Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/726 K.2025/337
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ... ile müvekkili bankanın ... ... Şubesi arasında 24.07.2020 Tarih ve Referans Numaralı İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında dava tarihi itibarıyle işlemiş faizler ve BSMV dahil toplam borcun 30.977,47-TL’ye ulaştığını, müteveffanın, davalı tarafından ... ve ... poliçe numarası ile hayat sigortası ile sigortalandığını ve davacı müvekkili ile imzalamış olduğu İhtiyaç Kredi Sözleşmeleri için dain-i müterhin şerhi konulduğunu, söz konusu hayat sigortası limitlerinin taraflarınca bilinmediğinden poliçe limitleri dahilinde bilirkişilerce yapılacak hesap doğrultusunda müvekkilinin alacağının tamamının davalıdan tahsili için dava açtıklarını, müvekkili banka borçlusu ...’ın vefatı üzerine davalı sigorta şirketine vefat tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından temin edilmesi gereken belgelerin, davacı müvekkili banka tarafından talep edildiğini, talep edilen belgelerin ... kapsamında müvekkili bankaya verilmediğinden ilgili kanun kapsamında Bankaca bu belgelerinin temin edilmesinin mümkün olmadığını ve bu nedenle sigorta tazmin başvurusunun sürüncemede bırakıldığını, dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu ancak arabulucuk sürecinde anlaşma sağlanamadığından ... Arabuluculuk Bürosunun 2024/ Büro, 2024/ Arabuluculuk Numaralı sonucu anlaşamama neticeli son tutanak tanzim edildiğini, davalı tarafından sigortalanan ve poliçede müvekkili lehine dain-i müterhin şerhi bulunduğundan davalıya karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden mirasçılara karşı takip başlatılamayacağı yerleşik ... içtihatları (... 13. Hukuk Dairesinin 2015/ e. 2016/ k) ile de kabul gördüğünden müvekkilinin alacakları için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, ayrıntılı açıklanan nedenler ve Mahkemede yapılacak yargılamada resen tespit edilecek sair gerekçelerle ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın müteveffa ...’ın tespit edilecek mirasçılarına ihbarına, davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.977,47-TL sigorta vefat tazminat bedelinin arabuluculuk son tutanak tarihin olan 16.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketleri ile müteveffa ...'ın sigortalı sıfatı ile vefat riskine karşı güvence altına alan poliçe no.lu 32.000-TL vefat teminatı içeren hayat sigortası akdedildiğini, işbu sigortaların, müteveffa sigortalıyı vefat riskine karşı güvence altına alan hayat sigortası olduğunu, teminatın kapsamı hayat sözleşmesinin, özel ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, söz konusu hayat sigortası ile kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, yani sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde -teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kanuni mirasçılara ödendiğini, şirket ile ... Bankası AŞ arasında yapılmış olan ... Sigorta Sözleşmesi kapsamında taraflar arasında sigortalının bankadan kullandığı krediyle bağlantılı olarak; ... - ... poliçe numaralı hayat sigortası tanzim edildiğini, İşbu sigortanın, sigortalı ...’ın vefat riskine karşı güvence sağlayan hayat sigortası olduğunu, teminatın kapsamı grup kredi hayat sigorta sözleşmesi özel şartlarına ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, davayı kabul etmedikleri ve zamanaşımına ilişkin beyan ve açıklamalarına halel gelmemek üzere; davacının işbu davada kötü niyetli olduğunu, tazminat işlemleri tamamlanmadan ve eksik belgeler şirketlerine iletilmeden dava açıldığını, sigortalı murisin vefatından sonra mirasçılarının davalı şirkete başvurduğunu ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, mirasçılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edilmiş ise de işbu belgelerin Şirkete iletilmediğini, yasal varislerin tazminat talebi amacıyla ... ... - ... Şubesi aracılığıyla davalı şirkete gönderilen belgeler üzerinden gereken tazminat dosyası açıldığını, ancak gerekli belgenin/belgelerin şirkete intikal etmemesi sebebiyle dosya değerlendirme işleminin sonuçlanmasının mümkün olamadığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nu çerçevesinde ilgili tazminat dosyası "belge eksikliği" nedeniyle eksik evrak statüsüne alındığını, tazminat dosyasının tamamlanması için gerekli belgeleri davalı şirkete sunmaktan imtina ettiklerini, davalı şirketin sigorta tazminatının ödenip ödenemeyeceğine ilişkin değerlendirme yapamadığını, şirketin bu belgeler olmaksızın teminatın sigorta kapsamında olsa dahi ödeme yapamayacağını, davalı şirketçe tazminat değerlendirme sürecinin tamamlanması adına istenen belgelerin gönderilmeyerek değerlendirmenin sürüncemede bırakıldığını, davalı şirketin değerlendirmeyi tamamlayamadığını, sigortalının ölümünün şüpheli bir ölüm olup olmadığı konusunda TTK 1503 kapsamında değerlendirme yapılmasını yine ilgili poliçelerin başlangıcından önce kendisinde mevcut bulunan hastalıklarının var olmasıyla beyan yükümlülüğüne aykırı davranılarak ölüme etkinin olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen faiz ve faiz başlangıç tarihinin kabulünün mümkün olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacının hukuki dayanaktan yoksun olarak avans faiz talebinin kabul edilemeyeceğini, Türk Ticaret Kanunu' nun 1427. Maddesinin ; ''(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve herhâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.'' şeklinde olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin, tazminat değerlendirmesine esas teşkil eden rizikoyla ilgili belgelerin ulaşması akabinde yasal süre içerisinde tazminat dosyasını sonuçlandırması amacıyla gerekli işlemleri başlattığını, ancak davacıların kendilerine bildirilen eksiklikleri tamamlamaksızın dava açma yoluna gittiklerini, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun olarak talep ettiği faiz başlangıç tarihi ve faiz türü talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, murisinin vefatı ile birlikte hak sahiplerinden davalı şirketin tazminat ödemesini gerçekleştirmek için bir takım belgelerin celbini talep ettiğini, ancak bu talebe herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalı şirket yasal düzenlemeler ve mevzuat kapsamında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve dava tarihi itibariyle de ödeme yapılmasına yahut yapılmamasına dair bir karar vermediğini, bu değerlendirmenin davacıların belgeleri temin etmemeleri nedeni ile davacılar tarafından sürüncemede bırakıldığını, davalı şirketin hiçbir şekilde dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, açıkladıkları tüm sebeplerle ve Mahkemece re’ sen nazara alınacak diğer hukuki ve fiili sebepler çerçevesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 14/03/2025 tarihli duruşmada beyanında özetle; dava konusu alacağın davalı tarafından ödendiğinden konusuz kalan davanın yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin reddine karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.Davalı vekili 19/03/2025 tarihli dilekçe ile özetle; Davanın konusunun tazminat talepli olduğunu, söz konusu alacağın müvekkili şirket tarafından ödendiğinden konusuz kalan davanın yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin reddine karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, huzurdaki dava ödeme nedeni ile konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Ayrıca davalının ödeme yapmayarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek HMK 331. Madde uyarınca davanın açıldığı andaki haklılık duruma göre arabuluculuk masrafının ve bakiye harcın davalıya yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 529,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 86,38-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı vekilinin talebine istinaden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı vekilinin talebine istinaden davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.19/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır