Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/152 K.2025/170

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/152 📋 K. 2025/170 📅 19.02.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/152 - 2025/170
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2025/152
KARAR NO : 2025/170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/825 E.-2024/720 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
VEKİLİ
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; 27.07.2020 tarihinde meydana gelen yangın olayı sonucu meydana gelen hasarın sigorta poliçesi kapsamında müvekkilince giderildiğini, ödenen miktarın rücuen tahsili için davalı aleyhinde Ankara 16. İcra Dairesi (4. Genel İcra Dairesi) 2021/ 17703 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz dilekçesinde "27.07.2020 tarihinde ... bitişiğinde ... alanında başlayan ve ...'ne sıçrayan yangın hasarı ile ilgili olarak müvekkillerin herhangi sorumluluğu" olmadığını belirttiğini, ekspertiz raporunda yangının başladığı yer olan ... 5. Kat terasın, ...'e bağlı olmadığını, ayrıca ... yönetiminin yapılması gereken denetimleri yapmayıp izin alınmayan inşaatı durdurmadığını ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Davacı vekili tarafından, davacının sigortalısının çıkan yangında meskeninde oluşan zararın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin dava açılmışsa da, alınan gerekçeli bilirkişi raporu ile belirlendiği ve mahkememizce kabul ve tespit edildiği üzere, davaya konu yangının meydana gelmesinde davacının dava dışı tadilat yapan ve tadilat yapımında sigara içen kiracıların kusurlu olduğu, davalının meydana gelen haksız fiilde ve haksız fiil nedeniyle oluşan zararda herhangi bir kusurları bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporundaki hasardan davalının değil dava dışı ... Hukuk Bürosu'nun sorumlu olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, dava dışı ... Hukuk Bürosu hasardan sorumlu olduğu kadar, ortak alanda çıkan yangın hasarından davalı yönetimin de sorumlu olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35. maddesi mucibince bina yönetimi "Ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması"ndan, "Ana gayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına, alınması"ndan, Kat Mülkiyeti Kanununun 38. maddesi uyarınca kat maliklerine karşı "bir vekil gibi" sorumlu olduğunu, buna göre bina yönetiminin somut olaydaki gibi sigara içilmesi için tahsis edilen ortak alana izinsiz tadilat yapılmasına sessiz kalmaması, gerekli uyarılarda bulunması, elzem tedbirleri alması ve gerektiğinde haksız el atmanın önlenmesi davası açarak yargısal yollara başvurması gerektiğini, bina yönetiminin Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de binada yangın başlamasını önlemek, bunun için gerekli tedbirleri almak, yangına sebebiyet verebilecek herhangi bir durumu engellemek, herhangi bir şekilde yangın başlaması ihtimaline karşın yangın söndürme tüpleri başta olmak üzere çeşitli algılama ve söndürme sistemini sağlamak (sprinkler sistemi vs.) ile yükümlü olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
1-Dava, İşyeri Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay İBK'nın 22.03.1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında;
"...Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez.
Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerekir." denmiştir.
Buna göre, TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve 2015/15593 E., 2016/1517 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Dosya kapsamından; sigortalı ... Sist. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin ... isimli binanın üçüncü katındaki ofislerin kiracısı olduğu, 27.07.2020 tarihinde bu binanın bitişiğindeki ... isimli kulenin 5. kat teras bölümünde meydana gelen yangın olayı ve buna bağlı yangın söndürme çalışmaları neticesinde sigortalı ofiste su ve is etkisiyle hasar oluştuğu anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yangının meydana geldiği 5. kat teras alanının binanın ortak alanlarından olduğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre teras alanları ortak alanlardan sayılmakta olup ortak alanlardaki sorumluluğun bina yönetimine ait olduğu, ancak ekspertiz raporundaki beyanlara göre, söz konusu teras alanına ... Hukuk Bürosu tarafından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun kat maliklerinin yönetim planında aksi kararlaştırılmadığı sürece kat maliklerinin 4/5'inin muvafakatını almadan ortak alanlarda kendi başlarına tadilat yapamayacakları düzenlemesine aykırı olarak, bina yönetiminden de izin alınmaksızın ofisten kapı açılarak kullanıldığı, teras alanının üst kapatılma çalışmalarında elektrik ihtiyacının hukuk bürosundan sağlandığı, yangın olayının bazı kişi veya kişilerce bu alanda yer alan talaşların üzerine söndürülmemiş sigara izmariti atılması sebebiyle meydana geldiği, sorumluluğun dava dışı ... Hukuk Bürosu-...'da olduğu tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Bilindiği üzere 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu; kat mülkiyetine ya da kat irtifakına konu ana gayrimenkulün bağımsız mülkiyete konu olan bağımsız bölümleri, eklentileri, ortak alanları ya da bir ya da birden fazla imar parseli üzerinde kurulmuş olan toplu yapı niteliğindeki yapılarda kat mülkiyeti ya da kat irtifakı sahiplerinin kendi aralarındaki veya yönetim arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanır. 634 sayılı Kanununun Ek 1. maddesindeki "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." hükmü uyarınca bu uyuşmazlıklar ile ilgili davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu tabiidir.
Sigortalının zarar gören ofisinin bulunduğu ... isimli bina ile yangının başladığı ... isimli binadaki büronun aynı ana gayrimenkulün bağımsız mülkiyete konu bağımsız bölümleri olup olmadığı veya aynı toplu yapı kapsamında bulunup bulunmadıkları dosyadaki delil ve belgelerden anlaşılamamaktadır. Davalı Yönetim tarafından ekspertiz raporundaki beyanlarında ve karar tarihinden sonra sunulan dilekçede her iki binanın birbirinden bağımsız oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Mezkur Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda sigortalı tacir ve zarar gören ofis işyeri ise de davalı yönetimin tacir sıfatı bulunmamaktadır. Sigortalının zarar gören ofisinin bulunduğu ... isimli bina ile yangının başladığı ... isimli binanın ayrı parsellerde, aralarında toplu yapı ilişkisi bulunmayan ve komşu binalar olduğunun tespiti halinde de, TTK'nın 4. maddesi kapsamında nispi ticari dava söz konusu olmadığından Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31/1. maddesi "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiş ve bunun hakimin görevi olduğu açıkça vurgulanmıştır.
HMK'nın 194. maddesinde de somutlaştırma yüküne yer verilmiştir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir.
6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ve HMK'nın 353/(1).a-3. maddesinde mahkemenin görevli olmamasının kararın kaldırılması nedeni olarak düzenlenmiş olması karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça istinaf istemine konu edilmese dahi istinaf mahkemesince re'sen gözetilmelidir.
Buna göre Dairemizce, davalının zarar sorumlusu olmadığı varsayımında dahi gerekli belirlemenin görevli mahkemece yapılması gerektiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca re'sen, İlk derece Mahkemesince sigortalı şirket ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin HMK'nın 31/1 ve 194. maddeleri kapsamında açıkça belirlenmesi, sonucuna göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemelerinden hangisinin görevli olduğunun tespiti, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda HMK'nin 114(1).c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden red kararı verilmesi ve HMK'nin 20. maddesinde belirtilen görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerin yerine getirilmesi, sonrasında dosyanın gerçekten görevli olan mahkemeye gönderilmesi için esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Kararın kaldırılması nedenine göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, HMK'nin 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca re'sen, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2024 tarih ve 2023/825 E., 2024/720 K. sayılı kararının ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
3-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,
4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
19.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddesi uyarınca, KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza