İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1113 K.2025/1097

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1113 📋 K. 2025/1097 📅 19.06.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1113
KARAR NO: 2025/1097
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2025 tarihli ara karar
NUMARASI: 2025/245 2025/354
DAVANIN KONUSU: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Taraflar arasında görülen ticaret sicil memurunun kararına itiraz talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 16.04.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe davalıya, Gaziosmanpaşa ... Noterliğinnin 21.03.2025 tarih ve ... yevmiye ile onaylı 21.03.2025 tarihli genel kurul kararının geçici ve kesin tescili ile ilanının yapılmasına ilişkin başvuruda bulunulduğunu, davalının 27.03.2025 tarihli iade kararı ile olağanüstü genel kurul toplantısında tek pay sahibi olan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığını temsile ve oy kullanmaya yetkili olarak ...'ın belirlenmesine ilişkin meclis karanının ibraz edilmesi gerektiği belirtilerek genel kurulun tescili talebinin reddedildiğini, işlemin üçüncü kişilere yönelik işlem yapılmasını gerektirmesi nedeniyle tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkili şirket, üçüncü şahıslar ve kamu açısından telafisi imkansız zararlar doğmaması için temsil yetkisine ilişkin genel kurul kararının geçici olarak tescili yönünde tedbir kararı verilmesine, davalının ... numaralı ve 28.03.2025 tarihli ret kararının kaldırılarak iptali ile genel kurul kararının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 16.04.2025 tarihli ara kararla; "...HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış,ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, 'uyuşmazlık konusu hakkında' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877). Yukarıda etraflıca anlatılan ilkeler ve mevzuat hükümleri ışığında tüm dosya kapsamı tetkik edildiğinde; dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "...davalının tahakkuk numarası ... ve 28.03.2025 tarihli RET kararının kaldırılarak iptali ile, Gaziosmanpaşa ... Noterliğince 21/03/2025 tarih ve ... yevmiye sayı ile onaylı 21/03/2025 tarihli genel kurul kararının Ticaret Sicil Gazetesinde TESCİL VE İLANINA şeklinde talepte bulunulduğu, tedbir talebinin ise "İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünün 28.03.2025 tarihli ve ... Tahakkuk numaralı ret kararının kaldırılılarak İPTALİ ile birlikte; T.C. Gaziosmanpaşa ... Noterliğince 21/03/2025 tarih ve ... yevmiye sayı ile onaylı 21/03/2025 tarihli genel kurul kararının TEDBİREN geçici tescil ve ilanına, ilişkin olduğu, dava konusu asıl talep ile tedbir talebi arasındaki yegane farkın genel kurul kararının tescil ve ilan talebinin geçici olarak istenmesi olduğu, bu durumda tedbir talebinin doğrudan davanın esasını çözmeye matuf olduğu ve davanın esasına ilişkin uyuşmazlığı çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesinin HMK'nın 389 ve devamı maddelerine aykırılık teşkil edeceği kanaatiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine, taraf teşkili sağlandığında, cevap dilekçesi sunulduğunda ve taraf delilleri toplanıldığında taraflarca talep edilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 396. Maddesi uyarınca ön inceleme duruşmasında tekrar değerlendirilmesine..."gerekçesiyle, davanın esasını çözer mahiyetteki tedbir talebinin reddine, talebin delillerin toplanmasından sonra ön inceleme duruşmasında tekrar değerlendirilmesine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 6102 sayılı TTK' hükümlerine göre Gaziosmanpaşa Belediyesinin iştiraki olarak kurulduğunu, 696 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname kapsamında Gaziosmanpaşa Belediyesi'ne personel istihdamı sağladığını, belediyenin tüm personelinin özlük işlerinin müvekkilince yerine getirildiğini, müvekkilinin Gaziosmanpaşa .... Noterliğince 21.03.2025 tarih ve ... yevmiye sayı ile onaylı 21.03.2025 tarihli genel kurul kararının geçici ve kesin tescilinin yapılması için davalıya başvurduğunu, davalının 27.03.2025 tarihli kararı ile talebi reddettiğini, kararın tescil edilmemesinin sicilin güven ilkesine göre üçüncü kişilerin zararına neden olacağını, tescili istenilen kararın şirketin yönetim kurulu atanmasına ve temsil iltizam yetkilerinin belirlenmesine ilişkin olduğunu, bu hali ile müvekkilinin üçüncü kişilerle işlem yapamayacağını, davalının benzer nitelikli işlemlerine yönelik kararlarının mahkemelerce iptal edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 34. maddesi gereğince ticaret sicil memurunun kararına karşı itiraz istemine ilişkindir. İstinaf ise tescili istenen kararın geçici tescili isteminin reddine ilişkin 16.04.2025 tarihli ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 16.04.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dosyasının istinaf incelemesine gönderilmesi aşamasında, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 23.05.2023 tarihinde davanın kabulü ile davalının yaptığı işlemin iptaline ve davacı şirketin genel kurul kararının ilanına karar verilmiştir. Bu durumda uyuşmazlık mahkemenin nihai kararı ile sonuçlandığından, bu kararın kesinleşmesi hâlinde hükmün infazı mümkün olacağı gibi, hükmün istinaf edilmesi hâlinde ise istinaf mahkemesinden tedbir veya istinaf incelemesinin öncelikle yapılması talep edilebilecektir.Hal böyle olunca, esas dava hakkında karar verilmiş olduğu gözetildiğinde, istinafa konu önceki ara karar yönünden istinaf incelemesinin konusuz kalması nedeniyle, istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 362/1.f maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025