İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/293 K.2024/404
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/293 Esas
KARAR NO : 2024/404
DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 25/04/2023
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş’nin 18.05.2017 tarihli kısmi bölünme tescili ile ... ticaret sicil numarasında ... A.Ş, kurulduğunu, davalı idareye sunulan 25.01.2017 tarihli ...sayılı SMMM raporunun 5. ve 14. sayfalarında tapuda "... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1163 ada 34 nolu parsel" olarak kayıtlı taşınmazın ...Şirketi’ne kısmi bölünme yoluyla devredilmesi planlandığını, 25.01.2017 tarihli 2017/01 sayılı bölünme raporunun 5. ve 18. Sayfasında; bahse konu anataşınmazın 1163 ada 34 nolu parselde bulunduğunu, alım bedelinin 8.446,278,50 TL olduğunu, birikmiş amortisman bedelinin 2.532.835,68 TL olduğu, net defter bedelinin ise 5.913.442,82 TL olduğunun belirtildiğini, bu taşınmazın tamamının kısmi bölünme yoluyla devredilmesinin planlandığını, beyan edilen değerlerle de belli olduğunu; kastedilen hususun parseldeki anataşınmazın tamamının kısmi bölünme yoluyla devredildiğini, davalı idarenin 22.05.2017 tarih ... sayılı yazısı uyarınca; anataşınmazın sadece Zemin Kat B nolu bağımsız bölümünün ... A.Ş adına 05.07.2017 tarihinde tescili gerçekleştiğini, bu yazıda Zemin Kat B nolu bağımsız bölüm dışındaki diğer bağımsız bölümlere yer verilmediğini, müvekkili şirketin Zemin Kat B nolu bağımsız bölüm dışında kalan diğer bağımsız bölümlerin de kısmi bölünme yoluyla ...A.Ş’ye devredilmesi için ... Tapu Sicil Müdürlüğüne ... tarihli ... sayılı başvurusunu yaptığını, müvekkili şirketin Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğüne yaptığı ... nolu başvurusu reddedildiğini ve başvurunun reddine dair işlemin kaldırılması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü I. (...) Bölge Müdürlüğüne 24.01.2023 tarihinde dilekçe verdiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli ... nolu yazı cevabında; davalı idarenin 22.05.2017 tarih ... sayılı yazısında ve 20.01.2023 tarih... sayılı yazısında sadece Zemin Kat (B) nolu dükkanın tapu belgesinin bulunduğu, ekli listelerde ve bölünme planında başkaca bağımsız bölüm bulunmadığını, yine sadece 1161 ada 34 parselde (B) nolu dükkana ait tapu senedinin bulunduğunu, yeni belgelerin ibrazı halinde Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından talebin değerlendirilebileceği belirtildiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda davalı idareye sunduğu 21.03.2023 tarihli dilekçede; " dilekçenin ekindeki tapu belgelerinin 25.01.2017 tarihli 2017-1 sayılı bölünme planının eki olarak kabul edilmesini, bu kapsamda “tapuda ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1163 Ada 34 nolu parselde kayıtlı Bodrum Kat (A) nolu, Bodrum Kat 1 nolu, Zemin Kat B nolu, Zemin Kat 2 nolu, 1. kat 4 nolu, 2. kat 5 nolu, 2. kat 6 nolu, 3. kat 7 nolu, 3. kat 8 nolu, Teras Kat 9 nou, Teras Kat 10 nolu bağımsız bölüm” olarak kayıtlı taşınmazların için de yetki verilerek kısmi bölünmenin tamamlanması adına tapuda beyan tesis edilmesine ve ekte sunulan tapu belgelerinin de ilgi (a) ve ilgi (c) yazılarının da eklenerek bu bağımsız bölümlerin de tapuda tescil işleminin yapılabilmesi adına ... Tapu Sicil Müdürlüğüne bu konuda yeniden yazı yazılmasına karar verilmesini" talep ettiğini, davalı idarenin ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...tarihli ... sayılı ve "Şirket (kısmi bölünme) hk. Konulu yazısı ile talebimizi reddetmiş ve işlem, 17.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu yazıda; ilgili bildirimlerin sadece müvekkili şirket tarafından yapılabileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin bölünme planına rağmen ve davalı idareye evrakların eksiksiz, tam teslim etmesine rağmen "... A.Ş" adına ayni sermaye olarak gösterilen bu taşınmazın tapuda mülkiyetini devredemediğini, 6102 sayılı TTK'nın 34/1 maddesinde, ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebileceklerinin düzenlendiğini, kanunda özel olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünün işleminin iptaline dair düzenleme bulunmadığı hallerde Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemine karşı açılacak davalarda genel hüküm olan TTK'nın 34.maddesi uygulanacağını, TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddine ilişkin iptali için işbu davayı açtıklarını beyan ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün , TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu edilen bölünme işleminin, 2017 yılında tescil edildiğini, bölünme ile ayni sermaye konulması halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.128 ve 31.10.2012 tarih 28453 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Şirketlerde Yapı Değişiklikleri ve Ayni Sermaye Konulmasında Siciller Arası İşbirliğine İlişkin Tebliğ" kapsamında, ilgili sicillere bildirim yapıldığını, dava konusu bölünme işleminde de ayni sermaye olarak konulan gayrimenkullere ilişkin beyan ve bu beyanda yer alan gayrimenkullerle ilgili mali müşavir raporu doğrultusunda, ilgili tapuya bildirim yapmaktan ibaret yetkisi bulunan müvekkilinin, davacının beyanı ile buna ilişkin mali müşavir raporunu ilgili tapuya gönderdiğini, davacının huzurdaki dava ile düzeltilmesini istediği husus ile ilgili eksiklik 2017 yılında, kendi verdiği beyan ve mali müşavir raporundaki eksiklikten kaynaklandığını , müvekkili müdürlüğünün davacı tarafından verilen beyan ve bu beyan ile uyumlu mali müşavir raporunu tapuya göndermek bakımından aracılık yapmak dışında herhangi bir başka görev ya da sorumluluğunun olmadığını, davacının, beyan ve raporda yer alan mal ve haklarla ilgili iddialarının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi, bu hatalar kendi eyleminden kaynaklanmış olduğu gibi, tapudaki işlemlerin düzeltilmesi bakımından da muhatabın ilgili tapu müdürlüğü olacağını, tescil edilmiş hususlarla ilgili değişikliklerin müvekkili tarafından re'sen yapılmasının da mümkün olmadığını, tescil edilmiş hususların ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile değiştirilebildiğini ; söz konusu tescil işleminin mahiyetini ve değerini etkileyerek üçüncü kişiler nezdinde ve geçmişe etkili sonuç doğurabilecek bir husus olan, bölünmeye esas unsurlarda değişiklik yapılmasına ilişkin davacı talebi hakkında müvekkilinin herhangi bir işlem yapmasının mevzuata uygun olmadığını, huzurdaki davada her ne kadar tapuya müvekkili tarafından bildirim yapılmış ve mülkiyet değişiklikleri ile ilgili husular bölünme işleminden kaynaklanmış olsa da, davacının iddialarının doğrudan tapuda sonuç doğuracağını ve yine, özü itibariyle gayrimenkul hukukuna ilişkin yorum yapılmasını gerektiren teknik mahiyette bir konu olduğunu, huzurdaki davada müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını , müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmayan ve mevzuata uygun hareket eden müvekkili müdürlük kararına karşı açılan davanın reddinin gerektiğinin çok açık olduğunu, müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle de “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını , davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli ...-sayılı ve "Şirket (kısmi bölünme) hakkındaki kararının kaldırılması talebine ilişkin ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasıdır.
Mahkememiz dosyası inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetince hazırlanan raporda özetle; "Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, takdiri muhterem Mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafça hazırlanan bölünme planında dava konusu taşınmazın dükkan olarak kayıtlı olduğu, arsa üzerindeki diğer bağımsız bölümlerin de bölünme ile devrolunacağına ilişkin bir kaydın yer almadığı tespit edilmiş olup, davalı idare tarafından yasal mevzuat çerçevesinde yapılması gereken işlemin sadece davacı tarafça bölünme planında yer verilen taşınmazlara ilişkin listenin tapu müdürlüğüne iletilmesinden ibaret olduğu, tapuda yapılan kaydın bölünme planına uygun olduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Ticaret şirketlerinin bölünmesi TTK m. 159 vd. hükümlerinde düzenlenmektedir. TTK m. 166 hükmüne göre; “(1) Bir şirket, bölünme yoluyla, malvarlığının bölümlerini var olan şirketlere devredecekse, bölünmeye katılan şirketlerin yönetim organları tarafından bir bölünme sözleşmesi yapılır.
(2) Bir şirket, bölünme yoluyla, malvarlığının bölümlerini yeni kurulacak şirketlere devredecekse, yönetim organı bir bölünme planı düzenler.
(3) Hem bölünme sözleşmesinin hem de bölünme planının yazılı şekilde yapılması ve bunların genel kurul tarafından 173 üncü madde hükümlerine göre onaylanması şarttır.”
TTK m. 167 ise bölünme planının içeriğini düzenlemektedir;
“(1) Bölünme sözleşmesi ve bölünme planı özellikle;
a) Bölünmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarını, merkezlerini ve türlerini,
b) Aktif ve pasif malvarlığı konularının devir amacıyla bölümlere ayrılmasını ve tahsisini; açık tanımlamayla, bu bölümlere ilişkin envanteri; taşınmazları, kıymetli evrakı ve maddi olmayan malvarlığını teker teker gösteren listeyi, ...bb... içerir.”
Bölünme planında tahsisi yapılmayan malvarlığı konuları üzerinde kimin mülkiyet hakkına sahip olacağı ise TTK m. 168’de düzenlenmiştir;
“a) Tam bölünmede, devralan tüm şirketlerin, bölünme sözleşmesi veya planına göre kendilerine geçen net aktif malvarlığının oranına göre, devralan tüm şirketlere paylı mülkiyet hakkı düşer.
b) Kısmi bölünmede söz konusu malvarlığı, devreden şirkette kalır.”
TTK m. 173 uyarınca bölünmeye katılan şirketlerin yönetim organları bölünme planını genel kurulun onayına sunacaklardır. Genel kurulun onayından sonra bölünme ticaret siciline tescil edilecek, bölünme tescil ile geçerlilik kazanacak, tescil anında envanterde yazılı bütün aktif ve pasifler de devralan şirkete/şirketlere geçecektir (TTK m. 179).
Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 128 bölünmenin tescili için ticaret siciline müracaat sırasında verilmesi gereken belgeleri düzenlemektedir;
“(2) Kısmi bölünmede müdürlüğe verilecek belgeler şunlardır:
a) Bölünecek şirket tarafından;
1) Bölünme sözleşmesi ve/veya planının birer örneği ile bunların onayına ilişkin genel kurul kararının noter onaylı örneği,...
b) Bölünmeye katılan diğer şirketler tarafından;
1) Bölünme sözleşmesi ve/veya planının birer örneği ile bunların onayına ilişkin genel kurul kararının noter onaylı örneği,
2) Yeni kuruluş halinde kuruluş belgeleri,...
4) Bölünen şirketin bölünmeye konu olan tapu, gemi ve fikri mülkiyet sicilleri ile benzeri sicillerde kayıtlı bulunan mal ve haklarının listesi, bunların kayıtlı olduğu siciller ile söz konusu mal ve hakların ilgili sicillerdeki kayıtlarına ilişkin bilgileri içeren beyan, ...”
Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 129 hükmüne göre başvuru ve gerekli belgelerin verilmesi üzerine, bölünen şirketin kayıtlı olduğu sicil müdürlüğüne tescil edilecek hususlardan birisi de “(7) Bölünmeye katılan diğer şirketlerin kayıtlı olduğu müdürlükler; bölünen şirketin malvarlığına dahil olan tapu, gemi ve fikri mülkiyet sicilleri ile benzeri sicillerde kayıtlı bulunan ve müdürlüklerinde kayıtlı olan şirket tarafından devralınan mal ve hakların şirket adına tescilinin gecikmeksizin yapılması amacıyla; yeni hak sahiplerini, bölünme kararlarının tescili ile eş zamanlı olarak ilgili sicillere derhal bildirir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
Mahkememizde açılmış bulunan dava ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/04/2023 gün ve ...sayılı kararının kaldırılması ve davacının 21/03/2023 günlü başvuru dilekçesi ile ilgili olarak tüm işlemlerin eksiksiz olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünce yerine getirilmesi talep edilmiştir.
Dava konusu yönetim kurulu tarafından hazırlanıp imzalanmış bölünme planının 3 ve devamı ve, 9 ve devamı sayfalarında yer alan , "18/01/2017 tarihli yönetim kurulu bölünme kararına konu olan gayrimenkuller " başlıklı listenin 14. Sayfasında ... tapusuna kayıtlı ...adresinde bulunan 1163 ada, 34 nolu parsel numaralı dükkan niteliğinde taşınmaz yer aldığı , listede yer alan gayrimenkullerin TTK 159/b maddesi gereğince , kurulacak olan anonim şirkete devrine karar verildiği , bu yetki çerçevesinde bölünme planının hazırlandığı , listede yazılı gayrimenkullere ilişkin hakların yeni kurulacak olan "... AŞ" unvanlı şirkete geçeceği dosya kapsamındaki deliller ile sabittir.
Mahkememiz dosyası içerisine celp edilen dava konusu ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... günlü kararı , birleştirme bölünme ve tür değişiklikleri gibi işlemler 6102 sayılı TTK'nın 128. Maddesi uyarınca ve 31/10/2022 günlü 28453 sayılı Resmi Gazete yayınlayan "Şirketlerde yapı değişikliği ve aynı sermaye konulmasında siciller arası işbirliğine ilişkin tebliğ " uyarınca özel sicilde kayıtlı bulunan mal ve hakların ilgili sicile bildirimi yapılması gerektiği ve 18/05/2017 tarihli kısmi bölünme nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz edilen evrağın ilgili Tapu Sicil Müdürlüklerine TTK 128/6. Maddesi gereğince bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da altı çizildiği üzere, davalı idarenin yasal mevzuat çerçevesinde yapılması gereken işlemlerin , dava konusu işlem nedeniyle sadece davacı tarafça bölünme planında yer verilen taşınmazlara ilişkin listenin Tapu Müdürlüğüne iletilmesinden ibaret olup, tapuda yapılan kaydın bölünme planına uygun olduğu alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, mahkememizce de işbu rapora itibar edilmiş ve idarece yapılan işlemin hukuka uygun olduğu benimsenerek davacının açtığı işbu davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kararına yönelik itirazının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın düşümü sonucu kalan 247,70 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır