Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/667 K.2024/218
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/667 Esas - 2024/218
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/667 Esas
KARAR NO : 2024/218
HAKİM :..
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
FERİ MÜDAHİL: 1-...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVA : Menfi Tespit ve Alacak(Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2018
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
KARAR Y.TARİHİ : 05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan ticari satımdan kaynaklanan menfi tespit ve alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar verilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatiften ... parselde bulunan ....
numaralı bağımsız bölümleri 27.09.2017 tarihinde 600.000’er TL bedelle satın aldığını ve tapu devrinin
gerçekleştirildiğini,
tapu devir ve teslim işlemi dışında müvekkili ile davalı kooperatif arasında 27.09.2017 tarihli protokol imzalandığını, bu protokol ile gayrimenkul bedelleri karşılığı fatura düzenleneceğini ve KDV dahil bedelin 600.000,00
TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin 7 numaralı gayrimenkul bedelinin KDV dahil olarak belirlenen 600.000 TL’yi ödediğini ancak
davalı kooperatif tarafından tapu kaydında bulunan ipotekler fek edilmediği gibi satış faturalarınında düzenlenmediğini, 27.09.2017 tarihli taahhütnamede ayrıca alıcıdan inşaatla ilgili ekstra herhangi bir ücret talep edilmeyeceği
(vergiler, harçlar vs) düzenlemesi yer almasına rağmen tapu devir işlemi esnasında davalının sorumlu olduğu alıcı
ve satıcı adına yatırılması gereken harcın da davalı kooperatif yöneticisinin müvekkiline “siz şu anda ödeyin biz
size ödeyelim” ricası ile müvekkilinin banka hesabından ödendiğini ancak davalı tarafın, tapu harç ve giderlerini ödemediğini, ayrıca 27.09.2017 tarihli protokolde, en geç aralıkta eksiksiz olarak iskanı alınarak teslim edileceği
düzenlemesi yer almasına rağmen gayrimenkullerin iskanının alınmadığını, hatta tesliminin gerçekleşmediğini,
müvekkilinin, davalının sözlerine ve işbu protokolle verdiği taahhütlere güvenerek gayrimenkulleri için üçüncü
kişilerle sözleşme yaptığını, ancak fiili teslim gerçekleşmediğinden üçüncü kişilerin sözleşmelerini feshettiğini ve
müvekkilinin kira kaybı yaşadığını, dava konusu gayrimenkullerde ve ortak alanlarda birçok hatalı ve eksik işler bulunduğunu, davalı kooperatif ile 27.09.2017 tarihli protokolde .... nolu gayrimenkullerin KDV dahil bedelinin
ödenmesi halinde fatura düzenleneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilin .... nolu gayrimenkulün bedelini KDV dahil
ödediğini, buna rağmen bu dükkana ilişkin fatura kesilmediği gibi 14.09.2017 tarihli taahhüde rağmen ipoteğin
kaldırılmadığını, davalı tarafın müvekkilinin işyerini teslim almaya gelmediğine ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki davalı tarafın .... nolu dükkanı devretmek için 6 numaralı dükkanın borcunun ödenmesini şart koştuğunu, bu
beyanın dahi davalının kötüniyetini ortaya koyduğunu belirterek, .... esas sayılı icra dosyasından müvekkilinin borçsuz olduğu tutarın
belirlenmesi ile borçsuzluğunun tespitine,
.... nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlarda hatalı ve eksik iş bedelleri için şimdilik 1.000,00 TL’nin
ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile,
tapu harç ve masrafları için şimdilik 9.000,00 TL’nin ödendiği tarihten (15.07.2017) itibaren işleyecek
avans faizi ile, gayrimenkullerin halen teslim olmaması nedeniyle 01.01.2018 tarihinden itibaren mahrum kalınan kiraları
için şimdilik 7.000,00 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesine, .... parselde bulunan ... numaralı gayrimenkul kaydındaki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 16.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinde; .... esas sayılı icra dosyasından müvekkilimin borçsuz olduğu tutarın belirlenmesi ile borçsuzluğunun tespitine ve bu bedeli aşan miktar bakımından müvekkilimin alacaklı olduğunun tespitine, (takas-mahsup talebimiz vardır) (menfi tespit davamızın istirdat davasına dönüştüğünün tespitine), davalının müvekkilim hakkında başlattığı icra takip dosyasından borçlu olmadığının bu tutarın davalıdan tahsili ile hak edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, .... nolu bağımsız bölümler ve ortak alanlarda hatalı ve eksik iş bedelleri için 125.343,62 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle, tapu harç ve masrafları için 41.713,75 TL'nin ödendiği tarihten (15.07.2017) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, mahrum kalınan kiralar için 86.666,00 TL'nin 01.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ödenmesine, müvekkilim KDV dahil kararlaştırılan bedeli ödemesine rağmen davalı tarafından kesilmeyen faturadan kaynaklı KDV mahsubu yapamamaktan doğan zararı olan 183.050 TL alacağın 31.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
3. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak; müvekkili ile dava dışı .... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 29.04.2015 tarihli gelir paylaşımı esaslı düzenleme şeklinde taşınmaz satışı vaadi ve arsa payı karışlığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının ... nolu işyerini satın almak için müteahhitler ve müvekkili kooperatif ile görüştüğünü, müvekkili kooperatif yetkilileri ve müteahhitlerle bir araya gelen davacı ile yapılan pazarlık sonucu .... nolu işyerinin 600.000,00 TL ile satışı konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşma sonrasında davacının 525.000,00 TL'yi kooperatif hesabına gönderdiğini ve bununla birlikte 3 adet çek verdiğini, müvekkili kooperatifin bu paranın % 45’i olan 195.000,00 TL’yi aynı gün kar paylaşımı sözleşmesi uyarınca müteahhitlerin hesabına
gönderdiğini, ayrıca 3 çeki de müteahhitlere verdiğini, kar paylaşımından müteahhitlerin hissesine düşen 270.000,00
TL’nin(600.000,00 TL x % 45) bu şekilde müteahhitlere ödenmiş olduğunu, davacının 6 nolu işyerini de almak istediğini belirttiğini, zaten işyerinin fiyatı belli olduğundan
davacı ile müvekkili kooperatif arasında 27.09.2017 tarihli taahhütname başlıklı satış belgesinin imzalandığı, bu
işyerinin bedeli olan 600.000,00 TL’ye karşılık 300.000,00 TL’nin müvekkili kooperatif’in hesabına ödendiğini,
kalan 300.000,00 TL için ise .... Şubesi’ne ait 31.12.2017 keşide tarihli
çekin verildiğini, müvekkili kooperatifin kendisine 6 nolu işyeri için ödenen 300.000,00 TL nakit ödemeden
270.000,00 TL’yi aynı gün müteahhitlerin hesabına aktardığını, nakit ödenen paradan 30.000,00 TL ile 300.000,00
TL tutarındaki çeki ise müvekkil kooperatifin aldığını, çek bedeli kadar 6 nolu gayrimenkul üzerine 1. derecede
ipotek konduğunu, davacının 31.12.2017 tarihinde çeki ödeyemeyeceğini belirterek çekin keşide tarihinin
05.03.2018 tarihine ertelenmesini istediğini, gecikmeden kaynaklı fark olan 13.450,00 TL için ise 05.03.2018 keşide
tarihli aynı bankanın çekini verdiğini, ancak bu iki çekin de ödenmediğini, karşılıksız çıktığını, banka tarafından
çeke karşılıksız olduğuna ilişkin şerh düşüldüğünü, davacının 27.09.2017 tarihli taahhütnamede, 6 nolu gayrimenkulün bakiye borcu için verdiği çeki
süresinde ödememesi halinde, ...’nın mevduata uyguladığı faizi hesaplayarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı çeki ödemediği gibi müvekkili kooperatife ihtar çekerek afaki taleplerde bulunduğu, bu ihtara müvekkili kooperatif tarafından cevabi ihtarname gönderildiğini, müvekkili ile müteahhitler arasında imzalanan Gelir Paylaşımlı Sözleşme gereği, müvekkilinin kooperatif olarak davacıya fatura kesmesinin de mümkün olmadığını, müvekkili kooperatifin, müteahhit firmaya arsa
faturası keseceği, müteahhitlerin ise gayrimenkul satıldıkça son alıcı adına fatura düzenleyeceği, faturayı kesecek
olanın inşaatı yapan .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davacı adına
fatura kesilebilmesi için .... nolu işyerine ait bakiye borcun ödenmesi gerektiğini, yapı kullanma izin belgesinin alınmamış olmasının, davacının işyerini teslim almasına ve işyerini
kullanmasına veya kiraya vermesine engel teşkil etmediğini, işyerinin %100 bitmiş durumda olup bazı ufak tefek
idari işlemler nedeniyle yapı kullanma izin belgesi (iskan ruhsatı) alınamadığı, idari prosedürün uzaması nedeniyle
yapı kullanma izin belgesinin yaklaşık 9 ay sonra alınabildiği, işyerlerinin davacıya taahhüt edilen tarihte
bitirilmesine ve eksiksiz olarak kullanıma hazır olmasına rağmen davacının teslim almaya yanaşmadığı, her ne
kadar dükkanın kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de, dükkanın anahtarının davacıya satış
sözleşmesinin yapıldığı tarihte teslim edildiği, zira o tarihte binanın bitmiş olduğu, sadece çevre düzenlemesinin
eksik olduğu, davacının yanaşmaması nedeniyle yazılı teslim belgesi düzenlenmediğini, tanıkların davacıya
anahtarın teslim edildiği konusunda tanıklık edecekleri, nitekim davacının söz konusu işyerini satmak için bir
buçuk yıldır kendisi veya temsilcileri aracılığıyla satılık yaptığı ve internetten ilan verdiğini, davacının ipoteğin fekki için borcunu ödemesi gerektiği, borç ödenmeden ipoteğin fekkinin
istenemeyeceği, eksik ve hatalı işlerin ne olduğunu dava dilekçesinde belirtmeyen davacının bu iddiasının da
gerçeği yansıtmadığını, davacının dosyaya sunduğu 14.09.2017 tarihli “İpotek Kaldırma Taahhüdü” başlıklı belgenin 7 nolu
dükkan ile ilgili olduğu, cevap dilekçesi ekinde sundukları 3 çekin de bu dükkan ile ilgili olduğu, 7 nolu dükkanın
600.000,00 TL olan bedelinin, 525.000,00 TL’sinin davacı tarafından kooperatifin hesabına yatırıldığını savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
4. Taraflar arasında;
a) .... parselde bulunan 7 nolu bağımsız bölümün 14.09.2017 tarihinde 600.000,00 TL bedel mukabilinde davacıya satıldığı ve tapuda devredildiği, satış bedelinin 525.000,00 TL'sinin nakit olarak davalı kooperatif hesabına ödendiği, bakiye 75.000,00 TL için ise; davalı lehine
28.02.2018 tarihli ... nolu 35.000,00 TL,
30.03.2018 tarihli ... nolu 35.000,00 TL,
30.01.2018 tarihli ... nolu 5.000,00 TL tutarlı çeklerin keşide edildiği, çek bedellerinin teminatı olarak 7 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kooperatif lehine 14.09.2017 tarih ve 75.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiği, çek bedellerinin ödendiği,
b) 6
numaralı bağımsız bölümüm ise 27.09.2017 tarihinde 600.000,00 TL bedel mukabilinde davacıya satıldığı ve tapuda devredildiği, satış bedeli olarak 300.000,00 TL nakit, bakiye 300.000,00 TL için ise ... Şubesine ait 31.12.2017 tarihli 300.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek davalıya teslim edildiği, çek bedelinin teminatı olarak 6 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kooperatif lehine 27.09.2017 tarih ve 300.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiği, davacı tarafından çek bedelinin ödenmesinin davalı kooperatifin onayıyla 05.03.2017 tarihine ötelediği ve gecikme farkı için ... Şubesine ait 13.450,00 TL bedelli 05.03.2018 tarihli çeki düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
5. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının, aleyhine girişilen .... sayılı takip dosyasında davalı kooperatife borçlu olup olmadığı, bu bağlamda taraflar arasındaki satıma konu .... parselde bulunan ... nolu gayrimenkuller üzerinde davalı lehine konulan ipoteklerin fekki şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafça davalı kooperatiften satın alınan ... nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlarda hatalı ve eksik işler bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise eksik ve hatalı işlerin bedellerinin ne kadar olduğu, bağımsız bölümlerin geç teslim edilip edilmediği, geç teslim edilmiş ise buna bağlı oluşan kira kaybı tazminat tutarının ne kadar olduğu, davacının bağımsız bölümler için ödemiş olduğu tapu harç ve masraflarını 27.09.2017 tarihli taahhütname uyarınca davalı kooperatiften talep edip edemeyeceği, talep edebilecekse harç ve masrafların ne tutarda olduğu davacı yanca ıslah dilekçesinde tahsilini istediği KDV isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
6. .... parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölümlere ait tapu kayıtları.
7. 12.09.2017 tarihli Satış Protokolü. İncelenmesinde; davacı ...’in “alıcı”, ...’nun “satıcı-yüklenici”, ... ve ...’ın "davalı kooperatif adına-satıcı" olarak imzaladığı, protokolde; .... nolu bağımsız bölümün 600.000,00 TL bedelle davacıya satıldığı, devir işlemlerinin kooperatif hazır olduktan sonra yapılacağı, cayan tarafın 100.000,00 TL tazminat ödeyeceği, sürenin ise iki ay olacağı kararlaştırılmıştır.
8. 27.09.2017 tarihli Taahhütname. İncelendiğinde; taahhüt eden satıcının ... ve ... olduğu, alıcının davacı ... olduğu, taahhütnamede; satışa konu ... nolu dükkanların bedelleri karşılığı KDV dahil ayrı ayrı 600.000,00 TL fatura düzenleneceği, 31.12.2017 tarihli ve ... nolu 300.000 TL bedelli çek verildiği, iskan ve teslimatın satıcıya ait olduğu, davacının bunun için ödeme yapmayacağı, davacıdan inşaatla ilgili ekstra herhangi bir ücret talep edilmeyeceği(vergiler, harçlar vs.) teslimin eksiksiz olarak en geç Aralık ayında iskan alınmış şekilde yapılacağı kararlaştırılmıştır.
9. 14.09.2017 tarihli İpotek Kaldırma Taahhüdü. İncelendiğinde; davalı kooperatifin
“..... işyeri yapı koop. verilen
28.02.2018 tarihli ... nolu 35.000 TL çek ile,
30.03.2018 tarihli ... nolu 35.000 TL çek ile,
30.01.2018 tarihli ... nolu 5000 TL çek ile,
çekler ödendikten sonra ipoteğin ivedilikle kaldırmaya hiçbir şart koşmadan taahhüt ederiz.” şeklinde taahhütte bulunduğu anlaşılmıştır.
10. İpotek Senetleri. Senetler incelendiğinde; ... parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölüm üzerine 27.09.2017 tarih ve ... yevmiye nolu işlemle davalı kooperatif lehine 300.000,00 TL bedelli ve aynı yer 7 nolu bağımsız bölüm üzerine 14.09.2017 tarih ve ... yevmiye nolu işlemle davalı kooperatif lehine 75.000,00 TL bedelli fekki bildirinceye kadar geçerli faizsiz ipotek tesis edildiği, görülmüştür.
11. Yapı ruhsatı ve kullanma izin belgesi. .... parselde bulunan taşınmaz için 17.10.2016 tarihinde yapı ruhsatı, 21.12.2018 tarihinde de yapı kullanma izninin alındığı görülmüştür.
12. Fatura örnekleri.
13. İhtarname örnekleri.
14. Ödeme dekontları.
15. .... kayıtları.
16. .... müzekkere cevapları.
17. Gelir Paylaşımı Esaslı Taşınmaz Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
örneği.
18. .... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı .... tarafından borçlu ... aleyhine, .... 27.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı .... süreli ipotek belgesine dayalı olarak 14.08.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
19. Bilirkişi raporları.
a) Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu 29.05.2020 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; davacı yanca, .... esas sayılı icra dosyasından borçsuz olduğu
tutarın belirlenmesi ile borçsuzluğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de; icra takibine konu 300.000,00 TL’lik çek dava tarihi itibariyle ödenmediğinden, menfi tespit talebinin
yerinde olmadığı, tespitlerimiz uyarınca ... nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlarda hatalı ve
eksik iş bedelleri toplamının 55.400,00 TL olmasına karşın, talep uyarınca 1.000,00 TL olarak dikkate alınması
gerektiğini, her iki dükkanın tapu harç ve masrafları davacıya iadesi gereken tutar toplamı 23.713,75 TL(Tablo: 4
ve 6) olmasına karşın talep uyarınca 9.000,00 TL olarak dikkate alınması gerektiği, 7 nolu dükkan için ödenebilecek kira bedelinin 43.333,33 TL olduğu, ancak 6 nolu dükkan için mahrum
kalınan kira bedelinin talep edilemeyeceği,
Mahkemece davacının 6 nolu dükkan için de kira talep edebileceği görüşüne varılması halinde ise bu
dükkan için talep edilebilecek kira bedelinin de 43.333,33 TL olacağı
ancak talep uyarınca her iki dükkan için talep edilebilecek kira tutarının toplam 7.000,00 TL olarak dikkate
alınması gerektiği,
davacı yanca, .... parselde bulunan ... numaralı gayrimenkul kaydındaki
ipoteğin fekkine karar verilmesi talep edilmiş olmasına karşın;
7 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin, bu bölüme ilişkin borcun bitmiş olması nedeniyle fek
edilebileceği, ancak 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin borç bitmediğinden, bu bölüme ilişkin fek talebinin yerinde
olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
b) Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 15.02.2021 tarihli ek raporunun sonuç kısmında; davacı yanca, .... esas sayılı icra dosyasından borçsuz olduğu
tutarın belirlenmesi ile borçsuzluğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş olmakla, icra takibine konu 300.000,00 TL’lik çek tutarı dava tarihi itibariyle ödenmediği, ... nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlarda
hatalı ve eksik iş bedelleri toplamının 55.400,00 TL olmasına karşın talep uyarınca 1.000,00 TL olarak dikkate
alınması gerektiğini, her iki dükkanın tapu harç ve masrafları davacıya iadesi gereken tutar toplamı 23.713,75 TL(Tablo: 4
ve 6) olmasına karşın talep uyarınca 9.000,00 TL olarak dikkate alınması gerektiği, piyasa fiyatlarına göre 7 nolu dükkan
için ödenebilecek kira bedelinin 43.333,33 TL olduğu, ancak 6 nolu dükkan için mahrum kalınan kira bedelinin
talep edilemeyeceğini, davalının imzasını taşıyan kira kontratı ve burada belirtilen 2.500,00 TL’nin dikkate
alınması gerektiği görüşüne varılması halinde 7 nolu dükkan için ödenebilecek kira bedelinin 31.666,67 TL olacağı, davacının 6 nolu dükkan için de kira talep edebileceği görüşüne varılması halinde ise bu
dükkan için talep edilebilecek kira bedelinin de piyasa fiyatlarına göre 43.333,33 TL, kira kontratına göre
31.666,67 TL olacağı ancak talep uyarınca her iki dükkan için talep edilebilecek kira tutarının toplam 7.000,00 TL olarak dikkate
alınması gerektiği, davacı yanca, ..... parselde bulunan ... numaralı gayrimenkul kaydındaki
ipoteğin fekkine karar verilmesi talep edilmiş olmasına karşın; 7 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin, borcun bitmiş olması nedeniyle fek edilebileceği ancak 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin borç bitmediğinden, bu bölüme ilişkin fek talebinin yerinde
olmadığı görüşü bildirilmiştir.
c) Bilirkişi heyeti 06.06.2021 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; davacı henüz kendi edimini ifa etmediğinden; 6 nolu dükkân için de kira talep
edemeyeceği görüşüne varılması ve 7 nolu dükkân için kira sözleşmesindeki 2.500,00 TL kira bedelinin esas
alınması halinde toplam 110.780,42 TL, davacı henüz kendi edimini ifa etmediğinden; 6 nolu dükkân için de kira talep
edemeyeceği görüşüne varılması ve 7 nolu dükkân için emsal kira bedeli olan 5.000,00 TL kira bedelinin esas
alınması halinde toplam 122.447,08 TL,
... nolu dükkanlar için kira talep edilebileceği görüşüne varılması ve kira
sözleşmesindeki 2.500,00 TL kira bedelinin esas alınması halinde toplam 142.447,09 TL, ... nolu dükkanlar için kira talep edilebileceği görüşüne varılması ve emsal kira
bedeli olan 5.000,00 TL esas alınması halinde toplam 165.780,41 TL kira mahrumiyeti hesaplandığı görüşü bildirilmiştir.
ç) Taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması için tavaya konusu taşınmazlar üzerinde inşaat mühendisi, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişi eşliğinde yerinde yapılan keşif neticesinde bilirkişi heyetince düzenlenen 25.01.2022 tarihli kök ve 18.04.2022 tarihli ek raporlarının sonuç kısmında özetle; dosya kapsamında yer alan 27.09.2017 tarihli taahhütnameye göre; satıcı davalı kooperatifin bağımsız
bölümleri taahhüt ettiği gibi tam ve eksiksiz olarak iskan alınmış şekilde 31.12.2017 tarihinde teslim etmesi
gerekmekte olup, davalının taahhüde uygun şekilde teslim etmediğinin anlaşıldığı,
davacının takas mahsuba esas alacak tutarının aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde olduğu; eksik-kusurlu iş bedelinin 29.852,00 TL, kira bedeli 46.800,00 TL, tapu masrafları 23.713,75 TL olmak üzere toplam 100.365,75 TL olduğu, bu durumda davacının menfi tespit talebi yönünden; icra takibine konu 300.000,00 TL bedelden 100.365,75TL tenzil edildiğinde; 199.634,25TL yönünden
borcun devam ettiği, davacının talebi ile bağlı kalınarak; bu bedelin 283.000,00 TL(300.000,00 TL-17.000,00 TL) hesaplandığı, ipoteğin fekki talebi yönünden; davacının 7 nolu bağımsız bölüm yönünden edimlerini yerine getirdiği görülmekte olup, 7 no’lu taşınmaz
üstündeki ipoteğin 14.09.2017 tarihli “İpotek Kaldırma Taahhüdü” uyarınca 11.04.2018 tarihindeki son çek
ödemesini müteakiben hiçbir şart koşul olmadan kaldırılması gerektiği halde dava tarihi itibariyle halen
kaldırılmamış olduğunun görüldüğü,
davacının 6 nolu bağımsız bölüm yönünden; bakiye 300.000,00 TL’lik tutar için davalının gereği şekilde teslimde
bulunmaması nedeni ile ödemezlik def’inde bulunduğu görülmekle, taraflar arasındaki sözleşmeye göre; davalı
kooperatifin bağımsız bölümleri taahhüt ettiği gibi tam ve eksiksiz olarak iskan alınmış şekilde 31.12.2017
tarihinde teslim etmesi gerekmekte olup, davalının anılan tarihte taahhüde uygun şekilde teslim etmediği
anlaşılmakla davacının 6 nolu dükkanın bakiye satış bedeline ilişkin ödemezlik def’inin ve fek talebinin takdir ve
değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu görüşü bildirilmiştir.
d) Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya yeni bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 01.09.2022 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; .... Esas sayılı icra dosyasına konu 6 nolu bağımsız bölüm için verilen 300.000 TL'lik çekin dava tarihi itibariyle ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığını, davacının takas talebinin mahkemenin takdirinde olduğunu, .... nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlarda hatalı ve eksik iş bedellerine ilişkin; sözleşmenin teknik şartname 12. maddesinde belirtilen kombi sisteme geçiş yapıldığının mahkemece kabulü halinde "kombi ve radyatör" bedelleri eksik işler kapsamımda hesaplamalarda dahil edilerek 6 nolu bağımsız bölüm için 17.926,00 TL, 7 nolu bağımsız bölüm için 17.926,00 TL olmak üzere toplam 35.852,00 TL olduğunu, sözleşmenin teknik şartname 12. maddesinde belirtilen kombi sisteme geçiş yapıldığının mahkemece kabul edilmemesi halinde onaylı kalorifer tesisatı projesindeki merkezi sisteme göre eksik iş bedeli hesaplanabilmesi için dava konusu taşınmazın 14.07.2016 nolu tarihli mimari projesinde ve 21.12.2018 onay tarihli yapı kullanım izin belgesinde merkezi sistem olarak görülen ısıtma sisteminin iş merkezi yöneticiliğinin 20.05.2018 tarihli toplantısında merkezi sistemin iptal edilerek kombili sisteme geçmesine oy birliği ile karar verilmesi sonrasında, bireysel ısıtma sistemine geçiş için gerekli mevzuatın ilgili kurum olan .... 'ne, bireysel ısıtma sistemine geçilip geçilip geçilmediğinin ilgili kurum olan .... A.Ş.'den, söz konusu binada, onaylı mimari projesinde merkezi sistem olarak görülen ısıtma sistemine göre, bodrum kattaki kazan dairesinin yapılıp yapılmadığının/yapılmadı ise yapı kullanım izin belgesinde ısıtma sisteminin merkezi sistem gösterilmiş olmasının nedeni konusunun ilgili kurum olan .... sorulması ve merkezi sisteme göre onaylanmış kalorifer tesisatı projesinin .... temini ile dosyaya kazandırılması, tapu harç ve masraflarına ilişkin davacının davalı adına ödediği tapu masraflarının 6 nolu bağımsız bölüm için 13.435,25 TL, 7 nolu bağımsız bölüm için 10.278,50 TL olmak üzere toplam 23.713.75 TL olduğu, ... nolu bağımsız bölümlerin kira mahrumiyetine ilişkin 01.01.2018-20.09.2018 dava tarihi arasında kira bedeli 6 nolu bağımsız bölüm için 23.400,00 TL, 7 nolu bağımsız bölüm için 23.400,00 TL olduğu, icra takibine konu 6 nolu bağımsız bölüm için verilen 300.000,00 TL'lik çekin dava tarihi itibariyle ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, davacının 6 nolu bağımsız bölüm için kira talebinin mahkemenin takdirinde olduğu görüşü bildirilmiştir.
e) Bilirkişi heyeti 10.01.2023 tarihli ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitlerinini tekrar ettiklerini, ... nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlardaki hatalı ve eksik bedellerine ilişkin olarak; sözleşmenin teknik şartname 12. maddesinde belirtilen kombi yapıldığının Sayın Mahkemece kabulü halinde “kombi ve radyatör” bedelleri hesaplamalara dahil edilerek; 6 nolu bağımsız bölüm için 17.926,00 TL, 7 nolu bağımsız bölüm için 17.926.00 TL olmak üzere toplam 35,852,00 TL eksik ve hatalı iş bedeli hesaplandığını, kombi sistemine geçiş yapılmadığının Sayın Mahkemece kabulü halinde onaylı kalorifer tesisatı projesindeki merkezi sisteme göre ve dava konusu taşınmazlardaki eksik ve kusurlu işlerin 6 nolu bağımsız bölüm için: 44.745,81 TL, 7 nolu bağımsız bölüm için 44.745.81 TL olmak üzere toplam 89,491,62 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
f) Bilirkişi heyeti 01.06.2023 ve 19.01.2024 tarihli ek raporlarında önceki görüşlerini tekrar etmiştir.
V. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
20. Dava, taşınmaz satışı ve satış vaadinden(taahhütnameden) kaynaklı olarak açılan menfi tespit, ipotek fekki, kira mahrumiyeti, eksik ve ayıplı iş bedeli ile dava konusu taşınmazlar için ödenen tapu harç ve masrafların iadesi istemine ilişkindir.
21. Somut olayda; taraflar arasında ... parselde bulunan .... nolu bağımsız bölümlerin ayrı ayrı 600.000,00 TL'den olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL bedel mukabilinde davacıya satışına dair sözlü anlaşma yapıldığı, 7 nolu bağımsız bölümün 14.09.2017 tarihinde, 6
numaralı bağımsız bölümüm ise 27.09.2017 tarihinde tapuda davacıya devredildiği anlaşılmıştır. 7 nolu taşınmazın satış bedelinin 525.000,00 TL'si nakit olarak davalı kooperatif hesabına ödenmiş, bakiye 75.000,00 TL için ise; davalı lehine
28.02.2018 tarihli ... nolu 35.000,00 TL,
30.03.2018 tarihli ... nolu 35.000,00 TL,
30.01.2018 tarihli ... nolu 5.000,00 TL tutarlı çekler keşide edilmiş, çek bedellerinin teminatı olarak 7 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kooperatif lehine 14.09.2017 tarih ve 75.000,00 TL bedelle ipotek tesis edilmiş olup, dava tarihinde çek bedellerinin ödendiği anlaşılmıştır. 6 numaralı bağımsız bölüm için kararlaştırılan 600.000,00 TL satış bedelinin 300.000,00 TL'si nakit olarak ödenmiş, bakiye 300.000,00 TL için ise ... Şubesine ait 31.12.2017 tarihli 300.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek davalıya teslim edilmiş, çek bedelinin teminatı olarak 6 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kooperatif lehine 27.09.2017 tarih ve 300.000,00 TL bedelle ipotek tesis edilmiş, tarafların ortak kararıyla çek bedelinin ödenme tarihi 05.03.2017 tarihine ötelenmiş, öteleme nedeniyle doğan gecikme farkı için ... Şubesine ait 13.450,00 TL bedelli 05.03.2018 tarihli çek düzenlenerek davalıya teslim edilmiş olup, dava tarihi itibariyle çek bedelinin ödenmediği anlaşılmıştır.
22. 15 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunun 61. maddesiyle; 6102 sayılı TTK'nın 4/2 maddesinde değişiklik yapılarak yüzbin TL'lik parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklar için açılan davaların basit yargılama usulüne göre görüleceği düzenlenmiştir. Eldeki dava; 20.09.2018 tarihinde açılmış olup, taraflar açısından dava ve cevap dilekçelerinin sunulmasıyla birlikte iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı başlamıştır. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlık tarafların dava ve cevap dilekçelerinde sunduğu maddi vakıa ve delillerler sınırlı olarak incelenmiş ve çözüme kavuşturulmuştur.
23. Davacı yan, .... Esas sayılı takip dosyasında davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemektedir. Somut olayda davacı taraf, ..... parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kooperatif lehine tesis edilen 300.000,00 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte davalının taahhütlerini yerine getirmediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu durumda talep konusu bölünebilir değildir. Yani, eldeki menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. Bu nedenle Mahkememizce 12.03.2021 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile; davacı vekiline borçlu olmadığı miktarı bildirmek ve harçlandırmak için kesin süre verilmiş ise de; verilen ara kararın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından dosyanın işlemden kaldırılması kurumu işletilememiştir. Ancak, yapılan yargılamada davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalı kooperatife takip dayanağı ipotek bedelini ödemediği anlaşılmıştır. Nitekim; .... parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölümün 600.000,00 TL bedel mukabilinde davacıya satışının yapılarak 27.09.2017 tarihinde tapuda devrinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Satış bedeli olarak kararlaştırılan 600.000,00 TL'nin 300.000,00 TL'si nakit olarak ödenmiş, bakiye 300.000,00 TL için ise ... Şubesine ait 31.12.2017 tarihli 300.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek davalıya teslim edilmiş, çek bedelinin teminatı olarak 6 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kooperatif lehine 27.09.2017 tarih ve 300.000,00 TL bedelli ipotek tesis edilmiştir. Tarafların ortak kararıyla çek bedelinin ödenmesi 05.03.2017 tarihine ötelenmiş olup, dava tarihi itibariyle ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı gibi davalının taahhütlerini yerine getirmediğinden bahisle bedelin ödemediği davacının da kabulündedir. Bu durumda davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespit istemi yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
24. Davacının .... parselde bulunan .... nolu bağımsız bölümler üzerinde davalı kooperatif lehine tesis edilen ipoteklerin fekki yönünden yapılan incelemede; davacının ipoteğin fekki davasını değer göstermeden açtığı görülmekle; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30'uncu ve 32'nci maddeleri uyarınca harç yatırılmadan müteakip işlemler yapılamayacağından ipotek bedelleri üzerinden harcın yatırılması için Mahkememizin 25.06.2019 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile davacı yana 2 hafta kesin süre verildiği, kesin sürenin hitamı olan 09.07.2019 tarihine kadar davacı yanca harç ikmali yapılmadığından dosyanın bu tarihten itibaren işlemden kaldırıldığı, HMK'nın 150. maddesi gereğince yasal üç aylık sürede harcın yatırılarak davanın yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
25. Davacının dava konusu bağımsız bölümler için ödediği harç ve masrafların iadesi istemi yönünden yapılan değerlendirmede; 27.09.2017 tarihli taahhütname başlıklı belgede; davalı kooperatifi temsilen ... ve ...'ın, iskan ve teslimatın satıcı kooperatife ait olduğunu, davacı alıcının bunun için ödeme yapmayacağını, davacıdan inşaatla ilgili ekstra herhangi bir ücret talep edilmeyeceğini (vergiler, harçlar vs.) teslimin eksiksiz olarak en geç Aralık ayında iskanı alınmış şekilde yapılacağını taahhüt ettikleri görülmüştür. Taahhüd bir bütün olarak incelendiğinde davalı yanca taahhüt edilen hususun bağımsız bölümlerin tapu devrinden kaynaklanan harç ve masraflara ilişkin olmadığı, aksine; inşaatın tamamlanmış haliyle teslim edilmesine kadar geçecek aşama için yapılacak harç, masraf ve vergilere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus; 27.09.2017 tarihli taahhütname başlıklı belgede; " ... 2. iskan ve teslimat satıcıya aittir. Karşılığında ücret ödenmeyecektir. 3. Alıcıdan inşaatla ilgili extra herhangi bir ücret talep edilmeyecektir (vergiler, harçlar vs.) eksiksiz teslim edilecektir." şeklinde geçmiş olup, tapu devrinden kaynaklanan masrafların davalı tarafından karşılanacağına dair taahhütnamede bir hüküm bulunmamaktadır. Bir an için taahhütnamede geçen "teslim" ibaresinin tapu harçlarına ilişkin olduğu düşünülse de; dava konusu bağımsız bölümlerinde bulunduğu inşaatın yapımının 29.04.2015 tarihli "gelir paylaşımı esaslı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi" ile dava dışı ...'cu ve ... Şirketine yaptırıldığı, sözleşmenin; "satış işlemleri" başlıklı 12.2 maddesi uyarınca; satış işlemlerinin taraflarca kurulan bir komisyon tarafından belirlenen fiyatlar doğrultusunda emlak komisyoncusu tarafından yapılacağı düzenlenmiştir. Buradan hareketle, 27.09.2017 tarihli taahhütnamedeki "teslim" ibaresi ile de; davacının sadece satış ve teslim yükümlülüğünü davalı kooperatife yüklediği anlaşılmıştır. Yoksa davalı kooperatif tarafından ayrıca ve açıkça tapu devri masraflarının da üstlenilmediği çok açıktır. Bu gerekçelerle davacının tapu harç ve masraflarının iadesi istemi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
26. Davacının ... nolu bağımsız bölümlerdeki eksik ve ayıplı iş bedeline yönelik alacak istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise 3. bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlar ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
a) Şöyle ki; davalı kooperatifin dava konusu bağımsız bölümleri taahhüt ettiği gibi tam ve eksiksiz olarak iskan alınmış şekilde 31.12.2017 tarihinde teslim etmesi gerekirken, bu taahhüdünü yerinde getirmediği anlaşılmıştır. Nitekim; mahallinde yapılan keşifte dava konusu bağımsız bölümlerde; kombi ve radyatörlerin takılı olmadığı, motorlu stor kapıların yapılmadığı, bağımsız bölümlerin asma katında krom kaplı nikelaj paslanmaz çelik merdiven korkuluklarının takılmadığı, zemindeki yer döşemesi ile alüminyum doğrama arasındaki boşlukların kapatılmadığı, mimari projesinde zemin+asma+çatı arası katlardan oluşan dava konusu ... nolu taşınmazlarda katlar arasında bağlantıyı sağlayan merdiven ile dükkan arasında 20 cm'lik duvar ile 2 adet 100/210 YDK ve asma katta 2 adet 100/210 kapı bulunması gerektiği halde, merdiven evi çevresindeki duvarların ve merdiven evinden, zemin kat, asma kat ve çatı arası kat alanına giriş kapıların yapılmadığı, anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince serbest piyasa rayiçleri esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca ... nolu bağımsız bölümler için eksik ve ayıplı iş tutarı toplam 35.852,00 TL olarak hesaplanmıştır. Hesaplama, tahkikatta toplanan delillere uygun olduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu durumda davacının davalıdan eksik ve ayıplı ifa için isteyebileceği toplam tutar 35.852,00 TL olarak belirlendiğinden bu tutar hüküm altına alınmıştır.
b) Her ne kadar davacı yanca aşamalarda ortak alanlarda kalorifer kazanın yapılmadığı, bunun da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği yönünde itirazlar ileri sürülmüş ise de; taşınmazın onaylı mimari projesinde, davaya konu taşınmazların ısıtma sistemi ile ilgili bir bilgi bulunmadığı gibi dava dosyasında taşınmazlara ait ısıtma tesisatı projesi de bulunmamaktadır. Dosya kapsamında sunulan anlatımlardan tarafların kombi ve radyatörlerin yapılması hususunda anlaştıkları halde davalı yanca kombi ve radyatörlerin bağımsız bölümlere takılmadığı anlaşılmış olup, bu husus 26.a maddesinde eksik imalat olarak değerlendirmiş ve bedeli hüküm altına alınmıştır. Davacı yanın diğer tüm itirazları da bilirkişi heyetince ayrıntılı ve açıklamalı olarak karşılanmıştır.
c) Mahkememizce de kabul edildiği üzere davacının ... nolu bağımsız bölümler için talep edebileceği eksik ve ayıplı iş bedeli 35.852,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı yanca eksik ve ayıplı işler bedeline ilişkin olarak davalı yana .... Noterliğinin 06.07.2018 tarih ve ... yevmiye nolu temerrüt ihtarnamesi keşide edilmiş ise de, ihtarnamenin davalı yana tebliğine dair tebellüğ belgesi ibraz edilmemiştir. Bu gerekçeyle hüküm altına alınan eksik ve ayıplı iş bedeli olan toplam 35.852,00 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmına 20.09.2018 dava tarihinden, bakiye 34.352,00 TL'lik kısmına ise 21.02.2024 ıslah tarihinden itibaren, tarafların tacir ve işin ticari niteliği gözetilerek, avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
27. Davacı yan bağımsız bölümlerin geç teslimi nedeniyle kira kaybına uğradığını ileri sürmüş ve kira kaybı tazminatı isteminde bulunmuştur.
a) Davalı yan, 27.09.2017 tarihli taahhütnamede; ... nolu bağımsız bölümleri en geç aralıkta iskânı alınmış olarak teslim edeceğini taahhüt etmiş olmasına rağmen yapı kullanma iznini 21.12.2018 tarihinde almıştır. Yani; dava tarihinde usulüne uygun bir teslimden bahsetmek mümkün olmadığından, davalı yanın 13.03.2018 tarihinde teslimin yapılmasına ilişkin davacıya gönderdiği .... Noterliğinin 05.03.2018 tarih ve ... nolu ihtarnamesine itibar edilmemiştir. Bu durumda davacının her iki bağımsız bölüm için teslimin taahhüt edildiği 31.12.2017 tarihinden dava tarihi olan 20.09.2018 tarihine kadar kira kaybı talep edebileceği ortadadır. Her ne kadar davalı vekilince 6 nolu bağımsız bölüm için davacının dava tarihi itibariyle borcunu ödemediği, böylece ödeme edimini yerine getirmediği savunularak kira kaybı talebinin reddi gerektiği savunulmuş ise de; davalı yanın, davacının talebi üzerine bağımsız bölüm için yapması gereken bakiye ödemeyi 05.03.2018 tarihine ötelediği, bu halde öncelikli ifa yükümlüsünün davalı yan olduğu açıktır. Zira, davalı yan, 6 nolu bağımsız bölümü en geç 31.12.2017 tarihinde teslim etmeyi yükümlenmiş olmasına rağmen, öncelikle edim yükümlüsü olarak teslim edimini ifa etmediği, anlaşıldığından, her iki bağımsız bölüm için 31 Aralık 2017 tarihinden itibaren hesaplanan kira bedellerinden sorumludur. Öte yandan davalı tarafın, 7 nolu bağımsız bölümün teslim edildiği, davacı yanın yapı kullanma izin belgesi olmadan da taşınmazı kiraya verilebileceği yönünde itirazları olsa da, Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü uyarınca, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden sonra yapılmış yapılarda, içerisinde sınai faaliyet bulunulması için yapı kullanma izin belgesinin alınması zorunludur. Bu bakımdan davalı yanın 7 nolu bağımsız bölümün anahtarını davacıya teslim etmiş olması, usulüne uygun bir teslim olarak kabul edilmemiştir.
b) Dosyaya kazandırılan deliller nazara alınarak, davacının dava konusu taşınmazların her biri için aylık 2.700,00 TL kira kaybına uğradığı, hüküm altına alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda, davacının satım konusu her iki bağımsız bölüm için 31.12.2017-20.09.2018 tarihleri arasında talep edebileceği kira kaybı alacağı (23.400,00 TL X 2 bağımsız bölüm) 46.800,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı yanca kira kaybı bedeline ilişkin olarak davalı yana .... Noterliğinin 06.07.2018 tarih ve ... yevmiye nolu temerrüt ihtarnamesi keşide edilmiş ise de, ihtarnamenin davalı yana tebliğine dair tebellüğ belgesi ibraz edilmemiştir. Bu gerekçeyle hüküm altına alınan toplam 46.800,00 TL'nin 7.000,00 TL'lik kısmına 20.09.2018 dava tarihinden, bakiye 39.000,00 TL'lik kısmına ise 21.02.2024 ıslah tarihinden itibaren, tarafların tacir ve işin ticari niteliği gözetilerek, avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
28. Davacı yan 21.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinde; davalı tarafça taahhütname uyarınca kesilmeyen faturalar nedeniyle oluşan 183.050,00 TL alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir. Eldeki davada; dava dışı yükleniciler tarafından dava konusu bağımsız bölümlerinde bulunduğu inşaatın yapılarak konut veya ticari nitelikteki bağımsız bölümler halinde, gelir paylaşımı esaslı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı arsa sahibi olan kooperatife teslimi anında vergiyi doğuran olay gerçekleşecek ve mükellef dava dışı yüklenici firmalar olduğundan, doğacak KDV'yi vergi dairesi yüklenicilerden talep edecektir. Bu bakımdan bağımsız bölümlerin satışından kaynaklı olarak vergi yükümlüsü olan dava dışı yüklenicinin fatura düzenlenme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, fatura düzenlenmemiş olması vergisel bir yükümlülüğün ihlali niteliğinde olup, yoksa fatura keşide edilecek kişiye fatura düzenlenmediği için KDV talep etme hakkı tanımayacaktır. Ancak, tüm bu hususların değerlendirilebilmesi için, usulüne uygun şekilde açılan ve harçlandırılan bir davanın varlığı gerekmektedir. Davacı taraf dava dilekçesi anlatımında; KDV zararının doğmuş olduğu açıklamasına yer vermekle birlikte, dava dilekçesinin sonuç ve isteminde; hüküm altına alınmasını istediği alacak kalemlerini değerini bildirmek suretiyle tek tek sıraladığı halde, KDV alacağına yer vermemiştir. Yani, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında; değeri bildirilerek, harçlandırılan KDV alacağı bulunmamaktadır. Bu halde, davacı yanca KDV alacağına yönelik usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı görülmekle, bu alacak kalemi için herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
29. Her ne kadar davacı yanca 21.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinde 183.050,00 TL KDV alacağı gösterilerek, har yatırılmış ise de; dava dilekçesinde KDV alacağına yönelik harcı yatırılarak açılan bir dava bulunmadığından, ıslah dilekçesiyle harç yatırılmış olması KDV alacağına yönelik bir davanın varlığı için yeterli değildir. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 176 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah; taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan bir yöntem olup, iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağının da bir istisnasıdır. Davacı yanın vermiş olduğu ıslah dilekçesi netice-i talebin artırılmasına ilişkin olduğundan kısmi ıslah mahiyetindedir. Kısmi ıslah ile; dava dilekçesinde olmayan bir alacak kalemi, davaya dahil edilemez. Bu bakımdan davacının sunduğu 21.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinde talep ettiği KDV alacağı, ıslah mahiyetinde olmayıp, açıklama niteliğinde kabul edilmiştir.
30. Davacının ıslah dilekçesinde; KDV alacağı için 183.050,00 TL değer göstermek suretiyle harç yatırmış olmasının, 28 ve 29. maddelerde yazılı nedenlerle sonuca etkisi olmadığı anlaşıldığından, dava değeri ve dolayısıyla vekalet ücreti yönünden hesaplamaya dahil edilmemiştir.
VI-HÜKÜM
Davanın Kısmen Kabulü İle Kısmen Reddine;
1. Davacının .... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti isteminin reddine,
2. Davacının dava konusu ... nolu bağımsız bölümler için eksik ve ayıplı işler bedeli isteminin kısmen kabulüne; toplam 35.352,00 TL'nin; 1.000,00 TL'lik kısmına 20.09.2018 dava tarihinden, bakiye 34.352,00 TL'lik kısmına ise 21.02.2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Davacının dava konusu bağımsız bölümler için ödediği harç ve masrafların iadesi isteminin reddine,
4. Davacının mahrum kalınan kira bedelleri isteminin kısmen kabulüne; toplam 46.800,00 TL'nin 7.000,00 TL'lik kısmına 20.09.2018 dava tarihinden, bakiye 39.000,00 TL'lik kısmına ise 21.02.2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacının ... nolu taşınmazlar üzerindeki ipoteğin fekki istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına,
Karar ve İlam Harcı
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.611,80 TL harcın peşin alınan 290,32 TL ve 3.126,04 TL ile yargılamanın devamı aşamasında yatırılan 1.919,15 TL ıslah harcı ile 2.123,47 TL olmak üzere toplam 7.458,98TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.847,18 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
7. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 468,50TL, bilirkişi ücreti olarak 8.500,00 TL, keşif araç yolluğu 200,00 TL olmak üzere toplam 9.168,50 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.968,63 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harçlar, vekalet harcı ve ıslah harcı, tamamlama harcı olma üzere toplam 5.652,90 TL yargılama harcının red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.830,33 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
10. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
11. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 27.451,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı ve davacı vekilinin davalı vekilinin ve feri müdahiller vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 25.03.2024 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır