İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/227 K.2024/72

🏛️ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/227 📋 K. 2024/72 📅 06.02.2024

T.C.
İSTANBUL
11.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/227 Esas
KARAR NO :2024/72
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:29/09/2016
KARAR TARİHİ:06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının mülkiyetinde bulunan ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde kain tapuda 8782 parsel 8900 m2 taşınmazın 12/08/2011 tarihinden itibaren 5+3 yıl süreyle geçerli olmak ve 5. Yıldan sonraki dönemde devam edebilmesi davalının açık yazılı devam iradesine bağlı olmak üzere, müvekkili şirket lehine intifa hakkı tanınmasına ilişkin olarak müvekkiil şirket ile davalı arasında 11/08/2011 tarihli intifa sözleşmesi akdedildiğini, İntifa Sözleşmesi' nin intifa hakkı ve bedeli başlıklı Malik, ... lehine tapuya tescil tarihinden başlamak üzere ilk dönem için 79,414,USD İkinci dönem için ise 47,649 USD olarak tespit edilen toplam 127,063 USD ivaz karşılığı ... lehine birinci dönem tescil tarihinden 18/09/2015 1e kadar ikinci dönem 18/09/2015 den itibaren 3 yıl süreyle geçerli olmak üzere İntifa hakkı tesis etmeyi ... lehine tesis edilen intifa hakkının, gayrimenkulun bulunduğa tapu kaydına tescil edilmesini kabul ettiği şeklinde düzenlenen sözleşme gereğince müvekkili şirkete tesis edilecek intifa hakkı için 5+3 yıllık intifa bedeli peşin ödendiğini, intifa sözleşmesi ve intifa resmi senedi ile sabit olduğu üzere 12/08/2011 tarihinde 5+3 yıl süre ile müvekkiil lehine tanınmış intifa hakkı süresinden önce sonlanmış olup müvekkili şirketin taşınmaz malikinden kalan intifa süresine ilişkin olarak KDV hariç 61.394,81 USD alacağı bulunmakta olduğunu, davalı taraf muaccel olan borçlarını ödemediğinden taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshedildiğini, davalı tarafa intifa hakkının tapudan terkini yönünde ihtarname gönderildiğini, borçların ödenmesi yönünde davalı tarafa ihtarname tebliğ edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin alacağını ödememesi üzerine.... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasından söz konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın iş bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalının.... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalının takip tutarının %20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacı yan huzurdaki davanın taraflar arasında yapılan 11/08/2011 tarihli intifa sözleşmesinden kaynaklandığını iddia etmiş ise de söz konusu dava taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı bu sözleşmeden kaynaklanan bir dava olmadığını, huzurdaki dava ve talepler yönünden davacının temel ilişki olarak dayandığı faturayı 11/08/2011 tarihli intifa sözleşmesini davaya konu icra takibi yönünden kabul etmemeleri ve müvekkilinin ikametgahının ... ilinde olması nedeni ile huzurdaki dava yönünden ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olması nedeni ile yetkiye itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkiline yapmış olduğu toplam 100.000 USD ödeme davaya konu intifa bedeli olarak ödenmiş havaleler olmadığını, söz konusu havalelerin taraflar arasındaki diğer ticari ilişkiler nedeni ile değil de bilakis davaya konu intifa sözleşmesi ve intifa senedine hasren yapıldığı davacı ayrıca ve açıkça ispatlamasının gerektiğini, ivaz bedeli borcuna mahsup edildiği iddiasının da doğru olmadığını, taraflar arasında yapılan intifa sözleşmesinde ve tapuya tescil edilen intifa senedinde kesinlikle bu şekilde iadeye ilişkin bir hüküm bulunmadığını, intifa senedinde de görüleceği üzere intifa hakkının süresinden önce kaldırılması halinde davacının iddia ettiği gibi sadece ve müvekkilinin intifa hakkının terkinini talep etmesinin durumuna hasretilmiş olmadığını, intifa sözleşmesi ve intifa senedi hükümlerine göre davacı yanında süresinden önce intifa hakkı kaldırma hak ve yetkisinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle hukuka ve usule aykırı olan davanın reddine, davacı tarafın %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davalının vefat ettiği, davalı mirasçılarının davaya dahil edildiği ve dahili davalılar ( mirasçılar ) adına vekaletname sunulduğu görülmüştür.
MAHKEMEMİZDEN VERİLEN İLK KARAR:
Mahkememizin 24/12/2019 tarihli ... karar sayılı kararında ;"...Tüm dosya kapsamının ve mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu ve talimat raporunun birlikte değerlendirilmesinde; tarafların 2015-2016-2017-2018 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış oldukları, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dava konusunun, davalının, davacının bayisi olması nedeniyle kurulan intifa sözleşmesinden kaynaklandığı, icra takibine konu alacağın Davacı ... AŞ.’nin Davalı ... adına 08.10.2015 tarih, ... no, “... istasyonunun İntifa Terkin Bedeli” açıklaması ile düzenlediği 72.445,88 USD (KDV Dahil) bedelli faturadan kaynaklandığı, faturanın açık fatura şeklinde düzenlendiği, fatura içeriğinin sözleşmenin “Malik’in Sözleşmeyi Tek Taraflı Fesih Hakkı” başlıklı 4. Maddesinin a bendi kapsamında usulüne uygun tanzim edildiği, davacının 72.445,88 USD asıl alacağa 3.160,32 USD işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmış olmakla, davacının davasını kabulüne, davalının.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki 72.445,88 USD asıl alacak, 3.160,32 USD işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 75.606,20 USD TL’ ye ilişkin itirazın iptali ile takibin asıl alacağa 3095 Sayılı Yasanın 4/a.maddesi gereğince hesaplanacak (yıllık %5,769 oranını geçmemek üzere) faizi ile birlikte devamına, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen nakdi alacak 204.276,67 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.855,334 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KALDIRMA İLAMI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2023 tarihli ... karar sayılı ilamı ile ; " ...Dosyaya alınan bilirkişi raporunda davacının düzenlediği fatura miktarı taraflar arasındaki sözleşmenin 4/b maddesinde ikinci dönem için belirlenen 47.649,00 USD bedele yine sözleşme gereği 5 yıl süresince işleyen 13.745,81 USD faiz toplamı 61.394,81 USD bedel olarak belirlenmiş, ayrıca bu bedele KDV ilavesi ile düzenlenen toplam 72.445,88 USD bedelli faturanın yerinde olduğu görüşü bildirilmiştir. Temerrüt tarihinden takip tarihine kadar birleşik faize sebep olacak şekilde işletilen faizin yerinde olduğu görüşü de bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda eldeki uyuşmazlıkta uygulama yeri olmayan ve "tedarik sözleşmelerinde" uygulama imkanı olan TTK 1530 maddesindeki düzenlemeler dikkate alınarak faiz hesap edilmiştir.
Davacı ikinci dönem için davalıya ödenen 47.649,00 USD bedel için sözleşmenin 4/a maddesinde ...+5 faiz oranı üzerinden faiz talep etmiştir. Az yukarıda metni verilen sözleşmenin 4/a maddesindeki açık düzenleme karşısında davacının sözleşmeye göre talep edebileceği en yüksek miktar 37.500,00 USD'dir. Sözleşmenin 4/a maddesine göre 37.500 USD tutarın 5 yıl süre için hesaplanacak faiziyle birlikte istenebileceği düzenlenmiş ise de ödeme tarihinde ödenen bedel yönünden davalının iade sorumluluğu bulunmadığı, intifa bedelinin kullanılmayan süresine karşılık gelen tutar yönünden davalının iade yükümlülüğünün intifa hakkının terkin edildiği 08/10/2015 tarihi itibarıyla gerçekleştiği, davalıya kullanılmayan döneme ilişkin intifa bedelinin ödenmesi talepli Kadıköy 15. Noterliğinden gönderilen ihtarın 05/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve 10 gün içerisinde bedelinin ödenmesinin talep edildiği, bu durumda sözleşmenin 4/a maddesi ile kararlaştırlan 37.500,00 USD lik 2. dönem için talep edilebilecek tutara, bahis edilen ihtarname ile verilen sürenin bitiminden sonra 16/11/2015 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece dosya bilirkişiye verilerek; takip öncesi birleşik faize sebep olmayacak şekilde, 37.500,00 USD asıl alacağın ve KDV sinin talep edilebileceği, asıl alacağa 16/11/2015 tarihinden takip tarihine kadar ... + 5 oranında yürütülecek faizin takibe konu edilebileceği, takip tarihinden sonraki dönem için ise 6098 sayılı TBK 121 maddesi hususları göz önüne alınarak hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme sonucu karar verilmesi yerinde görülmemiştir..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 72.445,88 USD asıl alacak ve 3.160,32 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.606,20 USD alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 25/08/2016 günü davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından 29/08/2016 tarihinde yasal 7 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin 07/09/2016 günü davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 29/09/2016 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, yukarıda gerekçesi anılı kesin nitelikteki kaldırma ilamı gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi SMMM ... tarafından sunulan 28/09/2023 tarihli rapor ve Mali Müşavir ... tarafından sunulan 04/01/2024 tarihli rapor ile davacının 44.250,00 USD asıl alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 1.930,32 USD işlemiş faiz talep edebileceği tespit edilmiş, her iki bilirkişi raporu bu yönü ile mahkememizce benimsenmiş, bilirkişi raporları ile kaldırma ilamı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın 44.250 USD asıl alacak ve 1.930,32 USD işlemiş faiz yönünden iptaline dair aşağıda şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/... esas ve 2019/... karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının talebini likit olduğu anlaşıldığından itirazın iptaline karar verilen alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden, ödemenin icra takibinden sonra yapılmış olması da dikkate alındığında kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamış ve bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından.... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 44.250,00 USD asıl alacak ve 1.930,32 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.180,32 USD yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden 44.250,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren ... + 5 oranında faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 27.061,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4-Alınması gereken 9.242,91 TL karar ve ilam harcının 2.674,47-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.568,44 TL harcın dahili davalılardan ( mirasçılardan ) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından ödenen 2.674,47-TL peşin harcın dahili davalılardan ( mirasçılardan ) alınarak davacıya ödenmesine.
6-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 29,20 TL başvuru harcı ile 5.662,60 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.691,80 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.476,55-TL yargılama giderinin dahili davalılardan ( mirasçılardan ) alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 212,5 TL yargılama giderinden davanın red oranı dikkate alınarak hesaplanan 82,704 TL'nin davacıdan alınarak dahili davalılara (mirasçılara ) ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 21.649,33 TL vekalet ücretinin dahili davalılardan ( mirasçılardan ) alınarak davacıya ödenmesine,
9-Dahili davalılar ( mirasçılar ) kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak dahili davalılara (mirasçılara ) ödenmesine,
10-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır