Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/296 K.2024/1109

🏛️ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/296 📋 K. 2024/1109 📅 05.12.2024

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/296 Esas
KARAR NO : 2024/1109
DAVA : Öz Sermaye Tespiti
DAVA TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu şirket .... İnşaat A.Ş.'nin hissedarı ve Yönetim Kurulu Başkanı ....'e ait İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mah. ... Ada 9 Parsel nolu parselde yer alan taşınmazın ve müvekkil şirketin diğer hissedarlarından Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...'e ait İstanbul İli .... İlçesi ... Mah. ... Mevki ... Ada 3 Parsel ve İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... Mevki ... Ada 1 Parselde yer alan işbu taşınmazların bilirkişi marifetiyle değer tespitinin yaptırılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
DELİLLER
İstanbul Esenyurt Belediye Başkanlığı, İstanbul Esenyurt Tapu Müdürlüğü, Başakşehir Belediye Başkanlığı, Başakşehir Tapu Müdürlüğü, Başakşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi .... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından sunulan 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK 343. maddesine şirkete konulacak ayni sermayenin değerinin belirlenmesinden ibarettir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK 127 maddesi ticari şirketlere sermaye olarak konabilecek malvarlğı unsurların neler olduğunu düzenlemiştir. Buna göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça maddede sayılan unsurlar dışında başkaca bir unsurun sermaye olarak kabulü mümkün değildir. Hemen belirtmekte yarar var ki aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmeyen alacaklar ile üzerinde sınırlı aynı hak, haciz ve tedbir bulunan veya nakten değerlendirilemeyen veya devredilemeyen malvarlığı unsurlarının ticari şirketlere ayni sermeye alarak konması mümkün olmadığı gibi, komandit şirketlerde komanditer olan ortağın kişisel emeğini ve itibarını sermaye olarak koyması da mümkün değildir.
TTK 342. maddesi ise "Üzerinde sınırlı bir ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ... malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olarak konamaz." hükmünü getirmektedir. Yine TTK m. 343 hükmüne göre, “konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve TTK m. 342 hükmüne uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır”. Sermayenin korunması ilkesinin gereği olan bu düzenleme, bilirkişilerin somut olayın gerektirdiği uzmanlığa sahip olmalarını, raporlarında ayrıntılı ve karşılaştırmalı açıklamalar yapmaları gerektiğini de ortaya koymaktadır (TTK m. 343’ün gerekçesi).
Bu bilgiler çerçevesinde dava konusu gayrimenkullere ilişkin gerekli kayıt ve belgeler celp edilmiş ve gayrimenkullerin değerinin tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.
Dava konusu taşınmazlar üzerinde ayni sermaye olarak kabul edilmesini önleyecek herhangi bir takyidat olmadığı getirtilen tapu kayıtlarından saptanmıştır.
Davacının talebi gereğince resen seçilen bilirkişi heyeti tarafından yapılan keşif ve inceleme sonucu 11/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile dava konusu taşınmazların değeri belirlenmiş ve bilirkişi raporuna davacı vekilince itiraz edilmemiş ve mahkememizce de gerekçesine nazaran kabule şayan bulunarak hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
- İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ...Ada 9 Parsel nolu parselde yer alan taşınmazın,
- İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... Mevki ... Ada 3 Parselde yer alan taşınmazın,
- İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... Mevki ... Ada 1 Parselde yer alan taşınmazın,
Dava tarihindeki ayni sermaye değerinin Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ...., İnşaat Mühendisi .... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'un 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile talep edilen gayrimenkulun toplam değerinin 150.600.550,00-TL olarak belirlendiğinin TESPİTİNE, bu hususa ilişkin bilirkişinin raporunun TTK 343.maddesi gereğince ONAYLANMASINA
11/11//2024 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,
2-TTK 343. maddesi gereğince kurucular, şirket ortakları ve menfaat sahipleri tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilebileceğine,
3-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansı konusunda HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır