Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/413 K.2025/416
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/12/2021
DAVA :Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:14/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/07/2016 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası yaptığı ve bu kaza neticesinde araç içerisinde yolcu konumunda seyahat eden davacının ağır şekilde yaralandığı, iş göremezliğe maruz kaldığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 500,00 TL geçici ve 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik zararının sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra sunulan 22/11/2021 tarihli dilekçe ile tazminat talebini 44.278,71 TL'ye yükselterek olay tarihinden yasal faiz işletilmesini aksi durumda ise sigorta şirketinin temerrüt tarihinden faiz uygulanmasını istemiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2017 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; olaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasına göre davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ehliyeti bulunmadığı ve sürüş deneyiminin yeterli olmadığı, alkol etkisinde güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi sonucu bu araçta yolcu konumunda seyahat eden davacının da yaralanması ile neticelenen tek taraflı trafik kazasının gerçekleştiği, Üniversite Hastanesinin düzenlediği maluliyet raporuna göre kazadaki yaralanmasına bağlı arazından dolayı davacının %8 oranında daimi iş görmez kaldığı, ATK 2. İhtisas Kurulunca tanzim edilen rapora göre ise davacının kazayla illiyetli maluliyetinin %3 oranında olduğu, 6 ay da geçici iş göremezliği bulunduğu, tazminat bilirkişi raporunda davalı yanın tam kusur durumu, davacının TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi, asgari ücretin 1,77 katı geliri şeklindeki verilere ve her iki maluliyet durumuna göre ayrı ayrı yapılan hesaplamada %3 maluliyet oranı dikkate alındığında 46.997,74 TL ve %8 maluliyet oranı gözetildiğinde 125.327,31 TL sürekli iş görmezlik zararı saptandığı, devlet memuru olan davacının geçici iş göremez kaldığı süreç içerisinde özlük haklarını almaya devam ettiğinden geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararı bulunmadığının belirtildiği, davacı tarafça bu rapora itiraz edilmesi üzerine kök raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alındığı ve ek raporda kök rapordan farklı olarak davacı vekili tarafından sunulan bordrolara ilişkin davacının maaşındaki icra, birsel emeklilik ve sendika aidat kesinleri dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı ve bu kez davacı için %3 maluliyet oranı dikkate alındığında 44.278,71 TL ve %8 maluliyet oranı gözetildiğinde 118.076,57 TL sürekli iş görmezlik zararı saptandığı, davacının iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 44.278,71 TL olduğu benimsenerek ve davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi nedeniyle olayda müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek, tespit olunan maddi zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği, ayrıca davacının bindiği araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığı, sürücü belgesi bulunmayan kişinin aracına binmesinin davacının 2. kez müterafik kusurunu oluşturduğu ve hesaplanan tazminattan tekrar %20 oranında indirim uygulanması lazım geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 28.338,36 TL tazminatın 08/12/2017 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle farklı kuruluşlardan alınan sağlık raporlarından davacıya %5, %8 ve %3 oranında daim iş göremezlik tayini yapıldığını, %8 oranındaki maluliyet raporuna davalı yanın itiraz etmediği ve bu raporda saptanan maluliyet oranının müvekkili yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğunu, yine de karşı vekalet ücreti ile karşılaşmamak adına %3 maluliyet oranına göre artırım yapıldığı ve bedel artırım dilekçesinde fazlaya dair hakkın saklı tutulduğunu, ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, zira davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı gibi yargılamanın sefahatinde müterafik kusur itirazını hiç ileri sürmediğini, raporlara karşı da herhangi bir beyanda bulunmadığını, müterafik kusurun resen gözetileceği kabul edildiği durumda dahi sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunun müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki iki kez müterafik kusur indirimi uygulanmasının usule aykırı olduğunu, fahiş oranda müterafik kusur indirimi yapıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmamıştır.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, tek taraflı trafik kazası sonucu yaralandığını ve kendisinde daimi maluliyet oluştuğunu belirterek iş göremezlikten kaynaklı zararına karşılık bir miktar maddi tazminatın içerisinde yolcu olarak seyahat ettiği aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2017 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile sigortalı araç sürücüsü ...'nun trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nun 179/2. cümle ve 62. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
1-) Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;
Davacı ...'un ilk derece mahkemesi karar tarihinden ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra 11/03/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Ölüm henüz karar kesinleşmeden ve istinaf yasa yoluna başvurulduktan sonra gerçekleştiğinden davanın halen devam ettiği kabul edilmelidir.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50. maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. 6100 Sayılı HMK'nın 55. maddesi hükmü dikkate alınarak ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Bu halde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcuttur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2021 gün ve ... esas, ... karar ve 29/11/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı gibi karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında taraf sıfatı sona eren davacı ...'un tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması için kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
2-) İşin esası yönünden yapılan incelemede ise;
Somut dosyada aktüerya bilirkişisinden alınan rapor ve ek raporda, davacının %3 maluliyeti ve %8 maluliyetine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yapıldığı, davacının ise bilirkişi ek raporundaki %3 maluliyete göre hesaplanan 44.278,71 TL yönünden davasını ıslah ettiği görülmüştür. Bu durumda bilirkişi ek raporunda bilirkişi tarafından %8 maluliyete göre de tazminat hesabı yapılmasına rağmen daha az bir miktar olan %3 maluliyete göre yapılan tazminat hesabı doğrultusunda ıslah yapılmakla, davacı taraf talebini %3 maluliyete göre yapılan hesapla sınırlandırmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer alan, %8 maluliyet oranına göre tazminatın belirlenmesi ve hükmedilmesine yönelik istinaf talebinin yersiz olduğu ve dinlenemeyeceği kanaatiyle reddine karar verilmiştir.
Buna karşın;
Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).
Bu açıklamalar ışığında somut dosyaya bakıldığında; davacının, dava dışı sürücü ...'nın ...'nun alkollü olduğunu bilerek aracına bindiği sabit olduğundan davacının da zararın oluşmasında müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varılmış olup, ilk derece mahkemesince bu yön itibariyle müterafik kusur indirimi yapılması yerindedir. Ancak davacının, dava dışı sürücü ...'nın ...'nun ehliyetinin olup olmadığını bilip bilmediği sabit olmadığından bu yön itibariyle bir müterafik kusur indirimi yapılamaz. Keza, müterafik kusur indirimi, kaç tane indirimi sebebi olursa olsun % 20 ile sınırlandırılmalı, her bir sebep için ayrı indirim yapılmamalıdır. Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminattan iki kez % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-) Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin, yukarıda 1 nolu bentte gösterilen taraf teşkiline ilişkin kamu düzeni yönünden ve 2 nolu bentte gösterilen müterafik kusur indirimine yönelen istinaf sebebi yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelen istinaf isteminin reddine,
2-Davacı vekilinin iki kez müterafik kusuru indirimi uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen istinaf isteminin ve ayrıca yargılama sırasında davacının vefatı nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilini sağlanması bakımından kamu düzeni yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 17/12/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi ve 355. maddesi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 13/05/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...