Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/181 K.2024/362
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/181 Esas - 2024/362
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/181 Esas
KARAR NO : 2024/362
...
DAVA : Tazminat (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
KARAR Y.TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 08.05.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin ...vadeli hesabı bulunduğunu, hesapta bulunan 171.130,01 TL'den; 85.455,48 TL'sinin ...'ın çektiğini, 56.202,30 TL'sinin ise ... tarafından çekildiğini, davalı bankanın 01.07.2021 ve 19.10.2021 tarihlerinde usulsüz olarak diğer mirasçılara paylarını ödediğini, müvekkillerinin murisinin mevduat hesabında bulunan paranın murisin ölümünden sonra veraset ilamına göre ödenmesi gerekirken davalı bankanın müvekkilleri hariç diğer mirasçılara ödeme yaptığını, müvekkillerinin mevzuatın emrettiği hükümler doğrultusunda birlikte hareket etmeyi veya bir mahkeme kararına istinaden paylaştırma yapılmasını beklendiğini ancak davalı bankanın hukuka aykırı şekilde bir kısım mirasçılara ödeme yaptığını, müvekkillerinin kendilerine intikal edecek miras payı üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunma imkanından yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin diğer mirasçıların paylarını aldıklarını yaklaşık 14 ay sonra öğrendiklerini, müvekkilleri bankaya müracaatla 20.12.2022 tarihinde mirasçılık paylarını mevduat hesabından çektiklerini ancak aradan geçen 14 aylık zaman diliminde nemalandırmadıkları kısım yönünden maddi zarara uğradıklarını, seçenek yatırım araçlarına yönelme şanslarının olmadığını, murisin hesabındaki para bütünüyle kalsa idi müvekkillerinin işleyecek faizden yararlanacaklarını, davalı banka tarafından tesis edilen 19.10.2021 tarihli hukuka ve usule aykırı işlem nedeniyle müvekkillerinin maddi zararlarının tahsili gerektiğini belirterek 6100 sayılı HKM 'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla TMK'nın 640 ve devamı maddelerine göre tüm mirasçıların elbirliği mülkiyet nedeniyle birlikte hareket etmesi gerekirken davalının hukuka ve usule aykırı eylemi sonucunda oluşan zarar için her bir müvekkili için müvekkillerinin hissesine düşen şimdilik 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu muris....'a ait olduğu iddia edilen ... no'lu mevduat hesabın münferit ortak hesap olduğunu, hesap ortağının ... olduğunu ve 01.07.2020 tarihinde yapılan ödemenin hukuka uygun olduğunu, ...'ın vefat tarihi itibariyle vadeli hesap bakiyesinin 170.910,97 TL olduğunu, dolayısıyla 85.455,49 TL'nin mirasa konu olmayan tutar olup ...'ın payı olduğunu, ortakların payları belirtilmediğinden ve hesap münferit (teselsüllü) ortak hesap olduğundan hesap bakiyesi vefat eden ortak ....'a 01/07/2020 tarihinde ödendiğini, ödemenin mirasçılık hakkından dolayı yapılan bir ödeme olmadığını, hesabın ortağı olduğu için sahip olduğu hissenin temdit gününde ödendiğini, mirasçıların paylarına herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, vefat tarihi olan 08/05/2020 tarihinden itibaren hesapta bulunan paranın yarısının ...'a ait olduğunu, davacı tarafların iddiası gerçeği yansıtmadığını, müvekkil bankanın 01/07/2020 tarihinde usule ve hukuka uygun bir biçimde ödeme gerekleştirdiğini,... mevduat hesabından ödeme yapılmasını talep ettikleri vadeli hesaptan 56.202,30 TL 19.10.2021 tarihinde ...'..a ödendiğini, kalan tutarın ise ödeme yapıldıktan sonra vadeli hesapta değerlendirdiğini, hesabın vadeli hesap olarak devam ettiğini, bu nedenle mirasçıların herhangi bir kaybının olmasının önüne geçildiğini, geriye kalan tutarın davacı mirasçılara 20.12.2022 tarihinde ödenerek hesabın kapatıldığını, ödeme yapılıncaya kadar geçen süreçte davacı mirasçıların paraları vadeli hesapta nemalandırıldığından davacı mirasçıların kayıplarının söz konusu olmadığını, davacıların iddia ettikleri şekilde zarara uğradıklarını ispat etmeleri gerektiğini savunmuş haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Davacıların murisi ..'ın 08.05.2020 tarihinde vefat ettiği, miras bırakan ...'ın davalı banka nezdinde eşi ... ile birlikte ... numaralı vadeli ortak mevduat hesabı bulunuğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Davacılar murisi ...'ın 08.05.2020 tarihinde vefatını müteakip, dava dışı mirasçılara ödeme yapılmasının davacı aleyhine zarara sebebiyet verip vermediği, hesaptaki paranın geç ödenmesinde ve murisin diğer mirasçılara paylarının ödenmesinde davalı bankanın kusurlu olup olmadığı, kusurlu olması halinde davacıların bu sebebe bağlı olarak oluşan zararının bulunup bulunmadığı var ise ne tutarda olduğu noktalarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
6. Mirasçılık belgesi örneği.
7. Banka kayıtları.
8. Mütalla raporu.
9. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bilirkişi 25.08.2023 tarihli kök ve 22.04.2024 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; davalı bankanın veraset ilamında belirtilen miras paylarına göre mirasçılara, farklı zamanlarda ödeme yaptığı, mirasçılar arasında, terekenin paylaşımına ilişkin sözleşme bulunmadığını, mirasçıların veraset ilamında belirtilen pay oranlarında tereke üzerinde pay sahibi oldukları, payları ayrılabilir nitelikte olan ve banka hesabında bulunan paranın payları oranında mirasçılara ödenmesinde bir sakınca bulunmadığını, gerek mevduat hesabındaki paranın nemalandırılması, gerekse davacılardan habersiz şekilde diğer mirasçılara paylarının ödenmiş olması nedeniyle, davacıların zararlarını yahut mağduriyetlerinin oluşmadığı, bu nedenle davacıların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı görüşü bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
10. Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
11. Davacı yanlar, müvekkillerinin murisi... vadeli hesabı bulunan paranın usulsüz olarak davacılar dışındaki mirasçılara ödenmesi ve kendi paylarının ise murisin ölümünden yaklaşık 14 ay gibi bir süre geç ödenmesi nedeniyle maddi zarara uğradıklarını belirterek 6100 sayılı HKM 'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
12. Somut olayda; davacıların babası miras bırakan ...no’lu vadeli
mevduat hesabının bulunduğu, hesabın vade başının 30.04.2020, vade sonunun ise
04.06.2020, 35 gün vadeli şeklinde açıldığı, miras bırakanın vade sonundan önce 08.05.2020
tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi
...'in kaldığı, vade sonunda faiz tahakkukunun ardından hesabın ulaştığı değerin 170.910,97 TL olduğu, bu
tutarın 85.455,48 TL’sinin hesap ortağı ...’a 01.07.2020 tarihinde
ödendiği, hesap bakiyesinin ise vade sonu 05.08.2020 olmak üzere yeniden vadeli hesap şeklinde işletilmeye
devam olunduğu,
hesabın 35 günlük vadeler halinde 19.10.2021 tarihine değin vadesinin yenilendiği, 19.10.2021
tarihinde ...’a 56.202,30 TL ödeme yapıldığı, kalan
33.721,41 TL’nin yine 35 günlük vadeler halinde 19.12.2022 tarihine kadar vadesinin yenilendiği,
20.12.2022 tarihi itibariyle hesapta bulunan 37.383,43 TL’nin davacılara ödendiği anlaşılmıştır.
13. 1A000633 no’lu vadeli mevduat hesabının 13.12.2012 tarihinde, miras bırakan ... adına münferiden açılmış ortak
hesap olduğu tarafların kabulündedir. Münferit (teselsüllü) hesap; hesap sahiplerinden her birinin tek başına hesabın tamamı üzerinde
tasarruf edebildiği, hesap sahiplerinden sadece birine dekont gönderilmesinin, diğerlerinin durumdan
haberdar edilmiş sayılması için yeterli olduğu hesaptır. Bu tür hesaplarda, hesabın açılışı sırasında veya
sonradan imzalı beyanları ile bankaya bir hisse oranı bildirilmemiş ise ortakların hisselerinin eşit
olduğu kabul edilir.
14. Dava konusu hesabın açılışı sırasında ortaklık payına ilişkin bir kayıt konulmadığı görülmektedir. Bu
nedenle, muris ...ın hesaptan ayrı ayrı para çekmeye yetkileri bulunsa
da, hesaba eşit oranda ortak oldukları kabul edilmektedir. Ortaklarından birinin ölümü halinde,
hesapta mevcut olan paranın eşit şekilde paylaştırılması gerekmektedir.
Bu bağlamda, muris ...’a ödenmesinde hukuka aykırılık
bulunmamaktadır.
Hesapta kalan ve müteveffa ...’ın payına isabet eden 85.455,49 TL’nin ise
adı geçenin mirasçılarına miras payları oranında ödenmesi gerekmektedir.
Davalı bankaca, öteden beri 35 gün (kırık) vadeli şeklinde devam eden hesabın yarısı Hediye
Aktaş’a ödendikten sonra da, 35 gün (kırık) vadeli şeklinde hesabın devam ettirildiği, bu
bakımdan mirasçıların haklarına bir zarar verilmediği görülmektedir.
Mirasçılardan
...'ın davalı bankaya başvurarak, 19.10.2021 tarihinde miras payları oranında
paralarını aldıkları, davacıların miras payına isabet eden bakiye tutarın ise yine 35 gün (kırık) vadeli
şeklinde vadeleri yenilenmek suretiyle hesabın devam ettirildiği görülmektedir.
Nitekim; murisin vefat tarihinde mirasçıların payına düşen kısım 32.045,81 TL olduğu halde, 20.12.2022
tarihinde davacılara ödenen tutar 37.383,43 TL’dir. Aradaki fark, davacıların payının vadeli mevduat şeklinde devam ettirilerek, hesaba vadeli mevduat faizi tahakkuk ettirilmesinden kaynaklanmaktadır.
1A000633 no’lu hesabın miras bırakana ait olan kısmının, ölüm tarihinden önceki dönemde
olduğu gibi, ölüm tarihinden sonra da 35 gün vadeli hesap şeklinde devam ettirilerek nemalandırılmış
olması nedeniyle, davacıların tazmin edilebilecek herhangi bir zararları bulunmamaktadır.
15.
Diğer yandan, miras bırakana ait olan bir banka hesabındaki mevduatın mirasçılara ödenmesi
için bankanın bütün mirasçıları davet ederek, mirasçıların aralarında ayrıca bir taksim sözleşmesi olup
olmadığı hususunu aydınlığa kavuşturması, bütün mirasçıların birlikte beyanlarını almak ve aynı anda
paylarını ödemek suretiyle murise ait hesabı kapatması esastır. Somut olayda ise, davalı bankanın veraset ilamında belirtilen miras paylarına göre mirasçılara
farklı zamanlarda ödeme yaptığı, bu bağlamda esasen belli bir risk altına girmiş olduğu görülmektedir. Ancak, davacı mirasçılar tarafından terekenin miras paylarına göre değil, aksine; düzenlenmiş bir taksim sözleşmesine göre yapılması gerektiği de ileri sürülmüş değildir. Yani; mirasçılar arasında ayrıca bir tereke taksim sözleşmesi bulunmadığı, mirasçıların
veraset ilamında belirtilen pay oranlarında tereke üzerinde pay sahibi oldukları görülmektedir. Bu
nedenle, paylara ayrılabilir nitelikte olan banka hesabındaki paranın, payları oranında
mirasçılara ödenmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.
VI-HÜKÜM
1.
Davacıların davasının reddine,
Karar ve İlam Harcı
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 247,70 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacılar üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve ...İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
6. Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere 27.05.2024 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2024
...
e-imzalıdır e-imzalıdır