İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/619 K.2024/893

🏛️ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/619 📋 K. 2024/893 📅 25.12.2024

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/619 Esas
KARAR NO :2024/893
DAVA:Yönetim Kurulu Kararının Butlanı
DAVA TARİHİ:17/10/2024
KARAR TARİHİ:25/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yönetim kurulu toplantısında müteveffa ...’nun paylarının bir kısmının davalı şirket tarafından satın alınmasına ve bir kısmının mirasçılar adına elbirliği ile pay defterine kaydedilmesine karar verildiğini, bu hisselere yönelik genel kurula katılma ve oy kullanma haklarına yönelik hakların geçişine onay verilmemesine karar verildiğini ancak verilen kararın yasanın emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, müvekkili tarafından 13.07.2024 tarihinde genel kurulun 10 gün içinde toplantıya çağrılması talebinde bulunduklarını ancak davalı şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede tereke temsilcilerinin genel kurul toplantısına katılma ve toplantı talebinde bulunma yetkilerinin bulunmadığının ifade edildiğini, şirket yöneticilerinin her yılın ilk üç ayında yapmaları gereken genel kurulları yapmadıklarını, temettüleri dağıtmadıklarını ve yapılacak genel kurullarda tereke temsilcilerini davet etme eğiliminde olmadıklarını beyanla TTK'nın 391. maddesi uyarınca 24.09.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan yönetim kurulu kararının, 6102 sayılı TTK'nın 493. ve 494. maddelerindeki düzenlemeler çerçevesinde şirkete tanınan, muristen intikal eden payların bir kısmının gerçek değeri ile devralınması ve kalan paylar yönünden ise genel kurula katılma ve oy haklarına ilişkin onay isteminin reddi hakkına dayanılarak alındığını; .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce tereke temsilcilerine, pay sahipliğinden kaynaklanan hakların kullanılması konusunda yetki verilmesine ilişkin verilen 29/03/2024 tarihli ara kararın yasaya uygun olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; davalı şirket ortaklarından müteveffa ...'ndan mirasçılarına miras yoluyla intikal eden davalı şirket paylarının bir kısmının gerçek değerlerinin ödenmesi suretiyle devralınması ve diğer kısım yönünden pay sahipliğinden kaynaklanan genel kurula katılma ve oy haklarına onay verilmemesi yönündeki oy çokluğu ile alınan 24/09/2024 tarih ve 2024/1 sayılı kararın batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Anonim şirket yönetim kurulunun batıl kararlarına ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi;
"Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle;
a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,
b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,
c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,
d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır." düzenlemesini içermektedir.
Borsaya kote edilmemiş anonim şirket nama yazılı payların devrine ilişkin olarak aynı yasanın ret sebepleri başlığı ile 493. maddesi "(1) Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.
(2) Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur.
(3) Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir.
(4) Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir.
(5) Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar.
(6) Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır.
(7) Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz." hükmünü,
494. maddesi ise; "(1) Devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır.
(2) Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.
(3) Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere ilişkin davalı tarafça dosyaya sunulan 23/09/2024 tarihli Uzman Görüşü'nde de açıkladığı üzere; kural olarak anonim şirket pay devrine onay vermekle yükümlü olmakla birlikte, iradi devirlerde şirket devredene, payların başvurma anındaki gerçek değeri ile alma önerisinde bulunmak suretiyle devre onay vermekten kaçınma hakkına sahiptir (kaçınma klozu). Öte yandan TTK'nın 493/4 maddesi gereğince payların miras yoluyla iktisabında (kanuni devir) şirket, payları edinen kişiye payların gerçek değeri ile devralmayı önermek suretiyle yine devre onay vermeyi reddetme hakkına sahiptir. Anonim şirket satın alma önerisi yaparken paylara ödeyeceği bedeli de açıklamak zorundadır. Şirketin, payları alma önerisi ile birlikte payların mülkiyeti ve paya bağlı hakların tümü şirkete geçer. Payların iradi veya kanuni devir durumlarında şirketin gerçek değeriyle payları alma önerisine karşı devredenin veya devralanın teklifi reddetme gibi bir hakkı bulunmamaktadır. Ancak; şirket tarafından satın alma önerisi yapılan payların gerçek değerinin belirlenmesi konusunda devredenin (ve devralanın) veya iktisap edenin, TTK'nın 493/5 maddesindeki düzenlemeden yararlanarak mahkemeye başvurmak suretiyle payların gerçek değerinin belirlenmesini sağlayabileceği yasal imkan dahilindedir.(Yargıtay 11 HD. 2020/338 E, 2021/5306 K sayılı ilamı)
Özetlenecek olursa TTK'nın 493. maddesi gereğince şirket; gerek iradi, gerekse kanuni devir hallerinde payları gerçek değeriyle alma önerisiyle birlikte pay devrine onay vermeyerek, devralan veya edinen kişileri pay defterine yazmaktan kaçınabilecektir.
TTK'nın 494/2. maddesi gereğince payların kanuni devir yoluyla intikali durumunda edinenlerin genel kurula katılma ve oy haklarının kullanılması konusunda da şirkete onay hakkı getirilmiştir. Buna göre payın mülkiyeti ve malvarlığı hakkı derhal edinene geçmekle birlikte, genel kurula katılma ve oy hakkı ise ancak şirketin devri onaylaması ile kullanılabilecektir.
Bu genel açıklamalara göre somut olaya bakıldığında; davalı şirket ortaklarından muris ...'nda mirasçalarına intikal eden toplam 8800 adet paydan 2752 adet payın, TTK'nın 379. maddesinde de öngörülen %10'luk sınıra riayet edilmek ve itiraza uğramayan gerçek değeri belirtilmek suretiyle şirket tarafından satın alınmasına yönetim kurulunca karar verildiği; bu haliyle 2752 adet payın mirasçılara (edinenlere) intikal etmediği; kalan 6048 adet payın ise mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti ile pay defterine kaydedildiği ancak, genel kurula katılma ve oy hakkı kullanılması konusunda hakların geçişine onay verilmediği görülmüştür.
Davalı şirket Yönetim Kurulu'nca, muristen intikal eden bir kısım payların gerçek değeriyle alınmak suretiyle pay devrine onay verilmemesi ve bir kısım paylar yönünden ise, payların intikalinin pay defterine edinenler adına kaydedilmekle birlikte pay sahipliğinden kaynaklanan genel kurula katılma ve oy hakkının kullanılmasına onay verilmemesi yönünde alınan dava konusu karar, yukarıda açıklanan TTK'nın 493. ve 494. maddeleri kapsamında şirkete tanınmış olan haklardan olup, TTK'nın 391. maddesi kapsamında batıl olarak nitelendirilebilecek kararlardan değildir. Öte yandan, onay isteminin reddine ilişkin kararın haksızlığının edinenler tarafından ayrı bir davanın konusu yapılmadığı ve .... Sulh Hukuk Mahkemesince 2023/1 Tereke sayılı dosyada verilen ara kararın, TTK'nın 494/2. Maddesinde düzenlenen "şirket onayı" koşulunu ortadan kaldırıcı nitelikte olamayacağı anlaşıldığından davanın reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin olarak ödendiğinden başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonrasında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır