Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/267 K.2022/661
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/267 Esas
KARAR NO : 2022/661
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 06/04/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİnin şirket ortaklarından ...'in vefat etmiş olması sebebi ile mirasçısı ... (TCKN:...) adına 42 hisse adedi ve sermayesi 1050,00 TL olan pay intikal ettiğini, ...'in de vefat etmiş olması sebebi ile hissesine karşılık gelen 42 payın, intikal işlemlerinin yapılabilmesi adına mirasçılarına ulaşılamadığını, ...'in yasal mirasçılarına müvekkili şirket ulaşamadığını, mirasçılarından bir kaçına telefon ile ulaşılmaya çalışılığını, veraset ilamının alınarak hisse devirlerinin yapılması adına görüşmeler sağlandığını ancak ulaşılabilen mirasçılar tarafından bu işlemleri gerçekleştirmeyeceklerinin söylendiğini, ...'in mirasçılarından hiçbiri intikal işlemleri için müvekkil şirketle muhatap olmadıklarını, bu durum müvekkil şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, müvekkili şirketin ...'in hissesine karşılık gelen pay hakkında işlem yapamadığını ve girişimlerden sonuç alamadığını, Adana Ticaret Odasında hiçbir işlem tesis edemediğini, müvekkilinin şirketin ortakları, aralarında pay devri işlemi yapmak için Adana Ticaret Odası'na müracaat ettiğinde, ...'in hissesinin, mirasçılarına intikal edilmemiş olması sebebiyle ortaklar arasında pay devri ve de başkaca işlem yapılamayacağı bilgisi verildiğini, mağduriyetin ortadan kalkması için ...'in hissesine karşılık gelen 42 hisse adedi ve 1050 TL'lik payına kayyım atanmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, payın resmi tasfiyesi için ...'nın kayyım olarak atanmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; kayyum tayinine ilişkin olup, davacı şirket ortaklarından ...'in hissesine karşılık gelen 42 hisse adedi ve sermayesi 1.050,00 TL olan payın resmi tasfiyesi için kayyum atanması talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; davanın kayyum tayinine ilişkin olup, mahkememizce görevin dava şartı olması sebebi ile öncelikle görevli mahkeme olup olmadığımız hususunda irdeleme yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde; "Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar:
1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,
2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,
3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,
4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa." düzenlemesi mevcuttur.
Dava dilekçesinde, pay sahiplerinden birinin vefatı sebebiyle mirasçının payının resmi tasfiyesi için kayyım atanması talep edilmiş olup, kayyımlık müessesesinin Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olduğu, açılan davanın TTK kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmaması nedeniyle davaya bakmaya mahkememiz görevli olmayıp Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 2 Hukuk Dairesinin 2010/22588 esas, 2011/12782 karar sayılı ilamı) HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4- İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;
Dair, tarafa kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/06/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.