Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/614 K.2025/976

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/614 📋 K. 2025/976 📅 20.10.2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:20/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:21/03/2025
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
DAVANIN KONUSU:Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:20/10/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili asıl dava dosyasında dava dilekçesinde; davacının ... Mahallesi ... Cadde No:1 adresindeki ... Otel'in maliki iken işini büyütme kararı almış olduğunu ve maliki olduğu Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde beşyıldızlı bir otel yapımına başlamış olduğunu, otel inşaatının bir kısmını arsa karşılığı yapmayı yükümlenen firmanın zor duruma düşmesi nedeniyle işi, borçlanma pahasına, bizzat yürütmek zorunda kalmış olduğunu, bir süre sonra, borçları ödeyebilmek için ... Mah. ... Cad. (... Cadde) No:... Konyaaltı/Antalya adresindeki oteli satmaya karar vermiş olduğunu, ancak otelin, daha önce alınmış uzun vadeli kredinin teminatı olarak ... A.Ş'ne ipotekli olduğunu, bankanın devir bedelinin nezdindeki davacı hesabına yatırılması kaydıyla satışa muvafakat etmiş olduğunu, böylelikle satışın gerçekleşmiş olduğunu, ancak banka krediyi kapatarak satış bedelinin tamamına el koymuş olduğunu, böylece ödemesi gecikmiş alacaklıların şirket hakkında icra takibine geçmeye başlamış olduğunu, otelin faaliyetini sürdürmesinin hem şirketin hem de alacaklıların yararına olacağı düşünüldüğünden haciz fırtınasından korunmak için çareler aramaya başladığını, otelin, "her durumda sonuna kadar güvenilir" referansı verilen ve şahsen de tanıdık olan ...'a kurdurulan bir limited şirkete kiralanması bir ara çözüm olarak düşünülmüş olduğunu, ancak birkaç ay geçtikten sonra bundan istenilen sonucun elde edilemeyeceği görüldüğünden otelin acilen ...'ın şirketine (davalı şirkete) kayden devredilmesine karar verilmiş olduğunu, ...'ın şirketinin sermayesi 100.000TL olduğunu, satış bedeli olarak taşınmaz üzerindeki mevcut ipotek ve hacizler dikkate alınarak 1.000.000TL olarak gösterilmiş olduğunu, davalı ve davacı şirketlerin kanuni defterlerinde de devrin karşılıksız yapılmış olduğunun anlaşıldığını, herhangi bir satış bedeli ödemesinin ve tahsilinin olmadığını, ... A.Ş ile davacı arasında 06.08.2021 günlü (Borç Tasfiye Sözlemesi) imzalanmış olduğunu, ...ın dava konusu taşınmaz üzerinde istediği ek ipotek talebinin ise davalının karşı çıkmaması ve güven dolayısıyla davacı tarafından üçüncü kişinin eylemini taahhüt niteliğinde olmasına karşın, tereddütsüz kabul edilmiş olduğunu, akabinde alacaklı bankanın müracaatı ile hazırlanan ipotek belgelerinin imzalanması işlemlerinde davalıya ulaşılamadığını, davalının ek ipoteğe yanaşmaması nedeniyle ...ın borç tasfiye sözleşmesinden dönmüş olduğunu ve durumun içinden çıkılmaz hale gelmiş olduğunu, sonuç olarak maddi sıkıntıların hızla ilerlemiş olduğunu, Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına oluşturulan kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin aile şirketi olduğunu, müvekkilinin şirketin %75 ortağı olduğunu, temsile yetkili diğer ortak ... ...'ın %25 ortağı olduğunu, şirketin davalı ... tarafından sevk ve idare edildiğini, temsile yetkili ortak olduğunu, davalı ... tarafından şirketin zararına iş ve işlemler yapıldığını, şirketin tüm mevcudatının otel içindeki eşyalar ve işletmeden ibaret olduğunu, şirketin başka bir mevcudatının bulunmadığını, otelin şirketin ana faaliyet konusunu oluşturduğunu, dava konusu Antalya İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, 1 parsel ... cilt ... sayfa numaralı otel niteliğindeki taşınmazın 05/04/2019 tarihinde müvekkilinin ortağı olduğu şirket tarafından davalı ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne devredildiğini, devirin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini, devrin davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, şirketin tasfiyesini doğurabilecek nitelikte bir devir olduğunu, şirketi bedelsiz bir şekilde devredildiğini, şirkete herhangi bir para girişi olmadığını, şirketin varlığını sürdürebilmesi için çok önemli bir değere sahip olduğunu, şirketin ana faaliyet konusunu oluşturduğunu, şirket ortağı olan müvekkilinin rızasının alınmadığını, ortaklar kurulunun toplanmadığını, şirketin tek mal varlığı olan otelin mülkiyetinin ve işletmesinin devrinin, şirketin tasfiyesi sonucunu doğuracağından genel kurul kararı alınmadan yapılan devirin geçersiz olduğunu, önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararının gerektiğini, oteli devir alan davalı şirketin 14/12/2018 tarihinde kurulduğunu, davalı şirketin sermayesinin 100.000,00.-TL olduğunu, yeni kurulan bir şirketin, değeri yaklaşık 300 milyon lira olan bir oteli ve işletmeyi devir almasının ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin Antalya ... şirketine satış bedelini ödemediğini, otel işletmesinin yıllık faaliyet gelirinin oldukça yüksek olduğunu, şirketin ana faaliyet konusunu oluşturan önemli bir mevcudatın devrinde genel kurul toplanması ve karar alınmasının gerektiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, dava ile ilgili taleplerin Antalya 11. Noterliği'nin 29/04/2022 tarih, ... sayılı ihtarnamesi ile karşı tarafa iletildiğini, olumlu bir cevap alınamadığını, Antalya İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada 1 Parsel ... Cilt ... Sayfa numaralı otel niteliğindeki taşınmazın davalı şirketten iptali ile müvekkilinin ortak olduğu Antalya ... Şirketi adına kayıt ve tesciline, ticari işletme hakkının devrinin iptali ile şirkete iadesine, ticari işletme konusu malların menkullerin devrinin iptali ile şirkete iadesine, şirketin devrettiği günden bu güne uğradığı işletme zararının ve en geniş anlamdaki zararların tamamının davalı şirketten alınarak devir tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte işletmeye gelir kaydedilmesine, aksi kanaat halinde şirketin güncel tapu bedelinin, işletme bedelinin ve işletme içerisindeki menkullerin teferruat ve mütemmim cüz bedelinin dava tarihi itibariyle bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl dava dosyasında davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın inançlı işlem iddiasına dayandığını, ancak inançlı işlem iddiasının yazılı delille ispata muhtaç olduğunu, davacı yanın iddia ettiği inançlı işleme konu belgede, müvekkiline temsilen atılan bir imza olmadığını, müvekkili şirketin yetkilisinin ... olduğunu, ...'ın bahse konu belgede imzasının bulunmadığını, bahse konu dayanak belgenin, sahte olarak üretilmiş olduğunu, belgenin, davacı şirketin alacaklıları tarafından da davalı müvekkiline karşı kullanılmış olduğunu, bunun üzerine bu hususta davalı müvekkili tarafından ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, bahse konu belgenin bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin, davacı şirketin her iki ortağı olan ... ... ve .. ...'la dava konusu otelin pazarlığını yaparak ve bedelini ödeyerek devralmış olduğunu, devir bedelinin ödendiğine ilişkin olarak tapu resmi senedinden açıkça belirtildiğini, ayrıca; davacı şirket yetkililerinin, çeşitli sebeplerle verdikleri emniyet ifadelerinde de davaya konu otelin davalı şirkete ait olduğunu defaatle ifade etmiş olduklarını, eldeki davaya ek olarak davalı şirket yetkililerinden .. ...'ın, yaklaşık 3,5 yıl önce yapılan taşınmaz devrinden habersiz olduğundan bahisle, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında bir dava daha açmış olduğunu, açılan her iki dava da davacının kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, davacının "inançlı işlem" iddiasının yazılı delille ispata muhtaç olduğunu ve bu iddianın da tanıkla ispatının mümkün olmadığını, bu nedenle davacının tanık deliline muvafakat etmediklerini, dava konusu taşınmazın, 25.01.2022 tarihinde, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ...a olan borçları sebebiyle, ihale yoluyla, 77.200.000TL bedelle, ...a alacağa mahsuben satılmış olduğunu ve bu ihaleye ilişkin olarak, davalı müvekkili ve diğer muhataplar tarafından ihalenin feshi davasının açtıklarını, halihazırda Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmasının elzem olduğunu, sonuç olarak; Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine ve davanın tümden reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dava dosyasında davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının devri bildiğini, rızası ile bedeli ödenerek devrin gerçekleştiğini, .. ... ve ... ...'ın kardeş olduğunu, anılan otelin satışı ile ilgili tüm pazarlıkların, müzakerelerin, hukuki işlemlerin, satış süreci gibi tüm işlerin her iki ortak kardeşin katılımı ile gerçekleştiğini, müvekkilinin bu iki kardeş ile otelin satımı hususunda pazarlık ederek ve tapu resmi senedinde yazılı olduğu gibi satış bedelini de eksiksiz olarak ödemek sureti ile dava konusu taşınmazı satın aldığını, devrin 3,5 yıl önce yapıldığını, aradan geçen zamana rağmen kendisi için böylesine önem arz ettiği iddia edilen bir taşınmazın satışından haberdar olunmadığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, asılsız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça polis amirliğine verilen ifadelerde otelin müvekkiline ait olduğuna dair beyanlarda bulunulduğunu, 01/10/2018 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar ile ... Otel adlı şubenin kapanışına ortakların oy birliği ile karar verildiğini, bu kararda davacı .. ...'ın da katılımı olduğunu, Antalya ... şirketinin bahse konu otelin şubesini 01/10/2018 tarihinde yani müvekkilinin oteli devir almasından çok daha önce kapattığını, dava konusu taşınmazın devrini Antalya ... şirketinin yaptığını, otel içinde yer alan bir kısım taşınır nitelikteki eşyaların devrini ... Ticaret Limited Şirketinin yaptığını, bu şirketin tek yetkilisi ve hissedarının ...'ın oğlu ... olduğunu, davacının ilk günden bu yana dava konusu devri bildiğinin açık delili olduğunu, davacı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkiline ... tarafından devredildiğini, ... ...'ın temsile yetkili olduğu davacının kabulünde olduğunu, ...'ın davaya konu devir işlemini gerçekleştirmesinde hukuka aykırı hiçbir yön olmadığını, devir için genel kurul kararına ihtiyaç olmadığını, dava konusu taşınmazın devreden şirketin tek ve en önemli mal varlığı değeri olmadığını, bahse konu şirketin dava konusu taşınmazdan başka, iki ayrı taşınmazının olduğunu, davacının bahse konu devri ilk günden bu yana bildiğini, buna rağmen 3,5 yıl sonra eldeki davayı açtığı, kanunda düzenlenen 2 yıllık zaman aşımı nazara alındığında zaman aşımı süresinin dolduğunun açık olduğunu belirterek davaya konu taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
Diğer davalı ... ...'ın usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmada ise davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...toplanan deliller, inanç sözleşmesi, adli tıp raporu, asliye ceza mahkemesi dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından dava konusu otelin, tüm işletme hakkı ve içindeki mevcut menkul mallar ile birlikte 05/04/2019 tarihli inanç sözleşmesi ile davalı şirkete tapuda devredildiği, sözleşmede herhangi bir karşı bedel belirtilmediği, buna rağmen davalı tarafça davacı şirkete iade edilmediği anlaşılmakla tapu iptali ve tescil talebi ile işletme devrinin iptali davalarının kabulüne, birleşen dosyada mükerrer olarak talep edilen tapu iptali ve tescil talebi konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, otelde bulunan menkul mallar, işletme hakkı devrine dahil olduğundan bunlarla ilgili ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, otelin işletilmesinden doğan kar kaybı nedeniyle uğranılan zarara yönelik tazminat talebinin ise feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, Asıl ve birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited şirketi vekili ve birleşen davada davacı ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava dosyalarına konu taşınmaz aynı olsa da, her iki davanın dayanak hukuki sebepleri, somut olay ve olguları ve talepleri itibarıyla bağımsız bir değerlendirme gerektirdiğini, asıl davada tapu iptal ve tescil yönünden hüküm kurulmuş olmasının, birleşen davada karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmasını gerektirmediğini, bu nedenle birleşen davada tapu iptal ve tescil talebi yönünden de esas hakkında karar verilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın dayanağı olarak gösterilen 05/04/2019 tarihli inanç sözleşmesi başlıklı belgenin, müvekkili tarafından başka amaçla atılan bir imzanın kullanılması suretiyle üretilmiş sahte bir belge olduğunu, sahtelik iddialarına rağmen mahkemece rapor alınmadığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan raporla yetirildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, başka amaçla atılan imzanın kullanılması suretiyle sahte bir belge üretildiği yönündeki iddiaları karşısında Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen kararın hükme esas alınamayacağını, davacı şirket ortakları tarafından adli makamlara yansıyan ifade tutanaklarında, konusu taşınmazın müvekkiline satıldığı ve müvekkiline ait bir taşınmaz olduğunun ikrar edildiğini, birleşen davada tapu iptal ve tescil talebi yönünden eksik harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğunu, asıl ve birleşen davada, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile asıl davada davacı olan şirket adına tescili talep edildiğinden birleşen davadaki tescil talebinin "derdestlik" sebebiyle reddi gerektiğini, birleşen davada, dayanılan hukuki sebebe göre karar verilmediğini, bunun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, birleşen davada davacı .. ...'ın en baştan beri devirden haberdar olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının tek ve en önemli mal varlığı olmadığını, limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerini düzenleyen TTK.'nın 616/f.1 maddesinde şirketin önemli malvarlığının devrinin düzenlenmediğini, dolayısıyla dava konusu taşınmazın devri için genel kurul kararının gerekmediğini, bir an için genel kurulu kararı gerektiği sonucu kabul edilse bile, davacının bu talebinin TTK.'nın 560. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin satın alma tarihi olan 05.04.2019 tarihi itibariyle, davacının bir ticari işletmesinin söz konusu olmadığını, ticari işletmenin kapatılmasından sonra yapılan devirlerin, ticari işletme devri olarak değil; bir malvarlığı devri olarak kabul edildiğini, dolayısıyla ticari işletme devri talebinin de reddi gerektiğini, eklentiler hakkında da hatalı hüküm kurulduğunu, yargılama sırasında, kayyum raporlarına da yansıdığı üzere, İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası kapsamında yazılan talimat uyarınca, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... talimat sayılı dosyası kapsamında taşınmazda bulunan bir kısım taşınır malların ... A.Ş. tarafından el koyma kararı uyarınca, el konularak götürüldüğünü, yaklaşık 35 gün boyunca 38 kamyon mal taşındığını, neredeyse hiçbir eklentinin kalmadığını, bu durumun vakıa olarak gerekçeli kararda yer almakla birlikte, sanki hiç menkul mal götürülmemiş gibi, işletmeye dahil olduğundan bahisle işletmeyle birlikte iadesine karar verildiğini, bunun açıkça çelişkili, hatalı ve eksik araştırmaya dayanan bir karar olduğunu, müvekkilinin otel içinde yer alan bir kısım taşınır nitelikteki eşyaları, ... Turizm İnş. Tic Ltd Şti'den satın aldığını, buna ilişkin faturaların delil olarak sunulduğunu, bu fatura bedellerinin tamamının, ... Turizm İnş. Tic Ltd Şti'ye banka havalesi ve çekle ödediğini, bu malların da davacı şirkete aitmiş gibi hüküm kurulmasının açıkça hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, anılan kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğununu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl dava, tapu iptali ve tescil, birleşen dava, aynı taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil, ticari işletme devrinin iptali, ticari işletme konusu oteldeki menkul malların iadesi ve otel işletmesinden doğan kar kaybından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davada, tapu iptal tescil talebi yönünden asıl davada karar verilmiş olmakla yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, ticari işletme hakkı devrinin iptali yönünden davanın kabulüne, ticari işletme konusu oteldeki menkul mallar işletmeye dahil olduğundan bunlarla ilgili ayrıca hüküm tesisine yer olmadığına, tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, birleşen davada tapu iptal ve tescil yönünden davanın 1.000,00 TL değer gösterilmek ve harçlandırılmak suretiyle açıldığı, yargılama sırasında yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin ... TL olduğunun keşfen saptandığı, davalı şirket adına kayıtlı 2001/2021 payın değerinin 139.735.693 TL olduğu, keşfen belirlenen bu değer üzerinden mahkemece birleşen davada tapu iptali ve tescil talebi yönünden harç tamamlattırılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi; “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tespit edilen değerler hakkında 30’ uncu madde hükmü uygulanır.”
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasanın 30. maddesinde ise; "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150 nci maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın keşfen saptanan dava tarihindeki değeri üzerinden birleşen davada davalı şirketin payına isabet eden değer üzerinden Harçlar Kanunu’nun 30. ve 32. maddeleri uyarınca harcın tamamlattırılması, harç tamamlandığı takdirde davaya devam edilerek işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken ve asıl dava dosyasında davalı şirketin dava konusu taşınmazın 2001/2021 payı oranında malik olduğu gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı icra dosyasında, dava dışı ... tarafından asıl ve birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava konusu taşınmaza ilişkin 26/10/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek belgesine istinaden 2.000.000,00 TL asıl alacak, 1.095,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.001.095,89 TL alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı tarafın ipoteğin terkinine ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığı ipotek alacaklısının da asıl ve birleşen dava dosyasında taraf olmadığı anlaşılmakla dava dışı 3. Kişi tarafından başlatılan icra takibi hakkında satışın durdurulmasına karar verilemeyeceğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından birleşen dosyada davacı vekili ve davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı vekilinin satışın durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine,
6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dosyada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya davalıya İADESİNE,
7-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından peşin olarak yatırılan 7.865.112,15 TL nisbi istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
8-Davacı ve Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
11-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.20/10/2025
...