Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/1096 K.2025/1106
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1096 - 2025/1106
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1096
KARAR NO : 2025/1106
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2024
NUMARASI : 2022/734 Esas - 2024/590 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26/09/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.08.2022 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorku ile Kütahya ilinden Afyonkarahisar ili istikametine seyri sırasında bilinmeyen bir sebeple sağ emniyet şeridinde durduğu sırada, yine aynı istikametten gelen sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı tur otobüsünün sağ ön kısımları ile bankette duran yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesi yaralanmalı kaza meydana geldiğini, kaza sonrası kazayı görüp ... plakalı aracını sağ bankete park edip yaya olarak yardıma giden ... ve ... plakalı çekici sürücüsü kaza sonrası araçtan inen (yaya olarak) ...'a yine aynı istikametten gelen sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı aracı ile yolun sağ şeridinde çarpması akabinde maddi hasarlı, ölümlü, trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada ... plakalı araç sürücüsü, müvekkilleri ... ve ...ın oğlu ...'ın vefat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş.'ye ait 311000142106094 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, bu poliçenin kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 1.000.000 TL teminat sağlamakta olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş.'ye ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçenin kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 1.000.000 TL teminat sağlamakta olduğunu, teminat limitleri içerisinde 8 iş günü içinde ödeme yapması ihtarının ... Sigorta A.Ş.'ye 24.08.2022 tarihinde gönderildiğini, davalı Sigorta Şirketinin elektronik adresine ulaştığı tarihi (24.08.2022) izleyen beşinci günün sonu olduğu gözetilerek 29.08.2022 tarihinde tebliğ olduğunu, 29.08.2022 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı Sigorta Şirketinin Karayolları Trafik Kanunu 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 12.09.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, ayrıca işbu kazanın oluşumuna sebebiyet veren ... ve ... plakalı araçların her ikisi de ticari araç olduğundan taraflarınca ticari temerrüt (avans) faizi talep edildiğini, müvekkillerinin çocukları ...'ın desteğinden yoksun kalmaları sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL (... için 500,00 TL, ... için 500.00,00 TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 12.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; SGK tarafından yapılan ödemelerin tespiti ve tenzili gerektiğini, hesaplamanın ZMMS şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu dosyada uygulama alanı bulamayacağını, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacıların müteveffa ...'ın anne ve babası olmakla desteğinden faydalandıkları ve zarara uğradıkları kabul edilmekle tazminat talebine hakları bulunduğunun anlaşıldığı, 03/07/2023 tarihli Adli Tıp Raporu'nda tespit edildiği üzere dava dışı sürücü ...’in %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu, yayalar ... ve ...'ın %75 (yüzdeyetmibeş) oranında kusurlu olduklarının kabul edildiği, güncel hesaplama yöntemi ve veriler esas alınmak suretiyle tanzim edilen aktüer bilirkişi raporunda, davacı anne Hayriye yönünden 189.048,29-TL, baba Seyfettin yönünden 55.723,33-TL tazminat hesaplandığı, davacı vekilinin bu miktar üzerinden davasını ıslah ettiği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 189.048,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı ...a verilmesine, 55.723,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... mirasçıları adına vekaletname ibraz ederek davacı müvekkili ...ın yargılama devam ederken vefat etmiş olduğunu, tazminat hesaplamasında bu hususun değerlendirilmediğini, müvekkili ...ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde, 10.01.2024 tarihinde vefat etmiş olduğunu, dosya kapsamında 01.02.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tazminat hesabı yapılmış olup dosyada karar verildikten sonra müvekkilinin vefatından bilgileri olduğunu, bu sebeple dosya kapsamında tanzim edilen 01.02.2024 tarihli aktüer rapor usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenmiş olup, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosyada tanzim edilen kusur raporlarındaki tespitler hatalı olup kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan 03.07.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, sürücü ...’in %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu, yayalar ... ve ...'ın %75 (yüzdeyetmibeş) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; başvuru koşulunun yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, rücuya tabi ödeme bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcı ve faiz türünün hatalı olduğunu bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.
Dava tarihinden önce ölmüş kişi adına dava açılamayacağı gibi dava tarihinden önce ölmüş kişiye karşı açılmış olan bir dava, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılara karşı da sürdürülemez.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için bir ayrım yapmak gerekir.
Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır, bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.
Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 55).
Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.
Somut olayda; davacı ...’ın yargılama sürerken vefat ettiği, vekilinin bulunduğu, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulmasına rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır.
Hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ...’ın, muhtemel bakiye ömür sonunun 5/9/2037 tarihi olarak kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Ne var ki adı geçen davacının vukuatlı aile nüfus kaydına göre 10/1/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Gerçek durum varken, varsayımlara dayalı tazminat hesabı yapılamaz.
Açıklanan tüm maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; yargılamanın devamı sırasında ölen davacı ...’ın davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan tazminat haklarının mirasçılarına geçtiği, ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisinin son bulduğu anlaşılmakla, mahkemece öncelikle, müteveffa ...’un yasal mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra müteveffanın vefat ettiği tarihe kadar destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan tazminat raporunu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin istinaf talebinin, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle kabulüne, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere vefat eden davacı mirasçıları davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davacıların ve davalının sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle KABULÜ İLE, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 10/10/2024 tarihli, 2022/734 Esas - 2024/590 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, usulünce taraf teşkili sağlanarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.