İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/426 K.2025/300
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/426 Esas
KARAR NO :2025/300
DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/06/2023
KARAR TARİHİ:15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili davalı şirkette 18 (%9) pay sahibi iken ; yine aynı şirkette hissedar olan babası ...’nın vefatı ile kendisine 9 pay mirasen intikal ettiğini , (3) pay da diğer mirasçı olan eşi ... ...'ya intikal etmiş olduğunu, müvekkili diğer mirasçı ... ...'ya intikal eden (3) payı tüm hak ve vecaibi ile birlikte devraldığını, miras payının devri hususu davalı şirkete devreden mirasçı ile birlikte ... 1. Noterliğinin 17.02.2022 tarih ve 06475 yevmiye no’lu ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalı şirketin 19.04.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulunda (4) no’lu karar ile 39.211.053-TL miktarlı 2021 karının TTK.519 ve devamı maddeleri ile esas sözleşmede öngörülen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın tamamının pay sahiplerine payları oranında dağıtılmasına karar verildiğini, davalı şirket nahak yere işbu takibe itiraz etmiş ve hiçbir ödeme yapmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuşsa da taraflar anlaşamadığından dava şartı arabuluculuk son tutanağı tanzim edilerek imza altına alındığını, haksız itiraz sebebi ile işbu davanın açılma zarureti doğduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, arz ettiğimiz üzere ; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin, takip dosyasındaki kayıtlarla devamına, davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve ücreti vekaletinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin 19.04.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı 2. OGK toplantısının 4. gündem maddesinde “2021 yılı finansal tablolarında kayıtlı 39.211.053-TL tutarındaki 2021 yılı karından TTK’nın 519 ve devamı maddeleri ile esas sözleşmede öngörülen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın tamamının pay sahiplerine payları oranında dağıtılmasına” karar verildiğini, davacı vekili, müvekkili şirkette 12 adet pay sahibi olan babası ...’nın vefatı üzerine dava dışı ...’ya miras kalan 3 adet payı devraldığını, dolayısıyla kendisine miras kalan 9 adet payın yanı sıra söz konusu 3 adet paya ait temettünün de kendisine ödenmesi gerektiğini iddia etmekte olduğunu, davacı ... ile dava dışı ...’nın arasındaki pay devrinin geçerli olup olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan, müvekkili şirket dava dışı ...’ya miras kalan 3 adet şirket payına ait temettü ödemelerini mahkemece tayin edilen tevdi mahalline yatırmakta olduğunu, müvekkili şirket, ...’ya miras kalan 3 adet şirket payına ilişkin temettü ödemelerini tevdi mahalline yatırmakla temettü borcunu ifa ettiğini, müvekkili şirket pay sahiplerinden ... 31.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, veraset ilamına göre; müteveffanın mirası 4 paydan oluşmakta ve mirasçılarından ...’ın miras payı 3, ... ...'nın miras payı 1 olduğunu, müteveffaya ait 12 adet şirket payının 3 adedi ...’ya, 9 adedi ise ...’a miras kaldığını, müvekkili şirket, .... Noterliği vasıtasıyla 30.12.2022 tarihinde gönderdiği ... yevmiye numaralı ihbarname ile, ...’ya miras kalan şirket paylarını Türk Ticaret Kanunu’nun 493. maddesi uyarınca gerçek değerinden satın almak istediğini usulüne uygun şekilde bildirdiğini, müvekkili şirket temettü ödemelerini tevdi mahalline yatırmış olup davacıya borcu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, dava dışı ... tarafından davacı ...’a yapıldığı iddia edilen pay devri geçersiz olduğundan müvekkilin pay devrine konu 3 paya ilişkin temettüyü davacı ...’a ödeme borcu zaten bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin davacıya bir borcu bulunmadığından, takibe yapılan itiraz haklı niteliktedir. Bu nedenle müvekkil şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olacağını, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle, davanın usulden reddine, Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas numaralı dosyasının huzurdaki davada bekletici mesele yapılmasına, her halükarda haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, davanın icra inkar tazminatı talebinin reddi ile kötü niyetli olarak icra takibi başlatan ve haksız kazanç elde etme amacı güden davacı tarafından %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurulunda alınan kar payı dağıtımına ilişkin kararı gereğince devralınan paylara ilişkin kar payı ödemesinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 73.648,34-TL(3.814 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden) ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 14/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/04/2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından davalı şirketin 19.04.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulunda, 39.211.053.TL miktarlı 2021 karının TTK.519 ve devamı maddeleri ile esas sözleşmede öngörülen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın tamamının pay sahiplerine dağıtılmasına ilişkin karar verildiğini, ancak kendilerine eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla 3.814,00 USD fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talep edildiği, mahkememizce davalının kar payının tam olarak ödenip ödenmediğinin tespiti için; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı şirket hisse değerinin tespitini konu alan dosyasında istinaf bozma ilamında da belirtildiği üzere pay devrinin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, pay devrinin geçersizliğine ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki değerlendirme mahkememizce hüküm altına alınacak kar payı alacağını etkileyeceğinden anılan dosya bekletici mesele yapılmış ise de; mahkememizce verilen kararın mahiyeti gereği bekletici meseleye ilişkin ara karardan rücu edilerek yargılamaya devam edilmiş, bilindiği üzere Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir (Yargıtay 11.H.D'nin 26/05/2022 tarih ve E: 2020/6941 -K: 2022/4076), somut olayda davalı şirketin kar payı dağıtılmasına ilişkin kararında kar payının Türk lirası cinsinden dağıtılmasına karar verildiği, davacının ise icra takibinde USD üzerinden icra takibi başlattığı, USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 1.281,86-TL den düşümü ile kalan 666,46-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır