Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/430 K.2024/602

🏛️ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/430 📋 K. 2024/602 📅 12.09.2024

T.C. ANKARA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLER
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/06/2024
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hayat Sigortası Poliçesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacılar vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; .... ve... ("müvekkiller") müşterek çocukları....'ın mirasçıları olduğunu, 02.11.2022 tarihinde vefat eden ....ile .... (Devralınmadan önce .....) ("davalı şirket") arasında ... poliçe numaralı 29.09.2021 başlangıç 29.09.2033 bitiş tarihli Ferdi Kazalı Prim İadeli Hayat Sigortası bulunduğunu, bu kapsamda poliçeye göre lehtar olan müvekkillere poliçe teminat bedelinin ödenmesi amacıyla eldeki davayı açtıklarını beyan ederek haklı davamızın kabulüne, Sigorta kapsamında teminat altına alınan riziko gerçekleştiğinden kısmi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 99. Maddesi uyarınca yabancı para olarak şimdilik 1.000,00 Amerikan Doları'nın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden müvekkillere miras payları oranında ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle; Davacıların talep ettiği miktarın Tüketici Hakem Heyeti sınırları içerisinde miktarın kaldığını, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu beyan ederek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Ferdi Kazalı Prim İadeli Hayat Sigorta Poliçesi, ölüm belgesi ve mirasçılık belgesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava... kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle mirasçılar tarafından sigorta bedelinin tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır.
14.02.2011 ...'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1. maddesinde; "(1) Türk Ticaret Kanunu, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir.";
3. maddesinde; "(1) Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirlemesi yapılarak,
4. maddede de mutlak ticari davalar sayılmıştır.
Buna göre;
“(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26.06.2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 96'uncu maddelerinde,
c)11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580'inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26.06.2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.”.
Öte yandan, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" ....mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verilmiştir.
Davacılar, davalı sigorta şirketi ile ....i imzalayan murisin mirasçılarıdır.
Uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra,09.09.2015 tarihinde açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, ... mahkemeleri olacaktır.
Bu bağlamda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bakılmakta olan davanın davacılar murisi ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan ....sigorta poliçesinden kaynaklandığı, davanın açıldığı tarihten önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı TKHK’nın 3/1-k m. ile 73.m. gereğince sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davanın tüketici işlemi olarak kabul edildiği ve söz konusu poliçeden kaynaklanan davaya bakmaya .... Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; Mahkememiz yönünden göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115. m. gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-)HMK 20.m. gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde bulunulması halinde dosyanın davaya bakmaya görevli ... Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacıya ihtarına, (ihtarat yapıldı)
3-)Yargılama giderlerinin davaya bakmaya görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince talep halinde yargılama giderlerinin Mahkememiz tarafından karara bağlanmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ....ne istinaf yasa açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır