Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1887 K.2025/833
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1887
KARAR NO : 2025/833
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2024
NUMARASI : ... Esas ve ... Karar
DAVACILAR : 1-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacıların murisi olan ...'ın yaklaşık 40 yıldır ... Bulvarı üzerinde bulunan ... Çiçekçilik isimli işyerinin sahibi ve kardeşi ... ile birlikte işletmecisi iken yaklaşık 12 yıl önce davalı ve icra takiplerinde alacaklı olarak görünen ...'in oğlu olan ... isimli şahıs ile tanıştığını, bu kişinin önceleri ...'ı tehdit, hile ve birtakım uyuşturucu madde verilmek suretiyle yüksek meblağlı senetler aldığını, bu bedelsiz senetler ile aslında borçlu olmayan müvekkilleri aleyhine icra takipleri başlattığını, bu icra takiplerinin .... İcra Müdürlüğünün ..., ..., ... Esas, .... İcra müdürlüğünün ..., ... Esas, ... Esas sayılı dosyalar olduğunu, müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan muris ...'ın davalının oğlu ile tanıştığını, davalının oğlunun Ümit'i çok karlı bir yemekçilik şirketi işi kurma vaadi ile iyi niyetinden ve bu konudaki tecrübesizliğinden faydalanarak hile ile aslında olmayan bir borcu doğuracak şekilde muvaazalı işlemlerle, elinden senetler ve çekler aldığını, davalının oğlunun aldığı senet ve çeklerin geçersiz olduğunu ve illegal yollardan alındığını bildiğinden alacaklı olarak annesini gösterdiğini, davalı ...'in hiç bir işi mesleği olmayan ve ev hanımı sıfatı ile yaşayan bir kişi olduğunu, ... ile ... arasında hiçbir hukuki ilişki olmayıp, verildiği belirtilen ve karşılığında senet alınan paralarla ilgili bir bağlantı da bulunmadığını, ...'ın 2016 yılı yaz aylarında akciğer zarı kanserine yakalandığını, tedavi sırasında doktorlar ciğerlerinde yüksek miktarda asbest kalıntısı olduğunu, bunun ancak sürekli boya, tiner, uyuşturucu maddeleri koklaması halinde oluşacağını belirttiklerini ve 09/02/2017 tarihinde muris Ümit'in uyuşturucu madde koklamaları sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle vefat ettiğini, davanın kabulü ile davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın müvekkiline senet düzenleyip verdiğini, senetlerin zamanında ödenmemesi üzerine icra takipleri yapıldığını, senetlerin hepsinin bedelinin mevcut olduğunu, icra takiplerinden önce davacıların murisinin taşınmazlarını davacıların üzerine devrettiğini, bu nedenle .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtıklarını, yargılama sırasında müvekkili Leyla'nın muris Ümit'e uyuşturucu madde vererek zorla senet imzalattığı iddiasında bulunulduğunu ve bu hususta davacılar tarafından C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, Adana C.Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, borçlunun ... olduğunun anlaşıldığını, dosyaya sunulan veraset ilamında ...'ın 11/02/2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçı olarak ..., ... ve ...'ın kaldığının anlaşıldığını, davacılar borçlu ...'ın mirasçılarının olmadığını, bu nedenle eldeki menfi tespit davasında davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...,...'dan aldığı çeki ...'a ödetmiş olup bu hususun araştırılması gerektiğini, ayrıca ...'ın çeklerini alan ... isimli şahsın bu alacağı Av. Mehmet vasıtası ile ...'dan 70.000.TL bedelle tahsil ettiğinin araştırılması gerektiğini, bunlarla ilgili tüm delillerin Adana Cumhuriyet Başsavcılığı dosyalarında mevcut olup, bu kişiler hakkında verilen dilekçelerle şüpheli sıfatı ile soruşturmanın başlatıldığını, yapılan soruşturma kapsamında ise durumun hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu sonucuna varıldığını, savcılıktan alınan bu cevap ile sayın mahkemede dava açma zaruretini doğurduğunu, müvekkillerin murisi ...'ı tehdit, hile ve birtakım uyuşturucu madde verilmek suretiyle yukarıda saydılan yüksek meblağlı bedelsiz senetlerin, müvekkillerinin murisi ...'ı tehdit, hile ve birtakım uyuşturucu madde verilmek suretiyle elinden alındığına yönelik tanıkların mevcut olduğunu, sayın mahkemece duruşma açılması halinde dinlenilmelerini de talep etmiş olup, mahkemece yapılacak yargılamada sübuta ereceği üzere icra takibinde kullanılan mezkur senet ve çekler hile ile ölen ...'dan alınmış olduğunu ve hukuken geçersiz olduğunu, kaldı ki; bu senetler ve çekler tamamen hayali düzenlendiğini ve ölen muris ...'ın iradesi fesada uğratılarak gerek kendisine verilen uyuşturucu maddeler gerekse boş vaatlerle hile yapılarak kandırılmış olduğunu ve bu şekilde geçersiz olan bu evrakların icraya konmuş olduğunu, icraya konan senetlerdeki imzanın muris ...'a ait olmadığı tarafça bildirilmiş olup ancak bu hususta imza incelemesinin yaptırılmadığını, sayın mahkemece özellikle tüm icra takip dosyalarında borç vesikası olarak gösterilen senetlerin ...'a ait olup olmadığının incelenmesi halinde bu imzaların geçersiz olduğunu ve dolayısıyla böyle bir borcun olmadığını ortaya çıkacak olduğunu, davacılar bakımından davalılar dava konusu bono ve çekler ile olmayan borç yaratarak icra takibi başlatılmış olup talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa dava konusu yapılan bonoların suç mahsulü olduğunu, bu nedenlerden dolayı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... karar ve 12.06.2024 tarihli usul yönünden müvekkilinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile, davacılardan ... dava konusu hukuki işlemlerin tarafı ... ise ölen borçlunun annesi olarak mirası reddedildiğinde mirasçı olan kişi olduğu nazara alınarak, verilen red kararına karşı istinaf başvurusunun sunulması ile yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ilgili kararın kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Menfi Tespit" talebine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davacıların murisi ...'ın yaklaşık oniki yıl önce davalı ...'in oğlu ... ile tanıştığı, bu kişinin murisi tehdit, hile ve uyuşturucu madde verilmek suretiyle elinden aldığı yüksek meblağlı senetler ile icra takipleri başlatıldığını, dava dışı ...'nin bu senet ve çeklerin geçersiz olduğunu bildiği için alacaklı olarak annesi ...'in gösterildiğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise senetlerin hepsinin bedelinin mevcut olduğunu, senetlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle icra takipleri yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacılar tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyaları ve bu takip dosyalarının dayanağı olan bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, davaya konu icra takip dosyaları ve takip dayanağı bonolarda borçlunun ... olduğu, dosya kapsamında bulunan .... Noterliği'nin 28.02.2017 Tarih ... yevmiye nolu mirasçılık belgesinde ...'ın 11/02/2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçı olarak ..., ... ve ...'ın kaldığı, davacı ... tarafından mirasçılık belgesi verilmesi talebiyle ....Sulh Hukuk Mahkemesin de açılan davada mahkemece 06/02/2024 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile davanın sıfat (aktif husumet ehliyeti) yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacılar ..., ..., ...'ın ...'ın mirasını kayıtsız şartsız reddetiklerinin tespitine, ..., ..., ... yönünden davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın 13.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davacıların muris ...'ın mirasçıları olmadıkları, muris ...'ın en yakın mirasçıları tarafından mirasın reddedildiği, Türk Medeni Kanunu'nun 612 inci ve devamı maddelerine göre, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, sulh hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir. En yakın yasal mirasçıların reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar Kanun'un 614 üncü maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, miras bırakanın borçlarından sorumlu da tutulamaz, eldeki davada davacıların murisin annesi ve kardeşi oldukları en yakın mirasçıların tamamının mirası reddi veya ret etmemesi durumlarında mirasçılık sıfatı nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacağı, bu durumda mahkemece davacıların menfi tespit davasında aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı kabul edilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 187,80.TL harcın davaclardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın DAİREMİZCE taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 05/05/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır