Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/118 K.2025/42
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/118 Esas - 2025/42 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/118
KARAR NO : 2025/42
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2024
NUMARASI : 2024/689 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI
VEKİLİ :
ALEYHİNE TEDBİR
TALEP EDİLEN
DAVALI
DAVA : Ticari Şirket
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
TALEP : İhtiyati Tedbir (Genel Kurul Kararının Yokluğu ve İptali İstemli Davada)
KARAR TARİHİ : 30/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :30/01/2025
Taraflar arasındaki genel kurul kararının yokluğu ve iptali istemli davasında mahkemece talep edilen ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin paylarının ...'a ait olduğunu, davacıların ...'ın vefat eden oğlu ...'ın çocukları olduğunu, ...'ın 26/10/2023 tarihinde vefat ettiğini, miras paylarının henüz mirasçılarına tam olarak intikal etmediğini, murisin el yazılı vasiyetnamesi ile paylar adına işlenen ... ve ...'un muris tarafından düzenlenen vasiyetname ile mirastan red edildiğini, davalı şirket hisselerinin intikali konusunda mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunmakta olup, hukuka uygun mirasçılık belgesi henüz düzenlenmemiş, pay sahipleri ve pay oranları henüz belli değil iken 14/09/2024 tarihinde anılan genel kurul kararlarının batıl olduğunu bildirerek, öncelikle TTK 439 uyarınca şirkete özel denetçi atanmasına, miras paylarının belli olmaması nedeni ile şirket yönetiminde oluşan boşluğun giderilmesi amacıyla tedbiren şirket yönetimine kayyum atanmasına,14/09/2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının butlanına veya mahkemenin butlan şartlarının oluşmadığı kanaatinde olması halinde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 09/10/2024 tarihli ara karar ile; davacının dava dilekçesindeki iddialarını, davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasını gerektirecek şekilde yaklaşık olarak ispatlayamadığından, davacının haklılığının yaklaşık olarak da ispatı yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiğinden, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili tarafından dosyaya sunulan 02/12/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; şirket pay defterine hukuka aykırı işlenen paylar olması sebebi ile, tüm mirasçıların paylarını teminat altına alabilmek adına davalı şirket payları üzerine, payların devri üçüncü kişilere devri, ile sermaye arttırım ve azaltma yapılamaması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 04/12/2024 tarihli ara kararı ile; ''Davacılar vekili; davalı şirketin paylarının ...'a ait olduğunu, davacıların ...'ın vefat eden oğlu ...'ın çocukları olduğunu, ...'ın 26/10/2023 tarihinde vefat ettiğini, miras paylarının henüz mirasçılarına tam olarak intikal etmediğini, Murisin el yazılı vasiyetnamesi ile paylar adına işlenen ... ve ...'un muris tarafından düzenlenen vasiyetname ile mirastan red edildiğini, pay oranlarının uyuşmazlık konusu olduğunu, paylar konusunda muallak olması nedeniyle genel kurul yapıldığını, 14/09/2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının iptali ile şirket yönetiminde oluşan boşluğun giderilmesi amacıyla tedbiren şirket yönetimine kayyum atanmasını talep etmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m.390/3)
Dosyada dava dilekçesi ekinde sunulan deliller incelendiğinde, davacının dava dilekçesindeki iddialarını, davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasını gerektirecek şekilde yaklaşık olarak ispatlayamadığından, davacının haklılığının yaklaşık olarak da ispatı yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiğinden, tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' şeklinde karar verilerek davacılar vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 04/12/2024 tarihli ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirkete kayyım atanması için mutlaka mahkemenin kararı gerektiğini ve bu mahkeme kararında da kayyımın hangi tür kayyım olduğu ile görev ve yetkileri ana hatlarıyla belirlendiğini, kayyımın görev ve yetkileri kayyımın hangi tür kayyım olduğuna ve atanma sebebine göre değiştiğini, bu kapsamda kayyımın yetkisi, kayyumun atanmasına yol açan durumlarla sınırlı bir yetki olup bir ticaret şirketine atanan kayyımın ticaret şirketi organı yerine geçip, şirket organı gibi karar vermesi mümkün olmadığını, mahkemece ihtiyati tedbir niteliğinde atanan kayyımın, yalnızca yönetim kurulunun iş ve işlemlerine nezaret etmesine karar verilebileceği, ancak mahkemece şirketin ayakta tutulması prensibine göre hareket edilmediğini, doğrudan gerekçesiz şekilde ret kararı verildiğini, şirketin kendisinin değil, ancak şirketin paylarının terekeye dahil olduğunu, bu durumda paylar yönünden bir ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, bu durumun şirketin ayrı bir tüzel kişilik arz ettiği kuralına aykırılık teşkil etmeyeceğini, ancak bu ihtimaller değerlendirilmeksizin doğrudan reddine karar vermek doğru olmadığını bildirerek yerel mahkemece verilen ret kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir
Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yanca sunulan pay defterinde davacıların payları “0” olarak gösterildiğini, ancak payların bu şekilde olması yönünde hukuka uygun bir sebep bulunmadığını, pay defterine yapılan bu usulsüz işlem bile tedbir kararı talebi için tek başına önemli bir delil olduğunu, pay defterinin hukuka ve usule uygun işlendiğine ilişkin davalı yanca herhangi bir somut delil sunulmadığını, bu şekilde pay dağılımının yalnızca keyfiyet oluşturduğunu, davalı yan cevap dilekçesinde mirasçılar ... ve ...’ün şirkete başvuruları üzerine davacı şirket yönetim kurulunun 09/10/2024 tarih ve 005 sayılı kararıyla pay defterine ...’u tek pay sahibi olarak işlediklerini beyan ettiğini, iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte daha önce yapılmış olan genel kurul toplantısında bunu dile getirmediğini, toplantı zamanında yine bu hususu talep etmediğini, huzurdaki davanın açıldığı aynı gün 09/10/2024 tarihinde pay defterine işlenmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Ankara 79. Noterliği’nin 01/12/2023 tarih ve 25926 Yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Miras Taksim Sözleşmesi’nin iptali için Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2024/476 E.sayılı dosyada miras taksim sözleşmelerinin iptali davasının görüldüğünü, ... ve ... tarafından Ankara 12. Aile Mahkemesi’nin 2024/139 E. sayılı dosyasında ...’ın oğlu ... T.C. Kimlik numaralı ...’ın öz oğlu olmadığını, DNA incelemesi yapılarak nesebin tespiti ile öz oğlu değil ise soy bağının kaldırılarak ...’ın ...’ın kütüğünden çıkarılması suretiyle nüfus kaydının düzeltilmesi ve mirasçılık sıfatının ortadan kaldırılması talepli dava açıldığını, bahsi geçen bu iki dava sonuçlanmadan şirket payları üzerinde tasarruf edilmesinin hukuka aykırı olacak olup, telafisi güç zararlara sebebiyet vereceğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin tedbir talebine yönelik vermiş olduğu red kararının kaldırılmasını ve şirket pay defterine hukuka aykırı işlenen paylar olması sebebi ile, tüm mirasçıların paylarını teminat altına alabilmek adına davalı şirket payları üzerine, payların devri üçüncü kişilere devri, ile sermaye arttırım ve azaltma yapılamaması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, davacılar tarafından ,14/09/2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının butlanına veya mahkemenin butlan şartlarının oluşmadığı kanaatinde olması halinde iptaline karar verilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı dava dilekçesinde tedbiren şirket yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece 09/10/2024 tarihli ara karar ile davalı şirkete tedbiren kayyım atanması yönünde talep edilen ihtiyati tedbirin reddine karar verildiği, ilgili 09/10/2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun bulunmadığı,
Davacı tarafça İstinaf incelemesine getirilen ara kararın Mahkemece verilen 04/12/2024 tarihli ara karar olup, iş bu ara kararın konusunu davacılar ... ve ... vekili tarafından dosyaya sunulan 02/12/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesindeki '' şirket pay defterine hukuka aykırı işlenen paylar olması sebebi ile, tüm mirasçıların paylarını teminat altına alabilmek adına davalı şirket payları üzerine, payların devri üçüncü kişilere devri, ile sermaye arttırım ve azaltma yapılamaması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi'' talebinin oluşturduğu,
Yani İstinaf incelemesine konu edilen Mahkemece verilen 04/12/2024 tarihli ara kararda kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talebi ve bu talep hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı,
Bu bağlamda; davacılar ... ve ... vekili tarafından dosyaya sunulan 02/12/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile talep edilen, şirket pay defterine hukuka aykırı işlenen paylar olması sebebi ile, tüm mirasçıların paylarını teminat altına alabilmek adına davalı şirket payları üzerine, payların devri üçüncü kişilere devri, ile sermaye arttırım ve azaltma yapılamaması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin , davanın genel kurul kararının butlanı veya olmadığı takdirde iptali talebine ilişki olup, davanın niteliği dikkate alındığında sonuç olarak ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine karar vermesinin usul ve yasaya uygun olduğu , ayrıca her ne kadar davacı ... tarafından istinafa konu edinilen 04/12/2024 tarihli ara kararın kaldırılması ile birlikte, şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması talep edilmiş ise de, istinaf incelemesine konu olan 04/12/2024 tarihli ara kararda kayyım talebi ve dolayısıyla bu talebin değerlendirilmediği, şirkete kayyım atanması talebinin 09/10/2024 tarihli ara karar ile red edilip, 09/10/2024 tarihli ara karara yönelik de istinaf başvurusu bulunmadığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi 04/12/2024 tarihli ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davacılar ... ve ... 'dan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...