Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/564 K.2025/612

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/564 📋 K. 2025/612 📅 21.03.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/564 - 2025/612
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/564
KARAR NO : 2025/612
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2024
NUMARASI : 2024/147 E. - 2024/147 K.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2024 tarih ve 2024/147 E. - 2024/147 K. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı eski çalışanları ... ve ... ile taşıma işini yapan şahısların ortak hareket ederek gerçekte yapılmayan nakliyat ve sevkıyatlara ilişkin olarak gerçeğe aykırı irsaliye ve faturaların düzenlenmesi, bir sevk irsaliyesi için birden fazla fatura düzenlenmesi ve başkaca yollarla müvekkili şirketin haksız yere ödemeler yapmasına neden olmak suretiyle şirketin maddi zarara uğramasına yol açtıklarını, anılan eylemin suç teşkil etmesi nedeniyle davalılar hakkında hırsızlık, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve sair suçlardan dolayı yapmış oldukları şikayet üzerine soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/247581 soruşturma numaralı dosyası üzerinden sürdürüldüğünü, müvekkili şirketin zararının şimdilik 158 fatura için toplam 5.352.900,00-TL olduğun tespit edildiğini, gerçekte zararın çok daha fazla olduğunu ileri sürerek, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca, davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek tedbir konulmasına karar verilmesini, yine aynı nedenlere dayalı olarak İİK'nın 257. maddesi uyarınca, 5.352.900,00-TL alacak için davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın konusunu oluşturmayan davalılara ait menkul ve gayrimenkuller ile banka hesapları ile ilgili tedbir kararı verilmesi talep edildiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir istemi haklı görülmediği; ihtihati haciz talebi yönünden ise, davalılar birden fazla olup, davalılardan ... ve ...' şirketin nakliye işlerini yapan taşeron, ..., ... ve ...' ise bunların alt taşeronu olarak nitelendirilmiş olup, keza şirket eski çalışanları ile iş birliği halinde şirket aleyhine belge düzenlenerek şirketin zarara uğratıldığı iddia edilmiş olmakla, uzun yıllara yayılan bir fiil söz konusu olup varsa zararın miktarı ile zarardan hangi davalının ne tutarda sorumlu tutulacağının belirlenmesi özellikle haklarında kesinleşmiş bir ceza yargılaması da bulunmamakla, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği için yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, tespit edilen 5.352.900,00-TL'lik zararı için yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, davalıların mal kaçırmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davalılar hakkında TBK'nın 61. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanacağını, davalıların müvekkilini zarar uğrattıklarının iç denetim raporu ile ortaya çıktığını, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinin belirtilmesinin kanunun lafzı ve amacı ile örtüşmediğini, ihtiyati tedbir talebinin reddinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, somut uyuşmazlıkta davalılar adına kayıtlı mal varlıklarının dava konusu olmadığı; öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği ve ilk derece mahkemesinin alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği yönündeki ret gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 21/03/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.