Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/1544 K.2024/566

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1544 📋 K. 2024/566 📅 03.04.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/1544
KARAR NO : 2024/566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 08/02/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/502E., 2023/101K.
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 25/06/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin bilgi edinme ve bilançoyu inceleme hakkının engellendiğini, toplantıda toplantı ve karar nisaplarının sağlanmadığını, toplantıda 3.madde ile alınan kararın sermaye payı değişikliği olduğunu ve ancak nitelikli karar çoğunluğu ile karar alınması gerektiğini, davacılardan ... ve ...'un maddenin oylamasında ret oyu kullandığını, 4. gündem maddesi ile 2019 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne ödeneceği vaad edilerek üyelerden toplanan 11.246.112,00 TLnin kaynağı ve ölçüsünün belli olmadığını, 6. gündem maddesi ile, taşınmazını satan veya devreden ortakların kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına, çıkarılan üyenin yerine yeni tapu sahibinin üye olarak kaydına oyçokluğu ile karar verildiğini ancak kararın alınması için anasözleşmede öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarının mevcut olmadığını, 7.madde ile bilanço ve ortaklardan alacaklar hesabındaki gerçek rakamların açıklanmadığını, 9.madde ile yönetim ve denetim kurulu ibralarının hatalı olduğunu ileri sürerek, 3,4,6,7 ve 9 no'lu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların muhalefetlerini tutanağa geçirtmemeleri nedeni ile dava konusu genel kurul kararlarının iptalini talep etme haklarının bulunmadığını, dava konusu genel kurul toplantısından önce davacıların davacılar dahil hiçbir ortağın bilgi edinme hakkının ihlal edilmediğini, toplantı ve karar nisabının usul ve yasaya uygun olarak sağlandığını, kararların iptalini gerektirecek herhangi bir hukuka aykırılığın mevcut olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...bilirkişi raporunda özetle; Davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, iptale konu 25.06.2022 tarihli genel kurula davacıların asaleten ve vekaleten olmak üzere tamamının katıldığı, iptale konu 25.06.2022 tarihli genel kurul gündeminin 3. Maddesine davacılardan ..., ...'un ret oyu ver 4,6, 7 ve 9. Maddelere karşı davacıların tamamının ret oyu verdiklerinin isimlerinin belirtilerek yazıldığı, davacıların açıkça alınan karara muhalif olduklarına dair bir kayıt bulunmamakla birlikte gündemin 2. Maddesinde alınan karar 2 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla alındığı, gündemin 5. Maddesinde alınan kararın 21 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile alındığı halde ret oyuverenlerin ismi parantez içerisinde yazılmadığı gibi iptale konu gündemin 3, 4, 6, 7 ve 9 maddelerinde 'ismi verilenler derrek ret oyu kullanan davacıların isimlerin yazıldığı, Red oyu veren üyelerin isminin parantez içerisinde yazılmasının alınan karara muhalif kalındığı anlamına gelip gelmeyeceği hususu yorum gerektirdiğinden, davacıların iptali talep edilen gündem maddelerinde alınan kararlara muhalif kalıp kalmadığı hususu sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, gündemin 3.ve 4. Maddesinde alınan kararda yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilemediği, Gündemin 6. Maddesinde alınan “gayrimenkullerini satan veya devreden ancak ortaklıklarını devretmeyen hali hazırdaki ortakların, ortaklıktan çıkarılma işlemleri ve bu yolla gayrimenkul satın alan ancak ortaklık alamayan kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda genel kuruldan yetki alınması, çıkarılan kişilerin yerine gayrimenkul sahibi kişilerin ortak kabul edilmesi” kararının, 1163 sayılı kanunun 16/1 maddesi hükmüne avkırı olduğu ve geçersiz olduğu, gündemin 7 ve 9. Maddesinde alınan kararda yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilemediği belirtilmiştir.
Bilindiği üzere; TTK 445 m.gereğince genel kurul kararının iptalinin talep edilebilmesi için karara red oyu vermek yeterli olmayıp ayrıca muhalefet gerekçesinin toplantı tutanağına yansıtılması zorunludur.
Bu bağlamda her ne kadar davacılar tarafından davalı kooperatifin dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesi ekinde sunulan genel kurul toplantı tutanağı dikkate alındığında davacıların TTK 445 m.bağlamında söz konusu kararlara yönelik olarak red oyu vermelerine rağmen muhalefetlerini tutanağa geçirtmedikleri, bu nedenle de özel dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla açıklanan gerekçelerle 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi delaleti ile 115/2 m gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde kararların bozulması ve
şartların düzenlendiğini, buna göre toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak
"keyfiyeti tutanağa geçirten" pay sahiplerinin dava açma hakkının bulunduğunu, Türk Ticaret
Kanunu'nun 445 ve 446. maddelerinde ise toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy
veren ve "bu muhalefetini tutanağa geçirten" pay sahiplerinin dava açma hakkı olduğunun
düzenlendiğini, Kooperatifler Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'ndaki düzenlemelerin hem
şeklen hem de anlam itibariyle birbirinden farklı olduğunu, genel kurul tutanağı incelendiğinde karara ret oyu verenlerin sayısının belirtildiğini, akabinde ret oyu verenlerin ismini yazdırmak isteyenlerin isimlerinin parantez içerisine yazıldığının anlaşıldığını, davacıların tamamının ret oyu verdiğini ve bu hususun da tutanağa yazıldığını, gerek kanunun lafzı gerekse doktrinde yer alan görüşlerden de anlaşıldığı
üzere kooperatif genel kurul kararlarının iptali için TTK madde 445-446’da
düzenlenen muhalefetin tutanağa geçirilmesinin aranmayacağını, ret oyu verildiğinin tutanağa geçmesinin yeterli olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 53. maddesi uyarınca,genel kurulda alınan kararların,yasaya,anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda,toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir.Ancak,emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararları mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmaz. Mutlak butlan ile batıl olan kararlar baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik olanağı bulunmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka, adaba aykırı yahut konusu olanaksız kararlardır. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerine ilişkin düzenlemelere aykırılık teşkil eden; yorumlayıcı ve şekil kurallarının ihlal edildiği kararlardır ve iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
Kooperatif tip anasözleşmesi 2. Maddesine göre, anasözleşmede yapılacak değişiklikler kuruluştaki usule tabidir. Bu usule uygun işlem yapılmaması ise emredici hükümlere aykırılık teşkil eder.
Somut olayda; iptali istenen genel kurul 6. maddesinde;
gayrimenkullerini satan veya devreden ancak ortaklıklarını devretmeyen hali hazırdaki ortakların,
ortaklıktan çıkarılma işlemleri ve bu yolla gayrimenkul satın alan ancak ortaklık alamayan kişilerin
mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda genel kuruldan yetki alınması, çıkarılan kişilerin yerine
gayrimenkul sahibi kişilerin ortak kabul edilmesi oylanmış ve 30 ret (isimler belirtilmiş, davacıların tamamı
Ve diğer bir kısım ortak isimleri yazılı) oya karşın oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Davalı kooperatifin anasözleşmesinde, gayrimenkullerini satan ancak ortaklıklarını devretmeyenlerin ortaklıktan çıkarılabileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından anılan genel kurul kararının emredici nitelikteki 1163 sayılı kanunun 16/1 maddesi hükmüne aykırı ve anasözleşme değişikliği niteliğinde olduğu, bunun için gerekli yasal prosedüre uyulmadığı ve kararın batıl olduğu, batıl olan karar için muhalefet şerhi aranmayacağı açıktır.
Bu durumda Dairemizce, davacılar vekilinin bir kısım istinaf itirazının kabulü ile HMK'nın 353/(1)-2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine.
II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/502E., 2023/101K. sayılı dava dosyasında verdiği 08/02/2023 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"1-Davanın kısmen kabulü ile davalı kooperatifin 25/06/2022 tarihli genel kurulu 6. maddesinde alınan kararın batıl olduğunun tespitine;
2-Diğer maddelere yönelik olarak; 6100 Sayılı HMK'nın 114/-d maddesi delaleti ile 115/2 m gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
3-Alınması gerekli maktu karar ve ilam harcı 427,60 -TL den peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL ve 492,00 TL harcın tamamının, 3.703,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre takdiren 740,60 TL sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, ."
III-Peşin alınan istinaf karar harcının davacılara iadesine.
IV- HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
03/04/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...