Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/802 K.2024/316
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/802 Esas
KARAR NO : 2024/316
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin oğlu ... aleyhine davalı ... tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... e. (Antalya Genel İcra Dairesi .../... e.) sayılı dosyası ile kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibi başlatıldığını, ...'in vefatının ardından geride mirasçı olarak müvekkillerinin kaldığını ve müvekkillerinin mirası reddetmiş olmalarına rağmen icra takibi müvekkilleri aleyhine devam ettiğini, muris ... ... tarihinde vefat ettiğini, TMK 606. maddesinde öngörüldüğü üzere yasal mirasçıların mirasbırakanın ölümünden itibaren üç aylık süre içerisinde mirası reddetmeleri gerektiğini, müvekkillerinin ise murisin anne ve babası olup süresi içerisinde (... tarihinde) Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın gerçek reddi davası açtıklarını ve mirası kayıtsız şartsız olarak reddettiklerini, Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi .../... E., .../... K. ve ... tarih sayılı dosyası ile Reddi Miras Kararı verilmiş ve karar kesinleştiğini, müvekkillerine ödeme emri ... tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkillerinin mirası reddederek tereke borçlarına sorumluluktan kurtulmuş olup ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmiş olmalarına rağmen takip durmamıştır ve müvekkillerinin mallarının üzerine haciz konulduğunu, müvekkillerinin borçlu sıfatına haiz değildir ve müvekkillerinin aleyhine takibe devam edilmesi hukuka aykırı olduğunu, ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak müvekkillerine yöneltilen takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasını ya da takibin mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında dava sonuna kadar durdurulmasını talep ettiğini, bu talebin uygun görülmez ise İİK'nın 72/3. Maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... (Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E.) esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, borcun ... takip tarihli ... tarih ... TL bedelli çek olduğu ve alacaklı vekilinin icra dairesine ... tarihinde verdiği dilekçesinde özetle; borçlu ...'in ... tarihinde vefat etmesinden dolayı borçluların mirasçıları olan ... ve ...'e ödeme emrinin tebliğini talep ettiği, borçlu ...'in mirasçıları olan ... ve ...'e ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... adına kayıtlı ... plakalı araca, ... ili ... ilçesi ... mahalle/köy ... ada ... numaralı parselin ve ... ili ... ilçesi ... mahalle/köy ... ada ... parsele haciz konulduğu, davacı ...'in muhabere yoluyla Antalya Genel İcra Dairesine ... tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde takibin durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği ve bu talebin icra dairesince şikayet yolu açık olmak üzere ...tarihinde reddedildiği görülmüştür.
Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı ilamının incelenmesinde; davacıların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., miras bırakanın ..., davanın mirasın gerçek reddi olduğu ve yapılan yargılama sonucu ...'in mirasının kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verilmiş ve ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
27/11/2023 tarihli iş bu davanın konusu; Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. (Antalya Genel İcra Dairesinin .../...) esas sayılı dosyasındaki vefat eden borçlu ...'in anne ve babası olan davacıların mirası mirasın gerçek reddi nedeniyle icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talebine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacının sunmuş olduğu arabuluculuk tutanağı incelendiğinde; arabuluculuğa başvuru tarihinini dava tarihinden sonra olduğu , davacı yanların arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca, benzer bir olaya ilişkin olarak Antalya BAM 11. H.D'nin 2021/1600 E. 2021/1469 K. Sayısı ile verdiği karar da dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE;
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ...-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı