Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/335 K.2024/406
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/335 - 2024/406
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2024/335
KARAR NO : 2024/406
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22.05.2023 tarihli ara karar
ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/272E.
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
İHTİYATİ TEDBİRE
İTİRAZ EDEN :
Müdahil alacaklı ... A.Ş. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Müdahil alacaklı ... A.Ş. vekili; mahkeme tarafından 27/04/2023 tarihinde verilen tedbir kararında çelişki bulunduğunu, ihtiyati haciz kararlarının infazını durdurur şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yargılama aşamasında verilecek tedbirlerin, iflasın ertelenmesi kararı ile verilecek tedbirlerden daha kapsamlı olamayacağını, mahkemenin tedbir kararının bu yönüyle yerleşik Yargıtay kararlarına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, on yılı aşkın süredir iflasın ertelenmesi ve iflas hükümlerinin koruması altında faaliyetlerine devam eden ve alacaklılarına ödeme yapmayan davacılar lehine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yetersiz bilgi ve belgelere dayanılarak verilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, 27/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "Talep, ihtiyati tedbir kararlarının açıklanması ve tedbir kararlarına itiraza ilişkindir.
........
Tensip Tunağı ile A-1 numaralı ara kararlarında İİK'nın 164. maddesi "Bölge Adliye Mahkemesince iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir" hükmünü içermekte olup bu madde ve devamı maddeleri uyarınca iflas kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamı ile ortadan kalktığı, iflasın açılması neticelerinin sona erdiği ve önceki halin yeniden doğduğu anlaşılmakla mahkememizce iflas kararından önce verilmiş olan "tedbirlerin devam ettiğine",
B-1 numaralı ara kararı ile ise Mahkememizin Bozma öncesi esası olan 2012/273 Esas sayılı dosyasında "İflas Erteleme" tedbirleri kapsamında alınmış olan 30.11.2012 tarih "ihtiyati tedbir kararı" uyarınca alınmış olan 1 ila 5. maddelerinde belirtilen tedbirlerin devamına, gerekirse bu hususta ilgili yerlere müzekkere yazılmasına dair karar verilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre; mahkemece davacı şirketin/şirketlerin iflasına karar verilmesi halinde ihtiyati tedbirlerin iflas kararı ile bağdaşmadığı, ihtiyati tedbirlerin uygulamada sorunlar yaratacağı gözetilerek, kural olarak ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına mahkemece karar verilmesi gerektiği yönündedir (Y23HD., 05.05.2015 tarih, 2014/8858 Esas, 2015/3278 Karar; Y23HD., 29.11.2013 tarih, 2013/6018 Esas, 2013/7575 Karar).
Esasen az yukarıda da belirtildiği gibi mahkememizce 27.04.2023 tarihli Tensip Tutanağı ile Yargıtay bozma ilamı neticesinde İİK m. 164 hükmü, Yargıtay'ın yukarıda yer verilen yerleşik içtihatları nazara alınarak iflas kararının ortadan kalktığı, iflasın açılması neticelerinin sona erdiği ve önceki halin yeniden doğduğu anlaşılmakla mahkememizce iflas erteleme yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararların devamı yönünde karar verilmiştir.
Ancak bu hususta tereddüt hasıl olabileceği değerlendirilmekle, iflas erteleme yargılamasına yönelik olarak mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararlarına aşağıdaki şekilde yer verilmesine karar verilmiştir.
Müdahil ... Bankasının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazların değerlendirilmesinde ise;
Her ne kadar müdahil yanca yukarıda yer verilen dilekçe içeriği ile ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş ise de, iflas erteleme talebine ilişkin olarak "Erteleme Yargılaması"na başlığı altında İİK m. 179/a hükmünde mahkemece alınacak karar ve tedbirler düzenlenmiş, İİK m. 179/b hükmünde ise "Erteleme kararı ve sonuçları" düzenlenmiştir.
İflas ertelemeye ilişkin İİK'nın 179/a ve 179/b hükümleri incelendiğinde Kanun Koyucunun mali durumu iyileşme olanağı olan şirketlerin iyileştirme projesinin uygulanmasını olanaklı kılmak ve erteleme talebinde bulunan şirketlerin malvarlığının muhafazası maksadı ile davanın açılması ile malvarlığı üzerinde bir takım koruyucu tedbirler öngörmüş olup eldeki davada iflasın ertelenmesine yönelik talep sonucunu içerdiği ve iflas kararının bozma ilamı üzerine ortadan kalkarak önceki halin yeniden doğduğu nazara alındığında iflas ertelemeye yönelik müdahil yanın itirazları kabul edilebilir görülmemiştir. Zira ihtiyati tedbir kararının verilmemesi eldeki erteleme yargılamasını da anlamsız kılacak sonuçlar doğuracaktır.
Yine itiraz eden müdahil ... A.Ş. İhtiyati hacizlerin uygulanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararına yönelik olarak da itiraz etmiş ise de, hem İİK m. 179/a hükmünün 3. fıkrasında "6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere şirket veya kooperatif aleyhine takip yapılmasını yasaklayabilir veya evvelce başlamış takipleri durdurabilir. Bu süre içinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz" yönündeki açık düzenlemesi hem de yine ihtiyati haciz kararının uygulanması sonucu iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin nakit döngülerinin imkansız hale gelebileceği şirketin faaliyetlerinin sürdürülmesi işlemlerinde gereksinim duyduğu nakit ihtiyaçlarının kullanılmasının önüne geçilebilecek sonuçlar doğurabileceği, borçlu şirketlerin mevduat hesaplarına ihtiyati haciz konulmasının muhafaza tedbiri sonuçlarını doğuracağı değerlendirilmiş ve İİK m. 179/a, 179/b ve HMK m. 389 ve devamı hükümleri uyarınca itirazlarının reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran-müdahil alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle: ihtiyati haciz kararlarının infazını durdurur şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama aşamasında verilecek tedbirlerin iflasın ertelenmesi kararı ile verilecek tedbirlerden daha kapsamlı olmaması gerektiğinden ve mahkemece borçluların mal varlığının korunmasının yanında alacaklıların da menfaatinin korunmasının gözetilmesi gerektiğinden tedbirlerin kaldırılmasının gerektiğini, on yılı aşkın süredir iflasın ertelenmesi ve iflas hükümlerinin koruması altında faaliyetlerine devam eden ve alacaklılarına ödeme yapmayan davacılar lehine ihtiyatı tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, menfaat dengesinin borçlular lehine bozulduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, tedbirlerin kaldırılması talebinin reddinin doğru olmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Talep, iflas erteleme yargılamasında ihtiyati tedbirlere yönelik itirazın reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre müdahil alacaklı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/272E. sayılı dava dosyasında verdiği 22.05.2023 tarihli ara kararına yönelik müdahil alacaklı ... A.Ş vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin düşümü ile kalan 157,75 TL'nin müdahil alacaklı ... A.Ş. 'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Müdahil alacaklı ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
06.03.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07.03.2024
Başkan Üye Üye Katip 1