Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/981 K.2018/164
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2017/981
KARAR NO : 2018/164
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI/(LAR) : ... - Bülent Tarcan Cad. No:5 Gayrettepe-Şişli/İstanbul Beşiktaş/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ... - Valikonağı Cad Şehit İsmet Armağan Sk. Korzay Apt. N:3/14 Nişantaşı Şişli/ İSTANBUL
DAVALI : ... SAYILGAN DOKUMA BOYA İPLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
Gemlik Karayolu Üzeri 9. Km Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ : Av. ...
Vukela Cad. Nora Apt. No:40 D:1 Bostancı Kadıköy/ İSTANBUL
DAVA : Takipli İflas
DAVA TARİHİ : 26/07/2017
KARAR TARİHİ : 14/02/2018
Mahkememize açılan takipli iflas davasında,
DAVACININ TALEBİ: Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında bir "düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafın inşaa edeceği bir yapıdan kararlaştırılan bağımsız bölümlerin 6.000.000 USD karşılığında satmayı taahhüt ettiğini, borcunu ifa edememesi halinde toplam 1.600.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, 6.000.000 USD satış bedelinin davalı tarafa ödendiğini, sözleşmenin teminatı için 2 ayrı ipotek alındığını, ancak davacı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine bir ek sözleşme akdedilerek süre uzatımı verildiğini, buna rağmen taahhüt yerine getirilmeyince davalıya ödenen 6.000.000 USD'nin yıllık %5,5 faizle ve sözleşmede öngörülen 1.600.000 TL cezai şartla birlikte davacıya ödenmesi konusunda mutabakat sağlandığını, davalı tarafın 2.500.000 TL ödediğini, yapılan hesap mutabakatında bakiye toplam alacağın 5.976.435,32 USD olduğu konusunda uzlaşma sağlandığını, ancak davalının ödeme yapamaması üzerine İstanbul 2.İcra Dairesinin 2017/13203 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin daha sonra iflas takibine dönüştürüldüğünü ileri sürerek itirazın iptaline, depo emri verilmesine ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI: Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, gayrimenkul satış vaadine dayalı hukuki ilişki neticesinde iflas davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, hukuki ilişkinin neticesi ve durumu saptanmadan iflas istenemeyeceğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler yapıldığını, bu takiplere yapılan itirazlar üzerine açılan davaların da halen derdest olduğunu, iflas halinde olmadıklarını ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE: Derdest dava takipli iflas davasıdır. Davacı taraf önce davalı şirket ve diğer borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış, bu takip borçluların itirazı üzerine durmuştur. Davacı alacaklı taraf İ.İ.K'nun 43. maddesinde yazılı imkanı kullanarak iflasa tabi davalı şirket yönünden tefrik talebinde bulunarak takibi haciz yolundan iflas yoluna çevirmiştir. Bunun üzerine davalı borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmiş, borçlunun yeni itirazı üzerine takip bir defa daha durmuştur. Bu durumda davacı alacaklının itirazın iptali ve iflas talep etme hakkı doğmuştur.
Mahkememizce yapılacak iş, alacağın esası yönünden delil toplayarak değerlendirme yapmak, itiraz haksızsa borçlu tarafa güncel borç miktarını yatırmak üzere depo emri vermek, depo emri yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar vermektir.
Yapılan değerlendirmede alacağın esası yönünden davalının itirazı haksız görülmüştür. Davalı taraf ne gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini ne de taraflar arasındaki mutabakatı inkar etmiştir. Bu iki belge davalı yönünden imzası ikrar edilmiş yazılı belgeler niteliğindedir. Borcun ödendiği de iddia ve ispat edilmediğine göre davalı taraf bu borcunu ödemelidir. Takibe itiraz bu yönden haksızdır. Davalı tarafa güncel dosya borcunu depo etmesi için kesin süre verilmesi, borç ödenmezse iflasa karar verilmesi gerekir.
Ancak davacı tarafın takip işlemlerini usulüne uygun biçimde tamamlamadığı belirlenmiştir. İflas gibi ağır neticeleri olan bir davada şeklî unsurların tam ve eksiksiz biçimde yerine getirilmesi gerekir. İ.İ.K.'nın 42nci maddesine göre "Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder."
Kanunun 43/son maddesine göre de "...Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir." Bu durumda takip yolunu değiştiren taraf iflas yoluyla takip için tüm işlemleri yeni baştan yapmalıdır. İşlemlerin takip talebiyle başlaması gerektiği 42nci maddede açıkça gösterilmiştir.
Somut olayda davacı taraf yeni bir takip talebiyle icra dairesine başvurmalıdır. Bu lâzıme yerine getirilmemiştir. Davacı alacaklı taraf süren takip dosyasına talep açarak takip yolunu değiştirmiştir. Elbette bu talep de yeni bir takip talebi biçiminde yorumlanmaya müsaittir. Ancak takip talebindeki tüm unsurları içermediği de ortadadır. Takip talebinde bulunması gereken unsurlar İ.İ.K.'nın 58inci maddesinde açıkça yazılıdır. Bu unsurları taşımayan talepler kanunen takip talebi yerine geçemez. Eksik takip talebiyle takip yolunu değiştirmek de mümkün olmaz.
Elbette bu durum hakkın özüne temas etmeyen şeklî bir unsurdur. Davalı borçlu tarafın direngen borçluluk hali karşısında bu gerekçe yetersiz görülebilir. Hakkın şekle feda edildiği düşünülebilir. Ancak yukarıda temas edildiği üzere iflas kararı ağır sonuçları olan bir müessesedir. Bu sonuca ulaşmak için şekli unsurların titizlikle tamamlanması elzemdir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 35,90 TL harcın, peşin yatırılan 31,40- TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekili lehine takdir edilen 2.180,00-TL ücreti-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, anlatıldı. 14/02/2018
İş bu kararın gerekçesi 14/02/2018 tarihinde yazılmıştır.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...