Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/303 K.2025/411
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/303 Esas - 2025/411
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/303
KARAR NO : 2025/411
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
: 2-
3-
VEKİLİ :
DAVACI : 4-
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
5-
6-
7-
MÜTEVEFFA/DAVALI: 8-
MİRASÇILARI: 1-
2-
VEKİLİ :
: 3-
KAYYIM :
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 07/02/2023
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025
e-imza e-imza e-imza e-imza
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalıların, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili hakkında icra takibi yaptıklarından, müvekkili davacının yapmakta olduğu ... ticareti ile ilgili işyeri ve mallarının haciz edilerek ticari hayatının bitirildiğini, ekonomik olarak telafisi imkansız zararlara uğramasına neden olduğunu, davacının dava konusu olaylar nedeniyle ticari itibarını kaybettiği gibi maddi olarak da büyük zarara uğradığını, icra takipleri nedeniyle işletmesi çalışamaz hale geldiğinden uzun zamandır düzenli bir gelire sahip olmadığını, müvekkiline karşı, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak yapmış oldukları hukuken korunması mümkün olmayan icra takiplerinin iptaline, çeklerin bedelsiz olduğunun tespiti ile açılmış olan icra takiplerinin iptaline ve müvekkilin takipler nedeniyle uğramış olduğu maddi manevi zararın bir nebze de olsa giderilmesine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... mirasçıları ... ve ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı muris ... in kendisine verilen senetlerin iyiniyetli hamil olarak davacıya iade etmesi gerekirken kötü niyetli ve haksız olarak icra takibi başlattığını bu nedenle de müvekkilinin zarara uğradığından bahsedilmişse de iş bu davada aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacının haksız olarak açmış olduğu bu davanın reddi gerektiğini, davalının yasal mirasçıları olan ... ile ...'ye iş bu haksız dava yöneltilse de Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... E ... K sayılı dosyası ile taraflar kayıtsız şartsız olarak mirası reddettikleri tespit edilmiş olup, ... mirasçıları olan ... ve ... yönünden usulden ve esastan reddi karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; takibi yapılan ... ... Bankası, 30.09.2018 vade tarihli ... seri numaralı çekin keşidecisi ... olup lehtarı ... olduğunu, bahse konu çekte sırasıyla ..., ... (... İnşaat), ... Şti. ve ...'un ciroları bulunduğunu, tüm bu cirolar beyaz ciro niteliğinde olup, ... Şti'ye ait ciro ile ... arasındaki ciro arasında ... isimli kişinin de cirosu bulunmakta olup bu ciro çizik cirosu olduğunu, ancak bahse konu cirolar beyaz ciro niteliğinde olduğundan ciro zincirinin sıhhatinde hiçbir şüphe bulunmadığını, müvekkilinin bu ciro silsilesiyle çeke yetkili hamil olduğunu, müvekkilinin ...'un kendisine olan borcu sebebiyle çeki devralmış olup ... dışındaki hiçbir cirantayı ve keşideciyi tanımadığını, huzurdaki yargılamanın, davacı ... tarafından sırf borçtan kurtulmak maksadıyla kötü niyetli olarak açıldığını, davanın somut gerekçeleri hakkında ortaya koyduğu iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların soyut iddialar ile birbiri ile ilgisi olmayan konuları ve davalıları bir araya toplayarak, konusu dahi tam olarak belli olmayan dava dilekçesi ile hukuka uygun icra takipleri ve borçlarından kurtulmak için hukuk sistemi tarafından kabul göremeyecek taleplerde bulunarak açmış olduklarının davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çek üzerinde müvekkilinin cirosu bulunmakta olup, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu, dava konusu çekin ciro yolu ile müvekkiline geçmiş olup, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu çek hakkında icra takibi başlatmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, zira müvekkilinin, çeki yasal süresinde bankaya ibraz ettiğinden ve çeki elinde bulundurduğundan TTK m.790 gereği yetkili hamil olduğunu, çekin ciro zinciri düzgün olduğundan TTK m.686 uyarınca şeklen hak sahibi görünen bir hamilden senedi iktisap eden kişi, iyi niyetli ise korunması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacıların çeklere dayalı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı taraf açıklanması istenen talep sonucunda özetle davalıların hamil olarak elinde bulundurduğu çeklere ilişkin borçlu olmadığını iddia etmektedir. Bundan başka davacı taraf söz konusu çeklerin başka bir ticari ilişki çerçevesinde ( bu iddiaya ilişkin dava ayrılmış ve başka esasa kaydedilmiştir) lehtara verildiğini lehtarın ise çeklerin bedelsiz olduğunu bilerek bu davadaki davalılara ayrı ayrı ciro ederek teslim edildiğini söylemektedir.
Çek bir ödeme aracı olup, bir borcun tasfiyesi için verilir. Davacı, dava konusu çek nedeniyle borcunun bulunmadığına ilişkin iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu durumda davacının davalıların TTK 687.maddesi uyarınca çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini yani kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bilindiği gibi TTK'nun 687.maddesinde keşidecinin ya da kıymetli evrak borçlusunun önceki hamillerden ya da lehtardan kaynaklanan defilerden sorumlu olması için ancak bile bile borçlu zararına iktisap etmesinin kanıtlanması gerektiği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeden hareketle davacı taraf her ne kadar davalıların bilerek bu çekleri devraldığını iddia etmişse de buna dair iddiadan öte yazılı ve somut bir delil sunmamışlardır. Bu durumda kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi de gözetilerek temel ilişkide olmayan davalılara karşı davacı tarafa yemin delili de hatırlatılmamış, takibin tedbiren durduğu gözetilerek davalılar lehine tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE, takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden asıl alacağın (Davalı ... yönünden 225.500,00TL, davalı ... Şti. yönünden 963.600,00TL, davalı ... yönünden 198.400,00TL, ... Şirketi yönünden 50.000,00TL, davalı ... yönünden 200.000,00TL, davalı ... yönünden 200.000,00TL, davalı ... yönünden 48.400,00TL) %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.142,50TL tebligat ve posta giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.535,24TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan davalı ... mirasçıları ... ve ... için 36.080,00TL, davalı ... Şti. İçin 146.904,00, davalı ... için 31.744,00TL, ... Şirketi için 30.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,
Dair, davacılar vekili davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza