnamesi ile (2020 aralık ayı aidatı dahil) 214.048,52 TL aidat borcunun, 262.862,87 TL faiz borcunun ödenmesinin istendiğini, müvekkilince ihtarnamelere itiraz edildiğini, ikinci ihtarnameden sonra 30 günlük süre içinde 28.04.2021 tarihinde müvekkilince faiz borcu olan 14.061,04 TL'nin davalının banka hesabına ödendiğini, 30.03.2021 tarihinde de ana para borcuna istinaden 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafça Ankara 50. Noterliğinin 20.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığının bildirildiğini, müvekkilinin Ankara 3. Noterliğinin 25.06.2021 tarihli ihtarnamesi ile davalıya itirazlarını bildirdiğini ve itirazlarının yapılacak ilk genel kurul toplantısında görüşülmesini talep ettiğini,
Davalı üst birliğin 30.06.2021 tarihli genel kurulunun (6) nolu kararında, 2021 Aralık ayı sonuna kadar aidat ve gecikme faizi borçlarının ödenmesi şartı ile müvekkilinin ortaklığa devam etmesine karar verildiğini, müvekkilinin verilen süre içinde aidat borcunun tamamen kapatıldığını, faiz borcuna ilişkin olarak tespit davası açılacağının şerh düşüldüğünü,
Müvekkilince gecikme faizi ile ilgili alacağın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/573 E. sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespiti davası açıldığını,
Davalı üst birlikçe borçlu olmadığının tespiti davası devam ederken 07.12.2022 tarihli yazı ile gecikme faizine ilişkin borç ödenmediği takdirde icra yoluyla tahsile gidileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin talebi üzerine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/573 E. sayılı dosyasında icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, fakat bu tedbir kararına rağmen davalı üst birlik yönetimince 18.01.2023 tarihinde müvekkilinin ihracına karar verildiğini,
Davalı tarafça müvekkilinin itirazı üzerine 25.06.2021 tarihli genel kurulda müvekkilinin itirazının karara bağlanmadığının iddia edildiğini, bu iddianın gerçek olmadığını, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2008 T. ve 2008/5266 E.-2008/6155 K. sayılı kararında, ''Eğer menfi tespit davasının varlığına rağmen ihtarnamelerde yazılı borcu ödenmediğinden bahisle üye hakkında ihraç kararı alınmışsa, alınan ihraç kararı geçersiz bulunmaktadır.'', ''Menfi tespit davası ihraç kararından sonra açılmış ise ihtarnamede yazılı borcun doğru olup olmadığı hususu, o davanın sonucunda verilecek karar ile belirleneceğinden, mahkemece anılan dava dosyasının ihraç kararının iptali davası için bekletici sorun kabul edilmesi gerekir.'' şeklinde olduğunu,
18.03.2021 tarihinde gönderildiği belirtilen ikinci ihtarnamenin müvekkili kooperatife tebliğ edilmediğini, bu nedenle 31.03.2021 tarihinde tekrar ikinci ihtarname gönderildiğini, bu nedenle ikinci ihtarnamenin müvekkiline tebliğ tarihinin 31.03.2021 tarihi olduğunu,
Genel Kurulda ihraca ilişkin alınmış kararların kooperatife tebliğinin gerektiğini, kaldı ki, 30.06.2021 tarihli ve 25.06.2022 tarihli genel kurullarda alınan kararların müvekkili kooperatife tebliğ edilmediğini, Yargıtay kararlarına göre genel kurulda borcun ödenmesi için süre verilmesinin atıfet mehli olduğunu,
Davalı birlik yönetimi müvekkil kooperatifi ihraç etmiş olsa idi, 30.06.2021 tarihli genel kurulda süre vermeyeceğini, müvekkilini Kasım 2021 ve Haziran 2022 tarihli genel kurullara çağırmayacağını, müvekkili kooperatifin yatırmış olduğu aidat borcunu kabul etmeyeceğini ve kullanmayacağını, Yargıtay kararlarına göre ihraç kararı verilmesinden sonra kooperatif tarafından birliğe ödeme yapılması ve bu ödemenin birlik tarafından kabul edilmesinin ihraç kararının zımnen geri alındığı anlamına geleceğini, öte yandan şarta bağlı ihraç prosedürünün de Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunu,
Somut olayda; müvekkilinin davalı birlik tarafından gönderilen ikinci ihtardan sonra 30 günlük süre içerisinde aidat ve faiz borcuna ilişkin kısmi ödemeler yaptığını, kaldı ki 30.06.2021 tarihli genel kurulda 2021 yılı aralık ayı sonuna kadar verilen süre içerisinde ikinci ihtarda belirtilen aidat borcunun tamamını ödediğini, bu doğrultuda tekrar bir ihraç süreci başlatılacak ise güncel borca ilişkin rakamlar üzerinden açık ve net bir şekilde iki adet ihtarname gönderilmesi gerektiğini,
Somut olayda ihraç kararının onaylı örneğinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkiline gönderilen yazıda, "Bu sebepten dolayı da bugüne kadar birliğe ait banka hesaplarına ödenmiş olan 3.090.245,14TL aidat toplamından ana sözleşmesinin amir hükümler hükmü çerçevesinde 49.301.10TL genel gider payı düşülerek 3.040.944,04TL Halkbankası nezdinde bulunan hesabınıza iade edilmiştir.'' denildiğini, müvekkili hesabına yatırılan rakamın rayiç değerinin çok altında olduğunu,
İleri sürerek, davalı üst birlik yönetim kurulu tarafından kendilerine tebliğ edilen 18.01.2023 tarihli yönetim kurulu kararına ilişkin bildirim yazısında yer alan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı kooperatifin Ankara 50. Noterliğinin 26.02.2021 tarihli ihtarnamesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine kendisine aynı noterlik aracılığı ile 18.03.2021 tarihli ikinci ihtarnamenin gönderildiğini, davacının ikinci ihtarnameye istinaden 28.04.2021 tarihinde 14.061,04 TL. ödemede bulunduğunu, daha sonra aynı noterlikten gönderilen 20.05.2021 tarihli ihtarname ile gönderilen bildirimle davacının kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, davacının Ankara 3. Noterliğinin 25.06.2021 tarihli ihtarnamesi ile çıkarılma kararına itiraz ettiğini, davacının itirazının talebi gibi genel kurul gündemine alındığını, itirazı kabul görmemesine karşın seçim tartışmaları nedeniyle itiraza dair kararın genel kurul tutanağına açıkça yazılmadığını, bu nedenle davacının itirazının 25.06.2022 tarihli genel kurul gündemine alındığını, itirazının reddedildiğini ancak 31.12.2022 tarihine kadar ana para ve gecikme faizi borcunun tamamının kapatılması halinde tekrar üyeliğe alınması, kapatılmadığı takdirde Birlik üyeliğinden çıkarılmasına karar verilmediğini, davacı kooperatifin 31.12.2022 tarihine kadar mali yükümlüklerini yerine getirmediği için genel kurul kararı gereğince yeniden üyeliğe alınması imkânı olmadığını, davacı kooperatifin dava açma süresinin 25.06.2022 tarihinde başladığını ve üç aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının Kooperatifler Kanunu, Birlik ana sözleşmesi ve dürüstlük ilkelerine uygun olarak ortaklıktan çıkarıldığını, ihtarnamelerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının 30.06.2021 ve 25.06.2022 tarihli genel kurullarda alınan borçların ödenmesi halinde çıkarılan ortakların geri alınacağına ilişkin kararları hatalı yorumladığını, bu kararların davacının zımnen ortaklığa geri alındığı anlamına taşımadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli kararıyla; "Davaya konu edilen yönetim kurulu yazısının 25/06/2021 tarihli çıkarılmaya ilişkin Genel Kurul Kararı ve sonrasındaki safahate ilişkin bildirim niteliğinde olduğu, ihraç kararı niteliğinde bir karar olmadığı sabit olduğundan, ihraç kararı olmayan bildirime ilişkin yazıya yönelik dava açılmasında hukuki yarar mevcut olmadığından" gerekçesi ile, davanın HMK'nın 114/1-h ve 115/1-2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 27.03.2024 tarih ve 2024/352 E., 2024/547 K. sayılı kararıyla; "... davalı Birlik yönetim kurulunca davacı kooperatifin ihracına karar verilmiş olup, davacı tarafça ihraç kararına itiraz edilmiş ve itirazının genel kurulda görüşülmesi talep edilmiştir. Davacının itirazı üzerine yapılan ilk genel kurul olan 30.06.2021 tarihli genel kurulda davacı kooperatifin ismine yer verilmeksizin yönetim kurulunun ihraç kararlarının onaylanmasına, borçlarını ödeyerek ortaklığa devam etmek isteyen kooperatiflerin müracaatlarının 31.12.2021 tarihine kadar faiziyle beraber ödeme taahhüdü ile beraber kabulüne karar verilmiştir. Bu kararda isim verilmemiş olsa da davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararı onaylanmış olup, davacı kooperatifin borçlarını ödeyerek ortaklığa devam etmek isteyen ve bu konuda müracaat eden kooperatiflerden olduğu anlaşılamamaktadır. Bu yönde bir iddia da bulunmamaktadır.
Davalı üst birliğin 25.06.2022 tarihli genel kurulunda ise, davacı kooperatifin ismine yer verilerek itirazının 30.06.2021 tarihli genel kurulda açıkça karara bağlanmadığı gerekçesiyle, borçlarının ana para ve faizinin 31.12.2022 tarihine kadar kapatılması halinde tekrar üyeliğe alınmasına, aksi takdirde birlik üyeliğinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Buna göre davalı Üst Birliğin 25.06.2022 tarihli genel kurulu tarafından verilen atıfet mehli ile davacı kooperatifin ihracının ertelendiğinin kabulü gerekir. Davacı kooperatife atıfet mehli verilmesi ve ihracı ile ilgili genel kurul kararının kendisine tebliği gerekmekte olup, 18.01.2023 tarihli yazıdan önce genel kurulun davacı kooperatife tebliğ edildiği savunulmamış, bu konuda dosyaya delil ve belge sunulmamıştır. 18.01.2023 tarihli yazıda ise 25.06.2022 tarihli genel kurul kararının içeriğinden söz edilmiş olmakla, genel kurul kararının bu yazı ile davacı kooperatife tebliğ edilmiş olduğu değerlendirilmelidir.
04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK'da da belirlendiği gibi, HMK'nın 24/1, 25, 26, 30 ve 33. (HUMK'nın 74, 75 ve 76.) maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re'sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür.
Bu durumda İlk derece Mahkemesince 18.01.2023 tarihli yazının bildirim niteliğinde olduğunun kabul edilmesine göre, davanın, bu bildirime konu, davacıya atıfet mehli verilmesi ve ihracına ilişkin 25.06.2022 tarihli genel kurulun 8/(b) maddesine yönelik olarak süresinde 15.02.2023 tarihinde açılmış olduğunun kabulüyle, 5235 sayılı Kanun'un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren, 6545 sayılı Kanunun 45. maddesiyle değişik 5/3. maddesi uyarınca kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davalara bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılmasının gerekmesi nedeniyle davaya heyetçe bakılması; bu doğrultuda taraf delillerinin toplanıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığı çözümsüz bırakacak şekilde nihai karar ve Ek Karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.3. ve 353/(1)-a.6. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının ve Ek Kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince; "Mahkememizin 2021/573 Esasında görülen kooperatif aidat borcundan kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı ..., davalı ...'ne, 107.867,72 TL gecikme faizi borcu bulunmadığının tespitine dair verilen karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 05.06.2024 tarihli ve 2024/752 - 883 sayılı ilamı ile kaldırılarak, davacının, davalıya 31.12.2020 tarihi itibariyle 215.557,27 TL gecikme faizi borcu bulunmadığının tespitine şeklinde kesin olmak üzere hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin 2021/573 Esas sayılı dosyasına sunulan 20.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda, gecikme cezası yönünden menfi tespit istemine ilişkin asıl davada, davalı birliğin kayıtlarının incelenmesinde, kooperatiflerce yapılan ödemelerin aidat borçlarından düşüldüğü, gecikme faizi borçlarının bekletildiği, ancak davacının 2021 yılındaki tüm ödemelerinin aidat borcu yerine gecikme faizinden düşüldüğü, çıkarma kararı tebliğ edildikten ve 2021 yılı genel kurulunda alınan karar sonrasında 31.12.2022 tarihine kadar davacı adına aidat ve gecikme faizi tahakkuku yapılmaya devam edildiği, dava devam ederken 30.06.2021 tarihinden sonra da bu genel kurulda net karar alınmadığı gerekçesi ile çıkarma işleminin gündemin 8. maddesine alındığı ve görüşmeden sonra yeniden ödeme süresine bağlı olarak çıkarma işleminin iptali ile ilgili kararın alındığı, mahkemece zamanaşımı itirazının yerinde görülmesi halinde davacı borç tutarının 369.043,67 TL olabileceği, birleşen dava yönünden, zamanaşımına bağlı olarak talep edilebileceği görüşüne varılması halinde, ihtarlarda ve ihraç kararında bildirilen borç tutarının uygun olmaması nedeniyle ortaklıktan çıkarma işleminin yasa ve ana sözleşmeye uygun düşmeyebileceği, ihraç kararını müteakip yasal sürede yapılan davacı itirazı ile davalı birlik genel kurul gündemine alınan ve genel kurulda görüşülerek verilen mehil kararının davacı kooperatife tebliğ edildiğine dair bir delil sunulmamış olmasına göre ihraç işleminin emsal Yargıtay kararlarına uygun düşmeyebileceği açıklanmıştır.
Toplanan deliller, dosya içeriği, Mahkememizin 2021/573 Esas - 2024/127 Karar sayılı dosya içeriği ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı gerekçesi, birlikte değerlendirildiğinde; davalı Üst Birliğin 25.06.2022 tarihli genel kurulunun 8. maddesinde verilen atıfet mehli ile davacı kooperatifin ihracının ertelendiği, ancak genel kurul kararının kendisine tebliğ edilmediği, 18.01.2023 tarihli yönetim kurulu yazısı ile davacı kooperatifin genel kurul kararından haberdar olmuş sayılacağı, bu durumda 18.01.2023 tarihli bildirime konu, 25.06.2022 tarihli genel kurulun 8/b maddesine yönelik davanın 3 aylık süre içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği, davalının ihtarlarında ve ihraç kararında bildirilen borç tutarının uygun olmadığı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı yönetim kurulunun 18.01.2023 tarihli yazısına konu edilen davalı kooperatifin 25.06.2022 tarihli genel kurulunun, davacı kooperatifin ihracına yönelik 8/b maddesinin iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı kooperatifin birinci ve ikinci ihtarnamelerin tebliğine rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine Birlik ortaklığından çıkarıldığını, davacı tarafın çıkarılma kararına itirazı üzerine itirazının Birlik genel kurulu gündemine alındığını, davacının itirazı kabul görmemesine karşın kararın genel kurul tutanağına açıkça yazılmadığını, bu nedenle davacının itirazının 25.06.2022 tarihinde yapılan genel kurul gündemine alındığını, itirazının reddedildiğini ancak 31.12.2022 tarihine kadar borçlarının ana para ve gecikme faizinin tamamının kapatılması halinde tekrar üyeliğe alınmasına karar verildiğini, davacı kooperatif 31.12.2022 tarihine kadar mali yükümlülüklerini yerine getirmediği için yeniden üyeliğe alınması imkânının ortadan kalktığını, davacı kooperatifin dava açma süresinin 25.06.2022 tarihinde başladığını ve üç aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra iş bu davanın açıldığını, genel kurula itiraz etme yolu seçildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamayacağını,
İlk derece Mahkemesince 25.06.2022 tarihli genel kurulun 8/b maddesinin hatalı şekilde atıfet mehli olarak değerlendirildiğini, bu genel kurulda davacının ihraç kararına ilişkin itirazının reddedildiğini ancak borçlarını 31.12.2022 tarihine kadar ödemesi halinde yeniden üyeliğe alınmasının söz konusu olacağının belirtildiğini, dolayısıyla davacının ihracının ertelendiğine ilişkin bir karar bulunmadığını,
30.06.2021 ve 25.06.2022 tarihli genel kurul kararlarında ihraçtan vazgeçilmesine dair karar alınmadığını, verilen sürelerin üyelikten çıkarılanların geri alınmasına ilişkin olup ortaklığa zımnen alındığı şeklinde yorumlanamayacağını,
18.01.2023 tarihli bildirimde de, "...31.12.2022 tarihine kadar borcunuzu ödemediğiniz tespit edilmiştir. Hal böyle iken Genel Kurul kararı ile ortaklığa yeniden alınmanız için kararda öngörülen şart yerine getirilmemiş olup, Birlik ile Kooperatifiniz arasında ortaklık bağı kalmamıştır." denildiğini,
İlk derece Mahkemesinin gerekçeli kararında davacının, aidat borçlarına ilişkin zamanaşımı def'ine dayalı müvekkil Birlik aleyhine açmış olduğu Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/573 E. sayılı menfi tespit davasının da dikkate alındığını, zaman aşımının bir hakkın varlığını ortadan kaldıran bir olgu olmayıp ancak istenebilirliğine engel oluşturacağını, borcun zamanaşımına uğradığı hususu ancak alacağın tahsili için başvurulduğunda ileri sürülebilecek yasal bir kurum olup borç zamanaşımına uğrasa dahi eksik borç mahiyetinde varlığını devam ettirdiğini, davacının borcun zamanaşımına uğradığı iddiası ile maddi hukuk bakımından borçsuzluğunun tespitini istemesi halinde ortada korunacak hukuki bir yararın söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkili Birlik tarafından davacı aleyhine söz konusu faiz borcu dolayısı ile herhangi icra takibinde bulunulmadığını, icra takibi yapıldığında zaman aşımı definde bulunarak takibi durdurabilme imkânına her daim sahip olduğunu, Yargıtay kararlarında da ortaklık devam ettiği sürece zamanaşımına uğramayacağının kabul edildiğini, davacı tarafın yapmış olduğu ödemelerin zaman aşımını kesmesi hususunun Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/573 E. sayılı dosyası kapsamında bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararında dikkate alınmadığını,
Davacı kooperatifin, birlik ortaklığından doğan tüm haklarının kendisine iade edildiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, üst birlik ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubuyla kalan 187,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,
4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
10.07.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza