Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/57 K.2025/15
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 19/11/2024
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 15/01/2025
İlk Derece Mahkemesinin ara kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, müvekkillerin 01.01.1937 doğumlu olan babaları ...'nun Almanya'da bulunan ... bakım Ünitesi raporuna göre eski boyun femur kırığı, kardiyojenik şok, pnömoni, pievra sıvısı nedenlerine bağlı olarak, veraset ilamında görüleceği üzere 29.02.2024 tarihinde vefat ettiğini, ...'nun Almanya'da uzun yıllar çalıştıktan ve birikimi ile Türkiye'de 19 gayrimenkul aldıktan sonra Türkiye'ye döndüğü ve Antalya İli Konyaaltı adresinde yaşamaya başladığını, babaları ile ancak yurtdışından izinli geldikleri yıllarda görüşebilen davacıların 2015 yıllarında babalarının geçirdiği felç rahatsızlığından sonra tanıştığını düşündükleri davalı ve arkadaşları tarafından çok karlı olduğuna inandırılmak suretiyle bazı gayrimenkul yatırımlarına ortak edileceğinin de ileri sürülerek her yıl babalarının bir taşınmazını doğrudan davalı ...'a devrettiğini yada başkalarına satış yapıp parasını davalıya verdiğini karşılığında ise babalarına hiç bir belge yada tapu kaydı verilmediğini babalarının ölümünden hemen önce tedavisi için 2024 yılı şubat ayı başında yurda geldiklerinde öğrendiklerini, bu durumu davalıya sorduklarında ise merak etmemelerini, babaları ile her açıdan ilgilendiklerini kendisine yardımcı olduklarını Kuşadasında ortak taşınmazlar aldıklarını, Afyonkarahisar' da ise ortak bir devre mülk işine girdiklerini babalarının bu işten kazançlı çıkacağını söylenen davalıdan babalarının yatırım yaptığı bu yerle ilgili gerekli belgeler istendiğinde ise izinli olarak Türkiye'de kaldıkları süre içinde " merak etmeyin getireceğim, babanızın yatırımı bende güvende, babanıza vereceğim " şeklinde sözlerle her defasında oyaladığını, herhangi bir yazılı belge ve bilgi vermediğini ve göstermediğini, murisin son yıllarında eşinin ölümünden sonra evde yalnız ve sadece bakıcılar ile kalmasını fırsat bilerek Antalya'daki ... Mahallesinde .... Sok ... Apartman'da bulunan ... nolu dairesine Antalya C. Savcılığının .... sayılı dosyasında hakkında şikayetçi oldukları bu davanın davalısının dışındaki soruşturma dosyasının diğer şüphelisi olan ...karşılıksız olarak yerleştiğini, kendisine baktıklarını, ilgilendiklerini söyleyerek emekli maaşının dahi kendilerine gönderilmesini sağladıklarını, 2023 yılı sonunda murisin davacı oğluna telefon ederek hastalandığını iletmesi sonucunda Türkiye'ye gelen davacının ... babasının kafasına dikiş atıldığını, yürüyemediğini gördüğünü, davalının engellemesine rağmen neredeyse kendi babasını davalının ve savcılık dosyasındaki diğer şüpheli .... elinden zorla kurtarıp hastaneye götürdüğünde ise murisin kalça kırığının da olduğu söylenince durumdan iyice şüphelenen müvekkilin babasını daha yakından ve iyi bir tedavi alması için Almanya'ya götürdüğünü, ne yazıkki babaları ...'nun 11.02.2024 şubat ayında Almanya'da tedavi altına alındığı ...Kliniğinde 28.02.2024 tarihinde Yoğun Bakım Ünitesinde doktorların konsültasyonu altında olmasına rağmen eski boyun femur kırığı, kardiyojenik şok, pnömoni, pievra sıvısı nedenlerine bağlı olarak 29.02.2024 tarihinde vefat ettiğini, ... hakkında düzenlenen raporda evde düşme sonucu femur boyun kırığı nedeniyle hastanın ilk olarak hastaneye kaldırıldığı, ciddi derecede bozulmuş genel durumda olduğu, felç geçirdiği, yatarak tedavi gördüğü sırada bilincinin kapalı olduğu, yoğun bakımda tedavi altındayken fulminan kardiyo pulmoner şok nedeniyle vefat ettiğinin belirtildiğini, hastanın geçmişine ilişkin ekiprizin de genel durumunun uzunca bir süredir oldukça kötü olduğunun belirtildiğini, müvekkillerin cenaze nedeniyle Türkiye'ye geldiklerinde babalarının oturduğu apartman komşuları ve bakıcıları ile yaptığı konuşmalarda 2016-2023 yılları arasında babaları ...'nun hem davalı hemde savcılık dosyasındaki diğer şüpheli tarafından ortak olduğuna inandırılmak suretiyle kandırılarak sahip olduğu bir kısım taşınmazları satmasına vesile olduklarını öğrenince, babalarının yatırımları hakkında davalıdan bilgi almak istediklerini ancak sürekli oyalandıklarını babalarına ait olan taşınmazların satış bedellerinin nereye harcandığının belgesini gösteremediklerini, hatta daha önceden .... ili ... ilçesi ... bulunan murise ait iki villayı 525.000 er Euro'ya satışa çıkardıklarını duyduklarında önce babalarına olan saygıdan müdahale etmediklerini ancak bu villaların satışının 2017 yılında davalı ...'ın üzerine yapıldığını öğrendiklerinde davacıların ısrarı üzerine söz konusu ... ... .../..parseldeki taşınmazı davalı ...'ın tekrar muris ...'ya geri devretmek zorunda kaldığını ancak murisin tüm çocuklarının Almanya'da yaşamasını fırsat bilerek 15.04.2022 yılında muris ...'nun yaşlılığından ve hastalığından faydalanmak suretiyle murisi kandırmak, hile ve hataya düşürerek manevi baskı altına almak gibi yöntemlerle Serik ...deki bu taşınmazı davalı ...'ın tekrar üzerine alıp 3. kişilere 13.10.2020 tarihinde sattığını, davalı ve diğer ortaklarının murisin sağlığında üzerinde bulunan 19 taşınmazının çoğunu bu şekilde 2016 yılından itibaren çeşitli yöntemlerle sattırdıklarını ve sürekli olarak ortak ve çok karlı bir yatırım yapıldığı kandırmacasıyla aslında davalının kendi üzerine çeşitli yerlerden gayrimenkuller alınmış olduğunun babalarının ölümünden sonra belge ve bilgi istediklerini ilettiklerinde davalının kendileriyle görüşmek istemeyince, tapuda yaptıkları araştırmalardan sonra öğrendiklerini, özellikle murisin ölümünden önce davalının aile ortamında murisin yanında bizzat yaptıkları konuşmalarda babaları ...'ya ait ... ..... bir villalarının bulunduğunu söylediklerini ancak bu taşınmazında 2017 yılında davalı ...'ın üzerine alındığını muristen intikal eden taşınmazlar arasında bulunmadığını gördüklerini, bu taşınmazın da aslında murisin parası ile alınmasına rağmen ve taşınmazın murise ait olduğu yine onun satılan taşınmazların parası ile satın alındığı hususunun tanıkların bulunduğu ortamda bizzat davalı tarafından da kabul edildiği halde bu taşınmazın murisin üzerine alınmadığını ve mirasçılarına da ölümden sonra herhangi bir belge verilmediğini, müteveffa ...'nun, ...'ın yarattığı hile ve sanialara kanarak aslında yatırım yaptığını sanarak taşınmazlarının bir çoğunu elden çıkardığını ve davalıya güvenerek verdiğini, ...ilçesi ... de bulunan taşınmazlarının parasını verdiği ve çocuklarının yokluğunda müvekkillerin bilemediği başka paraları da verdiği, murisin sağlığında müvekkillere babalarının Afyon'da apart devre mülk yatırımından 80-90 dairesi olduğuna ilişkin beyanlarda bulundukları ancak bu yatırıma dair herhangi bir belge vermeye yanaşmadıkları anlaşıldığından davalının diğer şüpheli ile birlikte hareket etmek suretiyle murisin taşınmaz ve paralarını mal edinmek suretiyle dolandırdıkları, hatta soruşturma dosyası şüphelisi ,...murisin evinde herhangi bir kira vermeden otu.daireyi bağışlaması üzerine ölümünden önce muris ...'ya 5 yıllık kira sözleşmesi imzalattığına dair beyanda bulunmaları karşısında babalarının çirkin bir tuzağa düşürüldüğünü, kandırılarak neredeyse tüm değerli mallarının elinden alındığını ve hukuka aykırı şekilde babalarının lehdarı olduğu çok eski bir senedin arkasını ciro ettirmek suretiyle kandırdıklarını yada imzasını taklit ederek aldıklarını ve icraya takibe koyduklarını anlayınca savcılığa şikayetçi olmak durumunda kaldıklarını, soruşturma Antalya C. Savcılığının ...hazırlık numarası ile devam ettiğini, yukarıda soruşturması devam etmekte olan dosyada şikayetçi olan davacıların iddialarına karşı şüphelilerin emniyette vermiş oldukları savunmalarında davacıların iddialarının doğruluğunu kısmen açık kısmen de zımni olarak kabul ettiklerini, savcılık soruşturma dosyası şüphelilerinden ,..beyanında kendisinin ve diğer şüphel...ile muris ... ve ....ortak olduklarını, 10 yıldır ...'ya kendisinin baktığını, kendisinden bir menfaat temin etmediğini, ...'nun ...' deki iki adet villasını İstanbul'lu bir iş adamına sattığını, Aydın Kuşadasındaki dubleks dairenin ise ....,...ve kendisinin ortak aldıklarını ancak tapusunun ....üzerine olduğunu, müştekilerin babası müteveffa mağdur ...'nun kendisine 10 yıl baktığı için buradaki hissesini kendisine verdiğini, ...' deki yüzölçümünü bilmediği bir tarlanın da kendisi ile diğer şüpheli ....ve ...' ya ait olduğunu ancak tapusunun ....üzerinde bulunduğunu, üçünün ortak olduğunu, kendisinin ...'ya ait olan ve ölmeden önce müştekilerden kızı ...'ya bağışladığı evde ikamet ettiğini, 5 yıllık kira sözleşmesi bulunduğunu bir yıl önce 5 yıllık kirayı elden ve peşin ödediğini, ...'nun kendisini ve ,...borsaya para yatırmaları konusunda teşvik ettiğini ancak çok para kaybettiklerini bu nedenle zararlarına ...'nun sebep olması nedeniyle bu zararları karşılamak amacıyla ve ....aldığı paralar karşılığında ...'nun ölmeden bir hafta veya on gün önce kendi evinde... 200 bin Euro bedelli bir senedin arkasını ciro ederek kendi yanında verdiğini, hatta kendisinin Almanya'dan dönmezse bu senedi tahsil edin dediğini, ... Almanya'ya gitmeden önce çocuklarının yanında kendisine ve ...borcu olduğunu söylediğini ancak miktarını söyleyip söylemediğini hatırlamadığını, kendisinin ...'nun parasını hileli olarak almadığını söylediği şüpheli .,..dosyaya sunduğu kira sözleşmesinin 15.09.2023 başlangıç tarihli olduğu, aylık 5.000 TL kira bedeli gösterildiği, yıllık kira bedelinin 60.000 TL olduğu 5 yıllık kira bedeli olan 300.000 TL nın peşin ödendiğinin sözleşmeye yazıldığının görüldüğünü ancak bu şüpheli tarafından alacağı olmasına rağmen 5 yıllık kira parasını alacağından düşmeyipte neden elden peşin ödediğine dair bir açıklama getirilmemesinin hem bu miktardaki kiranın banka aracılığı ile ödenmesinin yasal zorunluluğu gereği hem de hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle itibar etmenin mümkün olmadığı gibi kira sözleşmesinin yatalak durumdaki ...'nun 5 yıllık bir sözleşme düzenlemesinin sağlığı açısından imkansız olmasının bu sözleşmenin şüpheli tarafından hileyle düzenlendiği ihtimalini kuvvetlendirdiğini, zira sözleşmenin düzenlendiği tarihte ...'nun yatarak tedavi görmekte olduğundan çocukları tarafından Almanya'ya götürülme arifesinde ve söz konusu daireyi kızına bağışlamış olduğundan bu halde şüpheli...5 yıllık kira sözleşmesi yapması ve bu 5 yıllık kira bedelini de peşin elden almış olmasının söz konusu olmadığı gibi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, adi ortak olduklarını ileri süren şüphelilerin ...'dan gerçekten bir alacağı olsaydı bu kira bedelini borca saymayıp neden elden ödediğine ilişkinde bir açıklama getiremediğini, ayrıca muriste sureti bulunmayan bu şüpheli tarafından dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesindeki imzanın da murisin imzasına hiç benzememekle beraber imzanın sahte olmasının yada kendi beyanında belirttiği gibi ölümünden hemen önce elinden hileyle alındığının kuvvetle muhtemel olduğunu, şüpheli ...'nun Kadiriyedeki iki villasının neden önce davalı ... üzerine devredildiğini ve sonra çocuklarının haberdar olması nedeniyle tekrar ...'ya devredildiği ve sonra aradan bir süre geçtikten sonra yine tekrar davalı ... üzerine alınarak 3. kişiye satıldığı ve bu satıştan gelen paranın bir gün içinde banka kayıtlarına göre ...'a gönderilmesini takip eden gün içinde ise Kuşadasındaki taşınmazın ....tarafından satın alınması hususuna taşınmazları ortak aldıkları dışında bir açıklama getirmediğini, kendilerinin bu ortaklığa ne kadar para koyduklarını dahi ifade edemediğini, söz konusu taşınmazın sadece ...'nun ...'deki satılan taşınmaz parası ile alındığını zımnen kabul ettiğini, diğer şüpheli ve bu davanın davalısı senet lehtarı ...'ın ise soruşturma dosyasındaki savunmalarında; ... diğer şüpheli ve .,..ile birlikte ortak olduklarını gayrimenkul ticareti yaptıklarını, ...'nun Kadiriyedeki iki villayı kiralayan kişilerin mafya olması nedeniyle uğraşmamak için kendisine devrettiğini, devrederken hatırlayamadığı bir para ödediğini, sonra tekrar geri verdiğini, Aydın... .,..mahallesindeki villanın ise ... ile bir alakasının olmadığını, ...'nun 4 adet villasını mafya tarzı kişilere kaptırdığını söylediğini, diğer bir tanesini de kendine ait bir daire ile takas yapmak amacıyla aldığını, kendi dairesini 70.000 Euroya sattığını, kendisininde villasını aynı paraya takas ettiğini, 8-9 ay sonra ise bu villayı başkasına sattığını, Afyon'daki tarlayı kendisinin iki yıl önce dört ortak olarak 1 milyon 300 bin liraya aldığını, tapusunun kendi üzerine olduğunu, sermayenin eşit konulduğunu, yazılı sözleşmelerinin olmadığını, ... ... ,... mahallesindeki dubleks daireninde ortak olduğunu tapusunun kendi üzerinde bulunduğunu, ölümünden 2,5 yıl önce ...'ya aralıklarla borç para verdiğini, bu paraları elden yada banka aracılığı ile gönderdiğini, ölümünden 8-9 ay veya 1 yıl önce ...'nun evinde bana olan borçlarına karşılık senedi işleme koymasını istediğini, senedi verirken evde yalnız diğer şüpheli ...bulunduğunu, ölmesi halinde senedi tahsile koymasını istediğini, çocuklarına ...'nun 200 bin euro borcu olduğunu söylediğini, belirterek aslında suçlamaları üstü açık ve örtülü olarak kabul ettiğini, iş bu dava konusu 200 bin euroluk çok yüksek bedelli bir senedi yaklaşık 8 ay ile 1 yıl önce diğer şüpheli ...de hazır bulunduğu sırada aldığını belirttiği oysa diğer şüpheli ... beyanında ise senedin kendi huzurunda ...'nun ölümünden 1 hafta yada 10 gün önce verildiğine ilişkin beyanı karşısında şüpheli ,...suç ve cezadan kaçınmak amacıyla senedin veriliş nedeni ve tarihlerini birbirinden açık ara ile bu kadar farklı ifade ettiği, aslında senedin hileyle elde edinildiğinin yine davalı ve diğer şüphelinin senetteki borcun sebebini izah ederken farklı ve çelişkili beyanlarda bulundukları, savcılık dosyası şüphelisi ,...de borsada kaybedilen paralar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürdüğü ...ise 2.5 yıl önce ...'ya elden ve banka aracılığı ile verdiği borç paralar karşılığı alındığını söylemesi ve senette yazılı astronomik miktardaki bedelin kaynağını oluşturan borç konusunda kendi aralarında dahi uyuşamadıklarının ortada olduğunu, bu borçtan murisin çocuklarının haberdar olduğunu söylediklerine ilişkin ise denilebilecek tek şeyin; davacıların bu borcun sebebini hiç sormadan yada yasal hiç bir başvuru yapmadan bu büyüklükteki bir borcun olmasını doğal kabul edip, eğer haberdar olmuş olsalardı babalarını Almanya'ya tedaviye götürürken o tarihte hiç bir işlem yapmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şüphelilerin çelişkili ifadelerinin kendilerine muris ...'nun şüpheliler tarafından yaşlılığından ve hastalığından istifade ile açıkça kandırılıp dolandırıldığını ve elinden hileyle veya sahtecilikle senet alındığını ve mirasçıların miras paylarına haciz koymak amacını güttüklerini gösterdiklerini ayrıca ve en önemlisi davalı ...'ın ...'ya bankadan yada elden verdiğini söylediği 200 bin euro gibi astronomik miktardaki borç paraya dair murisin banka kayıtlarında herhangi bir kaydın bulunmaması, murisin tüm banka kayıtlarında ise şüphelilerle aralarında görünen işlemlerin lehtarının hep davalı ... yada .,..olmasının buna mukabil söylenildiği gibi herhangi bir ödemenin ...'ya yapılmamış olması karşısında muris ...'nun davalı ve arkadaşı tarafından defalarca kandırılıp hileli şekilde dolandırıldığını, son aşamada ise eski bir senedin elinden ciro ettirilmek suretiyle veya imzasının taklit edilmesi suretiyle sahtecilikle alındığını ayrıca murisin ölümü ile yasal süre beklenmeden hemen Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile takibe konularak asıl senet borçlusu ... aleyhine tebligat dahi gönderilmeden sadece senedi ciro eden muris aleyhine takibe geçilmesinin dahi iş bu senedin davacı mirasçılarını miras paylarından mahrum etmek amacıyla hata, hile ile muvazaalı olarak düzenlendiğini ve takibe konulduğunu gösterdiğini, dava konusu senetteki lehdarın cirosunu oluşturan imzanın davacıların babaları ...'nun eli ürünü olup olmadığı, dava konusu senedin yüksek miktarlı olmasına, buna rağmen düzenlenme ve ödeme tarihlerinin çok yakın olmasına, imza ile yazılar arasındaki konumlandırılış, uyum, yazı karakteri, söz konusu yazıların birlikte ve sırası dahilinde aynı tarihte yazdırılıp yazdırılmadıkları, imzanın konumu değerlendirilmek ve incelenmek suretiyle dava konusu senedin imzalı eski bir belgeden faydalanılmak suretiyle sonradan oluşturulup oluşturulmadığı, senedin ön yüzündeki yazılar ile arka yüzündeki murise ait imzanın aynı anda yazılıp yazılmadığı, imzanın mı önce atıldığı yazıların mı önce yazıldığı, imza ve yazı yaşı konusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmasını müteakip murisin ölümünden önceki sağlığı ve yaşı dolayısıyla ehliyetli olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmak suretiyle de ehliyetsizlik ve sahtecilik iddiasının açıklığa kavuşturulması, ancak bundan sonra miras bırakanın ehliyetli olduğu saptanır ise muris muvazaası, hata ve hile hukuksal nedeniyle geçersiz "bedelsizlik" ve "muvazaa" iddiaları gereği bonodan dolayı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin iş bu davada, mirasçıların kendi miras haklarına dayanarak dava açmaları nedeniyle, senede karşı olan iddialarının HMK. 203/d gereğince tanıkla ispat edebileceğine ilişkin emsal içtihatlar uyarınca açıklanan "..mirasçılar küllî halef sıfatıyla değil de sadece kendi miras haklarına dayanarak dava açarlarsa, senede karşı olan iddialarını senet (kesin delil) ile ispat etmek zorunda olmayıp, muvazaa iddialarını HMK’nın 203/d maddesi gereğince tanıkla ispat edebilirler.." şeklideki kararlar doğrultusunda tanıklarının dinlenmesi suretiyle toplanacak deliller sonucunda taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, HMK 209.maddesinde açıkça sahtecilik iddiasına dayanılarak açılan dava bulunması halinde bu belgenin hiçbir hukuki işleme konu edilemeyeceğinin açkılandığını, bu maddenin amir hükmü gereğince geciken tedbir durumunda olası telafisi güç sorunların doğabilme ihtimali ve icra daireleri ve mahkemelerin HMK 209.maddesiyle ilgili kararlardaki değişik uygulamaları nazara alınarak davaya konu senedin icra dairesindeki uygulamanın HMK 209.maddesindeki amir hükmüyle teminatsız olarak durdurulması gerektiğinin açık olduğundan tedbir taleplerinin kabulüyle Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasındaki takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, özet itibariyle eşinin vefatından ve 2015 yılında geçirdiği felç nedeniyle uzun süredir bakıcı desteğiyle yaşayan muris ...'in tanıkların ve davalının da bulunduğu ortamda ölümünden kısa süre önce Almanya'ya götürülmesi arifesinde hiç kimseye herhangi bir borcu olup olmadığı hakkında sorulan sorulara davalının bizzat ...'nun eczane borçları dışında hiç bir borcu bulunmadığına dair beyanlarını duyan tanıkların ve son yıllarda murisin bakımını yapan iki tanıklarının müştekilere anlattıkları dikkate alındığında dava konusu senedin sahte olarak oluşturulduğu yada murisin elinden hataya düşürülerek hileyle alındığı, mirasçıları miras paylarından mahrum etmeye yönelik ve bedelsiz veya muvazaalı olduğunun açık olup murisin gerçekten herhangi bir borcu olmadığının bu nedenle mirasçıları olan davacıların miras hisseleri oranında menfi tespit talebi ile dava açmak zorunda kaldıklarını, sunulan nedenlerle, telafisi güç sorunların doğabilme ihtimali nedeniyle tedbir taleplerinin kabulüyle Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .,..sayılı dosyasındaki takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, davacıların babaları olan murisin davalıya bu denli yüksek meblağlı herhangi bir borcu bulunmadığını, bizzat davalının savcılıktaki beyanından murisin bir takım gayimenkullerinin halen kendi üzerinde olduğunu kabul etmesinden ve aslında davalının murise borçlu olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle bu kadar yüksek meblağlı alacak senedini ancak davacıların murisinin ölümünden sonra anlaşmalı olarak takibe koyabildiği, zira asıl senet borçlusuna tebligat dahi çıkarılmadığı, murisin bu büyüklükte bir borcunun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerin miras haklarının önüne geçilmek amacıyla sahtecilik yoluyla murisin hata ve hileye düşürülerek elde edilen bono nedeniyle mirasçıları miras paylarından mahrum etmeye yönelik , bedelsiz veya muvazaalı olduğunun açık olan senet nedeniyle müvekkillerin davalıya miras payları oranında borçlu olmadıklarının tespitine, bu takip nedeniyle yapılan ödemelerin istirdatına ve davalının alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 19/11/2024 tarihli tensip ara kararı ile; "... davacılar vekilinin tedbir talebinin kısmen kabulü ile, davacılar vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin; İİK'nın 72/3 maddesinin 1. cümlesi uyarınca yasanın emredici hükmü nazara alınarak, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilemeyeceğinden reddine, İİK'nın 72/3 maddesinin 2. cümlesi uyarınca, dava değeri olan 6.889.878,00.-TL'nin %20'si tutarındaki 1.377.975,60.-TL nakdi teminatın mahkememiz veznesine depo edilmesi veyahut kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasına, teminat yatırıldığında tedbir kararının yerine getirilmesi için ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmasına,
" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin davacılar vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin kısmen reddine ilişkin icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilemeyeceğinden kısmen reddine, dair bölümünün kararının kaldırılarak HMK’nın 209.maddesi uyarınca takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş olup, eşinin vefatından ve 2015 yılında geçirdiği felç nedeniyle uzun süredir bakıcı desteğiyle yaşayan muris ...'nun tanıkların ve davalının da bulunduğu ortamda ölümünden kısa süre önce Almanya'ya götürülmesi arifesinde hiç kimseye herhangi bir borcu olup olmadığı hakkında sorulan sorulara davalının bizzat ...'nun eczane borçları dışında hiç bir borcu bulunmadığına dair beyanlarını duyan tanıkların ve son yıllarda murisin bakımını yapan iki tanıklarının müştekilere anlattıkları dikkate alındığında dava konusu 200.000 Euro luk senedin sahte olarak oluşturulduğu yada murisin elinden hataya düşürülerek hileyle alındığını, mirasçılarını miras paylarından mahrum etmeye yönelik ve bedelsiz veya muvazaalı olduğu iddiasıyla açmış oldukları davada talep etmiş oldukları tedbir talebine ilişkin olarak HMK 209. maddesinde açıkça sahtecilik iddiasına dayanılarak açılan dava bulunması nedeniyle bu belgenin hiçbir hukuki işleme konu edilemeyeceğini, bu maddenin amir hükmü gereğince geciken tedbir durumunda olası telafisi güç sorunların doğabilme ihtimali ve icra daireleri ve mahkemelerin HMK 209. maddesiyle ilgili kararlardaki değişik uygulamaları nazara alınarak davaya konu senedin icra dairesindeki uygulamasının HMK 209.maddesindeki amir hükmüyle teminatsız olarak durdurulması gerektiğinin açık olduğundan tedbir taleplerinin kabulüyle Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulması taleplerinin tensip ara kararı ile icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini, halbuki icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibe dayanak senetteki itiraz hususu HMK’nın 209.maddesinde özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK’nın 209.maddesinin uygulanması gerektiğini, diğer yandan takibin durdurulması bakımından “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olduğu, Antalya C.Savcılığı ... Sayılı dosya içeriğindeki davalı ifadeleri, banka hesap dökümleri, tapu kayıtları yanında murisin Almanya'da tedavi altına alındığı... 28.02.2024 tarihinde Yoğun Bakım Ünitesinde doktorların konsültasyonu altında olmasına rağmen eski boyun femur kırığı, kardiyojenik şok, pnömoni,pievra sıvısı nedenlerine bağlı olarak 29.02.2024 tarihinde vefat etmiş olduğuna dair sağlık raporu nazara alındığında tüm iddiaların yanında murisin yaşlılığından ve hastalığından faydalanılarak dolandırıldığı ve senedin sahte olarak temin edildiğine ilişkin iddialar karşısında davaya konu senedin icra dairesindeki uygulamasının HMK 209.maddesindeki amir hükmüyle teminatsız olarak durdurulması gerektiği kanaatinde olduklarını, sunulan nedenlerle yaklaşık ispat ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı açıkça sahtecilik iddiasınında bulunduğu sebeplere dayanılarak açılan bir davada takip konusu senedin hiçbir hukuki işleme konu edilemeyeceğine dair HMK 209. maddenin amir hükmü gereğince geciken tedbir durumunda olası telafisi güç sorunların doğabilme ihtimali nazara alınarak davaya konu senedin icra dairesindeki uygulamasının HMK 209.maddesindeki amir hükmüyle teminatsız olarak durdurulması gerektiği açık olduğundan, istinaf başvurularının kabulüyle yerel mahkeme tarafından tedbir taleplerinin kısmen reddine dair bölümünü teşkil eden tensip ara kararının 23. (a) fıkrasındaki hükmünün kaldırılarak HMK’nın 209.maddesi uyarınca takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasından ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, 19/11/2024 tarihinde tensip zaptı 23.a maddesi gereğince davacılar vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin; İİK'nın 72/3 maddesinin 1.cümlesi uyarınca yasanın emredici hükmü nazara alınarak, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilemeyeceğinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına,
3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.15/01/2025
...