Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/628 K.2024/526
T.C.
...
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO :2023/
KARAR NO :2024/
BAŞKAN :
ÜYE
ÜYE
KATİP :
DAVACI :... MATBAACILIK GAZETECİLİK SANAYİ VE TİCARET
LTD.ŞTİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI :... ENDÜSTRİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -
.../ ...
VEKİLİ : Av.
DAHİLİ DAVALI :... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
.../...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2019
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı ... Firması arasında ... 22. Noterliği’nin 24.11.2014 tarih ve ... yevmiye no.lu Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşme gereğince ... ili ... no.lu bağımsız bölüm taşınmazın müvekkili tarafından sözleşme tarihinde 600.512,00 TL ‘si bedelle satın alınmış olup taşınmaz bedeli peşinat ve sıralı senet şeklinde gerçekleştirildiği, son sıralı senet bedeli ödemesinin de 15.11.2018 tarihinde ... ... Şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiği, davalı tarafça sözleşme konusu taşınmazın teslim tarihinin de 31.08.2017 tarihi olmasına ve müvekkili tarafından sözleşmede yazılı olan son taksit ödemesinin de yerine getirilmiş olmasına rağmen tapuda müvekkili adına tescil işleminin gerçekleştirilmediği ve taşınmazın gecikmeli şekilde fiilen teslim edildiği, bununla birlikte taşınmazın devrini talep ettikleri süre içerisinde dava konusu taşınmaza ait tapunun sicil kayıtları kontrol edildiğinde taşınmaz üzerinde ... Tekstil ve San.Tic.Ltd.Şti lehine 23.750.000,00 TL tutarlı ve 16.01.2015 tarihli ipotek tesis edildiğinin görüldüğü, bu işlemden müvekkilinin haberi olmadığı gibi işleme muvafakatinin de bulunmadığı, davalının müvekkiline ait taşınmazı teminat olarak kullanması ile karşı taraf lehine sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklı müvekkilinin alacak hakkı doğduğu ve bu bedelin de müvekkiline ödenmesi gerektiği, davalı tarafa bir çok kereler sözlü ve e posta aracılığıyla taşınmazın tapu devrinin müvekkiline yapılması ve 3. Şahıs lehine tesis ettiği ipoteğin fekki yönünden başvurulmuş olmasına ve bu konuda ... 10. Noterliği’nin 26.07.2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen davalı tarafça söz konusu işlemlerin gerçekleştirilmemesi sebebiyle bu kez mahkeme aracılığıyla dava konusu ... İli... bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile ipotekten ve her türlü hukuki ayıp ve takyidattan temizlenmiş şekilde müvekkili adına tesciline ,taşınmazın ayıpsız şekilde tescilinin mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi ile taşınmaz kaydındaki ipoteğin tesis tarihinden itibaren davalıya faydasının karşılığı olan sebepsiz zenginleşme bedelinin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL nin ipoteğin tesis tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, açılan davanın haksız ve yerinde olmadığını, davacı vekili tarafından açılan iş bu tapu iptali ve tescili talepli davasında dava değerinin tüm taşınmaz değeri üzerinden gösterilerek buna göre harçlandırılmak suretiyle açılması gerektiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği alıcı tarafından tüm bağımsız bölüm bedelinin ödenmemiş olması halinde satıcıların tapuyu devretmekten imtina edebileceğinin kararlaştırıldığı, davacı dava konusu bağımsız bölüme ilişkin borcun tamamını ve Tapu Harçlarını ödemediği için tapu devri talep hakkının henüz muaccel hale gelmediği, bu anlamda huzurdaki davanın reddine kara verilmesi gerektiği, öte yandan davacının henüz muaccel olmayan bir hakka dayanarak açmış olduğu iş bu davanın da yerinde olmayıp taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin Tapu Devri Teminat ve Diğer Şartlar başlıklı 3.1 maddesinde; “ Satıcı alıcının satın almış olduğu, bağımsız bölümün kat irtifaklı arsa payı tapusunu bağımsız bölümün tesliminden sonra ve İskan alımından önce alıcıya verecektir. İskan alımından sonra ise kat mülkiyeti satıcı tarafından kurulup alıcıya teslim edilecektir.” Şeklinde olup, buna göre müvekkili şirketin sözleşmeye aykırılık olarak tanımlanabilecek herhangi bir eylem ve işlemi bulunmamakta olup davacının talep etmiş olduğu tapu tescil işlemlerinin bağımsız bölümün tesliminden sonra iskan alımından önce gerçekleştirileceğini diğer bir deyişle ihtilafa konu gayrimenkule ilişkin kat irtifaklı arsa payı tapusunu davacı yana vereceğini taahhüt ettiğini, iş bu bağlamda tapu devri borcunun muacceliyet tarihinin tek bir tarih değil teslim ile iskan arasındaki bir süreç olduğunu, davacın sebepsiz zenginleşmeye ilişkin alacak iddiasının da yine hiçbir yasal dayanağı bulunmamakta olup davacı yana yapılan satışın maketten konut satışı olup söz konusu ipoteğin ise arsa sahibi lehine tesis edilmiş inşaat teminat ipoteği olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin ifası bakımından bu tür teminat sözleşmelerinin icrasının işin olağan usul ve düzeni, gereği olduğu, davacı yanın taşınmazın devrini talep etme hakkının muaccel hale gelmediğinden sebepsiz zenginleşmeye dayalı iddialarının da hiçbir yasal dayanağının bulunmadığı, öte yandan davacının taşınmazın rayiç bedeline ilişkin alacak talebi ile sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak talebinin aynı mahiyette olduğu, davacı yan lehine ise sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmemiş bulunduğu ve bu taleplerin de zamanaşımına uğramış bulunduğu anılan tüm bu nedenlerle yerinde olmayan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava,gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde dayalı tapu iptali ve tescil ve taşınmaz kaydında yer alan ipotek nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak taleplerine ilişkindir.
Mahkememizin 10/03/2021 tarihli 2019/... esas 2021/... sayılı gerekçeli kararı ile 1-Tapu iptali ve tescili talebine ilişkin davanın kabulü ile ... ili ...'de kayıtlı taşınmaz üzerinde kurulu bulunan ... Nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, ipoteğe ilişkin talep yönünden dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, istinaf edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 14/06/2023 tarihli 2022/ esas 2023/... sayılı kararı ile davacının, dava dilekçesinde dava değerini 60.000 TL olarak gösterdiği, mahkemece dava açılırken bu miktar üzerinden nisbi harç alındığı, oysa gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda dava değerinin, dava tarihindeki taşınmaz değeri olduğu, mahkemece dava edilen taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmediği, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesinin aynı zamanda HMK.nun 341. ve 361.maddelerine göre kanun yollarının açık olup olmadığının belirlenmesinde de önem arz etmekte olduğu, bu nedenle mahkemece taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerekirken bu hususun yerine getirilmemesinin doğru olmadığı, buna göre mahkemece yapılması gereken işin; dava konusu taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen değer üzerinden yürürlükte olan harçlar tarifesi uyarınca hesaplanacak peşin dava harcının eksik kalan kısmını ödemesi konusunda usulünce davacı tarafa süre verilmesi, bu sürede eksik harcın tamamlanmaması halinde, HMK'nın 150. maddeye göre dosyanın işlemden kaldırılması, davacı veya davalı tarafından harcın tamamlanması halinde ise, yargılamaya devam ederek, sonucuna göre bir karar vermek olması gerektiği, kabule göre de, davacı taşınmaz üzerindeki ipotekten dolayı davalının sebepsiz zenginleştiğini beyanla 1.000 TL alacağın tahsili isteğinde bulunmuşsa da mahkemece bu talep hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, bu nedenle tarafların istinaf başvurusunun kamu düzeni gereği kabulüne, mahkememizin 2019/... Esas - 2021/... Karar sayılı ve 10/03/2021 tarihli kararının, dava şartlarına aykırılık bulunduğu halde karar verilmiş olması nedeniyle HMK.nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, mahkememizin 2023/628 esas sırasına kaydının yapıldığı ve yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili Av.... ...'nın 03/05/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği anlaşıldı.
Davalı vekilinin de 03/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragat etmesi halinde herhangi bir suretle vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davadan feragat eden davacı vekili Av. ... ...'nın vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldı.
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir.
bu nedenlerle; mahkememizce vaki feragat nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: YUKARIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE,
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60.-TL harçtan peşin yatırılan 1.024,65.-TLharç ile 10.272,32.-TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 10.869,37.-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı yana İADESİNE,
3-7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile 6325 sayılı kanun 18/a-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yargı yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 07/05/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza