Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/721 K.2025/925
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:22/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:18/01/2022
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:22/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 05.03.2021 tarihli 2020 olağan genel kurulu yaptığını, yapılan genel kurulun kooperatif ana sözleşmesine ve kanunun emredici düzenlemesi ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davalı kooperatifin 05.03.2021 tarihli 2020 olağan genel kurulu için usulüne uygun ... yapılmadığını, toplantı nisabı ve karar nisabına uygun hareket edilmediğini, Başkan ve Yönetim Kurulu seçiminin de usulüne uygun olmadığını zira toplantıya 23 üyeli kooperatiften 8 kişi katılmış olup, katılan 8 kişinin aidat ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kişiler olduğunu, diğer üyelerin tamamının parasal yükümlülüğünü ifa ettiklerini, iş bu üyelerin tamamının ise parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen kötü niyetli üyeler olduklarını, davalı kooperatifin 05.03.2021 tarihli 2020 olağan genel kurulu 10. Maddesinde alınan kararın açıkça anasözleşmeye, eşitlik ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, zira 08.08.2020 tarihli 2019 Olağan Genel Kurulu yapıldığını ve bu genel kurulda tespit komisyonu kurulduğunu, 14.08.2020 tarihli tespit komisyonu raporuna göre tüm üyelerin bakiye borcunun tespit edildiğini ve bu rapor doğrultusunda üyelerden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (alacaklı pozisyonda) ve ...'nin tüm borcu ödediğini, tespit komisyonunca belirlenen borcu ödemeyen üyelerin tamamının ise 05.03.2021 tarihli genel kurulu düzenleyen ve bu genel kurula katılan üyeler olduklarını, yani kooperatife borçlu olan ve Tespit Komisyonunca belirlenen borcu ödemeyen üyeler olduklarını, toplantıya katılan ...'ün ise 550.000,00TL üyelik bedelinin 392.000,00TL'sini ödediğini ve 158.000,00TL üyelik borcu varken iş bu genel kurul kararı ile 550+100 ödemesi gerekirken 392+100bin ile borcundan kurtulacağını, yapılan hesaplamaya bakıldığında ise kooperatife borcunu ödemeyen üyelerin borcunun toplamının diğer borcunu ödeyen üyelere ödettirildiğinin açıkça sabit olduğunu, iş bu durumda üyelik bedelini ve 2020 Tespit Komisyonu ilave borcu tamamen ödeyen üyelerle, hiç ödemeyen üyelerin borcunun diğer tamamına mali külfet olarak yüklenmesinin açıkça iyi niyet ve eşitlik kurallarına aykırı olup yoklukla batıl olduğunu, ayrıca toplantıya katılan üye ...'ın ise şirketi ... İnş. Ltd. Şti'ne isabet eden üyelik için ek maliyet çıkartmadığını çünkü toplantıya katılanların tamamının kendi yakınları eşi, annesi, kardeşi, vs olup müvekkilleri gibi tüm üyelik yükümlülüklerini ifa eden üyelere ağır parasal sorumluluk yüklemek için kötü niyetle karar aldırdığını, genel kurul tutanağından görüleceği üzere alınan kararların ... ve ailesinin borcunu, haksız ve mesnetsiz olarak borcu olmayan davacıları kötü niyetle borçlu hale getiren kararlar olduğunu belirterek, 05.03.2021 tarihli 2020 olağan genel kurulu ile genel kurulda alınan kararların ana sözleşmeye, eşitlik ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olması sebebi ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacılardan ... kooperatifin 08.08.2020 tarihli genel kuruluna kadar ... olarak görev yaptığını, yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, iş bölümü aşamasında ... üyeliğinden çekildiğini, yerine geçen yedek üyede istifa etmiş, pandemi nedeniyle olağanüstü genel kurulda yapılamamış adeta kooperatif yönetimsiz geçiş dönemi yaşadığını, nihayet denetleme kurulunun, genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmasıyla davacıların iptalini istediği genel kurul yapılmış olduğunu, dava dilekçesinde 3. Maddesinde izah edilen komisyonla ilgili işlemler başarılamamış çünkü ... ve yedeği ortağın istifaları kooperatifin yönetimsiz kalmasıyla gerçekleşmemiş, komisyon bir karar vermemiş, dolayısıyla borcun tasfiyesine yönelik olumlu bir sonuca varılamamış olduğunu, haksız davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...her ne kadar genel kurul toplantısının ana sözleşmenin 28. Maddesindeki çağrının şekline uygun olarak 30 gün önceden yapılmadığı bilirkişi raporu ile saptanmışsa da genel kurula çağrının usulüne uygun olarak yapılmaması tek başına genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğurmaz. Ancak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 52.maddesi uyarınca Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir. Somut davada üyelere ek yükümlülük getiren ve iptali istenen 10.madde kanunun aradığı nitelikli çoğunlukla değil adi çoğunlukla alınmış olduğundan iptali gerektiği anlaşılmakla ana dava dosyası yönünden davanın kabulü"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısında toplantı nisabı ve karar nisabının sağlanmadığını, ...'nın usulüne uygun olmadığını, kooperatifin 23 üyeli olduğunu, başkan ve yönetim kurulu seçiminin usulüne uygun olmadığını, alınan kararların kanuna, ahlaka, eşitlik ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurulun iptali gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan davacı ...'e ait nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacının 27.07.2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 55. maddesi uyarınca, “Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” Diğer taraftan, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK’nın 28/1 maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalarda, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçıların, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında mahkemece, davacının mirasçılarının tespiti ile kendilerine usulünce davaya devam edip etmeyeceklerinin sorulması ve iştirak halindeki mülkiyet hükümlerine göre tümünün devam etmek istediklerini bildirmeleri halinde bu mirasçılara davacı sıfatı verilmek suretiyle; bir kısmının devam etmek istemediklerini bildirmeleri halinde terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle davaya devam edilerek gereken kararın verilmesi gerekmektedir .
Yine davacılar davalı kooperatifin 23 üyeli olduğunu iddia etmiş olup, bilirkişi raporunda bu hususta bir tespit yer almamaktadır. Mahkemece bu hususun da araştırılarak, kooperatifin 23 üyeli olması durumunda bunun davacı savunmalarına etkisi de tartışılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/01/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...