Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/34 K.2024/1092
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/34 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/1092
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/643 E 2023/455 K
ASIL DAVADA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 02/10/2024
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. vekili ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili 23/12/2015 tarihli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlediği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... parselde kayıtlı taşınmazı davalı şirketten ihale ile satın aldığını, taşınmazın tapusunun 24/10/2014 tarihinde kendisine devredildiğini, ihale şartnamesinin 15. maddesinde gayrimenkulün fiili tesliminin tapu devrinden sonra en geç 6 ay içerisinde yapılacağının, yapılmaması durumunda bu tarihten sonraki süreler için kira ödeneceğinin belirtildiğini, 6 aylık sürenin 24/04/2015 tarihinde dolmasına rağmen fiili teslimin yapılmadığını, taahhüt edilen kira bedelinin de ödenmediğini, taşınmazın büyük bir kısmının ... tarafından kullanılmakta olduğunu, tespit dosyasında ... tarafından kullanılan kısımlar için aylık kira bedelinin 76.700,00 TL olarak tespit edildiğini, bu miktarın rayiç kira bedelinin çok altında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bilirkişi tarafından belirlenecek aylık kira bedeline göre gerçek değerine yükseltilmek üzere taşınmazın 24/04/2015-24/05/2014 dönemi için aylık kira bedeli olan 76.700,00 TL'nin 24/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 27/12/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 77.177,00 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davacı vekili 15/05/2020 tarihli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlediği dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki beyanları tekrar ederek asıl davada Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlikle dosyanın gönderildiği Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/740 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde aylık kira bedelinin 77.177,00 TL olarak tespit ettiğini, taşınmazın davalı ... tarafından 12/08/2016 tarihinde boşaltılarak müvekkiline teslim edildiğini, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş.'nin ihale şartnamesi ve taahhütname gereğince davalı ...'nın da taşınmazı haksız kullanması sebebiyle kullanım bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 24/05/2015 tarihinden fiili teslim tarihi olan 12/08/2016 tarihine kadar geçen 14 ay 19 günlük süre için aylık 77.117,00 TL üzerinden hesaplanan toplam 1.128.478,00 TL'nin davalılardan her bir dönem sonundan itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, davaya konu taşınmazın tapu devrinin 24/10/2014 tarihinde önce ... tarafından müvekkili şirkete, aynı gün müvekkili şirketten de davacı şirkete devredildiğini, tapunun beyanlar hanesinde taşınmazın ...'nın 22/05/2012 tarih ve 2014/179 karar sayılı yönetim kurulu kararı gereği devredildiğinin yazılı olduğunu, bu kararda ... tarafından hizmet binası olarak kullanılan taşınmazın yeni hizmet binalarına taşınıncaya kadar kurum tarafından ücretsiz olarak kullanılmak şartıyla devredildiğinin belirtildiğini, davacının tapuda işlem yaptığı sırada tapudaki beyanlar hanesinde açıkça yazılı olan ...'ya ait bu kararı bizzat okuduğunu ve bilgi sahibi olduğunu, bu nedenle davacı tarafından taşınmazın yeni hizmet binalarına taşınıncaya kadar Kurum tarafından ücretsiz olarak kullanılması şartıyla devredildiğini bilerek ve kabul edilerek tapuda satış işleminin gerçekleştirildiğini, basiretli tacir olan davacının satış işleminden caymaması nedeniyle mevcut haliyle ve tüm şerhleriyle tapu devrini kabul ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşınmazın müvekkili tarafından kullanılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın öncelikle usulden, kabul edilmediği takdirde esastan reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, asıl davada verilen kararın kesinleşmediğini, talebin ecrimisile ilişkin olduğunu ancak müvekkilinin taşınmazın zilyedi olmadığını, hiçbir zaman taşınmazı kullanmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ihaleden önce davalı ...'ya taşınma sürecinin sorulduğunu, 2014 yılı sonu itibariyle taşınmanın planlandığı bilgisi üzerine bu süre dikkate alınarak taşınmaz satış şartnamesinde fiili teslim süresinin belirlendiğini ve davacıdan taahhütname alındığını, tapu devrinin 24/10/2014 tarihinde eş zamanlı olarak davalı ...'dan müvekkiline, müvekkili tarafından da davacıya yapıldığını, davacının ihale tarihi ve tapu devri sırasında taşınmazı davalı ...'nın kullandığını bildiğini, tapu devirleri sırasında satış dosyasına dayanak belge olarak konan ve basiretli tacir olarak davacının haberdar olduğu davalı ... yönetim kurulu kararının içeriğinin davacı tarafından bilinmemesinin imkansız olduğunu, tapuda yapılan devirden sonra satım sözleşmesinden davacının dönmediğini, talepte bulunamayacağını, talep edilen fahiş bedele ve faize itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş.'ye devredilip ihale yoluyla ve satıştan elde edilen gelirin ihtiyaç duyulan hizmet binalarının yapımında kullanılması amacıyla davalı şirkete tapuda devredildiğini, satışın müvekkili yönetim kurulunun 22/05/2014 tarihli ve 2014/179 sayılı kararı ile onandığını, ilgili yönetim kurulu kararında taşınmazın kurumun yeni hizmet binasına taşınıncaya kadar ücretsiz olarak kullanılması şartı ile davalı şirkete devrine karar verildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete yapılan devir sırasında bu kararın tapunun beyanlar hanesine yazıldığını, beyanlar hanesine yazılmış olan bu hususun tapu sicilinin aleniyeti gereği davacıyı da bağladığını, davacının tapuda satış işlemi sırasında müvekkili yönetim kurulu kararını görüp bir örneğini talep edebilme hakkına sahip olduğunu, yönetim kurulu kararını bilmesine rağmen ihale şartnamesine teslim için devir tarihinden itibaren 6 ay süre koymak suretiyle davalı şirketin kusurlu davrandığını, davalı şirketin taşınmazın zilyetliğini hiçbir zaman almadığından taşınmazı 6 ay sonra boş olarak alıcısına teslim etme gücüne sahip olmadığını, davalı şirketin verdiği bu taahhüdün müvekkilini bağlamayacağını, taşınmazın korunması gereken kültür varlığı olarak tescilli olduğunu, taşınmazın kültür varlığı olduğu ve yıkılıp yeniden inşasının mümkün olmadığı hususları dikkate alınmadan yapılan tespitlerin yerinde olmadığını, ticari faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Asıl davada İstanbul 15.Sulh Hukuk Mahkemesinin 26/04/2016 Tarih, 2015/1226 Esas, 2016/282 Sayılı Kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/10/2016 Tarih, 2016/1375 Esas, 2016/1713 Sayılı Kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/02/2019 Tarih, 2017/740 Esas, 2019/61 Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 04/06/2020 Tarih, 2020/872 Esas, 2020/739 Sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/01/2021 Tarih, 2020/263 Esas, 2021/108 Sayılı Kararı ile dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararından sonra Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/03/2021 Tarih, 2020/177 Esas, 2021/26 Sayılı Kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 10/06/2022 Tarih, 2021/1338 Esas, 2022/1606 Sayılı Kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, bu karardan sonra dosyanın gönderildiği Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, gayrimenkul satış şartnamesi ile 20/08/2014 tarihli taahhütnameye göre dava konusu taşınmazın tapuda davacıya devir edildiği 24/10/2014 tarihinde başlayan 6 aylık sürenin sona erdiği 24/04/2015 tarihine kadar davacıya fiilen teslim edilmediği, fiili teslimin 12/08/2016 tarihli tahliye ve anahtar teslim tutanağı ile gerçekleştiği, davacının sözleşmeden doğan kira alacağının doğduğu, alınan bilirkişi raporlarında asıl davaya konu 24/04/2015-24/05/2015 dönemine ilişkin aylık kira bedelinin 77.117,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden, dava konusu taşınmazın tapuda davacıya devir edildiği 24/10/2014 tarihinde başlayan 6 aylık sürenin sona erdiği 24/04/2015 tarihine kadar davacıya fiilen teslim edilmediği, buna bağlı olarak davacının davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş.'ye yönelik sözleşmeden doğan kira alacağının doğduğu, davalı ...'nın diğer davalıya sattığı dava konusu taşınmazı 24/10/2014 tarihinde satın alan davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadan davacıya teslim ettiği 12/08/2016 tarihine kadar hizmet binası olarak kullandığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar bölümünde yalnızca "...'nun 22/02/2014 tarih ve 2014/179 Karar sayılı Yönetim Kararı gereğince mülkiyet devredilmiştir." beyanının bulunduğu, bu beyanın ve davalılar arasındaki iç ilişkiden doğan hakların niteliği itibari ile davacıya karşı ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, birleşen davada talebe konu dönemler için bilirkişi heyet raporunda kira bedelinin 1.136.526,60 TL olarak tespit edildiği, dava dilekçesindeki talebin 128.478,00 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın ticari niteliğinde olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, delillerin toplanmadığını, tapu sicilinin herkese açık olduğunu, kimsenin tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini, müvekkilinin davalı ...'ya taşınmazın ne zaman boşaltılacağını yazı ile sorduğunu, davalı kurumun 2014 yılı sonunda taşınmanın planlandığı yönünde bilgi verdiğini, bu nedenle teslim süresinin belirlenmesi veya teslim süresinin gecikmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz olduğunu, itirazların karşılanmadığını, hükmedilen fahiş bedelleri ve faiz oranını kabul etmediklerini, mahkemenin hukuki nitelendirmelerinin hatalı ve çelişki olduğunu, belirsiz, çelişkili, eksiklerle dolu subjektif karar verildiğini, davacının taşınmazı tescilden sonra almayı kabul ettiği için TBK 245.maddesi gereğince fiili teslim tarihi öncesine ilişkin talepte bulunamayacağını, davanın usulden olmadığı taktirde esastan reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazın müvekkili tarafından davalı şirkete satışı sırasında yönetim kurulu kararının satış işlemi sırasında beyanlar hanesine yazıldığını, davacıya yapılan satış sırasında beyanlar hanesindeki yönetim kurulu kararı ile davacının bağlı olduğunu, davacıya taşınmazın satışı sırada tapu memuru tarafından tapuda sicilindeki şerh ve beyanların okunduğunu, davacının yönetim kurulu kararını öğrendiğini, basiretli tacir olan davacının yönetim kurulu kararının içeriğini bilebilecek durumda olduğunu, kira ya da tazminat talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, TBK 245/1 maddesi uyarınca taşınmazdaki yarar ve hasarın fiil teslim tarihi olan 12/08/2016 tarihinde alıcı davacıya geçmesi nedeniyle bu tarihten önce için kira/tazminat talep edemeyeceğini, kira tespitinde taşınmazın kültür varlığı olduğunun dikkate alınmadığını, müvekkili harçtan muaf olmasına rağmen kararda harçla yükümlü tutulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihale yoluyla davacıya satılan taşınmazın ihale şartnamesi ve taahhütnamede belirtilen sürede fiilen teslim edilmemesi nedeniyle ihale şartnamesini düzenleyen ve taahhütnameyi imzalayan davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile taşınmazı fiilen kullanan ...'dan tazminat istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
... Yönetim Kurulunun 22/05/2014 tarih ve 2014/20 Karar nolu kararı ile hizmet binası olarak kullanılan dava konusu taşınmazın yeni hizmet binalarına taşınıncaya kadar kurumca ücretsiz olarak kullanılması şartı ile davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş.'ye devrine karar verildiği görülmüştür.
Asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. tarafından düzenlenen gayrimenkul satış şartnamesinin gayrimenkulün teslimi başlıklı 15. maddesine göre hali hazırda ... tarafından kullanılan taşınmazın belli bir süre bu şekilde kullanılmaya devam edileceği, gayrimenkulün fiili tesliminin tapu devrinden itibaren en geç 6 ay içinde yapılacağı, bu süre içinde yapılamaması durumunda 6 aydan sonrası dönem için kira ödeneceği yönünde hüküm bulunduğu görülmüştür.
Asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş.'nin 20/08/2014 tarihli "... Parselde Bulunan Gayrimenkulün Fiili Teslimini İlişkin Taahhütname" başlıklı taahhütname ile sözleşmenin yukarıdaki maddesine uygun olarak taahhütte bulunduğu görülmüştür.
Dava konusu taşınmazın 24/10/2014 tarihinde 9304 yevmiyeli resmi senet ile önce davalı ... tarafından davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş.'ye satıldığı, aynı gün 9304 yevmiyeli resmi senet ile beyanlar hanesine "...'nun 22/02/2014 tarih ve 2014/179 Karar sayılı Yönetim Kararı gereğince mülkiyet devredilmiştir." beyanının işlendiği, yine aynı gün 9344 yevmiyeli resmi senet ile taşınmazın davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. tarafından davacıya tapuda satışının yapıldığı görülmüştür.
Taşınmazın tapu kaydının şerhler kısmında 11/04/2012 tarih 8047 yevmiye ile taşınmazın kültür varlığı olduğunun kaydedildiği, bu şerhin 09/01/2018 tarih 242 yevmiye ile terkin edildiği görülmüştür.
12/08/2016 tarihli tahliye ve anahtar teslim tutanağı başlıklı tutanak ile taşınmazın boş olarak davalı ... tarafından davacıya teslim edildiği görülmüştür.
Öncelikle mahkemenin görevine yönelik itiraz yönünden yapılan değerlendirmede; asıl ve birleşen davada davacı ve davalı şirket ticaret şirketi olup tacir olduğundan ve uyuşmazlık tacirler arası taşınmaz satımından kaynaklandığından nisbi ticari dava niteliğinde olan işbu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Kaldı ki istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiş, kaldırma kararı sonrasında Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından esastan karar verilmiş olup mahkemenin görevli olduğu hususu da zaten kesinleştiğinden bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına davalı tarafça taşınmazın kültür varlığı olduğunun dikkate alınmadığı yönünde itirazda bulunulmuş olup itirazlar karşılanmamıştır. Dava konusu taşınmazın şerhler hanesinde uyuşmazlık döneminde taşınmaz üzerinde kültür varlığı olduğu yönünde kayıt bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazın karşılanması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf eden davalıların bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının kabulüne, diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih ve 2022/643 Esas, 2023/455 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile birleşen davada davalı ...'ya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile birleşen davada davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."