İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/716 K.2019/772
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/716 Esas
KARAR NO: 2019/772
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)
DAVA TARİHİ: 27/06/2016
KARAR TARİHİ: 23/09/2019
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında akdettikleri 06.03.2016 tarihli sözleşme ile “...adresinde kain gayrimenkulun 220.000 TL bedel ile satın alınması konusunda anlaşıldığı ve davalıya 11.03.2016 tarihli, 5.000,00 TL bedelli bononun kaparo olarak verildiği, bankadan kredi alma girişimi sırasında söz konusu gayrimenkulun maliyetinin 400.000 TL 'ye gelmesi karşısında sözleşmeden dönme zorunda kaldığı ve bunu ...Noterliğinin 31.03.2016 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini, Yasa ve Yerleşik Yargıtay Uygulamalarında gayrimenkul alım ve satımının ancak tapu sicil memuru önünde resmi senet ile yapılacağından sözleşmenin geçersiz olduğu ve bononun da geçersiz olduğu, Ayrıca TBK’nın 603 hükmü gereğince sözleşmeden eşinin yazılı izni olmadığından anılan bononun geçersiz olduğunu, yine davalı ile arasında başka bir hukuki ve ticari borç alıp verme ilişkisi olmamasına rağmen bononun boş olan kısımlarının rızası ve muvakkati olmadan onayı dışında doldurulduğu “bedeli malen ahzolmuştur” yazılmak suretiyle bonoda tahrifat yapılarak, olayın davalıdan nakit borç alınmış gösterilmeye çalışıldığı ve ilgili bono ile aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ifade ederek, 11.03.2016 tarih ve 5.000 TL bedelli bononun geçersiz ve hükümsüz olduğunun tespiti ile söz konusu icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, icra takibinin durdurulmasına, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın simsarlık icra etmek üzere kurulan firma olarak davacı ve müteahhit firmayı bir araya getirerek görevini ifa ettiği ve söz konusu bononun da bu kapsamda tanzim edildiğini, kıymetli evrakın iptali için senet unsurunun sürekli bir şekilde zayii olması gerektiği ve mevcut durumda senedin kimin elinde bulunduğunun bilindiği durumlarda kıymetli evrak iptalinin istenemeyeceğindcn iptal davasının hasımsız açılacağını, somut olayda davanın hasım gösterilerek açıldığından, mahkemece bu hususun resen nazara alınarak davanın reddine karar verilmesini, B.K. 521. M. Göre simsarın ancak yaptığı faaliyet sonucu sözleşme kurulursa ücrete hak kazanacağının belirtildiği, ancak bu yasal düzenlemenin emredici nitelikte olmadığı için tarafların aksini kararlaştırabileceğini, TBK 26. Maddesinde "tarafların, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyeceği hükmü ile sözleşme ilkesi özgürlüğünün olduğunu, davacının yasal süresi içerisinde cayma hakkını kullanmadığını, somut davada davacının taşınmaz satımı konusunda kendisi ile anlaşılmış olup, daha sonra ekonomik gücünün yetersiz olacağı bahsi ile vazgeçtiğinden, müvekkilinin üzerine atfedilecek herhangi bir kusur bulunamayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Taraflar arasındaki 06.03.2016 tarihli adi sözleşme ile ...Mah. 2283 ada, 6 parsel, kat 4 bağımsız bölüm 11 nolu gayrimenkulun 220.000 TL karşılığında alım satımı konusunda yapılan sözleşme ile 11.03.2016 tarih 5.000 TL 'lik bononun alınması sonucu İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı sonuucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır.
Deliller; Dosya Münderecatı, İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi.
Mahkememiz dosyasından 09/08/2017 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut çekişmede, davacı yan aralarında kurulan ilişkinin imzasız olduğunu, 05.05.2017 tarihli duruşma zaptında sözleşme iddiasının sehven yazıldığı, ayrıca TBK 584 hükmü delaleti ile 603 hükmü gereğince eşinin muvakati olmadığından, bononun geçersiz olduğu anlatımında bulunmuştur.
Sözleşme incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 06.03.2016 tarihinde kurulmuş olduğu ve sözleşmede davacı ile davalının imzasının bulunduğu görülmektedir. Davacı iddiası olan sözleşme kendi uhdesinde duran sözleşme olup imzası bulunmaktadır. Davalıda ise imzalı sözleşme bulunmaktadır.
Yanlar arasında varlığı savlanan ilişki 6098 sayılı TBK’nm 520/son hükmünde ifadelendirilmiş bir özel simsarlık türüdür. Bu tür bir sözleşmenin yazılı olarak yapılması, “geçerlik şartı" dır.
06.03.2016 tarihli davalı KARVEN GAYRİMENKUL ile davacı ... arasında mülk sahibi ile alıcı arasında gayrimenkulün satışına aracılık yapıldığına dair komisyon akdi ile alım ve satıma ilişkin olarak taraflar arasında cayma akçesinin verilmesine dair akit” olarak imzalanmıştır.
Akde göre ... mahallesi, 2283 ada, 6 parsel, kat, 4 11 numaralı bağımsız bölüm 220.000 TL bedel ile alıcı ile satıcının karşılıklı olarak gayrimenkulün alım satımında emlak komisyoncusunun aracılık hizmetini tamamladığını kabul etmiştir.
Kabul ile davacı taraf 11.03.2016 vadeli, 5.000,00 TL tutarlı senet düzenleyerek, davalıya vermiştir.
Sözleşmenin esaslı unsurları, satıcı ve alıcının emlak komisyoncusuna karşı yükümlülükleri başlıklı 2. Maddesi, alıcının iş bu akdin imzası anında gayrimenkul satış bedelinin %3 ü oranında komisyon ücreti ödeyeceği,
3. maddesinde, akdin tamamlanmasından sonra alıcı veya satıcının haksız olarak cayarsa bundan dolayı diğer tarafın ve komisyoncunun uğrayacağı her türlü zararı karşılamakla yükümlü olacağı,
5. maddesinde akdin imza aşamasından sonra cayan tarafın alıcı ve satıcının komisyon ücretini tek başına karşılayacağını,
6. maddesinde alıcı tarafından satıcıya teslim edilen kaparonun pişmanlık akçesi, cayma tazminatı olarak öngörülmüş olup, anlaşmazlık halinde haksız olan tarafın maruz kalacağı her nevi zarar ve ziyanı ödeyeceği, hizmet bedelinin ise ayrıca talep edileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı alıcı, ... Noterliğinin 31.03.2016 tarih 05173 sayılı ihtarı ile davalı komisyoncuya keşide ettiği ihtarnamede, 06.03.2016 tarihli sözleşmeden gördüğü lüzum üzerine döndüğünü, kendisini borç altına sokan tüm belgelerin, bu dönme bildirimi tebliğ tarihinden itibaren 90 gün içerisinde iade edilmesi ihtarını çekmiştir.
İhtarname davalıya 07.04.2016 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir.
Davalı alacaklı taraf 07.04.2016 tarihinde, davacı borçlu ... aleyhine başlatmış olduğu ilamsız takipte 8.320,00 TL asıl, 131,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.451,30 TL alacağının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faiz oranı ile tahsilini talep etmiştir. Borcun sebebini ise 06.03.2016 vade tarihli sözleşme olarak beyan etmiştir.
İcra müdürlüğü tarafından borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu tarafından verilen 18.04.2016 tarihinde itiraz edilerek takip durmuştur.
Davacı tarafından menfi tespit davası 27.06.2016 tarihinde ikame edilmiştir. Dava ile talep, İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile bonoya dayalı icra takibinin iptaline ve bononun hükümsüz olduğuna dair istemdir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya içeriği incelendiğinde borcun sebebini ise 06.03.2016 vade tarihli sözleşme olarak beyan etmiştir. İcra dosyasının menfi tespiti istenen bono ile alakası olmadığı tespit edilmiştir.
Dosyasında alacaklı taraf tellallık ücretine hak kazandığını ve bu sebeple sözleşmede öngörülen komisyon bedeli ile cezai şartın tahsili istemiyle takip başlatmıştır.
Hukuki Yüksek mahkeme kararlarından yola çıkalarak, taraflar evin satışı konusunda 220.000,00 TL bedel ile anlaşmışlar ve evin satışının gerçekleştiğinde, davalı taraf davacıdan satış bedeli üzerinden %3 komisyon alacağı sözleşmeye decredilmiştir.
Evin satış tutarı 220.000,00 X %3 - 6.600,00 TL davalının komisyon alacağı tutmaktadır. Davacı taraf sözleşme ile davalıya 6.600,00 TL ödemesi gerekmektedir.
Somut davada, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının sözleşmeden kaynaklı alacak olarak, davalı tarafından davacı aleyhine ikame edilmiş olduğu, somut davanın ise 11.03.2016 vadeli 5.000,00 TL tutarlı bono olduğu ve davalı tarafından yine İstanbul ... İcra dairesinin 2016/.... bila esas numarasına kayıtlı olduğunun tespit edildiği ve bonoya bağlı icra dosyasının dava dosyasına ekli olmadığı gibi, davalı taraf vekilininde cavap dilekçelerinde bundan hiç bahsetmediği,
Davanın konusu 11.03.2016 vadeli ve 5.000,00 TL tutarlı bonoya ait icra dosyası ekleri arasında yer almadığından, davacının 6.600,00 TL komisyon bedelinin davalıya ödenmesi yönünde karar ittihazı halinde de, anılan bononun iptalinin gerekeceği tespit edilmiştir.
İstanbul ... İcra dairesinin...esas sayılı dosyası üzerinden inceleme yapıldığında, davalı alacaklının 8.320,00 TL asıl alacak, 131,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.451,30 TL alacağının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranlı faiz talep ettiği ve borcun sebebini ise 06.03.2016 tarihli sözleşme olarak belirttiği, sözleşme baz alınarak yapılan incelemede, davacının satış bedeli olan 220.000,00 TL’nin %3’ü olan 6,600,00 TL’ yi takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faiz oranı ile davalıya ödemesi gerekeceği tespit edilmiş olup, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 44,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin düşümü ile eksik kalan 15,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Davalı tarafından yapılan 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, kalan delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır