Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1697 K.2024/1635
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1697
KARAR NO : 2024/1635
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/06/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/654 Esas, 2022/358 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalı ... arasında Erzurum ili ... ilçesi ... Mah. ... ... Sitesi.... Blok Kat:... adresinde bulunan daire için 380.000,00-TL bedel karşılığında ön satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkili ... Gayrimenkul ise bu satışa emlakçı olarak aracılık ettiğini, taraflar müvekkilini bu satış işleminden emlakçı komisyon ücreti olarak satış bedelinin % 2'si ile bu ücretin % 18 KDV tutarını almasını kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar sözleşmeye ayrıca her iki taraf içinde geçerli olmak üzere 20.000,00-TL cayma akçesi maddesi eklendiğini, davalı, sonrasında bu sözleşmeden caydığını, davalıdan sözleşmeden dönme bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00-TL cayma akçesi ve satış bedelinin % 2'si ile bu ücretin % 18 KDV'si olmak üzere toplam 12.884,00-TL emlakçı komisyon ücretini ödemesini talep ettiklerini ancak davalı bu miktarı ödemediğini, davalı aleyhine Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile 32.884,00-TL takip çıkışı tutarlı icra takibi başlatıldığını, davalı bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında taraflarınca arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmesi anlaşmazlıkla sonuçlandığını, gayrimenkul ön satış sözleşmesinden sözleşmeye aykırı olarak cayan davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın kaldırılmasını ve takiplerinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde taraflar arasındaki ilişki bir ticari ilişkiden kaynaklı olmadığını, görev kamu düzenine ilişkin olduğunu, sözleşmeden kaynaklı hukuki ihtilaflarda genel mahkemeler görevli olduğunu, görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın iptali konu sözleşme geçerli olmadığını, sözleşme şekil şartlarını taşımadığını, davacı sözleşmenin tarafı bile olmadığını, davaya itiraz ettiklerini, davanın usulden reddini, sahibinden.com internet sitesinde ... Gayrimenkul emlak danışmanlığının ... Mah. ... ... Sitesi ....Blok Kat: ... ... - Erzurum adresinde ilanı görerek iletişime geçtiğini, daha sonra ... çalışanı ... ile konuştuktan sonra ön satış sözleşmesini satıcı olmadan imzaladığını, kendisi satıcının imzasını daha sonra halledeceğini, 2.000,00-TL kaparo gönderdiğini, bu kaparoyu ...'un eşinin IBAN'ına gönderdiğini, daha sonra evi almaktan vazgeçtiklerini bildirdiklerini ve kaparo adı altında yatırdıkları parayı da geri istediklerini bildirdiklerini, davacı taraf haksız ve kötü niyetle takip başlattıklarını, itiraz üzerinde takibin durduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2021/... takip sayılı icra takibin iptali, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerini de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin henüz ön sözleşme niteliğinde olduğu, tarafların henüz hazırlık aşamasında olup edimlerine başlamadıkları, davalı tarafın sözleşmeden dönme hususunda kusurlu olmadığı, kaldıki davalının 2.000TL cayma akçesi ödediğini beyan ettiği, ön sözleşmede iki adet cayma akçesi belirlendiği, sözleşmede birden fazla cayma akçesi kararlaştırılmasının hakkaniyete de uygun olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
" gerekçesiyle "Davanın reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karada tarafların henüz edimlerine başlamadıklarından bahsedildiğini, oysa ki taraflar arasında ön satım sözleşmesi imzalandıktan sonra davalının maaş bordrosunu davacı şirket danışmanı ...'a gönderdiğini, buna ilişkin...yazışma suretini dilekçe ekinde sunduklarını, davalının dairenin satış bedelini tamamlayabilmek için kredi başvurusunda bulunduğunu, kredisinin onaylandığını ve tayin edilen eksperin dava konusu daireyi incelediğini ve işlemleri tamamladığını, sonrasında davalının eksperi ve bankayı arayarak işlemi sona erdirmelerini istediğini, mahkemece bu konuda araştırma gereği duyulmadan eksik inceleme ile tarafların henüz edimlerine başlamadıklarının kabul edildiğini, mahkemenin ön sözleşmede iki adet cayma akçesinden bahsettiğini, oysa sözleşmede alıcı açısından iki değil sözleşmenin 4. maddesinde 20.000,00-TL olarak sadece bir tane cayma akçesi düzenlendiğini, sözleşmenin 3. maddesinden düzenlenen cayma akçesinin kapora hükmünde olduğunu, sözleşme içeriğinden de bu durumun anlaşıldığını, zira sözleşmede belirlenen satış bedelinin 380.000,00-TL olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmenin imzalanması hususunda davalı tarafa hiçbir baskı ve zorlama yapmadığını, davalının satış konusu daireyi 4 kez gezdiğini ve kendi özgür iradesi ile ön satış sözleşmesini imzaladığını, sonrasında ise geçerli hiçbir gerekçe sunmadan sözleşmeden döndüğünü, davalının yetişkin bir insan olduğunu, dava konusu daireyi eşiyle birlikte gezdikten sonra sözleşmeyi imzalaması gerektiğini, davalının bu yönüyle kusurlu olduğunu, asıl müvekkil şirketin kusursuz olduğunu, alacak miktarının 12.884,00-TL'sinin emlak bedeli ve bu bedelin KDV miktarı olduğunu, bir an için mahkemenin cayma akçesi hususundaki karar gerekçesinin doğru olduğu kabul etmiş olsalar dahi, müvekkil şirket danışmalarının davalı ve satıcı tarafı bir araya getirip ön satış sözleşmesini imzalattıklarını, satış işleminin gerçekleşmesi için davalı ile 1 hafta boyunca ilgilendiklerini, evi 4 kez gezdirdiklerini, evin güneş alıp almadığının tespiti açısından davalı tarafın günün farklı saatlerinde dava konusu daireye kendi araçlarıyla gittiklerini, benzin masraflarını müvekkil şirketin karşıladığını, davalıya bunun haricinde 4-5 daire daha gezdirdiklerini, hal böyle iken mahkemece müvekkil şirketin hak etmiş olduğu emlak komisyon ücreti meselesinin hiç irdeleme / inceleme gereği dahi duyulmadan sadece cayma akçesi bakımından dosyanın incelenmesinin de dosyada eksik inceleme sonucunda karar verildiğinin açık göstergesi olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Emlakçı ile daire satışına ilişkin yapılan ön sözleşme kapsamında cayma bedeli ve emlakçı komisyon ücretinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde ... ile davalı ... arasında daire satımı için ön satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkili ... Gayrimenkul ise bu satışa emlakçı olarak aracılık ettiğini, tarafların müvekkilini bu satış işleminden emlakçı komisyon ücreti olarak satış bedelinin % 2'si ile bu ücretin % 18 KDV tutarını almasını kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar sözleşmeye ayrıca her iki taraf içinde geçerli olmak üzere 20.000,00-TL cayma akçesi maddesi eklendiğini, davalı, sonrasında bu sözleşmeden caydığını, davalıdan sözleşmeden dönme bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00-TL cayma akçesi ve satış bedelinin % 2'si ile bu ücretin % 18 KDV'si olmak üzere toplam 12.884,00-TL emlakçı komisyon ücretini ödemesini talep ettiklerini ancak davalı bu miktarı ödemediğini iddia ederek itirazın iptalini talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin geçerli olmadığını, evi almaktan vazgeçtiklerini bildirdiklerini ve kaparo adı altında yatırdıkları parayı da geri istediklerini bildirdiklerini, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde, dosya içinde yer alan belgelerden sözleşmenin tarafı olan davalının, komisyon sözleşmesi kapsamında davacı komisyoncuyla aralarında tellaliye sözleşmesi düzenlendiği ve 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici sıfatını taşıdığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, ilk derece mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, HMK'nin 355 ve 353/a.3.bendi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olması ve ilk derece mahkemesinin görevli olmamasına rağmen işin esasına girişilmiş olması nedeni ile HMK 114/c ve 115.maddelerine göre görev konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/25198 E. 2019/10131 K.) Kaldırma nedenine göre bu aşamada davacının istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-3-6. Ve 355. Maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA, Kaldırma nedenine göre bu aşamada davacının istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.