Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1541 K.2023/1915

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1541 📋 K. 2023/1915 📅 27.12.2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1541 - 2023/1915
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1541 (USULDEN RET )
KARAR NO : 2023/1915
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2023 (Ara Karar)
ESAS-KARAR NO : 2023/246 E -
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN
DAVALILAR :
VEKİLİ :
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI :
TALEP KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalılar vekili; davanın açıldığı görevsiz Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/588 esas sayılı dosyasında müvekkillerine ait;... arsa pay/payda üzerine konulan 02.05.2016 tarihli ihtiyati tedbirin , dava konusunun, gayrimenkullerden bağımsız olduğunu belirterek, 29/04/2016 tarihli tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalılar vekilinin talebinin hukuka aykırı olduğunu, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemeside öncelikle, müvekkilin dava konusu daireleri alırken takas olarak vermiş olduğu ... nolu parselde yer alan iş merkezi tapu kaydına alacağın tahsilini temine tedbir konulduğunu , ancak daha sonra davalı vekilinin istemi üzerine tedbirin davalı şirkete ait ... nolu bağımsız bölümler üzerine konulduğunu, davalı vekilinin tedbirin kaldırılmasına ilişkin dilekçesinde herhangi bir sebep ileri sürmediğini, bildirerek öncelikle davalı vekilinin talebinin reddine, taşınmaz üzerindeki tedbirin dava konusu ile ilgisi olmaması sebebi ile kaldırılmasına yönelik karar verilecek olması halinde ise; dava konusu ile ilgili olan ve daha önce de müvekkilin rızası hilafına tedbirin kaldırıldığı, ... nolu parselde yer alan iş merkezine tapu kaydı üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece: Dava, gayrimenkul alım satımı karşılığından teslim ediminin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan kira alacağı zararının tazmini istemiyle başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu Asliye Hukuk Mahkemesinde görevsizlikle gelen asıl dosyada , davalılar vekilinin 29.04.2026 tarihli yazılı talep ve beyanı üzerine , davalı şirket adına kayıtlı ... nolu bağımsız bölümler üzerine Mahkemenin 29.04.2016 tarihli kararı üzerine 02.05.2016 tarihinde tedbir konulduğu, davalılar vekili söz konusu taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığını belirtilerek tedbire itiraz edilmiş ise de dosya kapsamı, davacı vekilinin beyan ve itirazları ile tedbirin davalılar açık beyan ve rızaları üzerine konulduğu, mevcut delil durumu, davanın geldiği aşama nazara alınarak yapılan itirazın reddine, yine sadece bir taşınmaz üzerine kaydırılması talebinin dosya kapsamı nazara alınarak reddine karar verilmiş ara karara karşı muteriz vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalılar vekili; davanın geldiği aşama ve değişen durum ve koşullara göre kararın kaldırılması gerekirken itiraz taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde, istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararlar düzenlenmiş ve tahdidi olarak sayılmıştır. Bu maddenin 1. fıkrasına göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin karşı tarafın yüzüne karşı verilen kabulüne dair kararlar ile ihtiyati tedbir ve haciz kararlarının karşı tarafın yokluğunda kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bu maddeden de anlaşıldığı gibi, tedbir / hacizle ilgili istinaf edilebilecek kararlar, bu taleplerin reddine ilişkin kararlar ile bu taleplerin yüze karşı kabulü halinde ve ayrıca itiraz üzerine verilen kararlardır.
Somut olayda, istinafa konu yapılan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair karar, HMK 341. maddesinde sayılan kararlardan değildir. Ara kararı niteliğinde olan bu tür kararların istinafı mümkün bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nun 352. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinafa başvuran tarafından yatırılan karar harcının talep halinde iadesine,
3-İstinafa başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nin 333.maddesi gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 352.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda, kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."