Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/445 K.2025/967

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/445 📋 K. 2025/967 📅 18.09.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/445 - 2025/967
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/445 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/967
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2022
ESAS-KARAR NO : 2022/627 E - 2022/803 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 15.07.2021 tarihinde imzalanan “Gayrimenkul Satışı İçin Aracılık ve Danışmanlık Sözleşmesi” gereğince % 4+KDV oranı alınarak hesaplanacak hizmet bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda davalıya ait olan ... parsel sayılı taşınmazda yer alan 19 numaralı bağımsız bölümün satışı ve aynı taşınmazın dekorasyon işlerinin yapılması ile alıcıya teslimine ilişkin olarak 09.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen iki sözleşmeye aracılık edilmesi sonucunda danışmanlık hizmetine hak kazanıldığını, 950.000,00 TL üzerinden hesaplanan 44.000,00 TL tutarlı faturanın yarısının 19.10.2021 tarihinde ödediğini, ödeme makbuzunda da icra takibine konu fatura numarasının yazılmasına rağmen geri kalan 22.420,00 TL’nin ödenmemesi üzerine alacağının tahsili amacıyla Ankara 30. Müdürlüğü’nün 2022/10750 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, faturaya ilişkin alacağın tarafların BA ve BS formlarında yer aldığı, taraflar arasında imzalandığı anlaşılan 15.07.2021 tarihli gayrimenkul satışı için aracılık ve danışmanlık sözleşmesine bağlı olarak alıcı ... ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen 09.10.2021 günlü sözleşmede, aracı şirket olarak davacı şirketin adının geçtiği, sözleşme sonrasında şirket yetkilileri arasında yapılan 18.10.2021 tarihli WHATSAPP yazışmalarında, ödemenin yarısının hemen, geri kalanının tapu işlemleri sonrasında yapılacağı hususlarında anlaşma sağlandığının görüldüğü, davacı tarafça sunulan 19.10.2021 günlü dekontun açıklama kısmında davalı şirket tarafından 209 no’lu faturaya istinaden 22.422,40 TL tutarında ödeme yapıldığının belirtildiği, taşınmazın dava dışı ...’ye devrine ilişkin işlemlerin 16.02.2022 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla faturanın tamamen inkâr edilmesine rağmen davalı tarafça gönderildiği anlaşılan paraya ilişkin dekontun açıklama kısmında fatura numarasının 209 olarak belirtildiği, davalı tarafça icra takibine konu alacağın ödendiğine dair belge ibraz edilmediği, bu itibarla davacının 22.420,40 TL asıl alacağının bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, borcun kaynağı olduğu iddia edilen sözleşmeyi müvekkili adına imzalayan kişinin müvekkilini temsile yetkili olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar veirldiğini, BA/BS formlarında yer alan faturalarla davacı tarafından tanzim edilen faturaların tutarlarının birbirini karşılamadığını, başka bir ticari ilişkiden kaynaklanmış olabileceğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık simsarlık sözleşmesi kapsamında davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.531,51TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 383,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.148,51 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."