İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1738 K.2025/1594
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA No : 2025/1738
KARAR NO : 2025/1594
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25.06.2025 tarihli ara karar.
NUMARASI : 2025/407 E.
DAVANIN KONUSU: Tespit
Taraflar arasında görülen tespit-hissenin pay defterine kaydı talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 25.06.2025 tarihli ara karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde özetle; uzman kişilerce düzenlenen mütalaa uyarınca müvekkili ...'a ait hisselerin gayri hukuki yollarla elinden alarak kardeşleri davacılar ... ...'e geçirmeye çalışan ... ... ve belirlenecek diğer şüpheliler hakkında resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma sayısının 2025/74120 olduğunu, mütalaada ve özellikle mütalaanın cevap 6-a bölümünde ayrıntısıyla açıklanan ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ'nin ilmuhaber hisse senedinin sahteliğinden dolayı HMK 375/1-d fıkrasına göre İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/33 Esas, 2021/734 Karar sayılı kararının yargılamanın iadesinin istenmesi için kanunda belirtildiği üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/74120 Sor.No'lu ceza soruşturması sonucu bekleneceğini, Yargıtay dosyası karara çıktığı için hak düşürücü sürenin başlaması için şimdilik sadece mütalaadaki tespitler çerçevesinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/33 E. 2021/734 Karar sayılı kararının HMK 375/1-h fıkrasına göre yargılamasının iadesinin istendiğini, ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ'nin sadece kuruluşta bastırılan ve yüzde 40'ı müvekkilinde bulunan sadece şirket kuruluşundaki hâmiline hisse senedi bulunduğunu, kuruluştan müvekkili ile ihtilafın başladığı boşanmaya kadar bütün genel kurullarda hamiline hisse senedi bastırılması şeklinde genel kurul tarafından yönetim kuruluna direktif verilmesine rağmen şirket yönetimi, şirkette kuruluş hisse senetleri dışında hamiline veya nama yazılı olacak şekilde hisse senedi bastırmadığını, hisseler kuruluş aşamasındaki hamiline hisse senetlerinin el değiştirmesi ve pay defterinde devreden, devralan, devredilen hisse miktarı kaydedilerek çıplak paylar olarak devredilegeldiğini, müvekkili ..., resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiği ilmuhaber hisse senedi gerekçe yapılarak üvey çocukları ... Ve ... tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında kendisine dava açılana kadar ticaret sicilinde, genel kurul tutanaklarında, şirket pay defterlerinde itirazsız ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ'nin yüzde 40 ortağı bulunduğunu, müvekkilinin Kemal ...'a 2013 yılında boşanma davası açtıktan sonra eski eşi ve üvey çocukları ile husumet yaşamaya başladığını, adı geçen kişilerin müvekkilin aile şirketlerindeki hisselerini ve haklarını yok saydığını, müvekkilini ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ adlı şirketten de atmak için her türlü girişimde bulunduklarını, son olarak da 10 yıldır ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ genel kurul hazirun tutanaklarında, şirket pay defterinde müvekkile ait gözüken yüzde 40 payın, müvekkiline yanlışlıkla kaydedildiğini, en başından beri bu yüzde 40 payın kendilerine ait olduğunu iddia ettiklerini, eski aile üyelerinin müvekkilline pay defterinde hisseleri devreden şirketlerin, yüzde 40 orandaki hisselerinin aslında resmi evrakta sahtecilik suçuna konu ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ ilmuhaber hisse senediyle kendilerine geçmişte devrettiğini iddia ettiklerini, buna delil olarak da eski eş ve aile üyelerinin imzalarını taşıyan geçmişe dönük sonradan hazırlanan sıradan kağıtla kolaylıkla hazırlanabilecek yetkili matbaada basılmamış nama yazılı ilmuhaber hisse senetlerini gösterdiklerini, dört farklı aile şirketinde de, aynı kişiler, aynı yöntemle, aynı anda, aynı iddiada bulunarak müvekkilinin bu dört şirketteki hisselerini almaya çalıştıklarını, davacıların bu belgeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022/35Esas sayılı dosyasında görülen davada davayı kazandıklarını, mütalaayla ortaya çıkan resmi evrakta sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık yöntemiyle mahkeme ve kendisine karşı kullanılan hileyi müvekkilinin bu mütalaayla yeni fark ettiğini, kıymetli evrak niteliğinde olan ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ geçici ilmühaber hisse senedinde Üsküdar Eğitim Hizmetleri ve Ticaret AŞ kaşesinde, o dönem yetkili olmayan kişi olan ... ... tarafından atılan imza ile oluşan resmi evrakta sahtecilik fiili ile bu sahte evrakın ... ... tarafından kardeşleri ... Ve ...'ye teslim edilmesi sonucunda müvekkilinin yüzde 40 hissesini kaybetmesi ile oluşan dolandırıcılık eylemi ile oluşan mahkemeye ve müvekkiline karşı hile eyleminin, huzurdaki dosyada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/35 Esas sayılı dosyasında veya herhangi başka bir soruşturma veya dava dosyasında konu edilmediğini, tartışılmadığını ileri sürerek, öncelikle davalı şirkete ve İstanbul Ticaret odasına yazı yazılarak; yargılamanın iadesinin istendiği karar ile ... Ve ...'ye geçen ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ'nin yüzde 40 hissesinin işbu başvuru sonuçlanana kadar tedbiren devredilemeyeceğinin şirket karar defteri ile pay defterine işlenmesine ve ilgili yerlerde ilan edilmesinine, bu talep kabul edilmezse davalı şirkete ve İstanbul Ticaret odasına yazı yazılarak "Davacı ... Ve ...'ye ait yüzde 40 hissesi davalıdır" şerhinin şirket karar defteri ile pay defterine işlenmesine ve ilgili yerlerde ilan edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/33 E. 2021/734 Karar sayılı kararının HMK 375/1-h fıkrasına göre yargılamasının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, savunmasında özetle; İstanbul BAM 14.HD.nin kararına karşı yapılan yargılanmanın iadesi talebinin 11.04.2025 tarihli ek karar ile reddine karar verildiğini ve yargılanmanın iadesi şartlarının oluşmadığını belirterek davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince 25.06.2025 tarihli ara kararda özetle; "...Mahkememizin 12/06/2025 tarihli tensip tutanağının 6 numaralı ara kararı ile "Yargılamanın iadesini talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin eksik harç, gider avansı, savcılık dosyası ve dava dilekçesi ekinde sunulmayan uzman görüşü ile diğer belgeler sunulduğunda değerlendirilmesine" karar verildiği ve yargılamanın iadesini talep eden vekilinin eksik harcı, gider avansını yatırdığı, uzman görüşünü sunduğu, savcılık dosyasının Mahkememiz dosyasına geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2019/33 E.sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememizin 11.11.2021 tarih ve 2019/33 Esas - 2021/734 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve karar davacılar vekili tarafından İstinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarih ve 2022/35 Esas - 2023/1817 Karar sayılı ilamı ile; Mahkememiz kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.HD.nin 13.02.2024 tarih ve 2024/37 E., 2025/883 K. sayılı ilamı istinaf kararının onandığı ve BAM kararının 13.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Yargılanmanın iadesi HMK.nın 374 ve devamı maddelerinde düzenlemiş kesin olarak verilen veya kesinleşmiş Mahkeme kararlarına karşı gidilen, şartları sınırlı olarak sayılmış, süresi ve usulü ayrıca düzenlenmiş olağanüstü bir kanun yoludur.Yargılanmanın iadesi ile ilgili yasal mevzuat, yargılanmanın iadesini talep eden vekilinin ileri sürdüğü husus, dosya kapsamı, sunulan mütalaa, savcılık dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce davanın reddine dair verilen kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kaldırılarak ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın onandığı ve kesinleştiği, yargılamada hile yapıldığının ileri sürüldüğü ve buna ilişkin savcılık soruşturmasının beklenmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü ve soruşturma dosyasının henüz sonuçlanmadığı, bu aşamada kesinleşmiş bir hilenin ispat edilemediği, uzman görüşünün de tek başına hilenin ispatı ve kesinleşmiş bir Mahkeme kararının tedbir yoluyla uygulanmasının durdurulması için yeterli olmadığı anlaşıldığından yargılamanın iadesini talep eden ... vekilinin tüm ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesiyle, yargılamanın iadesini talep eden ... vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sunulan bilimsel mütaaladan anlaşılacağı üzere hilenin ve suçun varlığının açık olduğunu, bu hile ile söz konusu davanın kazanıldığını, suça ilişkin İstanbul Cumhuriyet Savcılığı 2025/74120 sor.no dosyası ile savcılık incelemesi başlatıldığını, bu sebeple çekişmeli olan %40 hisseye ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ'nin geçici ilmühaber hisse senedinde Üsküdar Eğitim Hizmetleri ve Ticaret AŞ kaşesinde o dönem yetkili olmayan kişi olan ... ... tarafından atılan imza ile oluşan resmi evrakta sahtecilik fiili ile bu sahte evrakın ... ... tarafından kardeşleri ... Ve ...'ye teslim edilmesi sonucunda, müvekkilinin yüzde 40 hissesini kaybetmesine ilişkin dolandırıcılık eylemi ve müvekkiline karşı hile eylemi ile söz konusu dava süreçlerinin yürütüldüğünü, söz konusu işlemlere ilişkin suç duyurusunun yapıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/74120 de halen soruşturma devam ettiğini, bu sebeple savcılıkça devam eden yargılama olduğundan bahisle söz konusu hisselere ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, belirtmek gerekir ki her ne kadar ihtiyati tedbir gereklilikse de mahkemenin gerekli görmemesi halinde en azından bu hisselere ilişkin davalıdır şerhinin işlenmesine dair karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu hile ve sahtecilik, dolandırıcılık suçları ile kazanılan davaya ve %40 hisseye ilişkin söz konusu suça ilişkin araştırma yapıldığı ve suçun sabit olması durumunda müvekkilinin mağduriyetinin ortaya çıkacağı bu hali ile şuanda dahi söz konusu yargılama devam ederken %40 hisse açıkça çekişmeli olduğundan ve sunulan mütaaladan açıkça suçun varlığı aşikar olduğundan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve bu talebi reddeden ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına aksi kanaatte ise en azından %40 hisseye ilişkin davalıdır şerhinin işlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, HMK'nın 374 vd. maddeleri gereğince yargılamanın iadesi istemine istemine; istinaf, ihtiyati tedbir isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 25.06.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamının incelenmesinden; İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/33 Esas sayılı dosyası ile davacılar ... ve ... tarafından davalı ... ve ... İnş. Emlak Tur. Ve Tic. AŞ aleyhine açılan davada ... İnşaat Emlak Turizm ve Ticaret AŞ'nin davalı adına kayıtlı %40 hissesinin, davalı ...'a devrinin yokluğunun, hükümsüzlüğünün ve hisselerin taraflarına aidiyetinin tespitine, davaya konu % 40 hissenin, % 20'sinin ... adına, diğer %20’sinin ise ... adına pay defterine kaydı ile ortaklığının devamına, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, hisse bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece dvanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2023 tarihli ve 2022/35 Esas, 2023/1817 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı yanca temyiz edilmesi üzerine Dairemiz kararının Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.02.2024 tarih ve 2024/37 Esas, 2025/883 Karar sayılı kararı ile onandığı, kararın 13.02.2024 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine davalı ... tarafından HMK'nın 375/1-h maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği, mahkemece yeni esasa kaydı yapılan bu talep üzerine yapılan yargılama sırasında davalı ...'ın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 25.06.2025 tarihli ara kararın verildiği, bu ara karara karşı yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı ... vekilince istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.Davalı ... vekilinin yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde uzman mütalaasına ve savcılık soruşturma dosyasına dayandığı, davacıların davanın kabulünü sağladıkları nama yazılı ilmuhaber hisse senetlerinin sahte olduğunu ileri sürdüğü, bu sebeple yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, ayrıca ... Ve ...'ye geçen ... İnş. Eml. Tur. ve Tic. AŞ'nin yüzde 40 hissesinin tedbiren devredilemeyeceğinin şirket karar defteri ile pay defterine işlenmesi, ilan edilmesi, bu talep kabul edilmezse davalı şirkete ve İstanbul Ticaret odasına yazı yazılarak ''... Ve ...'ye ait yüzde 40 hissesi davalıdır" şerhinin şirket karar defteri ile pay defterine işlenmesi ve ilan edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmektedir. Yargılanmanın yenilenmesi talebi HMK'nın 375/1-h maddesine göre lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli davranışta bulunması sebebine dayanmaktadır. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise '' Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. Somut olayda, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği tarih itibariyle soruşturma dosyası ve mütalaanın yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı anlaşıldığından tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 25.06.2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, yargılamanın iadesini isteyen davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, yargılamanın iadesini isteyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.10.2025
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3. maddeleri gereğince karar kesindir.