İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2202 K.2023/2101
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2202
KARAR NO : 2023/2101
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2023 (Ara Karar) - 25/10/2023 (Ara Karar)
NUMARASI : 2023/469 Esas - 2023/766 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
TALEP : İhtiyati Tedbir/İhtiyati Tedbir Kararının Kaldırılması
BAM KARAR TARİHİ : 27/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2023 ara karar - 25/10/2023 ara karar tarihli ve 2023/469 Esas - 2023/766 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP:
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalıların kötü niyetle hareket ederek şirkete ait araç ve gayrımenkullerin "haraç mezat" satmaya ve şirketin içinin boşaltılmaya devam ettiklerini, uzun sürecek yargılama sonucu şirkette hiçbir varlığın kalmayabileceğini, semeresiz kalmış bir talebin gelecekte verilecek adil bir kararın etkisini de yok edebileceğini, şirkete ait ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölümün değerinin altında ve genel kuruldan yetki alınmaksızın satıldığını, yine şirkete ait ..., ..., ..., ... plaka sayılı araçların değerinin altında satıldığını, müvekkilinin dava konusu olan tahrifat ile yok edilen hisselerinin üçüncü şahıslara satılması ihtimali de bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 30/12/2022 tarihli genel kurul toplantısında diğer şirket ortakları ... ve ... tarafından davalı şirketin pay defterinde tahrifat yapılmak suretiyle düzenlenen hazır bulunanlar listesinde yer alan gerçeğe aykırı ve konusu suç teşkil eden pay, adet ve oranları ile alınan yok hükmündeki kararların TTK'nun 449.maddesi uyarınca yürütmesinin durdurulmasına, hisselerin ve şirkete ait gayrimenkullerin üçüncü kişilere devrinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden/davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ileri sürdüğü vekaletname ve yetki belgesi ile genel kurula alınmadığı ve kararın uygun nisapla tesis edilmediği iddialarının hukuken yerinde olmadığını, dolayısıyla davanın esasına dair haklılık durumunun ispat edilemediğini, böylece ihtiyati tedbir şartının gerçekleşmediğini, mahkemenin şirketin ticari kararlarına müdahale etmemesi ve yerindelik denetimi yapmaması gerektiğini, tedbir kararının gerekçesinde yer alan genel kurula ait bir yetkinin yönetim kurula verilmesi ifadesi ile neyin kastedildiğinin belirsiz olduğunu, davacıdan teminat alınmamasının yerinde olmadığını bildirerek, 23/08/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 29/09/2023 TARİHLİ ARA KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Şirket ortaklarının kardeş olmalarına, taraflar arasında pay miktarlarının ihtilafı ile ilgili davanın açılmış bulunmasına, ihtilaflı olan payların aidiyetine dair iddiaların incelemeler sonucunda belirlenmesinin mümkün oluşuna, olayın özelliklerine ve şartlarına, ölçülülük ilkesine, genel kurul kararlarının kapsamına ve mahiyetine, davacının yürütmenin durdurulması talebi ile birlikte hükümle elde edilecek sonucu önceden sağlar şekilde tedbir kararı verilmesinin mümkün olmamasına göre, tarafların menfaat dengeleri ve mahkememizce verilen 23/08/2023 tarihli ara karar kapsamı da dikkate alınarak yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde HMK'nun 389 vd.madde hükümlerinde öngörülen şartların gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davacı vekilinin tedbir taleplerinin REDDİNE karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 25/10/2023 TARİHLİ ARA KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizce 23/08/2023 tarihinde "İptali istenilen 10.07.2023 tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu gündem maddesinin (4) numaralı bendinde yönetim kuruluna verilen yetki ile şirketin maliki olduğu ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel'de kayıtlı taşınmazın satılarak yeni yatırımlar için kaynak yaratılması gibi hususlarda tasarrufta bulunması yetkisinin, dava konusu genel kurul toplantısında genel kurula ait yetkinin yönetim kuruluna devredilmesi şeklinde alındığı, bu doğrultuda hukuk kurallarına aykırı olduğu hususlarının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı, sözü edilen dava konusu genel kurul kararının icrasının geri bırakılmaması halinde şirket tüzel kişiliği ve ortakları ile üçüncü kişiler yönünden ağır ve telafisi güç zararların doğma ihtimali bulunduğu" gerekçesiyle sözü edilen genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verildiği, kararın usule ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığı..." gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbire vaki itirazının REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilileri tarafından kötü niyetle hareket edilerek şirket adına tescilli taşınmaz ve araçların satıldığını ve şirketin içinin boşaltıldığını, uzun sürecek yargılama sonucu şirkette hiç bir varlık kalmayacağını, davalının söz konusu varlıkların ne kadara satıldığı ile ilgili hiç bir bilgi veya belge sunmadığını, davalı tarafından satılan şirket varlıklarına ilişkin noter ve tapu evraklarının sunulmadığını, karşı taraf, söz konusu araçların ihale yöntemiyle ve gayrimenkulün ise emlakçı aracılığıyla satıldığını öne sürmüşse de, bu varlıkların değerinin çok altında ve yok pahasına sattığından, karşı tarafça ilgili varlıkların satış fiyatlarının gizlendiğini, hukuka aykırı olarak tesis edilen şirket yönetimi tarafından, şirketin içinin boşaltılmaya devam edildiğini ve şirket varlıklarının yok pahasına değerlerinin çok altında satıldığını, davalı şirkette, müvekkilinin hisselerinin tahrifat ile yok edildiğini, yerel mahkemenin 29/09/2023 tarihli ara kararının, 23/08/2023 tarihli ara kararı ile çeliştiğini, şirket yönetimi tarafından genel kuruldan yetki alınmaksızın şirket malvarlığının ederinin altında ve peyderpey satıldığını, işbu davalı şirketin 10.07.2023 tarihli genel kurulunun 7 no.lu gündem maddesinde alınan şirketin maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı fabrika binasının satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine dair kararın TTK m. 538/2 hükmünün atfıyla tabi olduğu TTK m. 421/3 hükmündeki karar nisabıyla alınmamış olması nedeniyle yoklukla sakat olduğunun tespiti ile yargılama boyunca ihtiyati tedbir ile TTK 449. Madde uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiğini, 29.09.2023 tarihli ara karar ile taleplerinin reddedildiğini, şirket ortaklarının kardeş olmalarının, toplumsal bakış açısıyla durumu daha da vahim hale getirdiğini, şirket ortaklarının kardeş olmalarının tedbir taleplerinin reddine gerekçe oluş nedenini anlamadıklarını, her ne kadar şirket ortakları arasında pay miktarları yönünden ihtilaf olsa da, bu ihtilaflı pay adetlerinin bilindiğini, müvekkili ile diğer şirket ortaklarının müşterek babası müteveffa ... tarafından sağlığında müvekkiline yapılan 10.01.2017 tarihli 1.489.600 TL değerinde 148.960 adet şirket payının müvekkiline devrine ilişkin pay defteri kayıtlarının diğer şirket ortakları ... ve ... tarafından pay defterinde tahrifat yapılmak suretiyle çizilerek müvekkilin şirketteki pay oranı %33,33’e düşürüldüğünü, hali hazırdaki pay defterinin kayıtları usulsüz ve hukuka aykırı olduğundan, söz konusu pay defteri kayıtlarının silinmesi ve pay defteri kayıtlarının müvekkili ...’in şirket sermayenin %52,49’una tekabül edecek şekilde 279.247 adet paya sahip olduğu şeklinde düzeltilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 23/08/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, itirazları sonucunda 25/10/2023 tarihli ara kararın verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından 7 numaralı gündem maddesi hakkında karar verilmesi ve dava konusu edilen kararın yürütmesinin durdurulmasının talep edildiğini, davacının diğer gündem maddelerine ilişkin bir talebinin bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından 7 numaralı gündem maddesinin hükümsüzlüğü ileri sürülürken sadece “TTK m.538/2 hükmünün atfıyla tabi olduğu TTK m.421/3 hükmündeki karar nisabıyla alınmamış olması” sebebine dayanıldığını, bu nedenle davacının davanın esası bakımından haklılığı hususundaki değerlendirmelerin bu kapsamda yapılması gerektiğini, davanın esası bakımından yaklaşık ölçüde bir haklılığın ispatının söz konusu olmadığını, yetki belgesiyle genel kurula katılmanın mümkün olmadığını, davacının usulüne uygun bir vekaletname ibraz ederek katılmadığı ve muhalefetini tutanağa yazdırmadığını, genel kurulda alınan kararlara karşı hükümsüzlük iddiasının bulunmasının mümkün olmadığını, TTK. m.538/2 atfıyla TTK m.421/3 hükmünün faaliyetine devam eden şirketler bakımından uygulanamayacağını, davacının hukuki sebep olarak dayandığı iki hususunda haksız olduğunu, bu bakımdan tedbir kararı verilmesinin yerinde olmadığını, tedbir kararı verilmemesi halinde dava sonucunda doğacak bir zarar olmadığını, ancak tedbir kararı devam ederse telafisi olmayan zararların doğacağını, yapılacak yargısal denetiminin yerindelik denetimi olmadığını, şirketin nasıl büyüyeceğine, neyi satacağına şirketin karar vermesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararında her ne kadar tedbir kararında "genel kurula ait bir yetkinin yönetim kurulana devredilmesi" şeklinde alındığı ve hukuka uygun olmayacağının belirtilmiş ise de, kararın özel nitelikli bir kısım tasarruflar için yönetim kuruluna temsil yetkisi verilmesini konu aldığını belirterek, yerel mahkeme kararının 25/10/2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, davalı şirketin 10.07.2023 tarihli genel kurulunda 7. gündem maddesinde alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespiti istemli davada; mahkemece verilen 29.09.2023 ve 25.10.2023 tarihli ara kararlarının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; 29.09.2023 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, yine 25.10.2023 tarihli ara karar ile de davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, 29.09.2023 tarihli ara karar davacı vekili tarafından, 25.10.2023 tarihli ara karar ise davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ara kararlar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
29.09.2023 tarihli ara karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde;
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, yaklaşık ispatın sağlanamamış olup nihai hükümle elde edilecek sonucun tedbir kararı ile önceden sağlanmasının da mümkün bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karar doğru bulunmuş, davacı/itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri ise yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
25.10.2023 tarihli ara karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde;
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, iptali istenilen 10.07.2023 tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu gündem maddesinin (4) numaralı bendinde yönetim kuruluna verilen yetki ile davalı şirketin maliki olduğu ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel'de kayıtlı taşınmazın satılarak yeni yatırımlar için kaynak yaratılması gibi hususlarda tasarrufta bulunulması yetkisine dair alınan genel kurul kararının icrasının geri bırakılmaması halinde şirket tüzel kişiliği ve ortakları ile üçüncü kişiler yönünden ağır ve telafisi güç zararların doğma ihtimali bulunduğu anlaşılmasına göre, bu aşamada mahkemece verilen ara karar doğru bulunmuş, davalı/itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri ise yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddi gerekerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir kararı talep eden davacı ve ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekillerinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/469 Esas - 2023/766 Karar ve 29/09/2023 tarihli - 25/10/2023 tarihli ara kararlarına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; ihtiyati tedbir talep eden davacı istinafı yönünden; alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
7-Davacı tarafın sunduğu davadan feragat beyanının, dosya esas yönünden Dairemize gelmediğinden feragat konusunda ve tedbirlerin kaldırılması talebi hususunda Mahkemesince değerlendirme yapılmasına,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023