Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/254 K.2025/159
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/06/2021
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 21/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, temlik eden banka .... A.Ş. ile .... Otelcilik Teks. Ve Tic. A.Ş arasında tanzim ve imza olunan genel kredi sözleşmelerine istinaden borçlu .... Malzemeleri Otelcilik Teks. Ve Tic. A.Ş. firmasına muhtelif tarihlerde krediler kullandırıldığını, ... ve ... ın ise bu sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imza altına almış olmaları sebebi ile borcun tamamından sorumlu olduklarını, müşterek ve müteselsil kefil .... adına kayıtlı Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada, ... Parselde Kayıtlı .. . Kat ... Nolu Bağımsız Bölüm üzerine temlik eden ... A.Ş. lehine serbest dereceden istifade hakkı ile birlikte ipotek tesis edildiğini, daha sonra alacaklı ... A.Ş. tarafından alacağın tüm yönleri ile birlikte müvekkili alacaklı ... Yönetimi A.Ş.'ye devir ve temlik edildiğini, bu süreçte müşterek ve müteselsil kefil ... ın vefatı ve borcun ödenmemesi üzerine müvekkili firma tarafından, borçlu firma ... Malzemeleri Otelcilik Teks. Ve Tic. A.Ş. beraberinde murisin mirasçıları ... ve ... aleyhine Antalya Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, borçlu ... tarafından 12/02/2020 tarihinde haksız ve mesnetsiz bir şekilde alacağı sürüncemede bırakmak maksadıyla kefalete ve ipotek işlemleri ile borcun aslına, faiz ve ferilerine itirazda bulunulduğunu ve takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibinin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, takip talebinde dayanılmayan kredi sözleşmesi ve ihtarnameye itirazın iptali davasında dayanılmasının mümkün olmayacağını, davada dayanak yapılmaya çalışılan Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde “ usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş bir hesap kat ihtarnamesi“ bulunmadığını, alacağın muacceliyeti için önce ortada usul ve yasaya uygun bir muacceliyet ihbarı olması gerektiğini, söz konusu ihtarnamede hesap özetinde; dönemler itibariyle devreden borç miktarı, uygulanan faiz oranı gibi asgari bilgilerin yer almadığını, yine takip talebinde bulunmamakla beraber dava dilekçesine dayanak yapılan 09.04.2019 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamede sonuç ve ihtar kısmında istenen bir alacak miktarının bulunmadığını, temerrüt ihtarının ancak ihtarda belirtilen miktar bakımından sonuç doğuracağını, ihtarname içeriği ile ödeme emri içeriğinin uyumlu olmadığını, talep olunan faiz oranlarının fahiş olduğunu, murisin aldatılarak kefil yapılmasından sonraki ve önceki kredi kullandırımlarının ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, ipotek akit tablosu hükümleri ve dayanak alınan genel kredi sözleşmesinin TBK. m.20 ila 25 arasında düzenlenen genel işlem şartlarına aykırı olduğu ölçüde hükümsüz olduğunu, ayrıca ön bilgilendirme formunun murise imzalatılmadığını, ipoteğin tesisine dair vekaletname kapsamı ile ipotek akit tablosu kapsamının örtüşmediğini, ipoteğin tesisine dair vekaletnamenin aldatıcı biçimde düzenlendiğini, muristen hile ile alındığını, yapılan kredi açma ve kullandırma işleminin bankacılık mevzuatına aykırı olduğunu ve suç teşkil ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " temlik eden bankanın dava dışı ... Malzemeleri ile 09/06/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi akdettiği, kullanılacak kredinin teminatı olarak davacının annesi müteveffa ...a ait ev üzerinde ipotek tesis edildiği, müteveffanın verdiği vekaletname ile ipotek işleminin mütevaffanın damadı ve aynı zamanda kredi kullanan şirketin yetkilisi olan ... ile banka arasında yapıldığı, mütevaffanın ölümünden sonra mirasçılarına icra ödeme emirlerinin gönderildiği ve davalı mirasçı kızı tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı şirketin kullandığı kredi nedeniyle takip tarihi itibariyle (taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek suretiyle) bankanın 58.361,02 TL anapara, 3.582,43 TL kat öncesi işlemiş faiz, 152,84 TL gider vergisi, 24.037,70 TL işlemiş akdi faiz toplamı 86.133,99 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, gelen kayıtlara göre ipotek işlemine esas vekaletnamenin geçerlilik şartlarını taşıdığı,
her ne kadar davalı mirasçı, vekil olan eniştesinin vekalet görevini kötüye kullanarak ipotek tesis ettiğini ileri sürmüş ise de bu husus vekalet yetkisini kullanan vekile karşı ileri sürülebilecek olup bankanın bile bile borçlunun zararına hareket ettiğine dair bir ispat vesikasının da ileri sürülmediği, her ne kadar temlik eden banka vergi kaydı resen terk edilen şirkete kredi kullandırmış ise de bu hususun bankacılık mevzuatı ve uygulamaları açısından değerlendirilmesi gerektiği, mahkememiz dosyasının dava konusu olmadığı, davalının bu hususta yasal haklarını kullanmakta muhtariyetinin olduğu, anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, her ne kadar alacak likit olsa da takibe itiraz edenin mirasçı olması nedeniyle İİK'nın 67/3. Maddesi gereğince davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak belgenin ödeme emrine eklenmediğini, kat ihtarnamesinin geçerli olmadığını çünkü kat ihtarnamesinde borç miktarının, faiz oranının yazmadığını, ayrıca alacak miktarının da belli olmadığını, ihtarname içeriği ile ödeme emrinin uyumlu olmadığını, genel kredi sözleşmesi ve ipotek sözleşmesinin genel işlem şartı olduğundan hükümsüz olduğunu, ipoteğin tesisine dair vekaletname kapsamı ile ipotek akit tablosu kapsamının örtüşmediğini, asıl borçlu şirketin kredi sözleşmesinin ve ipotek sözleşmesinin tanzim tarihinden önce Vergi Dairesinden terk olduğunu, muris ... ın yaşlı bir insan olmasına rağmen sağlık raporu alınmadığını, ön inceleme duruşmasının mazeretlerine rağmen yokluklarında yapıldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kat ihtarında borç miktarının ve faiz oranının yazılı olmasına, muris ile banka arasındaki sözleşmenin ticari nitelikte genel kredi sözleşmesi olmasına, borçlu şirketin faal olduğunun ve kaydının devam ettiğinin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 14/12/2020 tarihli cevabi yazıdan anlaşılmasına, ipotek sözleşmesine esas 04/10/2011 tarihli ... yevmiye nolu Antalya 15. Noterliği tarafından düzenlenen vekaletnamede ... isimli şahsa murisin, kendisi adına ve üçüncü kişilerin kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere dilediği bedel, şekil ve koşulda ipotek tesis etme, ipotekten dolayı müşterek borçlu müteselsil kefil olarak borçlanma hususunda yetki vermesine, bu kapsamda yapılan ipotek sözleşmesinin geçerli olmasına, davalı vekili tarafından 05/01/2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve benimsenen 04/10/2016 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre muris ... ın fiil ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.883,81 nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.530,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.353,51 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...