Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1108 K.2024/1663

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1108 📋 K. 2024/1663 📅 23.10.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1108
KARAR NO : 2024/1663
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2020
NUMARASI : 2018/415 E. - 2020/115 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Hükümsüzlük
Dairemizce verilen 06/10/2022 tarih ve 2020/1565 Esas - 2022/1264 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2024 tarih ve 2023/222 Esas - 2024/3647 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dosya okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, “...” ibareli markaların maruf hale geldiğini, davalının “....com” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin “...”, “... ...”, “... ...”, “... ...” ve “...+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların görsel, anlamsal, fonetik ve genel izlenim olarak benzer olduğunu, davalıya ait markanın müvekkilinin seri markası olarak anlaşılacağını, başvurunun tescil edilmesi halinde, bu marka ile müvekkiline ait markaların aynı reyonda satılacağını ve müvekkili markalarının sağladığı kalite ve güven duygusunun zarar göreceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve 2017/41520 sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "....com" ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli markası arasında başvuru markasının kapsamındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "..." ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, HMK’nın 282. maddesi uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmünden hareketle bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle, YİDK kararının dava konusu markanın 2017/41520 sayılı markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden YİDK kararının iptaline, bu mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalardaki ortak “...” ibaresinin birçok ticaret markasında kullanıldığını, davalının ibareyi tamlama olarak kullanması nedeniyle taraf markalarının farklılaştığını, SMK’nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bunun yanında SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanması için gerekli şartların da oluştuğunu, yerel mahkeme kararında bu hususa ilişkin yeterli gerekçe ortaya konulmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının gerekçe kısmının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 17.10.2022 tarih ve 2020/1565 Esas, 2022/1264 Karar sayılı kararı ile, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin coğrafi bir yer adı olması nedeniyle, bu ibarenin ortaklığının iltibasa sebebiyet vermeyeceği, davacının kullanım sonucu bu ibareyi ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 07/05/2024 TARİH VE 2023/222 ESAS, 2024/3647 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduğu, kararın "İleri Sürülen İstinaf Sebepleri" kısmında davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri gösterilmediği gibi "Gerekçe" başlığını taşıyan kısmında da davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ve hüküm kısmında da davacı vekilinin başvurusuna ilişkin olumlu olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına, bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalının "....com" ibareli markanın 29. sınıf mallarda tescili için diğer davalı ... başvuruda bulunduğu, başvurunun yayımı sonra davacının "..." ibareli markalarını mesnet göstererek iltibas ve tanınmışlık gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile davacının itirazının reddedildiği, davacının bu karara itirazının ise 2018-M-7289 sayılı YİDK kararıyla reddedilmiş olduğu, söz konusu YİDK kararının 06/09/2018 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği ve davanın da iki aylık hak düşürücü süre içinde 26/10/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş olup, tarafların istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık SMK'nın 6/1 ve 6/5. maddesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, dava konusu "....com" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, zira, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresi, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih ve 1999/5790-9590 E.-K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "....com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "...", "... ...", "... ...", "... ..." ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "..." ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı anlaşılmıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarih ve 2023/1338 E.-2024/4445 K. sayılı kararında "... ...", 20.03.2024 tarih ve 2022/5758 E.-2024/2268 K. sayılı kararında "... ...", 16.01.2024 tarih ve 2022/4096 E.-2024/350 K. sayılı kararında da "..." ibareli markalar davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmamış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi isabetli görülmemiştir.
Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf isteminin incelenmesine gelince; ilk derece mahkemesince, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince markalar arasında SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğu ileri sürülerek, ilk derece mahkemesi kararı gerekçesi yönünden istinaf edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesinde, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusunun, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan fıkranın uygulanabilmesinin ön şartı aynı ya da benzer marka başvurusu yapılması olup, eldeki uyuşmazlık yönünden, Dairemizce, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacı vekilinin tanınmışlık itirazı, sonuca etkili bulunmamıştır.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, diğer davalı tarafça istinaf edilmemiştir. Davalı TÜRKATENT'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı yanı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.
Bu itibarla, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmadığından, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile YİDK karar iptali talebiyle açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353 1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 4 Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2020 gün ve 2018/415 E., 2020/115 K. Sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE,
4-Marka hükümsüzlüğü istemli davanın KABULÜ ile dava konusu 2017/41520 sayılı markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Et, balık kümes ve av hayvanları etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile kalan 391,70 TL bakiye harcın davalı ... mirasçılarından tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-YİDK kararının iptaline yönelik talep yönünden, davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
7-Marka hükümsüzlüğü talebi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 351,40 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.366,70 TL tebligat ve posta gideri, 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 397,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 4.064,50 TL yargılama giderinin takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının kabulü ile bu orana tekabül eden 2.032,25 TL'ye, 35,90 TL peşin harç ile 35,90 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.104,05 TL'nin davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın YİDK kararının iptali davası yönünden yapıldığının kabulü ile davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 120,0‬0 TL tebligat masrafından oluşan toplam 268,60 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
10-Davalı mirasçı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 200,00 TL posta giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 100,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı mirasçı ...'e verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
12-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,
13-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
14-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/4. maddesi uyarınca 16.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
15-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/4. maddesi uyarınca 16.000 TL vekalet ücretinin davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 23/10/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...