İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/678 K.2024/404
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/678 Esas
KARAR NO : 2024/404 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin 02/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ... Mah. Sarıyer/İstanbul adresinde bulunan ... Petrol firmasına ait akaryakıt istasyonunda önsaha satış elemanı olarak çalıştığını, olay günü olan 17.07.2022 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın aniden akaryakıt istasyonuna girdiğini, müvekkili ...'a arkasından çarptığını ve ancak ... plakalı araca çarparak durabildiğini, müvekkili ...'ın iki araç arasında sıkışarak yaralandığını, yaşanan bu trafik kazasında, müvekkilinin sağ bacak fibula kemiğinde kırık meydana geldiğini, kaza sonrasında olay yerine gelen polis ekipleri tarafından hazırlanan 17.07.2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; araç şöförü ...'nun 2918 sayılı KTK'nın 84/d uyarınca asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin olay nedeniyle herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin yaşanan bu olay nedeniyle, sağ bacağını kaybetmekten kıl payı kurtulduğunu, ameliyat olduğunu ve bacağı iki ay alçıda kaldığını, müvekkilinin halen işine dönemediğini, tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin sık sık hastaneye gitmek durumunda olduğunu, bu nedenlerle; müvekkilinin tedavisinin devam ediyor olması ve müvekkilinin henüz tam olarak iyileşmemesi sebebiyle şimdilik 1.000,00TL olmak üzere maddi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu 17.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline ödetilmesine, 300.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu 17.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak müvekkiline ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi Vekilinin 08/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 131/05/2022 - 31/05/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sağlık kurulu raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davaya konu kaza nedeniyle malul kalmadığını, maluliyeti olmayan davacının isteminin reddedilmesini talep ettiklerini, kaza tarihi gözetilerek kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri çerçevesinde maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabında esas alınacak gelir, devamlılık gösteren ve kazanılması için efor sarfına gerek olan ücretler olduğunu, davacı tarafından SGK hizmet dökümü sunulmadığını, davacının/müteveffanın düzenli geliri/mesleği olmadığından kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücret esas alınması gerektiğini, poliçe başlangıç tarihi 04.12.2021 tarihinden sonra olduğundan 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ek 2'de belirtilen kurallar çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, davacının sürekli iş göremezlik/destekten yoksun kalma talebine ilişkin olarak, kaza tarihinden sonra davacı tarafa sosyal güvenlik kurumu tarafından maluliyet/ölüm hali için ödenen ve ödenecek peşin sermaye değerinin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olduğunu, iş kazası halinde, SGK ve işveren tarafından yapılan/yapılacak ödemeler tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, mükerrer tahsilata yol açabilecek nitelikteki bu itirazlarımız gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, aksi kanaat halinde, geçici bakıcı gideri için hesaplanan tazminattan, ülkemizde aile içi bakımın fiili mevcudiyeti ve medeni hukuka göre aile bireylerinin birbirlerine karşı bakım yükümlülüğü gözetilerek tbk md.51-52 uyarınca %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını, davacının geçici iş göremezlik talebine ilişkin olarak davacı tarafın kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığı, maaş ödemesi ile sosyal güvenlik kurumundan ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmasını ilgili yerlere müzekkere yazılmasını, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini, bu nedenlerle; aleyhlerindeki tüm hususları reddettiklerini, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine karar verilerek, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 24/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eşi ve murisi ...'nun karıştığı ve davacı ...’ın yaralandığı kaza, davacının ... firmasına ait akaryakıt istasyonunda çalıştığı esnada meydana geldiğini, kaza işyeri ve eklentilerinde ve işin icra edildiği esnada meydana gelmiş olduğundan 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesi gereği iş kazası olduğunu, davaya konu meselenin iş kazası olduğunun tespiti halinde, görevli mahkeme 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1’inci maddesi; 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5’inci maddesi ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101’inci maddesi gereği iş mahkemeleri olduğunu, bu sebeple öncelikle meselinin iş kazası olduğunun tespitiyle sayın mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan Uyuşmazlığın tespiti ve mükerrer ödemeye yol açmamak için SGK ve varsa işveren tarafından yapılmış/ yapılacak veya yapılması taahhüt edilen ödemelerin tespit edilmesi gerektiğini, davacının yaşadığını iddia ettiği üzüntü ve elem için son derece fahiş bir bedeli manevi tazminat olarak talep etmiş ise de ortada henüz tam bir kusur raporu, maluliyet raporu mevcut olmadığını, davacının soyut beyanlarını kabul etmediklerini, bu nedenlerle; öncelikle davanın iş kazası olduğunun tespitiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın esasına girilmesi halinde ise savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ya dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye gönderilmiş, ancak yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
-... ATK ... İhtisas Dairesinin 27/11/2023 tarih ... sayılı maluliyet raporu,
-... ATK ... İhtisas Dairesinin 23/02/2024 tarih ... sayılı kusur raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, davacının 17/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacının maluliyetinin tespiti için alınan 27/11/2023 tarih ... sayılı ATK ... .İhtisas Kurulu'nun raporunda:"...Mevcut belgelere göre ... oğlu 09.04.1999 doğumlu ...’ın 17.07.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.9 %10, Tablo 3.10 %7, Tablo 3.3 %5, Tablo 3.2 %10 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin 23/02/2024 tarih 2331 sayılı raporunda özetle; "...Mevcut verilere göre ; Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile benzinliğe girdiğinde pompa önündeki yakıt alan aracı ve görevli davacı yayanın varlığını dikkate alıp, kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce seyrine devam ederek önlemsizce davacı yayaya ve yakıt alan araca çarptığı olayda asli kusurludur. Davacı yaya ... olay mahallinde görevli olarak benzin istasyonunda yakıt için gelen araç ile ilgilendiği sırada, gerisinden gelen davalı sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde kendisine çarptığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. Olayda; Davalı sürücü ...'nun, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın, kusursuz olduğu .." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekili 05/04/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden araç sürücüsüne ve mirasçılarına karşı davaya devam ettiğini bildirmiştir.
Maddi tazminat yönünden; Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının maddi tazminat davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davanın reddine hükmedilmiştir.
Manevi tazminat yönünden; Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, gerekse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davacının %10 (yüzdeon) maluliyet oranı, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları da dikkate alınarak davacı lehine, davalı ... mirasçıları aleyhine 60.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
1-) Maddi tazminat talebi yönünden;
A)Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE,
2-) Manevi tazminat talebi yönünden;
A)60.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-)Kabul edilen manevi tazminat dava değeri 60.000,00TL üzerinden hesaplanan 4.098,60TL harçtan peşin alınan 5.140,33TL harcın mahsubu ile artan 1.041,73TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-)Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 427,60TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 7.143,00TL ATK ücreti, 5.140,33TL peşin harç, 80,70TL başvurma harcı, 1.035,50TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 13.399,53TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 2.679,90TL'nin davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Maddi tazminat yönünden zorunlu Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-)Manevi tazminat yönünden davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı ... mirasçıları davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre manevi tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan (ancak davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden fazla olamayacağından)17.90000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak mezkur davalılara verilmesine,
9-)Maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır