Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1349 K.2024/19
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1349 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/19
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/621 E 2022/766 K
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... ve davacılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından 30/07/2019 vade tarihli 200.000,00TL bedelli keşidecisi müvekkillerinin murisi ..., lehtarı diğer davalı ... olan bonoya dayanarak mirasçı sıfatıyla müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, senetteki borçlu imzasının müvekkillerinin murisine ait olup olmadığı bilinmemekle beraber senedin murisin tehdit edilerek zorla imzalatıldığını ve bedelsiz bir senet olduğunu, murisin uzun yıllar önce sağlıklı düşünme ve karar verme yetisini kaybettiğini, ailesi ile bağlarının koptuğunu ve yaşamının son 5 yılını ... Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon merkezinde bakıma muhtaç şekilde geçirdiğini, senet alacaklısı olan davalı ...'ın murisin mallarını elde etmek isteyen ... ile işbirliğine girerek huzur evinden çarşı iznine çıkan murisi kaçırarak ve zorla alıkoyarak ölümle tehdit ederek senet imzalattıklarını, murisin tehditten kurtulur kurtulmaz Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verdiğini ve 17/12/2018 tarihinde her ikisinden de şikayetçi olduğunu, murisin davalı ... ile borç doğuran bir ilişkisinin bulunmadığını, takibe konu senedin suç teşkil eden eylemlerle elde edildiğini ve geçersiz olduğunu belirterek müvekkillerinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin ve takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, keşidecinin senet nedeni ile borçlu olmadığına dair iddialarını ciro yolu ile senedi elinde bulunduran müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, senedin müvekkili adına kayıtlı taşınmazların satışı nedeniyle verildiğini, murisin fiili ehliyetininin bulunduğunu, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/83 ve Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/18 esas sayılı dosyalarında taraf olarak bulunduğunu, bu davalarda murise vasi atanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin fiili ehliyetinin bulunduğunu, kendisine vasi tayin edilmediğini, bir kısım davacıların muris ile birlikte kardeşleri davacı ... aleyhine Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/83 esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptali için dava açtıklarını ayrıca Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/18 esas sayılı dosyalarında dava açıldığını, murisin kendisine miras yoluyla intikal edecek hissesini müvekkiline haricen sattığını ve satış bedelini ibraname gereğince tamamen aldığını, senedin bu parseller için ödenen bedel karşılığında alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senedin keşide edildiği 16/03/2017 tarihi dikkate alındığında bu tarihlerde muris tarafından verilmiş bir kısıtlama kararının bulunmadığı, düzenlenen 24/01/2017 ve 09/02/2017 tarihli raporlarda murisin kısıtlanmasının gerektirir bir durumun bulunmadığının tespit edildiği ayrıca muris ile birlikte davacılar ... ve ... tarafından davacı ... aleyhine Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/83 esas sayılı dosyası ile 23/02/2017 tarihinde vasiyetnamenin iptali istemli dava açıldığı, murisin bu davanın açılması için avukata vekaletname verdiği ve davanın 19/02/2021 tarihinde feragat nedeni ile reddine karar verildiği, bu davada davacıların bu tür bir iddiasının bulunmadığından murisin senedin keşide edildiği tarihte hukuki ehliyetinin bulunmadığına dair iddiaların yerinde görülmediği, davalı ...'ın emlak alım satım işi ile ilgilendiği, 16/03/2017 tarihli noter vekaletnamesi ile muris tarafından bu davalıya kendisine intikal eden taşınmazlardaki hisselerin satımı için yetki verildiği ve bu taşınmazlarda bulunan hisselerine karşılık parayı peşin aldığına dair ibraneme düzenlendiği, senedin 16/03/2017 tarihinde vekaletname verildiği tarihte düzenlendiği, muris tarafından savcılığa 17/12/2018 tarihli şikayet dilekçesi sunulduğu, şikayet dilekçesinde zorla alındığı iddia edilen senedin dava konusu senet olup olmadığının belirlenmediği, davalı ... tarafından da 12/03/2020 tarihinde düzenlenen vekaletname ile davalı ...'a adına kayıtlı olan taşınmazları satması için yetki verildiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu senedin tehditle zorla alındığını, takipsizlik kararı verilen savcılık soruşturmasında gerekli ve etkin soruşturma yapılmadığını, davalı lehtarın beyanında 16/03/2017 keşide tarihli senedin vekaletname tarihi olan 16/03/2017 tarihinden sonraki bir tarihte alındığının ikrar edildiğini, davalı lehtarın beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senedin sonradan doldurulduğunu, davalı lehtar ile birlikte hareket eden ...'ın beyanları ile davalı lehtarın beyanlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, keşide tarihi itibariyle müvekkilinin murisinin hukuki ehliyetini haledar eden durumu dikkate alındığında senedin ciro edilmesi halinde dahi borç doğurmayacağını, senedin vadeden sonra ciro edildiği sabit olmakla alacağın temliki hükümlerinin tartışılması gerektiğini, bilirkişi ve yemin deliline dayanıldığı halde bu delillerin toplanmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davacılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesi sunmuş, davacı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının aynısı ileri sürmüş, daha sonra işbu davacılar vekili 17/04/2023 tarihli dilekçesi ile harici sulh sözleşmesi gereğince istinaf isteminden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların murisi tarafından keşideci sıfatıyla imzalanan senetten dolayı davacıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak senedin yapılan incelemesine göre, 13/03/2017 keşide tarihli, 30/07/2019 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, ihdas nedeni boş olan bonoda keşidecinin ..., lehtarın ..., cirantanın ... olduğu görülmüştür.
Dayanak Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2020/7038 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, alacaklı ... tarafından borçlular ... mirasçıları olarak ..., ..., ... mirasçıları ..., ... ve ... aleyhine 200.000,00 TL asıl alacak, 34.643,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 234.643,83 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından borçlu ... hakkındaki takibin mirasçı olmaması nedeniyle iptal edildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dosyadaki belgeler, muris hakkındaki sağlık raporu, muris tarafından açılan dava dosyası ve kapsamı dikkate alındığında senet keşide tarihi itibariyle murisin vesayet altında olmamasına, fiil ehliyetinin bulunmasına, senedin tehditle alındığı iddiasının ispat edilememesine, konusu suç olan hususlarda yemin delilinin kullanılamayacak olmasına, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre mirasçıların birlikte hareket etmek zorunda olması nedeniyle bir kısım mirasçıların istinaftan feragat beyanına değer yüklenemeyecek olmasına göre davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... ve davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 161,40 TL (80,70 TL+80,70 TL toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 266,20 TL harcın istinaf eden davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."