Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1096 K.2023/653
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1096 Esas - 2023/653
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/1096
KARAR NO : 2023/653
HAKİM : ....
KATİP : .....
DAVACILAR : 1- ... - ... Mimarsinan Mah. Mimar Sinan Bulvarı No:145/14 Yıldırım/ BURSA
2- ... - .. Mimarsinan Mah. Mimar Sinan Bulvarı No:145/14 Yıldırım/ BURSA
3- ... - .... Mimarsinan Mah. Mimar Sinan Bulvarı No:145 İç Kapı No:14 Yıldırım/ BURSA
4-... - .. Mimarsinan Mah. Mimar Sinan Bulvarı No:145/14 Yıldırım/ BURSA
5- ... - .... İntizam Mah. Doğum Sk. No:11 İç Kapı No:3 Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ : Av. .... - [16879-78863-..] UETS
DAVALI : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. .. - [16942-49672-....] UETS
DAVALI : 2-... ANONİM ŞİRKETİ - ..
VEKİLLERİ : Av. ... - [16971-79573-..] UETS
Av. .. - [35773-03779-....] UETS
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 02/07/2020
KARAR TARİHİ : 23/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nun sağlığında davalı Halkbank A.Ş 'den 150.000,00-TL tutarında ihtiyaç kredisi kullandığını, davalı banka tarafından, mezkur kredinin teminat altına alınması amacıyla muris ... adına, diğer davalı Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş nezdinde; 24/09/2019 - 24/09/2020 vadeli, 26213957 numaralı "Esnafa Hayat Sigortası Grup Poliçesi" isimli 150.000,00-TL vefat teminatlı hayat poliçesi yaptırıldığını, muris ...'nun 24/12/2019 tarihinde vefat etttiğini, davacıların, murisin geriye kalan yasal mirasçıları olduğunu, murisin 24/12/2019 tarihli vefatından sonra, yasal mirasçıları tarafından, sigorta şirketi Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş.'ye başvuru yapılarak kredi borcunun poliçe teminatları kapsamında ödenmesi talebinde bulunulduğunu, ancak sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlali gerekçesi ile reddedildiğini, murise, poliçe tarihinde "Sağlık Beyan Formu" imzalatılmadığını, yalnızca "Başvuru Formu" kısmında yer alan "Sağlık Soruları" bölümünde matbu "Hayır" - "Evet" şeklinde kutucuklar yer almakta olduğunu, bu kutucukların banka görevlisi tarafından işaretlendiğini, anılan formların hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, ölüm belgesindeki hastalık teşhisinin yeni bir tanı olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak talepleri saklı kalması kaydı ile ;öncelikle; davalı banka tarafından talep edilen / talep edilebilecek borcun yokluğuna (menfi tespitine), uyuşmazlık konusu kredi borcuna ilişkin Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş tarafından (fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik) 20.000,00-TL'nin ödenmesine şeklinde muarazanın giderilmesine, uyuşmazlık konusu kredi borcu için ödenen tutar var ise; davacı yasal mirasçılara ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile geri ödenmesine, uyuşmazlık konusu kredi borcunu aşan hayat poliçesi teminat limitinin de mirasçı sıfatıyla davacı yasal mirasçılara 03/02/2020 tarihinden red / temerrüt itibaren yasal faizi ile ödenmesine, yasal vekil ücreti ve masrafların davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazlarının olduğunu, sigortalı murisin vefatından sonra davacı mirasçıların müvekkili şirkete başvurduğunu ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, davacılardan riziko değerlendirme için gerekli evrakların talep edildiğini, evrakların incelenmesi akabinde sigortalının sözleşmenin başlangıç tarihinden önce gelen, mevcut bulunan kalp hastalığını ... no'lu poliçesi için 24.09.2019 tarihli sağlık beyan formunda beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, sigorta başlangıcından evvel sigortalının kalp hastalığının mevcut olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete mevcut kalp hastalığı ile ilgili bilgi verilmediğini, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, usuli itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde ise Davanın öncelikle ... A.Ş Erdek şubesine ihbar olunmasına, davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş. Cevpa dilekçesinde özetle; müvekkili Banka yönünden 6102 sayılı TTK'nın 102 ve devamı maddelerinde düzenlenen Acentenin sorumluluğuna dayanıldığını, anılan yasanın 3/1-a maddesi uyarınca huzurdaki dava ticari dava niteliğinde olduğunu, görevsizlik yetkisizlik ve husumet itirazlarının olduğunu, müteveffanın kalp hastalığını gizlediğinden sigorta şirketince ödeme yapılmadığını, müvekkili bankaya ödenmeyen kredi borcu taksitlerine ilişkin olarak müvekkili bankanın girişebileceği olası yasal takiplerin ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesi talebinin kesinlikle reddedilmesi gerektiğini belirterek, davacıların kredi ödemelerinin tedbiren durdurulması talebinin müvekkili Bankayı açıkça mağdur edeceği sabit olduğundan reddine, davanın öncelikle görev, yetki, husumet itirazları yönünden usulden reddine, haksız ve kanuni mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü'ne, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne, Özel Medistate Kavacık Hastanesi'ne, ...'na yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı bilirkişinin raporunun sonuç kısmı:"SONUÇ: Yukarıda belirtilen tıbbi belgelere göre; muris ...’nun
02.06.2014 tarihinde akut lateral MI (kalp krizi) nedeniyle Bandırma Devlet Hastanesi koroner yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, tedavi gördüğü, 09.06.2014 tarihinde Medistate Kavacık Hastanesine başvurduğu, koroner anjiografi yapıldığı, koroner damarında
daralma saptandığı ve stent uygulandığı, 13.03.2014 tarihinden itibaren Esansiyel (Primer) Hipertansiyon, 05.06.2014 tarihinden itibaren Aterosklerotik Kalp Hastalığı tanıları ile takip ve tedavisinin yapıldığı, bu hastalıklar nedeni ile ilaçlar kullandığı, kişinin
sözleşme imzaladığı 24.09.2019 tarihinde yukarıda belirtilen hastalıklara duçar olduğu, kişinin ölüm nedeninin ‘Kronik İskemik Kalp Hastalığı’ olarak bildirildiği, ölüm sebebi ile yukarıda belirtilen, kişinin tedavi gördüğü hastalıklar arasında illiyet bağı bulunduğu,
kişinin ölümüne neden olan hastalık ile poliçe ödenmemesine gerekçe olarak gösterilen Kalp Hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğu, murisin söz konusu hastalıkları nedeni ile uzun süredir tedavi ve takip altında olduğu ve kalp damarına stent konulduğu dikkate alındığında hastalıklarını bildiğinin kabulü gerektiği kanaatimdir." şeklindedir.
Kardiloji doktoru bilirkişi, bankacı bilirkişi ve aktüerya uzmanı bilirkişilerin müşterek raporlarının sonuç kısmı: "-Davacılar murisinin ölüm nedeninin kronik kalp hastalığı, kalp krizi olduğu,-Ölümü ile bildirilmeyen kalp hastalığı arasında illiyet bağı olduğu,-2014 yılından beri kalp hastalığının olduğu, hastalığın başlamasından ölüme kadar geçen sürenin yaklaşık 5 yıl olduğu,-24/09/2019 tarihinde "Esnafa hayat Sigorta Başvuru Formunda; Kalp Hastalığı, Kanser, KOAH, Böbrek Yetmezliği, Felç, Beyin Hastalıkları, Karaciğer ve ve Aids hastalıkları ile ilgili ameliyat veya tedavi oldunuz mu ? şeklindeki soruya HAYIR seçeneğinin işaretlendiği ve iş bu formun ve sağlık beyanının muris ... tarafından imzalandığı dolayısıyla sözleşme yapılması sırasında bilgilendirildiği,-24/09/2019 tarihinde sözleşme anında kalp hastalığının mevcut olduğu, gerek poliçe yapılırken gerekse daha sonra kalp hastalığının sigortacıya bildirilmediği, Sigorta şirketinin yada sigorta acentesinin sigortalı beyanına göre sigorta poliçesi tanzim ettiklerinden davacılar murisinin mevcut hastalığını belirleme şansının olmadığı, bu nedenle de kusur ve sorumluluklarının olmadığı,- Taraflar arasından tanzim edilen Hayat Sigortası kapsamında davacıların murisinin ölümü ile hastalığı arasında illiyet bağı olduğu dikkate alındığından davacıların murisinin beyan yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği sonucuna ulaşılmakta olup bu durumda davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında ödeme sorumluluğu doğmayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı yapılan hayat sigortası sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde özetle; muris ...'nun sağlığında davalı bankadan 150.000,00 TL tutarında ihtiyaç kredisi kullandığı, bu kredi sebebiyle muris ...'nun diğer davalı Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş nezdinde; 24/09/2019 - 24/09/2020 vadeli, 26213957 numaralı "Esnafa Hayat Sigortası Grup Poliçesi" isimli 150.000,00 TL vefat teminatlı hayat sigortası poliçesi akdettiği, muris ...'nun 24/12/2019 tarihinde vefat ettiği, davacıların murisin geriye kalan yasal mirasçıları olduğu, sigorta şirketinin murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiası ile teminat altına aldığı borcu ödemediği, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davranmadığı vakıalarından hareketle menfi isteminde bulunulmuştur.
Cevap dilekçelerinde özetle; murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı savunması ile davanın reddi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; murisin sigorta sözleşmesini akdederken beyan yükümlülüğüne kasten aykırı davranıp davranmadığı ve murisin imzaladığı beyanlarının murisin elinden sadır kalemle yazılıp yazılmadığı ve murise matbu formların imzalatılıp imzalatılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Murisin kullandığı kredi ve sigorta sözleşmesinin akdedilmesinden önce gördüğü tedavilere ilişkin tüm evraklar dosyaya getirtilmiştir.
Esnafa Hayat Sigortası Başvuru Formunun 3 sayfasında murisin "Kalp Hastalığı, Kanser, Koah, Böbrek Yetmezliği, Felç, Beyin Hastalıkları, Karaciğer ve Aids hastalıkları ile ilgili ameliyat ve tedavi oldunuz mu?" şeklindeki sorunun karşısındaki kutucukta hayır kısmını işaretlediği ve işaretlemenin bilgisayar çıktısı olmayıp tükenmez kalemle yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmesi öncesinde Doktor Bilirkişiden rapor alınmış ve raporda özetle; muris ...'nun 02.06.2014 tarihinde akut lateral MI (kalp krizi) nedeniyle Bandırma Devlet Hastanesi koroner yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, tedavi gördüğü, 09.06.2014 tarihinde Medistate Kavacık Hastanesine başvurduğu, koroner anjiografi yapıldığı, koroner damarında daralma saptandığı ve stent uygulandığı, 13.03.2014 tarihinden itibaren Esansiyel (Primer) Hipertansiyon, 05.06.2014 tarihinden itibaren Aterosklerotik Kalp Hastalığı tanıları ile takip ve tedavisinin yapıldığı, bu hastalıklar nedeni ile ilaçlar kullandığı, kişinin sözleşme imzaladığı 24.09.2019 tarihinde yukarıda belirtilen hastalıklara duçar olduğu, kişinin ölüm nedeninin ‘Kronik İskemik Kalp Hastalığı’ olarak bildirildiği, ölüm sebebi ile yukarıda belirtilen, kişinin tedavi gördüğü hastalıklar arasında illiyet bağı bulunduğu, kişinin ölümüne neden olan hastalık ile poliçe ödenmemesine gerekçe olarak gösterilen Kalp Hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğu, murisin söz konusu hastalıkları nedeni ile uzun süredir tedavi ve takip altında olduğu ve kalp damarına stent konulduğu dikkate alındığında hastalıklarını bildiğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Söz konusu rapor sonrasında bir Kardiyoloji Uzmanı, bir bankacı ve bir sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır ve bu raporda özetle; Davacılar murisinin ölüm nedeninin kronik kalp hastalığı, kalp krizi olduğu, ölüm ile bildirilmeyen kalp hastalığı arasında illiyet bağı olduğu, murisin 2014 yılından beri kalp hastalığının olduğu, hastalığın başlamasından ölüme kadar geçen sürenin yaklaşık 5 yıl olduğu, 24/09/2019 tarihinde "Esnafa hayat Sigorta Başvuru Formunda; Kalp Hastalığı, Kanser, KOAH, Böbrek Yetmezliği, Felç, Beyin Hastalıkları, Karaciğer ve Aids hastalıkları ile ilgili ameliyat veya tedavi oldunuz mu ? şeklindeki soruya HAYIR seçeneğinin işaretlendiği ve iş bu formun ve sağlık beyanının muris ... tarafından imzalandığı dolayısıyla sözleşme yapılması sırasında bilgilendirildiği, 24/09/2019 tarihinde sözleşme anında kalp hastalığının mevcut olduğu, gerek poliçe yapılırken gerekse daha sonra kalp hastalığının sigortacıya bildirilmediği, sigorta şirketinin ya da sigorta acentesinin sigortalı beyanına göre sigorta poliçesi tanzim ettiklerinden davacılar murisinin mevcut hastalığını belirleme şansının olmadığı, bu nedenle de kusur ve sorumluluklarının olmadığı, taraflar arasından tanzim edilen Hayat Sigortası kapsamında davacıların murisinin ölümü ile hastalığı arasında illiyet bağı olduğu dikkate alındığında davacıların murisinin beyan yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği sonucuna ulaşılmakta olup bu durumda davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında ödeme sorumluluğu doğmayacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının murisin tedavi evrakları ve dosya kapsamında bulunan belge delillerine göre hazırlanmış oldukları anlaşılmakla; ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları kanaati ile raporlar hükme esas alınmıştır.
Sonuç olarak; murisin sigorta sözleşmesi imzalandığında kalbinde stent takılıdır ve muris sözleşme tarihine kadar kalp rahatsızlığı sebebiyle uzun süre tedavi görmüştür. Bu şekilde kalbinde stent takılı olan birinin kalp rahatsızlığını bilmediğinin söylenebilmesine olanak yoktur. Bu bağlamda murisin kalp rahatsızlığını kasten gizlediği ve sigorta şirketine beyan etmediği kanaatine varılmıştır. Murisin sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere kalp rahatsızlığı olup olmadığı ile ilgili bilgilendirildiği ve murisin rahatsızlığı olmadığına dair kutucuğu kendi kalemi ile işaretleyip aynı sayfanın altını imzaladığı, bu bağlamda murisin rahatsızlığını kasten gizlediği ve beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, sigorta şirketinin matbu evrak kullanmaması sebebiyle müterafik kusurunun da bulunmadığı kanaati ile aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Eldeki dava menfi tespit davasıdır ve menfi tespit davasının istikrar bulmuş uygulama gereğince kısmi dava olarak açılması hukuken olanaklı değildir. Bu nedenle davalı bankaya yazılan müzekkere cevabında murisin borcunun 133.286,25 TL olarak belirtilmesi sebebiyle bu miktar dava değeri olarak kabul edilmiş ve davalılar lehine bu miktar dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın reddine,
2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcı; 341,55 TL peşin harç ve 1.934,64 TL tamamlama harcı ile alınmış olduğundan fazla alınan 2.096,29 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 20.992,93 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalılara eşit şekilde verilmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/05/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ..
¸e-imzalıdır